(2577 S. K. m. 45)
İSTEMİN ÖZETİ: Trabzon İdare Mahkemesi'nin 04/12/2019 günlü, E:2018/1590, K:2019/1318 sayılı kararının; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca istinaf yoluyla incelenerek kaldırılması istenilmektedir.
CEVABIN ÖZETİ: Cevap verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Samsun Bölge İdare Mahkemesi İkinci İdari Dava Dairesince dava dosyası 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca incelenerek işin gereği görüşüldü:
Dava; Trabzon ili, Beşikdüzü ilçesi, ... Mahallesi, ... Mevkii, 525 ada, 6 ve 7 parsel sayılı, davacının hissedar olduğu taşınmazların bulunduğu alanda yapılan ve Trabzon Büyükşehir Belediye Meclisinin 14/07/2017 tarih ve 287 sayılı kararı ile onaylanan 1/5000 ölçekli revizyon+ilave nazım imar planı ile bu plan doğrultusunda Beşikdüzü Belediye Meclisinin 05/02/2018 tarih ve 8 sayılı kararı ile kabul edilip Trabzon Büyükşehir Belediye Meclisinin 17/04/2018 tarih ve 1319 sayılı kararı ile onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planının ve meclis kararları ile uygulama imar planına dayalı olarak 30. etap imar uygulaması yapılmasına ilişkin Beşikdüzü Belediye Encümeninin 15/08/2018 tarih ve 68 sayılı kararının ve bu kararın onaylanmasına ilişkin Trabzon Büyükşehir Belediye Encümeninin 11/09/2018 tarih ve 257 sayılı kararı ile yapılan itirazlar üzerine uygulama işleminde değişiklik yapılmasına dair Beşikdüzü Belediye Encümeninin 31/10/2018 tarih ve 108 sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.
Trabzon İdare Mahkemesi'nin 04/12/2019 günlü, E:2018/1590, K:2019/1318 sayılı kararıyla; dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden; planların kademeli birlikteliği ilkesi doğrultusunda üst ölçekli planda yapılan değişikliklerin alt ölçekli planlara aktarılması amacıyla hazırlanan planların, imar mevzuatı, planlama esasları ve şehircilik ilkeleri açısından bir zorunluluk olduğu, dava konusu parselin bulunduğu alana 1/5000 nazım imar planında getirilen kullanım kararlarının üst ölçekli plan olan 1/100000 ve 1/50000 ölçekli çevre düzeni planı hükümlerine aykırılık veya çelişki oluşturmadığı, aksine planların kademeli birlikteliği ilkesinin gereği olduğu, 1/5000 ölçekli nazım imar planında düzenlenen ulaşım kurgusunun, üst ölçekli plan olan 1/50000 ölçekli çevre düzeni planı ulaşım kurgusuna aykırı olduğu, öngörülen gelişme yapısının Beşikdüzü ilçesinin mevcut gelişme yapısı ile uyumlu olmadığı, nüfus ataması yapılırken ve buna göre konut ve donatı alanları düzenlenirken nüfusun gelişme dinamiklerinin dikkate alınmadığı, belirtilen şekilde nüfus ataması yapılmasının bilimsel ve nesnel dayanaklardan yoksun olduğu ve bu kadar büyük bir nüfus ataması yapılmasını gerektiren koşullar bulunmadığı, bu nüfusa göre yapılacak konut ve donatı alanı düzenlenmesinin bölgedeki yapılaşmamış tarımsal üretim potansiyeli yüksek alanlar üzerindeki yapılaşma baskısını artıracağı, ihtiyaç fazlası nüfus ataması nedeniyle planda kurgulanan donatı sisteminin uygulanamaması nedeniyle plana rağmen plansız yapılaşmaya imkan tanınacağı, dava konusu planda öngörülen 72.200 kişilik nüfus için düzenlenen eğitim, sağlık, sosyal ve kültürel tesisler ile teknik altyapı gibi kullanımlarının Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinde belirtilen asgari standartların altında olduğu, bu yönüyle 1/5000 ölçekli nazım imar planının Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği hükümlerine aykırı olduğu, dava konusu parsellerin bulunduğu alanda teleferik hattı bulunduğu, dava konusu planda, teleferik hattının geçtiği güzergahın bir hat boyunca yeşil alan sisteminin bir parçası olarak planlandığı, teleferik hattının geçtiği güzergahın yapılaşma dışı tutulmasının doğru bir yaklaşım olduğu, söz konusu alanların bir koruma bandı oluşturularak yapılaşma dışı tutulması bölge halkının güvenliği açısından önemli olduğu, bu kapsamda, teleferik hattının geçtiği güzergahta kalan dava konusu 525 ada, 6 ve 7 parselin bir kısmının teleferik hattının koruma bandı ve bölgede yaşayanların donatı gereksinimi amacıyla yapılaşma dışı tutularak yeşil alan sisteminin parçası olarak kurgulanmasının şehircilik ilkeleri ve planlama esasları açısından doğru bir yaklaşım olduğu, Beşikdüzü ilçesine mevcut nüfus artış hızı dışında nüfus ataması yapılması nedeniyle ihtiyaç fazlası bir alanın donatı alanı olarak düzenlenmesinin dava konusu parsele getirilen arazi kullanım kararına olumsuz etkisinin olmadığı, dava konusu 525 ada, 6 ve 7 parselin bir kısmının yapılaşma dışı bırakılarak park alanı olarak düzenlenmesinin teleferik hattının güzergahında kalması nedeniyle bölge halkının güvenliği açısından gereklilik olduğu, dava konusu parsellerin bir kısmı içine alan 20 ve 15 m.lik imar yollarının planlama alanının güneyinde yeni yerleşime açılan alanlara servis imkanı sağlaması amacıyla düzenlendiği, mevcut plana göre dava konusu planda söz konusu yolların genişliğinin artırılmasının temel gerekçesinin, planlama alanının güneyinde yer alan yeni yerleşim alanlarının ulaşılabilirliğini artırmak olduğu, ancak Beşikdüzü ilçesine mevcut nüfus artış hızı dışında nüfus ataması yapılması nedeniyle ihtiyaç fazlası bir alan yapılaşmaya açılarak öngörülen nüfusa göre donatı alanları düzenlendiği, dava konusu parsellerin de yeni yerleşime açılan alanda olması nedeniyle söz konusu alanında yerleşime açılmasına ihtiyaç bulunmadığı, bu kapsamda, mevcut planda 17 ve 12 m. olarak düzenlenen imar yollarının dava konusu parselleri de içine alacak şekilde 20 ve 15 m. olarak düzenlenmesinin, dava konusu planda öngörülen nüfus ve donatı kurgusunun gereği olduğu değerlendirilmekle birlikte söz konusu yolların genişliğinin artırılmasının mevcut nüfus artışına aykırı olarak Beşikdüzü kent merkezine atanan aşırı nüfusun sonucu olduğu, uygulama imar planında dava konusu parsellerin bulunduğu alanın “Park alanı” olarak düzenlenmesi dayanak plan hükümlerine aykırılık veya çelişki oluşturmadığı, ancak 20 ve 15 m.'lik imar yolları kullanım kararına ilişkin olarak dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planının dayanağı olan 1/5000 ölçekli nazım imar planındaki bu aykırılıkların alt ölçekli plan olan 1/1000 ölçekli uygulama imar planının da aynı şekilde devam ettiği, dava konusu imar uygulamasının Trabzon Büyükşehir Belediyesi onayı alınıp kesinleşmeden dava konusu parselasyon planının tapu tescile iletilmesinin mevzuata aykırı olduğu, düzenleme sınırının İmar Kanunu'nun 18.maddesi Uyarınca Yapılacak Arazi ve Arsa Düzenlemesi İle İlgili Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 5 ve 6.maddesine uygun olarak geçirilmediği, aynı imar adasındaki bazı parsellerin imar uygulamasına dahil edilmediği, düzenleme sahasının ve sınırının belirlenmesine ilişkin ölçütlere ve teknik kriterlere uygun olmadığı, bir önceki parselasyon planında da aynı imar adasındaki bazı parsellerin düzenleme dışı bırakıldığı, düzenleme sınırına ilişkin olumsuzluğun dava konusu parselasyon planında da giderilmediği görülmekle, Trabzon Büyükşehir Belediye Meclisi’nin 14.07.2017 tarih ve 287 sayılı kararı ile onaylanan 1/5000 ölçekli revizyon+ilave nazım imar planının ve söz konusu plan doğrultusunda hazırlanan ve Beşikdüzü Belediye Meclisi’nin 05.02.2018 tarih ve 8 sayılı kararı ile onaylanan A6, A5, A4 ve A3 Mahalleleri 1/1000 ölçekli revizyon+ilave uygulama imar planının dava konusu parsellere getirilen imar yolu kullanım kararlarına ilişkin kısımlarının imar mevzuatı, şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararına aykırı olduğu, yine dava konusu parsellere ilişkin Beşikdüzü Belediye Encümeni’nin 15.08.2018 tarih ve 68 sayılı kararıyla uygun görülerek Trabzon Büyükşehir Belediye Encümeni’nin 11.09.2018 tarih ve 257 sayılı kararıyla onaylanan 30 nolu düzenleme bölgesine ilişkin parselasyon planının ve buna yapılan itirazlar üzerine uygulama işleminde değişiklik yapılmasına dair Beşikdüzü Belediye Encümeninin 31/10/2018 tarihli 108 sayılı kararının şehircilik ilkeleri, planlama teknikleri, imar mevzuatı ve kamu yararı ile dağıtım ilke ve tekniklerine aykırı olduğu anlaşıldığından, dava konusu işlemlerde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu 1/5.000 ölçekli revizyon+ilave nazım imar planı ile 1/1000 ölçekli revizyon+ilave uygulama imar planının davacının parsellerine ilişkin kısmının ve imar uygulamasına (parselasyona) ilişkin işlemlerin iptaline karar verilmiştir.
Davalı tarafından; çevre düzeni planlarının yapılması üzerine bu plan kararlarının aktarılması amacıyla alt ölçekli planlarda revizyon ve ilaveler yapılması ihtiyacının doğduğu, öncelikle 1/25000 ölçekli nazım imar planının yapıldığı ve askıya çıkarılmak suretiyle ilan edildiği, bu planın kesinleşmesi üzerine de dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planı ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarının hazırlandığı, nazım imar planı yapılmasının zorunluluk taşıdığı ve parsele ilişkin plan kararlarının doğru olduğunun bilirkişiler tarafından da belirtildiği, üst ölçekli plan kararlarına yönelik olarak verilen iptal kararları üzerine bu planlarda gerekli düzeltmelerin yapıldığı, 1/5000 ölçekli planla ilgili mahkeme kararında belirtilen nüfus, donatı kurgusu ve imara açılmaması gereken alanlara ilişkin gerekçeler gözetilerek revizyon yapılarak meclise sevk edildiği, parsele ilişkin fonksiyon kararlarının doğru olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiği ileri sürülerek anılan karara karşı istinaf başvurusunda bulunulmakta ve kararın kaldırılması istenilmektedir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'un 19. maddesi ile değişik 45. maddesinin 3. fıkrasında; “Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir.” hükmü yer almaktadır.
Mahkemenin gerekçesine aldığı hukuka aykırılık sebepleri dışında, dava konusu Beşikdüzü Belediye Encümeninin 15/08/2018 tarih ve 68 sayılı kararı ile yapılarak Trabzon Büyükşehir Belediye Encümeninin 11/09/2018 tarih ve 257 sayılı kararı ile onaylanan ve itiraz üzerine Beşikdüzü Belediye Encümeninin 31/10/2018 tarih ve 108 sayılı kararı ile değiştirilen 30. etap imar uygulamasının; dayanağı olan Beşikdüzü Belediye Meclisinin 05/02/2018 tarih ve 8 sayılı kararı ile kabul edilip Trabzon Büyükşehir Belediye Meclisinin 17/04/2018 tarih ve 1319 sayılı kararı ile onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ile bu planın dayanağı olan Trabzon Büyükşehir Belediye Meclisinin 14/07/2017 tarih ve 287 sayılı kararı ile onaylanan 1/5000 ölçekli revizyon+ilave nazım imar planının mahkeme kararı ile iptal edilmesi ve bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun Dairemizce reddedilmesi nedeniyle dayanağı kalmadığından, dava konusu uygulama imar planı ve imar uygulamasında bu yönden de hukuka uyarlık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, Trabzon İdare Mahkemesi'nce verilen 04/12/2019 günlü, E:2018/1590, K:2019/1318 sayılı karara karşı davalı idarece yapılan istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçe eklenmek suretiyle reddine, aşağıda dökümü yapılan 211,60-TL istinaf yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına, artan posta gideri avansının kararın kesinleşmesinden sonra davalıya iadesine, 2577 sayılı Kanunun 46/f maddesi uyarınca, kararın tebliğini izleyen günden itibaren 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay'da temyiz yolu açık olmak üzere,17/07/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)