İSTEMİN ÖZETİ: İstanbul İli, Çatalca İlçesi, ... Mahallesi, 622 parsel sayılı taşınmazın Büyükçekmece Göl Havzası Dere Mutlak Koruma Alanında kaldığı, bu durumun mülkiyet haklarını ihlal ettiği ileri sürülerek 314.500,00-TL hukuki el atma bedelinin dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddine yönelik İstanbul 12. İdare Mahkemesince verilen 08/09/2017 günlü ve E:2017/1448, K:2017/1347 sayılı kararın; davacı tarafından, dava konusu taşınmazın 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında olmasına karşın mahkemece bu hususa hiç girilmediği, ayrıca taşınmazın tasarruf edilememe durumuna da değinilmediği, adli yargı dosyası getirtilmeksizin ve mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmaksızın karar verilmesinin de eksik inceleme kapsamında olduğu, kendi iradeleri dışında görevli yargı yerinin değişmesi nedeniyle lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken hükmedilmemesinin de hukuka aykırı olduğu iddialarıyla 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca istinaf yoluyla incelenerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Dokuzuncu İdare Dava Dairesince İstanbul 12. İdare Mahkemesince verilen 08/09/2017 günlü ve E:2017/1448, K:2017/1347 sayılı ret kararına davacı tarafça yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin Dairemizin 11/01/2018 günlü ve E:2017/3455, K:2018/94 sayılı kararının yine davacı tarafça temyizi sonrasında Danıştay Altıncı Dairesinin 17/12/2019 günlü ve E:2018/3153, K:2019/14266 sayılı kararı ile davacının temyiz isteminin kısmen reddine, kısmen kabulüne, dava konusu taşınmazın dere ıslah ve işletme bandı dışında kalan kısmı yönünden tazminat istemine ilişkin davanın reddine dair Mahkeme kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki kısmının onandığı, taşınmazın dere ıslah ve işletme bandında kalan kısmı yönünden tazminat istemine ilişkin davanın reddine dair karara yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki kısmının ise bozulduğu görülmekle, kısmen bozma kararına uyularak karar doğrultusunda verilen ara kararı cevaplarının geldiği görülerek ve dosya incelenerek işin gereği görüşüldü:
Dava; İstanbul İli, Çatalca İlçesi, ... Mahallesi, 622 parsel sayılı taşınmazın Büyükçekmece Göl Havzası Dere Mutlak Koruma Alanında kaldığı ve bu durumun mülkiyet haklarını ihlal ettiği ileri sürülerek 314.500,00-TL hukuki el atma bedelinin dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle açılmış; İdare Mahkemesince, davaya konu taşınmazların üzerindeki kısıtlamaların tamamının kaldırıldığı, mevcut haliyle tarımsal niteliği korunacak alanlarda kaldığı, çevresindeki komşu parsel malikleri tarafından da serbestçe ekilip dikildiği, her türlü tarımsal faaliyetin yapıldığı, davalı idarenin kamulaştırma zorunluluğu olmadığından tazminat ödemesinin beklenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, bu karara karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun Dairemizce reddedilmiştir.
Anılan Daire kararı davacı tarafından temyiz edilmiş ve söz konusu karar Danıştay Altıncı Dairesince; davalı idare tarafından dosyaya sunulan ve havza sorgulama sisteminden alınan belgeye göre uyuşmazlık konusu taşınmazın tarım sınırı ve orman sınırı dışında kaldığı, 1156.18 m²'sinin dere ıslah ve işletme bandında kaldığının görüldüğü, bu durumda orman alanları ile tarımsal niteliği korunacak alanlar dışında kalan taşınmazların dere ıslah ve işletme bandında bulunan kısmının davalı idare tarafından kamulaştırılması zorunlu olduğundan uyuşmazlığa konu taşınmazın anılan kısmının kamulaştırılıp kamulaştırılmadığı araştırılarak, kamulaştırılmamış olması durumunda, keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle tazminat hakkında bir karar verilmesi gerektiği sonucuna varıldığı gerekçesiyle taşınmazın dere ıslah ve işletme bandında kalan kısmı yönünden tazminat istemine ilişkin davanın reddine dair mahkeme kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki kısmı yönünden bozulmuş, diğer kısımlar yönünden onanmış olup, buna göre, kararımızın, dava konusu taşınmazın dere ıslah ve işletme bandı dışında kalan kısmı yönünden tazminat istemine ilişkin davanın reddine dair karara yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısmı kesinleşmiş olmakla uyuşmazlık bozulan kısma hasren incelenmiştir.
Böylelikle; bozma kararına uyularak verilen Dairemizin 26/02/2020 günlü ara kararı üzerine gönderilen bilgi ve belgeler ile bu bilgi ve belgelere dayalı olarak UYAP sisteminden yapılan sorgulama neticesinde; davacı tarafından, taşınmazının Büyükçekmece Gölü dere ıslah ve işletme bandında kalan kısmında dere ıslah çalışması yapılmasıyla taşınmaza davalı idarece fiili müdahale edilmesinden dolayı hukuki el atmaya dayalı iş bu davadan farklı olarak kamulaştırmasız / fiili el atma davası niteliğinde Çatalca 2. Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde 28/05/2019 tarihinde E:2019/204 esas sayılı davanın açıldığı ve bu davanın halen derdest olduğu anlaşılmıştır.
Bu durumda; bakılan dava devam ederken davalı idarenin fiili el atması nedeniyle, davacı tarafından taşınmazın bedelinin tespiti ve taşınmazın idare adına tescili amacının sağlanması için Çatalca 2. Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde dava açılması, bu dayalı olarak ta anılan davada taşınmazın dere ıslah ve işletme bandında kalan kısmının bedelinin Asliye Hukuk Mahkemesince belirlenmesi ve davacının bu dava ile varmak istediği hukuki amacın gerçekleşmesi söz konusu olacağından, gelinen bu süreçte artık mülkiyet hakkının süresi belirsiz bir zaman diliminde kısıtlandığından bahisle bu kısmın bedelinin belirlenerek tazmini istemiyle hukuki el atma mahiyetinde açılan iş bu davanın esasına girilerek bir karar verilmesine yer olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Dava konusu taşınmazın, dere ıslah ve işletme bandında kalan bölümünün davalı idarece kamulaştırılmaması ve kısıtlılık halinin halen devam etmesi ve bu kısma yönelik davanın reddedilmesine dair yargı kararının kesinleşmesi ve diğer kısım açısından yapılan irdelemede de işin esası açısından adli yargıda açılan davada karar verilmesi söz konusu olduğundan, başka bir ifadeyle sonuçta davada bir bütün olarak " davanın kısmen reddine, kısmen davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığı " kararı verilmesi ve karar verilmesine yer olmadığı yönündeki kısmi kararın idarenin kamulaştırmakla sorumlu ve zorunlu olduğu bir konuda bu gereğe uymama halin nedeniyle davacının hak arayışı içerisine girmesiyle adli yargı kolunda dava açmasına idarenin sebebiyet vermesi söz konusu olduğundan, yargılama giderlerinin taraflar arasında 1/2 oranında bölüştürülmesi, istinaf incelemesine konu kararın kesinleşen "ret" kısmı için Mahkemece davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedildiğinden ayrıca idare lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi, "davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına" ilişkin kısmı yönünden ise davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi hukuka ve hakkaniyete uygun düşecektir.
Açıklanan nedenlerle; bozma kararına konu kısım açısından bozma kararına uyulması hasebiyle ilk istinaf aşamasına dönülerek bu kısma münhasır olarak davacı istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul 12. İdare Mahkemesince verilen 08/09/2017 günlü ve E:2017/1448, K:2017/1347 sayılı kararının davacıya ait taşınmazın Büyükçekmece Gölü dere ıslah ve işletme bandında kalan kısmına yönelik tazminat talebinin reddine ilişkin kısmının kaldırılmasına, bu kısım yönünden davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, aşağıda dökümü yer alan tüm yargılama sürecinde davacı tarafından yapılan toplam 820,00.- TL yargılama giderinin, davada haklılık oranına göre 1/2 oranındaki 410,00 TL’lik kısmının davacı üzerinde bırakılmasına, kalan 410,00.- TL’lik kısmı ile iş bu kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 1.700,00.-TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, tahsil edilen posta avansından kullanılmayan kısmın hükmün kesinleşmesinden sonra mahkemesince davacı tarafa iadesine, kararın taraflara tebliğine, kararın tebliğ tarihinden itibaren otuz gün (30) içerisinde Danıştay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, 03/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)