(213 S. K. m. 359) (2577 S. K. m. 45, 49)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacının, 7143 Sayılı Kanun kapsamında matrah artırımının onaylanmaması üzerine yaptığı başvurunun matrah artırımına ilişkin hükümlerden yararlanamayacağından bahisle reddine dair 18/07/2019 tarih ve E.586291 Sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davada; davacının 7143 Sayılı Kanun'un 5. maddesinin 9. fıkrasında belirtilen 213 Sayılı Kanun'un 359. maddesinin (b) fıkrasındaki defter, kayıt ve belgeleri yok etme veya defter sahifelerini yok ederek yerine başka yapraklar koyma veya hiç yaprak koymama veya belgelerin asıl veya suretlerini tamamen veya kısmen sahte olarak düzenleme fiilleri nedeniyle incelemesi devam ettiğinden bahisle 2016 ve 2017 yıllarına ilişkin kurumlar ve katma değer vergisi matrah artırımları onaylanmamışsa da; 18.05.2018 tarihinde yayımlanan 7143 Sayılı Kanun'un ilgili madde hükmünü, Kanun'un yayımlandığı tarihten önce vergi incelemesine yetkili olanlarca düzenlenen raporun mevcut olması ya da bu tarihten önce sahte belge düzenleme gerekçesiyle vergi incelemesine başlanılması durumunda mükelleflerin matrah artırımından yararlanamayacağı şeklinde yorumlamanın Anayasa'nın 2. maddesinde yer alan hukuk devleti ilkesi ile bu ilkenin bir yansıması olan ve kişilere hukuki bir koruma sağlayan hukuki güvenlik ilkesinin gereği olduğu, bu itibarla 7143 Sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesinden sonra davacı hakkında sahte belge düzenleyicisi olduğu gerekçesiyle, 30.05.2018 tarihinde vergi incelemesine başlanılmasına istinaden, davacının matrah artırımı hükümlerinden yararlandırılmamasına dair dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar veren İstanbul 13. Vergi Mahkemesi'nin 29/11/2019 tarih ve E:2019/1441, K:2019/2220 Sayılı kararına davalı idarece istinaf başvurusunda bulunularak; kararın hukuka uygun olmadığı ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: İstinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmaktadır.
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Birinci Vergi Dava Dairesi'nce dosyadaki belgeler incelenip davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusu hakkında gereği görüşüldü:
KARAR: Dava; davacının, 7143 Sayılı Kanun kapsamında matrah artırımının onaylanmaması üzerine yaptığı başvurunun matrah artırımına ilişkin hükümlerden yararlanamayacağından bahisle reddine dair 18/07/2019 tarih ve E.586291 Sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun ''İstinaf'' başlıklı 45. maddesinin 1. fıkrasında, idare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabileceği; 2. fıkrasında, istinafın, temyizin şekil ve usullerine tabi olduğu; 3. fıkrasında, bölge idare mahkemesinin, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar vereceği düzenlemelerine yer verilmiştir.
Aynı Yasa'nın ''Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar'' başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde ise; kararın hukuka uygun bulunursa onanacağı, sonucu hukuka uygun olmakla birlikte gösterilen gerekçe doğru bulunmaz veya eksik bulunursa, gerekçe değiştirilerek onanacağı düzenlenmiştir.
18.05.2018 tarihinde yürürlüğe giren 7143 Sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun'un 5. maddesinin 1. fıkrasında gelir ve kurumlar vergisinde matrah artırımı, 2. fıkrasında gelir (stopaj) ve kurum (stopaj) vergisinde matrah artırımı, 3. fıkrasında ise katma değer vergisi artırımının koşul ve usullerinin düzenlendiği, her 3 fıkrada da artırım yapılan yıllara ilişkin olarak (maddede belirtilen süre ve şekillerde ödeme yapılması hallerinde) inceleme ve tarhiyat yapılamayacağı hüküm altına alınmıştır.
Aynı Yasa'nın 5. maddesinin 9. fıkrasında; "213 Sayılı Kanun'un 359. maddesinin (b) fıkrasındaki 'defter, kayıt ve belgeleri yok edenler veya defter sahifelerini yok ederek yerine başka yapraklar koyanlar veya hiç yaprak koymayanlar veya belgelerin asıl veya suretlerini tamamen veya kısmen sahte olarak düzenleyenler' veya bu fiiller nedeniyle incelemesi devam edenler ... bu maddenin birinci, ikinci ve üçüncü fıkra hükümlerinden yararlanamazlar. Şu kadar ki 213 Sayılı Kanun'un 359. maddesinin (b) fıkrasında yer alan defter, kayıt ve belgeleri yok etme veya defter sahifelerini yok ederek yerine başka yapraklar koyma veya hiç yaprak koymama veya belgelerin asıl veya suretlerini tamamen veya kısmen sahte olarak düzenleme fiillerinden hareketle yapılan vergi incelemesinin tamamlanması sonucu bu fiillerin varlığının tespit edilememesi durumunda, bu durumun tespitine ilişkin raporun mükelleflere tebliği tarihinden itibaren bir ay içerisinde yazılı başvurmaları, matrah ve vergi artırımı sonucu hesaplanan vergileri, raporun tebliğini izleyen aydan başlamak üzere ikişer aylık dönemler halinde altı eşit taksitte ödemeleri ve maddede öngörülen diğer şartları yerine getirmeleri koşuluyla bu madde hükümlerinden yararlanırlar." hükmüne haizdir.
26.05.2018 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan Vergi Ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin 7143 Sayılı Kanun Genel Tebliğin (Seri No:1) V- Matrah Ve Vergi Artırımına İlişkin Hükümler başlıklı E-6-f bölümünde; "7143 Sayılı Kanun'un 5. maddesinin dokuzuncu fıkrasının uygulaması aşağıdaki şekilde olacaktır. (fa) 213 Sayılı Kanun'un 359. maddesinin (b) fıkrasındaki “defter, kayıt ve belgeleri yok edenler veya defter sahifelerini yok ederek yerine başka yapraklar koyanlar veya hiç yaprak koymayanlar veya belgelerin asıl veya suretlerini tamamen veya kısmen sahte olarak düzenleyenler” hakkında;
- 7143 Sayılı Kanun'un yayımlandığı tarihten önce vergi incelemesine yetkili olanlarca düzenlenen raporlar ile tespit yapılmış olması,
- 7143 Sayılı Kanun uyarınca matrah ve vergi artırımı başvurusunda bulunulduğu tarihten önce incelemeye başlanılmış olması, durumunda, anılan mükelleflerin, Kanunun 5. maddesi hükmüne göre matrah ve vergi artırımından yararlanmaları mümkün değildir." hükümleri düzenlenmiştir.
Anılan Yasa'nın ilgili hükümlerinden; ödevlilerin 7143 Sayılı Kanun'un 5.maddesinden (matrah, vergi artırımı) yararlanmaları, yasada belirlenen süre ve şekillerde ödemelerini yapmaları durumunda haklarında inceleme ve tarhiyat yapılmayacağı, daha önce vergi incelemesi yapılmış olmasının o yıllar için de artırım yapılmasına engel olmadığı, takdire sevk edilmiş yahut hakkında vergi incelemesine başlanılmış mükelleflerin de artırımdan yararlanabileceği; artırımda bulunulması, tahakkuk eden vergilerin Yasa'daki belli şekil ve usullerde ödenmesi durumunda Yasa'nın yayım tarihi olan 18.05.2018 tarihinden sonra başlayan inceleme/takdir işlemlerine devam edilmeyeceği, bunun istisnasının ise Yasa'nın 5.maddesinin 9.fıkrasında belirtilen durumlar ile 13.fıkrasında yer alan düzenleme olduğu, hakkında 213 Sayılı Kanun'un 359. maddesinin (b) fıkrasında yer alan fiiller (defter, kayıt ve belgeleri yok edenler veya defter sahifelerini yok ederek yerine başka yapraklar koyanlar veya hiç yaprak koymayanlar veya belgelerin asıl veya suretlerini tamamen veya kısmen sahte olarak düzenleyenler) hususunda Yasa'nın yürürlüğünden önce tanzim edilmiş raporla tespit yapılmış olanlar veya bu konuda artırımdan önce incelemeye başlanılmış olması durumlarında matrah ve vergi artırımından yararlanılamayacağı, artırım yapıldıktan sonra ise anılan bu filler kapsamında dahi olsa (artırım yapılan yıllara ilişkin olarak) bir inceleme başlatılmasının mümkün olmadığı anlaşılmaktadır.
Dava dosyasının incelenmesinden; davacı tarafından, 2016 ve 2017 takvim yılları kurumlar ve katma değer vergilerine ilişkin olarak 26.06.2018 tarihinde matrah artırımında bulunulduğu, İdarece davacının matrah artırımından yararlandırılmadığı, bunun üzerine 7143 Sayılı Kanun'un 5. maddesi uyarınca matrah artırımından yararlanmak amacı ile yeniden e-beyanname sistemi üzerindeki engelin kaldırılması istemiyle İdareye yapılan başvurunun 18.7.2019 gün ve E.586291 Sayılı işlemle reddi üzerine söz konusu işlemin iptali istemiyle işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Olayda; davacı mükellef nezdinde tutulan tutanak mucibince, 30.05.2018 tarihinde "tam inceleme" olarak adlandırılan sahte belge düzenleme fiili nedeniyle 2016 ve 2017 yıllları için incelemeye başlanıldığı, böylelikle 2016 ve 2017 yılları için sahte belge düzenleme iddiasıyla davacının matrah ve vergi artırımı yaptığı tarih olan, 26.08.2018 tarihinden önce, 30.05.2018 tarihinde, usulüne uygun olarak başlanılmış bir inceleme bulunduğu anlaşıldığından, 2016 ve 2017 yılları için 7143 Sayılı Kanun hükümlerinden yararlanmasına, aynı Yasa'nın yukarıda açıklanan 5. maddesinin 9. fıkrası hükmü nedeniyle olanak bulunmadığı anlaşıldığından, davaya konu işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle, davalı idare istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul 13. Vergi Mahkemesi'nin 29/11/2019 tarih ve E:2019/1441, K:2019/2220 Sayılı kararının kaldırılmasına, davanın reddine, isteme konu Mahkeme kararının hüküm fıkrası Dairemizin iş bu kararıyla değiştirildiğinden avukatlık ücreti ve yargılama giderlerine yönelik yeniden hüküm kurulmasına gerek görülerek, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 323. maddesine göre aşağıda dökümü yapılan 161,90-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, davalı idare tarafından istinaf başvuru aşamasında yapılan 49,00-TL yargılama gideri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.890,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 492 Sayılı Harçlar Kanunu'nun 3 Sayılı tarifesi uyarınca 54,40-TL maktu karar harcı ile harçtan muaf olması nedeniyle davalı idareden aranmayan 157,50-TL istinaf başvuru harcının aynı Kanun'un 13/j maddesinin parantez içi hükmü uyarınca davacıdan tahsiline, artan posta ücretinin taraflara iadesine, kararın taraflara tebliği için dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 2577 Sayılı Kanun'un 45/6. maddesi uyarınca kesin olarak, 03.07.2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)