İSTEMİN ÖZETİ: Ankara 17.İdare Mahkemesi'nce verilen 17/04/2019 gün ve E:2018/1879, K:2019/773 sayılı kararın, hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek, kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek, istinaf isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesince, 2577 sayılı Yasanın değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek, gereği görüşüldü:
Dava, Uzman Erbaş temini kapsamında yapılan seçim aşaması sınavlarında başarılı olarak, .... Okulu Komutanlığı'nda Uzman Erbaş Kursiyeri olan davacı tarafından, güvenlik soruşturmasının olumsuz olduğundan bahisle 07.09.2018 tarihinde tarafına tebliğ edilen uzman erbaş kursiyerliğinden çıkarılmasına ilişkin Kara Kuvvetleri Komutanlığı'nın PER:22282378-1190-2038099-18/TYN. DUzm. Erb.ş.(02) sayılı 06 Eylül 2018 tarihli işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
Ankara 17.İdare Mahkemesi'nce verilen 17/04/2019 gün ve E:2018/1879, K:2019/773 sayılı kararıyla; Mahkemelerince yapılan 13.02.2019 tarihli ara karara cevaben .... Cumhuriyet Başsavcılığı ve .... Valiliği İl Emniyet Müdürlüğü'nden gönderilen belge ve bilgilerden, her ne kadar davacı ile ilgili olarak olumsuz bir durum bulunmadığı, erkek kardeşi ....'ın belirtilen olayla ilgili alınan ifadesinde ise, hiçbir terör örgütü ile uzaktan yakından alakası, ilgisi bulunmadığı belirtilmiş ise de; davacının erkek kardeşi .... ile ilgili olarak .... Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan bildirilen dosya numaralarının Mahkemelerince UYAP üzerinden sorgulanması sonucunda, davacının erkek kardeşi .... hakkında birden fazla adli işlem olduğu, söz konusu şahsın , "Çocuğun Basit Cinsel istismarı, Cebir Tehdit veya Hile Kullanarak Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma, Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma" suçundan yargılandığı ve .... 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 03.02.2015 tarih ve E:2013/590, K.2015/133 sayılı kararıyla cezalandırıldığı, anılı kararın kesinleşmediğinin görüldüğü, bu durumda, davalı idarece güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucu elde edilen bilgiler gözetilerek, istihdam edileceği hizmetin ve görevin niteliği, bu hizmetin sunulacağı birim olan Türk Silahlı Kuvvetlerinin çalışma ortamı ve fiziki imkanları, mevzuatta yer verilen "güvenlik soruşturmasından olumlu sonuç almak" biçimindeki koşul ile "şahsın içinde bulunduğu ortamın da dikkate alınarak değerlendirileceği, bu değerlendirmenin Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesine alınacak şahıslar hakkında karar verilirken, idarenin takdir hakkının en uygun adaydan yana kullanılmasını sağlamaya yönelik olduğu" hususu birlikte değerlendirildiğinde, idarenin takdir yetkisini davacının adaylığının sonlandırılarak, kursiyerlikten ilişiğinin kesilmesi yönünde kullanarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı tarafından, Mahkeme kararının hukuk ve usule aykırı olduğu öne sürülmekte ve istinaf yoluyla incelenerek kaldırılması istenilmektedir.
4045 sayılı Güvenlik Soruşturması, Bazı Nedenlerle Görevlerine Son Verilen Kamu Personeli ile Kamu Görevine Alınmayanların Haklarının Geri Verilmesine ve 1402 Numaralı Sıkıyönetim Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun'un 1. maddesinde; "Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması; kamu kurum ve kuruluşlarında, yetkili olmayan kişilerin bilgi sahibi olmaları halinde devlet güvenliğinin, ulusal varlığın ve bütünlüğün, iç ve dış menfaatlerin zarar görebileceği veya tehlikeye düşebileceği bilgi ve belgelerin bulunduğu gizlilik dereceli birimler ile Genelkurmay Başkanlığı, Milli Savunma Bakanlığı, jandarma, emniyet, sahil güvenlik ve istihbarat teşkilatlarında çalıştırılacak kamu personeli ve ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde çalışacak personel hakkında yapılır. Devletin güvenliğini, ulusun varlığını ve bütünlüğünü iç ve dış menfaatlerinin zarar görebileceği veya tehlikeye düşebileceği bilgi ve belgeler ile gizlilik dereceli kamu personeli ile meslek gruplarının tespiti, birim ve kısımların tanımlarının yapılması, güvenlik soruşturmasının ve arşiv araştırmasının usul ve esasları ile bunu yapacak merciler ve üst kademe yöneticilerinin kimler olduğu Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulacak yönetmelik ile düzenlenir." hükmüne yer verilmektedir.
Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yönetmeliği'nin amacını düzenleyen 1. maddesinde; "Bu Yönetmeliğin amacı; yetkili olmayan kişilerin bilgi sahibi olmaları halinde Devletin güvenliğinin, iç ve dış menfaatlerinin, ulusal varlığın ve bütünlüğün zarar görebileceği veya tehlikeye düşebileceği bilgi ve belgelerin bulunduğu bakanlıklar ile kamu kurum ve kuruluşlarının gizlilik dereceli birim ve kısımlarını belirlemek, Türk Silahlı Kuvvetlerinde, emniyet ve istihbarat teşkilatlarında, ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde çalışacak personel hakkında yapılacak güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasını düzenlemektir." hükmü düzenlenmekte ve güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının yapılmasında gözetilecek genel ilkeler ve uyulacak genel esaslar hakkında kurallara yer verilmekte ,işlem tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan haliyle ''Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırmasında Araştırılacak Hususlar'' başlıklı 11. maddesinde,
''Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasında kişinin içinde bulunduğu ortam dikkate alınarak,
a) Kimlik kontrolü, kimlik kayıtlarının doğruluk derecesi, uyrukluğu, geçmişte yabancı bir devletin uyrukluğuna girip girmediği,
b) Kolluk kuvvetleri tarafından halen aranıp aranmadığı, kolluk kuvvetlerinin ve istihbarat birimlerinin arşivlerinde bilgiler bulunup bulunmadığı, adli sicil kaydının ve hakkında arama kaydı veya herhangi bir tahdidin olup olmadığı,
c)Yıkıcı faaliyetlerde bulunup bulunmadığı ve 5816 sayılı Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkında kanuna ve Atatürk ilke ve inkılaplarına aykırı davranıp davranmadığı,
d) Şeref ve haysiyetini ihlal edecek ve görevine yansıyacak şekilde kumara, uyuşturucuya, içkiye, paraya ve aşırı bir şekilde menfaatine düşkün olup olmadığı, ahlak ve adaba aykırı davranıp davranmadığı,
e) Yabancılarla, özellikle hasım ve hasım olması muhtemel Devlet mensupları ve temsilcileriyle ilgili derecesinin iç yüzü ve nedeni,
f) Sır saklama yeteneğinin olup olmadığı, araştırılı.'' hükmüne yer verilmiştir.
3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu'nun 19. maddesinde yer alan; "Personelde aranacak nitelikler, müracaat şekli ve zamanı, müracaatın kabul edilmesi, sözleşmenin yapılması ve feshedilmesi sebepleri, verilecek sicilin şekil ve usulleri görevde başarısız olma ve kendilerinden istifade edilememe halleri ve bunlara yapılacak işlem şekli, sözleşmenin uzatılmasında uygulanacak esaslar, uzman onbaşıların uzman çavuş olabilmeleri için gerekli şartlar, astsubay sınıfına geçirilecekler için uygulanacak esaslar, astlık üstlük münasebetleri ile bu hususlardaki işlem şekli ve ilgili diğer hususlar kanunun yürürlüğe girmesini takip eden 6 ay içerisinde Milli Savunma Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığınca müştereken çıkarılacak bir yönetmelikte gösterilir." hükmüne istinaden 20/09/2005 tarih ve 20942 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Uzman Erbaş Yönetmeliği'nin "Personelde aranacak nitelikler" başlıklı 6. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendinde; "İcra edilen temel askerlik eğitimini başarıyla tamamlayanlardan güvenlik soruşturması uygun olmak veya ilk atamaları doğrudan doğruya kıt’a veya birliklere yapılan uzman erbaşlar için güvenlik soruşturması uygun olmak." hükmü,
Aynı maddenin (ı) bendinde; Ayrıca;
"1)Verilen ceza, ertelense, seçenek yaptırımlara çevrilse, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilse veya affa uğrasa dahi; Devletin şahsiyetine karşı işlenen suçlar ile basit ve nitelikli zimmet, irtikâp, iftira, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, yalan yere tanıklık, yalan yere yemin, cürüm tasnii, ırza geçmek, sarkıntılık, kız, kadın veya erkek kaçırmak, fuhşiyata tahrik, gayri tabiî mukarenet, dolanlı iflas gibi yüz kızartıcı veya şeref ve haysiyeti kırıcı suçlar ile istimal ve istihlâk kaçakçılığı hariç kaçakçılık, resmî ihale ve alım ve satımlara fesat karıştırma, Devlet sırlarını açığa vurma, firar, amir veya üste fiilen taarruz, emre itaatsizlikte ısrar, üste hakaret, mukavemet, fesat, isyan suçlarından dolayı yahut 22/5/1930 tarihli ve 1632 sayılı Askerî Ceza Kanununun 148 inci maddesinde yazılı suçlardan mahkûm olmamak, ",2) Taksirli suçlar hariç olmak üzere diğer suçlardan adlî veya askerî mahkemeler tarafından otuz günden daha fazla süreli hürriyeti bağlayıcı bir ceza ile mahkûm olmamak, 3) Taksirli suçlar nedeniyle altı ay veya daha fazla süre ile hürriyeti bağlayıcı bir cezaya mahkûm olmamak." hükmü, mülga (i) bendinden sonra gelen bentte de, "Uzman erbaş olmak için gerek muvazzaflık görevini yaptığı sırada, gerekse terhislerini müteakip başvuruda bulunan ve alınmaları uygun görülen personelin, güvenlik soruşturmaları; kuvvet komutanlıkları veya Jandarma Genel Komutanlığı yahut Sahil Güvenlik Komutanlığı tarafından yaptırılır. Temel askerlik eğitimi sırasında güvenlik soruşturması sonuçlanmayanların eğitimleri devam ettirilir. Bunlardan güvenlik soruşturmaları olumlu sonuçlananlar göreve başlatılır, olumsuz sonuçlananların ise Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı ile ilişiği kesilir. Türk Silahlı Kuvvetlerinin manevi şahsiyetine gölge düşüren veya askerliğin şeref ve haysiyeti ile bağdaşmayacak eylemlerde bulunanlar ile tutum ve davranışları ile yasa dışı siyasi, yıkıcı, bölücü ideolojik görüşü benimseyenler, uzman erbaş olarak istihdam edilmezler." hükmü düzenlenmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden; davacının Uzman Erbaş temini kapsamında yapılan seçim aşaması sınavlarında başarılı olduğu, .... Okulu Komutanlığı'nda Uzman Erbaş Kursiyeri olarak göreve başladığı, ancak güvenlik soruşturması olumsuz olduğundan bahisle Uzman Erbaş Kursiyerliğinden çıkarılarak adaylık işlemlerinin sonlandırılması üzerine Uzman Erbaş Kursiyerliğinden çıkarılmasına ilişkin dava konusu işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
İdare Mahkemesince .... Cumhuriyet Başsavcılığı ve .... İl Emniyet Müdürlüğü'nden davacı ve yakınları hakkında FETÖ ve diğer örgütlerin üyesi olduğu veya anılan örgütle iltisaklı olup olmadığına ilişkin istihbari bilgilerin ve bu yönde adli soruşturma ve kovuşturma bulunup bulunmadığının sorulması üzerine gelen cevaplarda; davacının erkek kardeşi ....'ın anne ve babasının .... TEM Müdürlüğüne gelerek oğullarının terör örgütüne katılmış olabileceği yönünde şüphe duyduklarını belirtmesi akabinde gelerek ifade verdikleri, kendilerinin vermiş olduğu ifadelerde PKK terör örgütüne sempatisi olduğunu belirttikleri ayrıca birden fazla adli işlem olup kardeşinin "Çocuğun Basit Cinsel İstismarı, Cebir, Tehdit veya Hile, Kullanarak Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma" suçundan yargılandığı, .... 2. Adliye Ceza Mahkemesinin 03.02.2015 tarih, K:2015/133 sayılı kararıyla cezalandırıldığı, ancak davacının herhangi bir adli sicil, sabıka kaydı veya devam eden soruşturma ya da kovuşturmasının bulunmadığı görülmüştür.
Bu durumda, davacı hakkında ayrıntılı olarak yapılan ara kararlarına kurumlarca verilen cevaplar sonucunda, terör örgütüyle bağı olduğuna dair bir kaydın bulunmadığının anlaşıldığı, davacı hakkında yapılan güvenlik soruşturmasında olumsuz bir durumun tespit edilemediği, ancak 4 kardeş olan davacının bir kardeşi hakkında yukarıda belirtilen istihbari bilgiye ve ceza davasının mahiyetine dayanak güvenlik soruşturmasının olumsuz kabul edilerek sözleşmesinin feshedildiği görülmüş ise de, kendisi hakkında olumsuz bir tespit bulunmadığı, yakın aile çevresi itibarıyla risk teşkil etmediği, kardeşi ile ilgili olumsuz olan hususları da ailesinin karakola giderek bildirdiği görülmüş olup, salt kardeşi hakkında tespit edilen olumsuz durumu nedeniyle güvenlik soruşturması olumsuz sonuçlanarak sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf isteminin KABULÜNE, Ankara 17. İdare Mahkemesi'nce verilen 17/04/2019 gün ve E:2018/1879, K:2019/773 sayılı kararın KALDIRILMASINA, dava konusu işlemin İPTALİNE, mahkeme ve istinaf safhasına ait toplam 377,70-TL yargılama gideri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1700,00-TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya VERİLMESİNE, posta gideri avansından artan miktarın kararın kesinleşmesi halinde istinaf isteminde bulunana İADESİNE, 2577 sayılı Yasanın değişik 46. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 30 gün içerisinde Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere, 10/03/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)