İSTEMİN ÖZETİ: Davacı tarafından, evlenme yolu ile Türk vatandaşlığının kazanılması yolundaki başvurusunun reddine ilişkin davalı idarenin 05/09/2019 tarih ve 2019/334 sayılı kararının iptali istemiyle açılan davada; Türk vatandaşlığına kabul etme konusu Devletin hükümranlık yetkisine ilişkin olmakla birlikte, evlilik birliği kurulduktan sonra hakkında evlilik birliği ile bağdaşmayacak bir faaliyette bulunulduğuna ve/veya Milli güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek bir hali bulunduğuna ilişkin herhangi bir tespit söz konusu olmayan davacı hakkında yapılan tüm tahkikat sonuçlarının olumlu sonuçlandığı, aile birliği içinde yaşadığı, dolayısıyla davacıya atfedilecek bir olumsuzluğun bulunmadığı,5901 sayılı Kanun'un 16. maddesinde aranılan şartları taşıyan ve milli güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek bir hali tespit edilemeyen davacının eşi hakkındaki mahkumiyet ve yargılamalara ilişkin tespitler nedeniyle "takdir yetkisi" gerekçe gösterilerek evlilik yoluyla Türk vatandaşlığına alınma talebinin reddedilmesinde cezaların şahsiliği ilkesi de göz önüne alındığında hukuka ve hakkaniyete uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline ilişkin olarak Ankara 12. İdare Mahkemesi'nce verilen 27/03/2020 gün ve E: 2019/1931, K: 2020/643 sayılı kararın, davalı idare vekili tarafından, mevzuata uygun işlem tesis edildiği ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 10.İdari Dava Dairesi'nce işin gereği görüşüldü:
Dava; davacı tarafından, evlenme yolu ile Türk vatandaşlığının kazanılması yolundaki başvurusunun reddine ilişkin davalı idarenin 05/09/2019 tarih ve 2019/334 sayılı kararının iptali istemiyle istemiyle açılmıştır.
5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'nun "Yetkili makam kararı ile Türk vatandaşlığının kazanılması" başlıklı 10. maddesinde; "Türk vatandaşlığını kazanmak isteyen bir yabancı, bu Kanunda belirtilen şartları taşıması halinde yetkili makam kararı ile Türk vatandaşlığını kazanabilir. Ancak, aranan şartları taşımak vatandaşlığın kazanılmasında kişiye mutlak bir hak sağlamaz.", "Türk vatandaşlığının evlenme yoluyla kazanılması" başlıklı 16. maddesinde, "Bir Türk vatandaşı ile evlenme doğrudan Türk vatandaşlığını kazandırmaz. Ancak bir Türk vatandaşı ile en az üç yıldan beri evli olan ve evliliği devam eden yabancılar Türk vatandaşlığını kazanmak üzere başvuruda bulunabilir. Başvuru sahiplerinde;
a) Aile birliği içinde yaşama,
b) Evlilik birliği ile bağdaşmayacak bir faaliyette bulunmama,
c) Millî güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek bir hali bulunmama,
şartları aranır." hükmüne yer verilmiştir.
Bakılmakta olan davada; davacı hakkında yapılan tahkikat sonucunda kamu düzeni açısından bir sakıncasının bulunmadığı ve normal bir evlilik olduğunun, evliliği yönünden herhangi bir olumsuzluğa rastlanılmadığının belirtildiği, Vatandaşlık İnceleme ve Araştırma Komisyonunca da davacının Türk vatandaşı .... ile 5 yıldır evli olduğu, müşterek çocuklarının bulunmadığı, evliliğin menfaat karşılığı yapılmış anlaşmalı bir evlilik olmadığı, güvenlik soruşturması sonucu evliliği yönünden bir olumsuzluğa rastanılmadığı, evliliğe ait ortak bir meskenleri bulunduğu, evlilikten doğan sorumlulukların yerine getirildiği, kamu düzeni açısından bir sakıncasının bulunmadığı tespitlerine yer verildiği, davacının eşi olan Türk vatandaşı .... hakkında ise; Yunanistan'da aracında uyuşturucu madde ile yakalandığı, uyuşturucu madde kaçakçılığından 14/11/2005 tarihinde Korfu Mahkemesince 15 yıl 6 ay hapis cezasına mahkum edildiği, şartlı tahliye edilmesine karar verilerek 16/12/2011 tarihinde ülkemize sınır dışı edildiği, ayrıca 16/12/2011 tarihinde Edirne ili İpsala Hudut Kapısında 117 ceraim numarasına kayıtla "göçmen kaçakçılığı", " uyuşturucu madde ticareti yapmak" ve " uyuşturucu veya uyarıcı madde imalatı ve ticareti" suçlarından, 20/09/2018 tarihinde İzmir İli Çiğli İlçesinde ise " Kasten Yaralama- Hakaret" suçundan işlem yapıldığı, 05/08/2013 tarihinde Ankara İlinde "Aranan Şahıs" dosyasından gözaltı kaydının bulunduğunun tespit edildiği görülmektedir.
Bu durumda, mevzuatta öngörülen başvuru koşullarının sadece başvuran yabancı açısından değil, her iki eşi de kapsayacak şekilde irdelenmesi gerekliliği Türk vatandaşlığına kabul etme konusunda Devletin hükümranlık yetkisine ilişkin olduğu gözetildiğinde, davalı idarece takdir yetkisi çerçevesinde davacı ve eşi hakkındaki kayıtların değerlendirilmesi sonucu 5901 sayılı Yasa'nın idareye takdir yetkisi veren 10. maddesi uyarınca tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davalı idare istinaf isteminin KABULÜNE, Ankara 12. İdare Mahkemesi'nce verilen 27/03/2020 gün ve E:2019/1931, K:2020/643 sayılı kararın KALDIRILMASINA, 2577 sayılı Yasanın değişik 45/4 maddesi uyarınca yeniden yapılan inceleme sonucunda DAVANIN REDDİNE, aşağıda dökümü yapılan mahkeme safhasına ait 289,20-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, istinaf safhasında davalı idare tarafından karşılanan 57,00-TL posta gideri ile yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.700,00-TLvekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, posta gideri avansından artan miktarın davalı idareye verilmesine, 2577 sayılı Yasanın değişik 45.maddesinin 6. fıkrası uyarınca kesin olarak 06/10/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)