İSTEMİN ÖZETİ: Başkent Üniversitesi Sağlık Bilimler Enstitüsü Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Tezli Yüksek Lisans Bölümü öğrencisi olan davacı tarafından, hakkında yürütülen disiplin soruşturması sonucunda "Yükseköğretim Kurumu Personelini Tehdit Etmek" fiilini işlediğinden bahisle Yükseköğretim Kurumları Öğrenci Disiplin Yönetmeliği'nin 7. maddesi uyarınca 2019-2020 bahar yarıyılında uygulanmak üzere yükseköğretim kurumundan bir yarıyıl uzaklaştırılmasına ilişkin davalı idarenin 25/02/2020 tarihli ve 85878037-050.03.04 sayılı işlemi ile bildirilen Başkent Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Disiplin Kurulu'nun 20/02/2020 tarihli ve 1 sayılı kararının iptali istemiyle açılan davada; disiplin cezaları, eğitim ve öğretim hizmetlerinin daha sağlıklı, güvenli ve disiplin içerisinde yürütülmesi kapsamında ve kamu düzeninin ve kamu yararının devamlılığının sağlanması amacıyla eğitim ve öğretim kurumlarınca öğrenciler için eğitim ve öğretim faaliyetleri süresince disiplinsizlik eylemleri için uygulanacak yasal olarak düzenlenmiş yaptırımlar olduğu, eğitim ve öğretim faaliyetleri süresince uymaları gereken kurallar kamu hizmeti ve hizmet gerekleri ile sınırlandırılmış bu sınırlar dışına çıkanların ise disiplin cezaları ile cezalandırmalarının öngörüldüğü, Yükseköğretim kurumu öğrencilerine verilecek disiplin cezalarının amacı, yükseköğretim kurumu içerinde huzur, sükun ve disiplin sağlanması, eğitim ve öğretim faaliyetleri ile bağdaşmayan, eğitim ve öğretim faaliyetlerinin sağlıklı bir şekilde yürütülmesine engel olan fiil ve davranışların önlenmesinin amaçlandığı, bununla birlikte öğrenciler hakkında uygulanacak disiplin cezalarının öğrencilerin eğitim ve öğrenim hakkını yakından etkileyecek olması nedeniyle, disiplin soruşturmasına ilişkin usul ve esasların kurallara bağlandığı, disiplin cezası vermeye yetkili mercilerce suç sayılacak eylemlerin işlendiğinin öğrenilmesi halinde bu öğrenciler hakkında yapılacak soruşturmada, varsa iddia sahipleri ile tanık ifadeleri alınarak gerekli araştırma ve inceleme ile soruşturma sonucunda olayın değerlendirilmesi, adli, idari ve disiplin yönünden öğrenci hakkındaki soruşturmacı kanaat ve teklifinin de yer aldığı soruşturma raporunun hazırlanması, olayın şüpheye yer vermeyecek şekilde somut delillerle ortaya konulmuş olması, öğrenci hakkında isnat edilen suç konusu eylem, işlem, tutum ve davranışların tek tek bildirilerek savunmasının alınması ve bunlardan sonra yetkili amir ve kurullarca bilgi ve belgelerin bulunduğu soruşturma dosyasının incelenerek karar verilmesi gerektiği, olayda, dava konusu disiplin cezasının dayanağı olan soruşturma raporu ve eki belgelerin incelenmesinden, davacıya Yükseköğretim Kurumları Öğrenci Disiplin Yönetmeliği'nin 7. maddesinin (a) bendinde yer alan "Yükseköğretim kurumu personeli ve öğrencilerini tehdit etmek" fiilini işlediği gerekçesiyle dava konusu disiplin cezasının verildiği görülmekte ise de, davacıya isnat edilen fiilin gerçekleştiğinin herhangi bir şüpheye yer bırakmayacak biçimde hukuken kabul edilebilir somut delillerle ortaya konulamadığı, diğer yandan, Kas İskelet Sistemi Hastalıkları dersi öğretim elemanı Doç. Dr .... tarafından "şahsın aldığı notu beğenmeyerek itirazda bulunduğunu; fakat itirazının kabul edilmediğini, kendisini defalarca arayarak telefonla aramasına rağmen telefonlara yanıt vermediğini, şahsın annesinin kendisine telefonda ve mesaj yoluyla tehditte bulunduğunu" ileri sürülerek şikayetçi olunması üzerine Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığının 2020/4027 esasına kayden yürütülen soruşturmada 13/02/2020 tarihli karar ile şahsın üzerine atılı tehdit suçunu işlediğine dair, her türlü şüpheden uzak kamu davası açılmasını gerektirir kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gerekçesiyle kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar verildiği, idari nitelikteki disiplin cezaları için de geçerli olan cezayı gerektiren suç, tüm unsurları ile birlikte tamam olmadan ve hukuken itibar edilebilir somut delillerle ortaya konulmadan failin cezalandırılamayacağı yolundaki ceza hukuku ilkesi de dikkate alındığında, dava konusu disiplin cezasında hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali yönünde Ankara 16. İdare Mahkemesi'nce verilen 09/09/2020 gün ve E:2020/732, K:2020/1243 sayılı kararın; davalı idare vekilince, Ceza yargılaması ile disiplin cezası uygulamaları birbirinden tamamen bağımsız kurumlar olup idare, disiplin yönetmeliğini uygularken ve disiplin cezası verirken ceza yargılaması görev ve rolünü üstlenmediği, disiplin soruşturması sonucunda Yükseköğretim Kurumları Öğrenci Disiplin Yönetmeliği’ne göre uygulanan cezalar, ceza yargılamasıyla eş değer olmayıp bir kişinin ceza hukuku anlamında suç işleyip işlemediğine karar veren bir mekanizmaya sahip olmadığı, dava konusu işlem hukuka ve kanuna uygun olarak idarenin takdir yetkisi dahilinde, kamu yararı ve hizmetin gereklerine uygun olarak tesis edildiği ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığı savunularak talebin reddine karar verilmesi istenilmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesince, 2577 sayılı Kanunun 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek işin gereği görüşülüp düşünüldü:
İstinaf başvurusuna konu edilen mahkeme kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun olup kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, 2577 sayılı Yasanın 45/3. maddesi uyarınca istinaf başvurusunun reddine, istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin başvuruda bulunan üzerinde bırakılmasına ve posta gideri avansından artan miktarın Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi uyarınca istinaf başvurusunda bulunana iadesine, 2577 sayılı Yasanın 45. maddesinin 6. fıkrası gereğince diğer kanun yolları kapalı ve kesin olmak üzere, 08.12.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)