İSTEMİN ÖZETİ: Davacı tarafından, Kocaeli İli, Kartepe İlçesi, ... Mah. 202 ada 112 parsel sayılı taşınmazın orman vasfını haiz olduğundan bahisle tapusunun iptali ile Hazine adına tescili için dava açılması talebiyle 10/12/2018 tarihinde yapılan başvurunun reddine ilişkin Orman Genel Müdürlüğü Sakarya Orman Bölge Müdürlüğü'nün 14/03/2019 tarihli, 80659150-62201-E.514240 sayılı işleminin iptali istemiyle açılan davada; 2577 sayılı Kanunun 15/1-b hükmü uyarınca davanın ehliyet yönünden reddine ilişkin Kocaeli 2. İdare Mahkemesi'nce verilen 01/10/2019 tarih ve E:2019/449, K:2019/938sayılı kararın; davacı tarafından, hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca istinaf yoluyla incelenerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Dokuzuncu İdare Dava Dairesince dava dosyası incelenerek işin gereği görüşüldü:
Dava; Kocaeli İli, Kartepe İlçesi, ... Mah. 202 ada 112 parsel sayılı taşınmazın orman vasfını haiz olduğundan bahisle tapusunun iptali ile Hazine adına tescili için dava açılması talebiyle 10/12/2018 tarihinde yapılan başvurunun reddine ilişkin Orman Genel Müdürlüğü Sakarya Orman Bölge Müdürlüğü'nün 14/03/2019 tarihli, 80659150-62201-E.514240 sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
Kocaeli 2. İdare Mahkemesince; dava konusu taşınmazın dava dışı üçüncü kişilerin mülkiyetinde olduğu, davacının taşınmaz üzerinde herhangi bir hak sahipliği bulunmadığı, buna göre dava konusu işlemin iptalini talep etme konusunda davacının menfaati bulunmadığı gerekçesiyle davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmiştir.
Davacı tarafından, anılan kararın hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek, istinaf yoluyla incelenerek kaldırılması istenilmektedir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinde tanımlanan iptal davalarına, idarenin tek yanlı irade beyanıyla, kişilerin hukuksal durumlarında değişiklik meydana getiren etkili ve yürütülmesi zorunlu idari işlemler konu edilir.
Kesin ve yürütülmesi zorunlu olan ve idari davaya konu edilebilecek işlemler; idarenin kamu gücüne dayanarak, tek yanlı irade beyanıyla tesis ettikleri, hukuk düzeninde değişiklik yapan, başka bir ifadeyle, ilgililerin hukukunu etkileyen işlemlerdir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi 3. fıkrası (d) bendinde; dava dilekçelerinin, idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı yönünden inceleneceği,15. maddesi 1. fıkrası (b) bendinde ise; kesin ve yürütülmesi gerekli olmayan işlemlere kaşı açılan davaların reddedileceği hükme bağlanmıştır.
Dava dosyasının incelenmesinden, davacı tarafından, Kocaeli İli, Kartepe İlçesi, ... Mah. 202 ada 112 parsel sayılı taşınmazın orman vasfını haiz olduğundan bahisle tapusunun iptali ile Hazine adına tescili için dava açılması talebiyle 10/12/2018 tarihinde davalı idareye başvurulduğu, Sakarya Orman Bölge Müdürlüğünce verilen 14.03.2019 tarih ve E.514240 sayılı cevapta, taşınmazın bulunduğu alanda yapılan kadastro çalışmalarının sayısal olmadığının tespit edildiği, sayısallaştırma çalışmaları tamamlanmadan herhangi bir iş ve işlem yapılamayacağının belirtildiği, bunun üzerine anılan işlemin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı, davalı idarece verilen savunma dilekçesinde, kesinleşen orman kadastro çalışmalarına göre 202 ada, 112 parsel no'lu taşınmazın Devlet Ormanı sınırları dışında kaldığı, bu nedenle de tapu iptal ve tescil davası açılmayacağının ifade edildiği anlaşılmaktadır.
Dava dilekçesi içeriği ile dava dosyasındaki davacı başvurusu incelendiğinde; orman arazisi niteliğinde olduğu iddia edilen taşınmazın, üçüncü kişiler adına tapuda tescil ettirildiği, bu durumun hukuken mümkün olmadığı, bu sebeple özel mülkiyete konu olmaması gereken orman arazisine yönelik yolsuz tescillerin, hazine lehine düzeltilmesi istemiyle tapu iptal ve tescil davası açılmasının talep edildiği görülmektedir.
Olayda; tapu iptal ve tescil davasının, taşınmaz üzerinde hak iddiasında bulunan özel veya tüzel kişilerce adli yargıda açılabileceği, idarenin yargı kararıyla dava açmaya zorlanamayacağı sonuç ve kanaatine varıldığından dava konusu işlemin iptal davasına konu edilebilir kesin ve yürütülebilir niteliğinin bulunmadığı açıktır.
Bu durumda, idari yargıda iptal davasına konu olabilecek kesin sonuç doğuran ve yürütülmesi zorunlu işlem niteliği taşımadığı anlaşılan işlemin iptali istemiyle açılan davanın, 2577 sayılı Yasanın 15. maddesinin 1/b bendi uyarınca, idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olmadığından reddi gerekmekte ise de; İdare Mahkemesince uyuşmazlığın ehliyet yönünden reddi yolunda verilen başvuruya konu karar, sonucu itibariyle yerinde bulunmaktadır.
Açıklanan nedenlerle; istinaf yoluyla kaldırılması istenilen İdare Mahkemesi kararında sonucu itibariyle kanunda sayılan kaldırma nedenlerinin bulunmadığı anlaşıldığından ve dilekçede ileri sürülen iddialar da sözkonusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediğinden, mahkeme kararının yukarıda yer verilen gerekçeyle reddine, başvuru aşamasına ilişkin yargılama giderlerinin başvuran üzerinde bırakılmasına, başvuru sırasında tahsil edilen tebligat avansından artan kısmın hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine, kararın taraflara tebliğine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün (30) içerisinde Danıştay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, 11/03/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)