İSTEMİN ÖZETİ: İzmir İli, Çiğli İlçesi, .... Mahallesi, 5843 parsel sayılı taşınmazda bağımsız bölüm maliki olan davacılar tarafından; Çiğli Belediye Meclisinin 07/06/2017 günlü, 84516765-301-05/39 sayılı kararı ile kabul edilen (14/08/2017 günlü, 05.1015 sayılı belediye meclisi kararı ile onaylanan) 26049 plan işlem numaralı Ovakesimi 2 No'lu Yenileme Bölgesi 1/1000 ölçekli uygulama imar planının iptali istemiyle açılan davada, mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi üzerine düzenlenen raporun dosyada bulunan bilgi ve belgelerle birlikte değerlendirilmesi sonucunda, planda öngörülen yapılaşma koşulları üzerinden yapılan hesaplamaların Plan Açıklama Raporunda verilen hesaplarla örtüşmediği, iş bu hesaplamaların alanda dava konusu plan ile öngörülen yapılaşma koşulları ile plan nüfusunun artırmasına karşın, yaşaması öngörülen nüfus için sosyal ve teknik donatı alanlarının aynı oranda artırılmadığı, diğer taraftan ilave nüfusun gereksinimi olan eğitim ve sağlık gibi kentsel-sosyal altyapı alanlarının bu yerde öngörülmemesinin Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği’nin 26. maddesinin 5. fıkrası (a) bendi hükümlerine aykırı olduğu, bu hususun taşınmazın bulunduğu alanda ticaret alanı kullanımı açısından yürürlükteki nazım imar planı kararlarının bütünlüğünü, sürekliliğini ve dengesini bozduğu, toplam yapılaşma yoğunluğunu arttırdığı, kat yüksekliğinin çevresindeki az katlı yapılaşmalardan farklı olarak (10 kat) olarak önerilmiş olmasının bölge bütünlüğüne aykırı olduğu, bu nedenle dava konusu plan kararları ile belirlenmiş olan yapılaşma koşullarının planlama esasları, şehircilik ilkeleri ve kamu yararına aykırı olduğu gerekçesiyle dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planının iptali yolunda verilen İzmir 2. İdare Mahkemesinin 27/11/2019 günlü, E:2018/62 K:2019/1442 sayılı kararının, Çiğli Belediye Başkanlığı vekilince; bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğu, rapora itirazlar dikkate alınmadan bu rapora atıf yapılarak karar verilmesinin hatalı olduğu, dava konusu planın yürürlükteki 1/5.000 ölçekli nazım imar planına göre onaylandığı, dava konusu plana yaklaşık 475 metre uzaklıkta olan 22297 ada, 1 sayılı parselde 11 katlı, 22017 ada, 1 sayılılı parselde ise 12 katlı yapılaşma öngörüldüğü, nazım ve uygulama imar planlarının aynı zamanda onaylandığı, diğer davalı İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekilince; davaya konu plan onama sınırı içinde dört adet birlikte hareket edilecek alan sınırı belirlendiği, davacılara ait taşınmazın park alanı olarak belirlenen alanda kaldığı, üst ölçekli planlarla uyumlu usulde yürürlüğe konulan uygulama imar planında sosyal ve teknik donatı alanlarının artırılmış olduğu, önceki imar planında 44.885,24 m² olan konut alanı toplam inşaat alanının 40.475,73 m²'ye indirildiği, ayrıca 3 numaralı plan notu ile, plan onama sınırı çevresindeki alana 4 kat değil 8 kat uygulanması kararı getirildiği, gabarinin bu yerde bu usulde oluştuğu ile sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
DAVACILARIN SAVUNMASININ ÖZETİ: Dava konusu uygulama imar planı değişikliğinin şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararına aykırı olduğu, davaya konu planla müvekkillerinin kazanılmış haklarının ihlal edildiği, mesnetsiz, usule ve hukuka aykırı istinaf taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi Üçüncü İdari Dava Dairesince dava dosyası incelenerek işin gereği görüşüldü:
Dava, İzmir İli, Çiğli İlçesi, .... Mahallesi, 5843 sayılı parsel sayılı taşınmazda bağımsız bölüm maliki olan davacılar tarafından; Çiğli Belediye Meclisinin 07/06/2017 günlü, 84516765-301-05/39 sayılı kararı ile kabul edilen (14/08/2017 günlü, 05.1015 sayılı belediye meclisi kararı ile onaylanan) 26049 plan işlem numaralı Ovakesimi 2 No'lu Yenileme Bölgesi 1/1000 ölçekli uygulama imar planının iptali istemiyle açılan açılmıştır.
Dava dilekçesinde, planın davacılara ait taşınmaza ilişkin bölümünün değil, Çiğli Belediye Meclisinin 07/06/2017 günlü kararı ile onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planının bütününün iptali istenildiğinden ve ayrıca alanın nazım imar planının iptali istenilmediğinden, dava bu istem çerçevesinde incelenmiştir.
3194 sayılı İmar Kanunu'nun 5. maddesinde, ''Uygulama İmar Planları''; nazım imar planları esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren planlar olarak tanımlanmış,6. maddesinde; planlar kapsadıkları alan ve amaçları açısından bölge planları ve imar planları olarak iki ana kategoriye ayrılmış, imar planları da uygulamaya esas olan uygulama imar planları ve bu planın hazırlanmasındaki temel hedefleri, ilkeleri ve arazi kullanım kararlarını belirleyen nazım imar planları olarak sınıflandırılmış, 8. maddesinde de, planların tanımlanmasına yer verilerek planlar bölge planı, çevre düzeni planı, nazım imar planı ve uygulama imar planı olarak kademelendirilmiş ve alt ölçekli planların, üst ölçekli planlarda belirlenen planlama ana ilkelerine, stratejilerine ve kararlarına uyumlu olması zorunluluğu getirilmiştir.
Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin ''Tanımlar'' başlıklı4. maddesinde ise, ''Uygulama imar planının, nazım imar planı ilke ve esaslarına uygun olarak yörenin koşulları ve planlama alanının genel özellikleri, yapının kullanım amacı ve ihtiyacı, erişilebilirlik, sürdürülebilirlik ve çevreye etkisi dikkate alınarak; yapılaşmaya ilişkin yapı adaları, kullanımları, yapı nizamı, bina yüksekliği, taban alanı katsayısı, kat alanı kat sayısı veya emsal, yapı yaklaşma mesafesi, ön cephe hattı, ifraz hattı, kademe hattı, ada ayrım çizgisi, taşıt, yaya ve bisiklet yolları, ulaşım ilişkileri, parkları, meydanları, kentsel, sosyal ve teknik altyapı alanlarını, gerektiğinde; parsel büyüklükleri, parsel cephesi ve derinliği, arka cephe hattı, yol kotu ve bu kotun altındaki kat adedi, bağımsız bölüm sayısı gibi yapılaşma ve uygulamaya ilişkin kararları, uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren ve varsa kadastral durumu işlenmiş olarak 1/1.000 ölçekte onaylı halihazır haritalar üzerinde, plan notları ve ayrıntılı raporuyla bir bütün olarak hazırlanan planı'' ifade edeceği belirtilmiş,6. maddesinde de; (1) Mekânsal planlar kapsadıkları alan ve amaçları açısından Mekânsal Strateji Planları, Çevre Düzeni Planları ve İmar Planları olarak hazırlanır. Buna göre planlama kademeleri, üst kademeden alt kademeye doğru sırasıyla; Mekânsal Strateji Planı, Çevre Düzeni Planı, Nazım İmar Planı ve Uygulama İmar Planından oluşur. (2) Mekânsal planlar, plan kademelenmesine uygun olarak hazırlanır. Her plan, planlar arası kademeli birliktelik ilkesi uyarınca yürürlükteki üst kademe planların kararlarına uygun olmak, raporu ile bütün oluşturmak ve bir alt kademedeki planı yönlendirmek zorundadır. (3) Arazi kullanım ve yapılaşmada sadece mekânsal strateji planları, çevre düzeni planları ve imar planları kararlarına uyulur. (4) Plan kademelenmesi uyarınca il bütününde yapılan çevre düzeni planları, yürürlükteki bölge veya havza düzeyindeki çevre düzeni planının genel kararlarına aykırı olmamak kaydıyla hazırlanır. (5) Mekânsal strateji planları ve çevre düzeni planları hazırlanırken kalkınma planı, bölge planları, bölgesel gelişme stratejileri ve diğer strateji belgeleri ile ortaya konulan hedefler dikkate alınır. ...'' hükmüne yer verilmiştir.
Aynı Yönetmeliğin 25. maddesinde ise,''(1) İmar planlarının ihtiyaca cevap vermediği veya uygulamasının mümkün olmadığı durumlar ile üst kademe plan kararlarına uygunluğunun sağlanması amacıyla planın tamamının veya plan ana kararlarını etkileyecek bir kısmının yenilenmesi için bu Yönetmelikte belirtilen ilke, esas ve standartlara uygun olarak imar planlarında revizyon yapılır. (2) İmar planlarının ihtiyaca cevap vermediği durumlarda, mevcut plana bitişik ve mevcut planın genel arazi kullanım kararları ile süreklilik, bütünlük ve uyum sağlayacak biçimde, bu Yönetmelikte belirtilen ilke, esas ve standartlara uygun olarak ilave imar planı yapılabilir.'' hükümleri yer almaktadır.
İmar planları, ülke, bölge ve kent verilerine göre kentsel işlevler arasında var olan ya da sağlanabilecek olanaklar ölçüsünde en iyi çözüm yollarını bulmak, belde halkının iyi yaşama düzeni ve koşulları sağlamak amacıyla kentin kendine özgü yaşayış biçimi ve karakteri, nüfus planı ve yapı ilişkileri, yörenin gerek çevresiyle ve gerekse çeşitli alanları arasında olan bağlantıları, halkın sosyal ve kültürel gereksinimleri, güvenlik ve sağlığı ile ilgili konular göz önüne alınarak hazırlanır ve koşulların zorunlu kıldığı biçim ve zamanda yasalarda öngörülen yöntemlerle değiştirilebilir, kısmen veya tamamen iptal edilebilir. Ancak, bu değişiklik ya da iptallerin de, kişisel menfaatten ziyade, hizmet gereği ve kamu yararı kriterleri bakımından hukuka uygun olup olmadıklarının yargı denetimine tabi olduğu idare hukukunun bilinen ilkelerindendir.
Dava dosyasının incelenmesinden, İzmir İli, Çiğli İlçesi, .... Mahallesi, 5843 parsel sayılı taşınmazın 26.04.1984 tarihinde İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkanlık Makamınca onaylanan 1/1000 ölçekli B.Çiğli Ova Kesimi Uygulama İmar Planı’nda “Bitişik Nizam 3 kat yapılaşma koşullu Konut Alanı” olarak belirlendiği, anılan planın İzmir 4. İdare Mahkemesinin 20.03.2009 günlü, E.2007/1700, K.2009/384 sayılı kararıyla "söz konusu alanın 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planının bulunmadığı, nazım imar planı olmayan yerde uygulama imar planının yürürlüğe konulamayacağı" gerekçesiyle iptal edildiği; bu karar üzerine davacıya ait taşınmazın bulunduğu alan için hazırlanan 1/5000 ölçekli Büyük Çiğli Ova Kesimi Nazım İmar Planının 10.05.2010 günlü, 01.740 sayılı İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi kararıyla onaylandığı, anılan planda dava konusu alanın " ticaret+ konut alanı, park ve otopark" kullanımına ayrıldığı, planlama alanına ilişkin olarak 06.09.2012 tarihinde Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nce 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı’na Esas Jeolojik - Jeoteknik Etüt Raporunun onaylandığı, 12.09.2012 günlü, 05.843 sayılı İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi kararıyla, 644 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin (KHK) 7. maddesi uyarınca İzmir Belediye Başkanlığı’nca hazırlanan 1/25000 ölçekli İzmir Büyükşehir Bütünü Çevre Düzeni Planı kabul edilerek 08.10.2012 tarihinde onaylandığı, anılan planda dava konusu alanın “Kentsel Yerleşik (Meskûn) Alan” kapsamında kaldığı, 07.12.2012 günlü, 2012/63 sayılı Çiğli Belediye Meclisi kararı ile kabul edilen 1/1000 ölçekli B.Çiğli Ova Kesimi Uygulama İmar Planının İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi’nin 15.03.2013 günlü, 05.540 sayılı kararı ile uygun görülerek onaylandığı, ancak iş bu planda 1671/1 - 8012 - 8014/1 - 8015 no.lu sokaklar arasında kalan alanın 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı’ndan farklı olması nedeniyle “Çiğli Belediyesi’nce daha ayrıntılı olarak irdelenmesi ve öncelikle 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı’nda ele alınması”nın uygun olacağı gerekçesiyle uygulama imar planı onama sınırı dışında bırakıldığı, akabinde 07.06.2017 günlü, 05/39 sayılı Çiğli Belediye Meclisi kararı ile 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı önerisinin kabul edildiği, iş bu plan önerisinin 19.06.2017 günlü, 8338 sayılı yazı ile İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na iletildiği, davacıya ait taşınmazı da kapsayan alanda, Çiğli İlçesi, Ataşehir Mahallesi, L18a-2a-2d paftada 1671/1 - 8012 - 8014/1, 8015 sayılı sokaklar arasında kalan ve uygulama imar planı bulunmayan bu yerde yapılaşma koşullarının “TAKS:0.50, Yençok:10 kat, "TİCK (Ticaret ve Konut Alanı), Park ve Genel Otopark Alanı” olarak belirlenmesi suretiyle ve UİP-26049 plan işlem numaralı 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planının 14.08.2017 tarih ve 05.1015 sayılı İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi kararı ile onaylandığı, dava konusu iş bu plan değişikliğinin 27.09.2017 - 27.10.2017 tarihleri arasında bir ay süre ile ilan edildiği, ilan süresi içerisinde davacılar tarafından 09.10.2017 tarihinde itirazda bulunulduğu, iş bu itirazın Çiğli Belediye Meclisi’nin 07.11.2017 günlü, 05/70 sayılı kararı ile reddi ve bu durumun Çiğli Belediyesi’nin 16.11.2017 tarihli yazısı ile davacılara tebliği üzerine 15.01.2018 gününde bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Görülmekte olan davanın konusunu oluşturan 1/1000 ölçekli Ovakesimi 2 No'lu Yenileme Bölgesi Uygulama İmar Planı, Çiğli İlçesi Ovakesimi 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planının parçası niteliğinde hazırlanmış ve yürürlüğe konulmuştur. Çiğli-Ataşehir Mahallesi 8012 -8015-8014/1-1671/1 sokaklar arasında kalan yaklaşık olarak 2,8 hektarlık bu alanın Çiğli merkezinde ilk yerleşim yerlerinden biri olduğu ve belediye ile kaymakamlık binalarına yürüme mesafesinde bulunduğu; daha önceki tarihte alan bütününe yönelik olarak hazırlanan ve onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planı içinde yer alan bu alanın kullanım kararlarının 1/5000 nazım imar planı ile uyumlu olmaması nedeniyle plan onama sınırı dışına alındığı ve iş bu davanın konusunu oluşturan planlama çalışması çerçevesinde bu alanın ayrıntılı olarak incelendiği, bu eski yerleşim biriminde 59 adet ruhsatlı, 56 adet ruhsatsız bina bulunduğu, 19 adet parselin boş durumda, 2 adet parselin ise kamulaştırılmış durumda olduğu hususlarının tespit edildiği, 17 metrelik ana yola cepheli bu yerin kullanım kararlarının 1/5000 ölçekli nazım imar planına uygun usulde, çevresi yol ve yeşil alan kuşağı ile çevrili 4 ayrı imar adası hüviyetinde tasarlandığı, ayrıca bir adet otopark alanı öngörüldüğü, ticaret+konut alanı olarak kullanım kararı belirlenen bu yerde öngörülen nüfusun 1079 kişi olarak hesaplandığı anlaşılmıştır.
1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planında "kentsel yerleşik alanda"; 1/25.000 ölçekli İzmir Büyükşehir Bütünü Çevre Düzeni Planında "kentsel yerleşik (meskun) alan" kullanımında kalan bu yerin, 1/5000 ölçekli nazım imar planında " ticaret+ konut alanı, park ve otopark" olarak ayrıldığı, davaya konu 1/1000 ölçekli uygulama imar planının da üst ölçekli planlara uygun usulde yürürlüğe konulduğu, ticaret+ konut alanı, park ve otopark alanlarının nazım imar planındaki konumları ve kullanım kararları ile uyumlu usulde belirlendiği ve planlama alanda, yol ve park alanı ile yapılaşmaya açık diğer alanları içine alacak biçimde "birlikte hareket edilecek alan" sınırlarının belirlendiği açıktır. Görülmekte olan davada, davacılar tarafından sadece 1/1000 ölçekli uygulama imar planının iptali isteminde bulunulduğundan ve 1/5000 ölçekli nazım imar planının iptali isteminde bulunulmadığından ve alt ölçekli planlarda üst ölçekli planlara aykırı kullanım kararları getirilmesi olanağı da bulunmadığından, bu alan için 1/5000 ölçekli plan ile belirlenmiş olan temel kullanım kararlarının yer seçiminin planlama ilkeleri bağlamında bu davada irdelenmesi olanağı bulunmamaktadır. Diğer taraftan, uygulama imar planında getirilen ayrıntıya ilişkin kullanım kararlarına yönelik iddialar yönünden ise hukuka uygunluk incelemesinin ayrıca yapılması gerekmektedir.
Davacıların uyuşmazlığa konu planlama alanı içinde bulunan 5843 parsel sayılı, 213,80 m² yüzölçümlü taşınmaz üzerinde bulunan binada bağımsız bölüm maliki olduğu, taşınmazın hem 1/5000 ölçekli nazım imar planında hem de davaya konu 1/1000 ölçekli uygulama imar planında "park alanı" olarak tahsisli alan sınırları içinde kaldığı, bu davanın parsel maliki ve semt sakini sıfatı ile açıldığı, davacıların taşınmazlarının bulunduğu alanın mevcut hali ile korunması gerektiği, 2 veya 3 katlı yapılaşmaya müsait alan olarak düzenlenmesi, çok katlı yapılaşmaya izin verilmemesi, sosyal donatı alanı dengesinin bozulmaması ve mevcut binalarının kazanılmış hak kapsamında korunması gerektiği iddiaları ile bu davayı açtığı görüldüğünden, belirtilen bu iddialar kapsamında dava konusu planın mevzuata uygunluğu tartışılmıştır.
İdare Mahkemesince mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi üzerine düzenlenen raporda, planlama alanında "park alanı" dışında başkaca sosyal donatı alanı ayrılmaması nedeniyle, ilave plan hüviyetinde onaylanan davaya konu uygulama imar planının imar mevzuatına aykırı olduğu yolunda değerlendirmede bulunulmuş ise de, bölge bütününe ilişkin planlama alanının merkezinde bulunan ve çevresi ile bütünleşen usulde planı onaylanan bu 2,8 hektarlık alana getirilen kullanım kararlarının çevresinden bağımsız ve ilk kez yapılaşmaya açılmış bir alan olarak değerlendirilmesi mümkün olmadığından ve üzerinde yoğun biçimde yapılaşmış, çoğu ruhsatsız eski yapılar bulunduğu hususu da açık olduğundan, alana getirilen kullanım kararlarının çerçevesinin 1/5000 ölçekli nazım imar planı ile belirlenmiş olması nedeniyle çevresindeki kullanımlardan bağımsız biçimde kurgulanması olanağı da bulunmadığından ve esasen, davaya konu planlama alanının yakın çevresinin "eğitim tesisi alanı, sosyal tesis alanı, belediye hizmet alanı, dini tesis alanı, çok sayıda park ve otopark alanı, çocuk bahçesi kullanımları ile çevrili olduğu ve 17 metrelik ana yol kenarındaki bu alanda donatı alanı dengesinin bu usulde belirlendiği açık olduğundan, bölgenin çevresi ile birlikte incelenmesi suretiyle belirlenmiş sayısal verilere dayanmayan bu görüş açıklamalarının imar planının iptalini gerektirir nitelikte hukuka aykırılığı tanımlamadığı sonucuna varılmıştır.
Diğer taraftan, bu yerdeki "Birlikte Hareket Edilecek Alan" sınırlarının davaya konu uygulama imar planı ile belirlendiği, bu çerçevede davacıların hissedarı olduğu parselin de bu sınırlar içine dahil edildiği ve bu alanda nazım imar planı kararları ile oluşturulan 3280,71m², 3689,33m², 1746,62m² ve 2855,09m² alanlı dört ayrı imar adasında, imar adası bütününde birlikte uygulama yapılması koşulu ile TAKS=0,50 Yençok=10 kat olarak yapılaşma koşulunun belirlendiği görüldüğünden, davacılar tarafından, hukuken korunacak bir bağ kurulmadan, bu alanda daha az katlı yapılaşmaya izin verilmesi gerektiği yolunda iddialarda bulunulmuş olmasının uygulama imar planının iptali nedeni olarak kabul edilmesi olanağı bulunmamaktadır. Kaldı ki, bu alanın bütününde yürürlükte bulunan 1/1000 ölçekli uygulama imar planı notlarının "özel hükümler" bölümünün 3. maddesinde, minimum parsel cephesi 22 metre, minimum parsel büyüklüğü 600 m² koşulunu sağlayan imar adalarında hmax=24,80 metre uygulanabilir hükmü getirilerek, belli büyüklükteki imar adalarına yönelik olarak, ayrım yapılmaksızın ayrı yapı yüksekliği getirildiği hususu da dikkate alındığında, davaya konu alanda 10 kat yapı inşa edilmesine izin verilmesinin çevresindeki az katlı yapılaşmaya aykırı olduğu yolundaki açıklamaların imar planının iptalini gerektirmeyeceği değerlendirilmiştir.
Bu durumda, dosyada bulunan bilgi ve belgelerin, bilirkişi raporundaki teknik açıklamalar ile birlikte incelenmesinden, nazım imar planına uygunluğun sağlanması amacıyla davaya konu alanda uygulama imar planının yürürlüğe konulmasının zorunlu olduğu, sosyal ve teknik donatı alanlarının nazım imar planı kararları çerçevesinde bölge bütünü içinde ele alınması gerektiği, davaya konu planlama alanında geniş bir alanın park, otopark ve yol alanı olarak belirlenmiş olduğu hususu da dikkate alındığında, nazım imar planında öngörülmemiş olan başkaca donatı alanlarının da bu yerde kurgulanması gibi bir zorunluluktan bahsedilemeyeceği, kent merkezindeki konumu ve çevresindeki belediye hizmet alanı, iş merkezi, sosyal tesis alanı kullanımına ayrılmış alanların komşuluğunda yer alan ve 17 metrelik yola cepheli bu alanda, 4 ayrı imar adası şekillendirilerek ve plan notunun 1. maddesinde "Her imar adasında ticaret kullanım oranı en fazla %15'tir." notu getirilerek ticaret alanı kullanımına olanak sağlanmasında plan kararlarının bütünlüğü ve sürekliliğinin bozulduğundan söz edilemeyeceği ve bu usulde yürürlüğe konulan davaya konu uygulama imar planında, nazım imar planının iptali isteminde bulunulmamış olması nedeniyle, şehircilik ve planlama ilkeleri ile kamu yararına aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmış ve İdare Mahkemesi kararında isabet görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, istinaf başvurularının kabulüne, İzmir 2. İdare Mahkemesinin 27/11/2019 günlü, E:2018/62 K:2019/1442 sayılı sayılı kararının kaldırılmasına, davanın reddine, aşağıda dökümü yapılan 2.631,20.-TL dava yargılama giderinin davacılar üzerinde bırakılmasına, istinaf aşamasında davalı Çiğli Belediye Başkanlığınca yapılan 196,10.-TL yargılama giderleri ile aynı aşamada davalı İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığınca yapılan 196,10.-TL yargılama giderlerinin ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.700,00.-TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı idarelere verilmesine, bilirkişi ücretinden artan miktarın davacılara, posta gideri avansından artan miktarların ise istem halinde derhal, istem olmaması halinde hükmün kesinleşmesinden sonra mahkemesince yatıranlara iadesine, 2577 sayılı Yasanın 45. maddesinin 6. fıkrası kapsamında bulunmayan karara karşı tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 30 gün içerisinde Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere 08/07/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)