(6458 S. K. m. 77) (2577 S. K. m. 45, 46, 48, 49)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacı ..... tarafından, ikamet yerini izinsiz terk ettiğinden bahisle 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu'nun 77. maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi uyarınca uluslararası koruma başvurusunun geri çekilmiş sayılmasına dair Balıkesir Valiliğinin 10/08/2018 tarihli ve E.19701 sayılı işleminin iptali istemiyle açılan davada; davacının belirlenen ikamet yerini izinsiz terk etmemesi gerektiği, aksi halde 6458 sayılı Kanun'un 77. maddesi uyarınca uluslararası koruma başvurusunun geri çekilmiş sayılacağı kararı alınacağının hem Türkçe hem de kendi dilinde yazılı olarak tebliğ edilmesine rağmen, davalı idare tarafından sunulan belgelerden anlaşıldığı üzere, davacının 02/06/2019 tarihinde Tekirdağ İli Marmaraereğlisi İlçesinde bulunduğunun Marmaraereğlisi İlçe Emniyet Müdürlüğü yetkilileri tarafından tutanak altına alındığı, dava dilekçesinde de bu ilçede ikamet etmek istediği ve para kazanmak amacıyla da bu ilçeye gittiğini kabul ettiği, davacının dava dilekçesinde ikamet ili dışına çıkmasına ilişkin herhangi bir geçerli mazeret de ileri sürmediği, bu durumda, ikamet yerini izinsiz terki sübut bulan davacı hakkında 6458 sayılı Kanun'un 77/ç maddesi uyarınca uluslararası koruma başvurusunun geri çekilmiş sayılması yönünde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddi yolunda Balıkesir 1. İdare Mahkemesi'nce verilen 04/12/2019 tarih, E:2019/544, K:2019/1215 sayılı kararın; davacı tarafından; Afganistanda Taliban baskısı nedeniyle can güvenliğinin kesinlikle olmadığı, özellikle genç erkekleri kendi saflarına almak isteyen teröristlerin kendisini rahat bırakmadığı, davalı idare tarafından; kararın vekalet ücreti yönünden bozulması gerektiği ileri sürülerek istinaf yoluyla kaldırılması istemidir.
DAVALI İDARE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı yabancının bu tavrı ile yalnız UK müessesesini suistimal etmekle kalmadığı, aynı zamanda gerçek ihtiyaç sahipleri mazlumların da hakkını gaspettiği, gerekli vekalet ücretinin göz ardı edilmesi yönünden kararın bozulması gerektiği, davacı istinaf başvurusunun ise reddi gerektiği belirtilmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi Altıncı İdare Dava Dairesince; dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler incelenerek gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinde, "... İstinaf, temyizin şekil ve usullerine tabidir.
...
Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir.
Bölge idare mahkemelerinin 46 ncı maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir..." kuralına yer verilmiş; "Temyiz" başlıklı 46. maddesinde Bölge İdare Mahkemelerinin kararlarının tebliğini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay’da temyiz edilebileceği öngörüldükten sonra temyize tabi kararlarının hangileri olduğu sayma yoluyla sınırlanarak belirlenmiş, "Temyiz Dilekçesi" başlıklı 48. maddesinin 2. bendinde; "Temyiz dilekçelerinin 3. madde esaslarına göre düzenlenmesi gereklidir, düzenlenmemiş ise eksikliklerin onbeş gün içinde tamamlatılması hususu, kararı veren Danıştay veya Bölge İdare Mahkemesince ilgiliye tebliğ olunur. Bu sürede eksiklikler tamamlanmazsa temyiz isteminde bulunulmamış sayılmasına Danıştay veya Bölge İdare Mahkemesince karar verilir..." hükümleri düzenlenmiş, "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 2. fıkrasında, "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" kaldırma nedenleri olarak sayılmıştır.
Davacı bakımından;
Dosyadaki belgeler ile başvuru dilekçesindeki iddiaların incelenmesinden, istinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu, kararın kaldırılmasını gerektirecek yasal bir sebebin bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Davalı bakımından;
Davacının istinaf başvurusunun davalı idareye tebliği üzerine davalı idarece, "Cevap Veren Davalı" başlığıyla sunulan ve 16.03.2020 tarihinde havale gören dilekçe, her ne kadar, (davacının) istinaf başvurusunun usul ve esastan reddine karar verilmesi talebiyle sonuçlandırılmış ise de, dilekçe içeriğinde ''mahkeme kararının lehlerine vekalet ücretine hükmedilmemesi yönünden bozulması gerektiği'' ifadesinin yer aldığı görülmekle, anılan dilekçede, Balıkesir İdare Mahkemesince verilen 04/12/2019 tarih, E:2019/544, K:2019/1215 sayılı karara karşı davalı idarenin istinaf başvurusu iradesi olup olmadığı hususunda Dairemizde tereddüt doğduğundan, 22.09.2020 tarihli ara kararımız ile; "davalının istinaf başvurusu talebi olup olmadığının sorulmasına, böyle bir talep mevcut ise, 70,00-TL posta ücreti avansının da yatırılmasının istenilmesine, eksikliğin giderilmesi için bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün süre verilmesine, verilen süre içinde ara karar gereği yerine getirilmediği takdirde istinaf isteminden vazgeçilmiş sayılacağı hususunun davalı idare vekiline duyurulmasına" karar verildiği, bu ara kararı davalı idareye usulüne uygun olarak 14.10.2020 tarihinde tebliğ edilmesine karşın bir cevap verilmediği görüldüğünden, davalı tarafın istinaf başvurusunda bulunmamış sayılması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle; Balıkesir 1. İdare Mahkemesi'nce verilen 04/12/2019 tarih, E:2019/544, K:2019/1215 sayılı karara karşı yapılan davacının istinaf başvurusunun reddine, davalı idarenin vekalet ücretinin bozulmasına yönelik istinaf başvurusunda bulunulmamış sayılmasına, davacının, HMK 339/2 maddesi uyarınca istinaf yargılama giderlerini ödemekten muaf tutulmasına, 24/11/2020 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. (¤¤)