İSTEMİN ÖZETİ: Davacı tarafından, 2017 yılı Dış kaynaktan muvazzaf astsubay adaylığının, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlandığından bahisle sonlandırılmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada; ilgili mevzuat hükümleri uyarınca, davalı idarece davaya konu işleme dayanak alınan istihbari bilginin, hem davacının kendisi hakkında, hem de Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yönetmeliğinin eki formda yer verilen kendisini etkileyebilecek yakın çevresi (anne, baba, kardeş, eş, çocuk) açısından somut kanaate ve bilgiye dayalı güvenilir, teyit edilebilir nitelikte, ön yargıdan uzak hukuken denetlenebilen bilgiye dayalı olup olmadığının tespiti bakımından idare nezdinde yapılacak bir araştırma ile açıkça ortaya konmasından sonra bir karar verilmesi gerektiği, olayda, dava dosyasına sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesi neticesinde; davacının güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanmasına esas teşkil eden hususun ''Kendisi; FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisaklı olabileceği'' olduğu, Mahkemenin 06/11/2018 tarihli ara kararı ile Emniyet Genel Müdürlüğü'nden; davacı hakkında FETÖ/PDY terör örgütü üyeliği, irtibat ve iltisakı ile ilgili adli veya idari soruşturma ve kovuşturma olup olmadığının sorulmasına karar verildiği, ara karara ilişkin olarak 23/11/2018 tarih ve 210424 sayılı cevabi yazıda davacı hakkında talebe esas teşkil edecek herhangi bir kayda rastlanılmadığı bildirilmiş iken 13/12/2018 tarih ve 14440742 sayılı cevabi yazı ekindeki bilgi notunda, "... isimli şahıs ile ilgili olarak FETÖ/PDY silahlı terör örgütü soruşturmaları kapsamında Sinop İl Emniyet Müdürlüğüne bağlı Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından hazırlanan soruşturma dosyasının Sinop Cumhuriyet Başsavcılığı'na 14/08/2018 tarihinde gönderildiği şeklinde bilgilerin elde edildiği" hususlarının bildirilmesi üzerine 25/04/2019 tarihli ara kararı ile Emniyet Genel Müdürlüğü'nden; meydana gelen çelişkinin sebebinin, Sinop Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan ise; davacı hakkında FETÖ üyeliği veya irtibatı nedeniyle yürütülen soruşturma olup olmadığının sorulmasına karar verildiği, ara kararına ilişkin olarak Emniyet Genel Müdürlüğü'nün 17/05/2019 tarih ve 3995-94910 sayılı cevabi yazısında davacı hakkında talebe esas teşkil edecek herhangi bir kayda rastlanılmadığının bildirildiği, Sinop Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 07/05/2019 tarih ve 2019/88 CBS İhbar Dosyası sayılı cevabi yazısında davacı hakkında FETÖ/PDY kapsamında yürütülen 2019/88 ihbar kaydının bulunduğunun bildirildiği, 11/09/2019 tarihli ara kararı ile Sinop Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan 2019/88 ihbar kaydının akıbetinin ve mevcut ihbarın niteliğinin ne olduğunun sorulmasına karar verildiği, ara kararına ilişkin olarak 25/09/2019 tarihli cevabi yazı ekinde, davacı hakkındaki tespitin; "...FETÖ/PDY terör örgütünün ilgilendiği öğrencilerden olduğu/olabileceği, Askeri okul başvurusu içi ikna edilemediği şeklinde adının geçtiği" şeklinde olduğu ve 2019/88 ihbar kaydına ilişkin araştırmaların devam ettiğinin bildirildiği, son olarak 31/12/2019 tarihli ara kararı ile Sinop Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan 2019/88 ihbar kaydının akıbetinin sorulmasına karar verildiği, 09/01/2020 tarihli ara kararı cevabi yazıda; 27/12/2019 tarih ve İhbar Dosya No:2019/88 Karar No:2019/124 sayılı Sinop Cumhuriyet Başsavcılığı kararıyla davacı hakkında Soruşturma Yapılmasına Yer Olmadığına hükmedildiğinin belirtildiği, bu durumda, davacı hakkında yapılan güvenlik soruşturması sonucunda elde edilen istihbari bilgi sebebiyle davacının adaylık işlemleri sonlandırılmış ise de, Sinop Cumhuriyet Başsavcılığı'nca davacı hakkında mevcut ihbar kaydına ilişkin araştırmalar neticesinde Soruşturma Yapılmasına Yer Olmadığı kararının verildiği, ayrıca hakkında FETÖ/PDY terör örgütü ile ilgili olarak 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamında yürütülen başkaca soruşturma ve kovuşturmanın bulunmadığı ve başkaca bir tespit, bilgi ve belgenin de dosyaya sunulmadığı görüldüğünden, davalı idarece davacının güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlandırılması suretiyle tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali yönünde Ankara 13. İdare Mahkemesi'nce verilen 14/01/2020 gün ve E:2018/1753, K:2020/80 sayılı kararın; davalı idare vekilince, davacı hakkında yapılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması neticesinde elde edilen bilginin değerlendirilmesi neticesinde tesis edilen işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülerek, kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: İstinaf dilekçesine karşı cevap verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesince, 2577 sayılı Kanunun 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek işin gereği görüşülüp düşünüldü:
İstinaf başvurusuna konu edilen mahkeme kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun olup kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, 2577 sayılı Yasanın 45/3. maddesi uyarınca istinaf başvurusunun reddine, istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin başvuruda bulunan üzerinde bırakılmasına ve posta gideri avansından artan miktarın Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi uyarınca istinaf başvurusunda bulunana iadesine, 2577 sayılı Yasanın 45. maddesinin 6. fıkrası gereğince diğer kanun yolları kapalı ve kesin olmak üzere, 29.12.2020 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
AZLIK OYU
Dava, davacı tarafından, 2017 yılı Dış kaynaktan muvazzaf astsubay adaylığının, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlandığından bahisle sonlandırılmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada açılmıştır.
Güvenlik soruşturmasının olumsuz olarak değerlendirilebilmesi için, hem kişinin tutum ve davranışları yönünden, hem de içinde bulunulan ortama yönelik olarak bir değerlendirmenin yapılmış olması gerektiği, hakkında güvenlik soruşturması yapılanın, Kurumun ve yürütülen hizmetin gereği bir değerlendirmeye tabi tutulacağı da kuşkusuzdur.
Türk Silahlı Kuvvetlerince, yurt savunması ile emniyet ve asayişe dair görevlerin yürütüldüğü dikkate alındığında, kapsamına alınacak olan personel için daha titiz bir inceleme ve değerlendirmenin, idarenin takdir hakkının en uygun adaydan yana kullanılmasını sağlamanın gereği olduğunun kabulü gerektiğinden, bizzat davacının kendisine ilişkin bilgiden dolayı arşiv araştırması ve güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanması nedeniyle dış kaynaktan muvazzaf astsubay adaylığının, sonlandırılması yönünde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Bu durumda, davalı idarenin istinaf talebinin kabul edilerek, istinafa konu idare mahkemesi kararının kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi gerektiği görüşüyle, Sayın Çoğunluğun kararına katılamadım. (¤¤)