(213 S. K. m. 3, 134) (492 S. K. m. 57, 60, 63) (1319 S. K. m. 29)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacının, 2016/1-12 dönemine ilişkin olarak tarh edilen vergi ziyaı cezalı tapu harcının kaldırılması istemiyle açtığı davanın; davacı adına 2016/03,05 dönemine ait tapu harcına ilişkin düzenlenen 25.01.2019 tarih ve 2019-A-759/5 Sayılı vergi inceleme raporunda özetle; davacının Alacasuluk Mah. 8 ada 4 parselde yer alan toplam inşaat alanı 1.066 m2 olan arsaya 4 adet daire ile 1adet işyeri inşaa ettiği, davacının 2015 yılında bu daireleri kendi adına satışını yaptığı, 2016 yılında ise bu dairelerden 2 adedini Hatice Ulusaoy'a, 1 adedinin ise Ü. E.'ye sattığı, alıcılardan Ü. E.'ye bahse konu taşınmazın satın alma bedeli ve ödeme bilgilerinin sorulduğu, ifadesinde davacının satmış olduğu daireyi 160.000,00-TL'ye peşin olarak satın aldığı ve herhangi bir kredi kullanmadığı yönünde cevap verdiği, Karamanda bulunan tüm banka şubelerinden alıcı ve birinci derece yakınlarının hesap ekstrelerinin istendiği, Ü. E.'nin eşi olan M. E. tarafından farklı tarihlerde "Ü. E. adına ev bedeline mahsuben" veya "Ü. E. adına ev avansı" açıklamasıyla davacı hesabına toplam 200.000,00-TL para aktarıldığının tespit edildiği, Karaman Defterdarlığı Takdir Komisyonu Başkanlığı tarafından dairenin satış tarihi itibariyle rayiç değerinin 300.000,00-TL olarak belirlendiği, diğer 2 adet daire ile ilgili olarak bu daireleri satın alan H. A.'un eşi D. Altunsoy ile Almanya'da bulunuyor olması nedeniyle yapılan telefon görüşmesinde; davacıdan bu daireleri toplam 625.000,00-TL'ye satın aldıklarını, bu işlemler sırasında yeğeni M. A.'un yanlarında olduğunu belirttiği, M. A.'un ifadesinde pazarlık ve tapu işlemleri esnasında amcası ve yengesinin yanında bulunduğu, amcası ve yengesinin daireler için toplam 625.000,00-TL ödeme yaptığını, ödemenin 374.000,00-TL'sini banka yoluyla kalanını ise elden nakit olarak ödediklerini ifade ettiği, bahse konu bu daireler için Karaman Belediyesinden emlak vergi değeri ile Karaman Defterdarlığı Takdir Komisyonu Başkanlığından bilirkişi vasıtasıyla değer tespiti istendiği, alınan emlak değeri ve gayrimenkul değerleme lisanslı bilirkişiden alınan raporlar birlikte değerlendirilmesi neticesinde 3 numaralı bağımsız bölümün rayiç bedelinin 315.000,00-TL, 4 numaralı bağımsız bölümün rayiç bedelinin 310.000,00-TL olarak takdirine karar verildiği, yapılan tespitler neticesinde 391.000,00-TL tapu harcı matrah farkı hesap edilerek vergi ziyaı cezalı tapu harcı tarhiyatının önerildiğinin anlaşıldığı, bu durumda, davacının satışını yaptığı dairelerle ilişkin olarak, yapılan inceleme neticesinde inceleme elemanı tarafından Karaman Belediyesinden emlak vergi değeri ile Karaman Defterdarlığı Takdir Komisyonu Başkanlığından bilirkişi vasıtasıyla değer tespiti istendiği, satışı gerçekleştirilen dairelerin satış değerinin takdir komisyonu tarafından tespit edildiği, ayrıca alıcı ifadelerine başvurulduğu, bu daireler için tapuda davacı tarafından beyan edilen tutar üzerinden matrah farkının hesaplandığı anlaşıldığından, bulunan matrah farkında hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle reddine ilişkin Konya 1. Vergi Mahkemesi'nce verilen 28/11/2019 gün ve E:2019/567, K:2019/1024 Sayılı kararın, telefonla bizzat ifade alınacak kişi olmayan ve eşi olduğu iddia edilen kişi ile telefon konuşmalarından hareketle ve konu ile hiç alakası olmayan şahitten alınan bilgilere göre tarh edilen vergi ziyaı cezalı tapu harcının hukuka aykırı olduğu iddia edilerek kaldırılması istemidir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Davacı mükellefin 2016 takvim yılı hesaplarının tapu harcı yönünden incelenmesi neticesinde 25.01.2019 tarih ve 2019-A-759/5 Sayılı Vergi İnceleme Raporu'nun tanzim edildiği, anılan rapora istinaden vergi ziyaı cezalı tapu harcı tarhiyatının yapıldığı, yapılan işlemlerde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı, davanın reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Konya Bölge İdare Mahkemesi 1. Vergi Dava Dairesince işin gereği görüşüldü:
KARAR: Dava, davacının, 2016/1-12 dönemine ilişkin olarak 04.04.2019 tarih ve tarh edilen vergi ziyaı cezalı tapu harcının kaldırılması istemiyle açılmıştır.
Konya 1. Vergi Mahkemesi'nce verilen 28/11/2019 gün ve E:2019/567, K:2019/1024 Sayılı kararın, 251.000,00-TL matrah farkı üzerinden tarh edilen vergi ziyaı cezalı tapu harcına isabet eden kısmında, 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinde yer verilen kaldırma nedenleri bulunmadığı anlaşıldığından, bu kısma ilişkin istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerekmektedir.
İstinaf konusu kararın, 140.000,00-TL matrah farkı üzerinden tarh edilen vergi ziyaı cezalı tapu harcına isabet eden kısmına yönelik istinaf talebine gelince;
213 Sayılı Vergi Usul Kanununun 3. maddesinin (B) bendinde, vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin yemin hariç her türlü delille ispatlanabileceği ve iktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfetinin bunu iddia eden tarafa ait olduğu belirtilmiştir. Aynı Kanunun 134. maddesinde vergi incelemesinden maksadın, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğu hükme bağlanmıştır.
492 Sayılı Harçlar Kanun'unun 57. maddesinde, tapu ve kadastro işlemlerinden bu kanuna bağlı (4) sayılı tarifede yazılı olanlarının tapu kadastro harçlarına tabi olduğu, 60. maddesinde, tapu ve kadastro harçlarının, (4) sayılı tarifede yazılı işlemlerden, işlemlerin nevi ve mahiyetine göre, değer esası üzerinden nispi veya maktu olarak alınacağı, 63. maddesinde ise, bu Kanunda sözü edilen "kayıtlı değer" veya "emlâk vergisi değeri" deyiminin; 1319 Sayılı Emlâk Vergisi Kanununun 29. maddesine göre belirlenen vergi değerini ifade edeceği, gayrimenkul devir ve iktisaplarında tapu ve kadastro harcının, emlak vergisi değerinden az olmamak üzere, beyan edilen devir ve iktisap bedeli üzerinden hesaplanacağı, tapuda yapılan işlemden sonra, emlak vergisi değerinden daha düşük bir bedel üzerinden harç ödendiğinin veya beyan edilen devir ve iktisap bedelinin gerçek durumu yansıtmadığının tespit edilmesi halinde, aradaki farka isabet eden harç ikmalen veya re'sen tarh edileceği, bu suretle tarh edilecek tapu ve kadastro harcı için, 213 Sayılı Vergi Usul Kanununda yer alan vergi ziyaı cezası %25 nispetinde uygulanacağı, takdir komisyonu kararlarına istinaden bu fıkra uyarınca tarhiyat yapılamayacağı hüküm altına alınmıştır.
Dava dosyasının incelenmesinden; 25/01/2019 tarih ve 2019-A-759/5 Sayılı vergi inceleme raporunda; davacının meskenleri 2015 yılında kendi adına satışını yaptığı için, işletmeden çektiği gerekçesiyle 2016 yılında diğer kişilere yapılan satışların ticari faaliyet olmadığını düşünerek satışlar için fatura düzenlemediği ve defter kayıtlarına intikal ettirilmediği, alıcılardan Ü. E.'ye "K. A."dan 16.05.2016 tarihinde tapuda adınıza tescil yaptırarak devraldığınız gayrimenkulün satış alma bedeli ve ödeme bilgileri nedir?" şeklindeki sorulan soruya Ü. E.'nin, "Bahsettiğiniz tarihte, K. A.'nın satmış olduğu daireyi 160.000,00-TL'ye peşin aldım. Herhangi bir kredi kullanmadım." şeklinde cevap verdiği, Karaman Defterdarlığı Takdir Komisyonu Başkanlığından 16.10.2018 tarih ve E:14901 Sayılı yazımız ile mükellefin satmış olduğu gayrimenkullerin elde ediliş tarihi itibariyle rayiç değer bedellerinin takdir edilmesi istendiği, Ü. E. tarafından alınan gayrimenkul için, Gelir İdaresi Başkanlığı Karaman Defterdarlığı Karaman Geçici Takdir Komisyon Başkanlığı'nın 23.11.2018 tarih ve 314 numaralı kararının "Başkanlığımızca 05.11.2018 tarih ve 9921 Sayılı yazımız ile Karaman Belediyesinden emlak vergi değeri ve 09.11.2018 tarih ve 1357 Sayılı yazımız ile Defterdarlık Gelir Müdürlüğü'nden bilirkişi vasıtasıyla değer tespiti istenilmiştir. Gayrimenkulün elde ediliş tarihi itibariyle Karaman Belediyesinden alınan emlak değeri ve gayrimenkul değerleme lisanslı bilirkişiden alınan rapor ile birlikte yapılan değerlendirme neticesinde 8 ada 4 parsel 2 numaralı bağımsız bölümün rayiç bedelinin 300.000,00-TL olarak taktirine oybirliği ile karar verilmiştir." şeklinde olduğu, eşi M. E.'nin, "Daireyi inşaat aşamasında toplam 160.000,00-TL'ye eşinin üzerine aldığını" ifade etmiş olmasına rağmen, banka ekstre kayıtlarında M. E. tarafından K. A.'nın hesabına 11.03.2016 tarihinde "Ü. E. Adına Ev Avansı" açıklaması ile 2.000,00-TL; yine aynı tarihte "Ü. E. Adına Ev Bedeline Mahsuben" açıklamasıyla 98.000,00-TL ve tapu devrinin yapıldığı 16.05.2016 tarihinde "Hesaba Yatan" açıklamasıyla 100.000,00-TL olmak üzere toplam 200.000,00-TL para aktarıldığının görüldüğü, daire satışı, tapu kayıtlarında 160.000,00-TL olmasına rağmen satıcının banka hesabına yatırılan para 200.000,00-TL olduğu, aynı binada, H. A.'a satılan dairenin ortalama 312.500,00-TL'ye satılmış olması, aynı zamanda Karaman Defterdarlığı Taktir Komisyonu Başkanlığı tarafından dairenin satış tarihi itibariyle rayiç değerinin 300.000,00-TL olarak takdir edilmesi nedeniyle söz konusu dairelerin satış bedelinin kdv dahil 300.000,00-Tl olarak kabul edilmesi gerektiği, söz konusu tutarın 200.000,00-TL'sinin bankadan ödendiği, kalan tutarın ise muhtemelen elden ya da başkasına ait senet ile ödendiği varsayımı ile tespitlerinin yer aldığı ve yapılan tespitler neticesinde bulunan matrah farkı üzerinden vergi ziyaı cezalı tapu harcı tarhiyatı önerildiği anlaşılmaktadır.
Tapu harcı matrahının tespit edilebilmesi için, satışı yapılan gayrimenkullerin önce maliyet bedeli, sonra da bu bedelden hareketle satış değerinin tespit edilmesi gerektiği, maliyet bedelinin hesaplanmasında arsa ve araziler için ilgili yıl asgari m² birim değerleri, binalar için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nca ilgili yıllar için yayımlanan bina m² yaklaşık maliyet değerlerinin; satış değerlerinin tespitinde ise gayrimenkulün bulunduğu yer, konumu, satış tarihinde piyasada uygulanan emsal satış tutarlarının her bir gayrimenkul için araştırılması suretiyle uyuşmazlık konusu dönemde beyan edilmesi gereken emlak vergisi değerinin bulunması gerektiği, ancak davalı idarece böyle bir tespitin yapılmadığı görülmektedir.
Vergi idaresinin, 213 Sayılı Kanun'un 134. maddesinde tanımlanan vergi incelemesinin amacı doğrultusunda, gerçek ya da gerçeğe en yakın vergiye ulaşmakla yükümlü bulunduğu, vergiyi doğuran olayın gerçek mahiyetinin her türlü araştırma ve inceleme yapılarak somut verilerle ortaya konulmasının zorunlu olduğu, verginin kanuniliği ilkesinin bir gereği olarak kıyas, varsayım, kişisel düşünceye dayalı olarak vergilendirme yapılmasının mümkün bulunmadığı, buna göre, alıcı Ü.. E.'nin 160.000,00-TLye peşin olarak aldığını ifade etmesine, tapu harcı ödemesinin de 160.000,00-TL üzerinden yapılmış olmasına ve Ü.. E.'nin eşinin müteahhidin hesabına 200.000,00-TL aktardığının tespit edilmesine rağmen takdir komisyonunca belirlenen bağımsız bölümün rayiç bedeli dikkate alınıp, banka hesap hareketleri dikkate alınmaksızın 300.000,00-TL üzerinden yapılan hesaplamaya dayalı olarak gerçekleştirildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, davacı tarafından Ü.. E.'ye satılan gayrimenkule ilişkin tapu harcına esas alınan matrahın 300.000,00-TL üzerinden yapılması konusunda yukarıda açıklanan nitelikte somut tespitler ortaya konulamadığından, Ü.. E.'nin eşinin müteahhitin hesabına aktardığı 200.000,00-TL satış tutarı üzerinden hesaplanan kısmının hukuka uygun olduğu, bu miktarı aşan kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle, istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, kısmen reddine; Konya 1. Vergi Mahkemesi'nce verilen 28/11/2019 gün ve E:2019/567, K:2019/1024 Sayılı kararın; 251.000,00-TL matrah farkı üzerinden tarh edilen vergi ziyaı cezalı tapu harcına isabet eden kısmı yönünden istinaf başvurusunun reddine, 140.000,00-TL matrah farkı üzerinden tarh edilen vergi ziyaı cezalı tapu harcının 200.000,00-TL satış tutarı üzerinden hesaplanan kısmına isabet eden istinaf başvurusunun reddine, bu miktarı aşan kısmına isabet eden istinaf başvurusunun kabulüne, Mahkeme kararının bu kısmının ve bu kısma isabet eden vergi ziyaı cezalı tapu harcının kaldırılmasına, davacı tarafından mahkeme ve istinaf aşamasında yapılan ve aşağıda dökümü gösterilen toplam 379,65-TL yargılama giderinin takdiren 300,00-TL'lik kısmının davacı üzerinde bırakılmasına, kalan 79,65-TL'lik kısmının ise davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, 492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca 54,40-TL'den az olmamak üzere binde 4,55 oranında hesaplanacak nispi karar harcının davalı idare tarafından davacıdan tahsiline, artan posta ücretinin istinaf başvurusunda bulunan davacıya iadesine, kesin olarak, 12/06/2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)