(2577 S. K. m. 45)
BAŞVURUNUN KONUSU: Davacı tarafından, adına tanzim ve tebliğ olunan, 07/06/2017 tarih ve 20170607660ir002621 sayılı, 07/09/2017 tarih ve 20170907660ir0047619 sayılı, 15/01/2019 tarih ve 20190115660ir0000219-220 sayılı, 30/04/2019 tarih ve 20190430660ir0000002 sayılı ödeme emirlerinin iptali istemiyle açılan davada; davacı adına kayıtlı iki araç bulunduğundan ödeme emirlerindeki amme alacaklarının araçlar bazında ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiği, ödeme emirlerindeki .... plakalı araçtan doğan amme alacakları bakımından; Mahkemelerince yapılan araç takyidat bilgisi sorgulamasında, 1993 model kamyonet cinsi .... plakalı aracın davacı adına kayıtlı bulunduğu, aracın alıcı üzerine tescil edildiğinin ilgili noterlik tarafından bildirimi üzerine motorlu taşıtlar vergisi mükellefiyetinin başladığı, amme alacaklarının beyana dayalı olması sebebiyle davacı adına kayıtlı .... plakalı araç hakkında 2017/1-2, 2018/1-2 ve 2019/1 dönemlerine ilişkin olarak tahakkukların gerçekleştiği, motorlu taşıtlar vergilerinin vadesinde ödenmemesi üzerine davacı adına ödeme emirlerinin tanzim ve tebliğ edildiği, davacı tarafından ödeme emirlerine dava açılmakla birlikte, .... plakalı araçla ilgili olarak mükellefiyetinin sona erdiğine ilişkin herhangi bir itirazda bulunulmadığı gibi dosyaya buna ilişkin bilgi ve belge de sunulmadığı anlaşıldığından, kesinleşen ve vadesinde ödenmeyen amme alacakların tahsili amacıyla, davacı adına tanzim olunan ödeme emirlerindeki .... plakalı araçtan doğan amme alacakları yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı, ödeme emirlerindeki .... plakalı araçtan doğan amme alacakları bakımından; Mahkemelerince yapılan araç takyidat bilgisi sorgulamasında, 2006 model kamyon cinsi .... plakalı aracın davacı adına kayıtlı bulunduğu, aracın alıcı üzerine tescil edildiğinin ilgili noterlik tarafından bildirimi üzerine motorlu taşıtlar vergisi mükellefiyetinin başladığı, amme alacaklarının beyana dayalı olması sebebiyle davacı adına kayıtlı .... plakalı araç hakkında 2017/1-2, 2018/1-2 ve 2019/1 dönemlerine ilişkin olarak tahakkukların gerçekleştiği, motorlu taşıtlar vergilerinin vadesinde ödenmemesi üzerine davacı adına ödeme emirlerinin tanzim ve tebliğ edildiği, dosyaya sunulan bilgi ve belgelerden; davacı tarafından, adına kayıtlı aracın 2010 yılında Gürcistan'da tamirciye (K4) bırakıldığı, aracın bırakıldığı tamirci tarafından aracın parçalanarak parçalar halinde satıldığı, buna istinaden davacı tarafından Gürcistan yetkili mahkemeleri nezdinde başvuruda bulunulduğu, Bolnisi Bölgesi Mahkemesi'nin 04/12/2012 tarih ve 109-12 sayılı kararı ile tamirci olan K4 hakkında ceza ve tazminata hükmedildiği, davacı tarafından 14/02/2013 tarihinde İstanbul Emniyet Müdürlüğüne aracın trafik ve vergi işlemlerinin sonlandırılması istemiyle başvuruda bulunulduğu, emniyet müdürlüğünce yapılan araştırmada Gürcistan mahkeme kararının gerçeği yansıttığının tespit edildiği ancak aracın çalıntı olarak görünmemesi ve üzerinde yakalama kararı olması sebebiyle aracın kaydının kapatılamadığı, araç kaydının kapatılmaması nedeniyle vergi dairesi müdürlüğü tarafından davacının motorlu taşıtlar vergisi mükellefiyetinin devam ettirildiği, davacıya ait aracın, bırakıldığı tamirci tarafından parçalar halinde satıldığı, bu durumun "zilyedinin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı, kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla bulunduğu yerden alınması" anlamındaki hırsızlık olarak nitelendirilemeyeceği, ancak "muhafazası veya belirli bir şekilde kullanılması için kendisine zilyetliği devredilen malı devralan şahsın, zilyetliğin devri amacı dışında kendisinin veya başkasının yararına olarak malı kullanması veya zilyetliğin devri" anlamına gelen güveni kötüye kullanma niteliğinde olduğu, bu nedenle aracın çalıntı olarak nitelendirilemediği, Emniyet Genel Müdürlüğünün de bu sebepten ötürü araç kaydını kapatamadığı, davacının sicil kayıtlarında aracın maliki olduğu görünmekte ise de; mülkiyet hakkının, bir mal üzerinde malike kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma hakkını tanıdığı, davacının aracı çalınmamış olsa da başkası tarafından parçalanarak satılması sonucunda davacının araç üzerindeki mülkiyet hakkını kullanamadığının açık olduğu, ayrıca buna ilişkin olarak davacı tarafından Gürcistan yetkili mahkemesine ve Emniyet Genel Müdürlüğüne başvuruda bulunması karşısında, Vergi Usul Kanunu'nun 3. maddesinde de belirtildiği üzere, vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğundan hareketle, aracın mülkiyetini elinde bulundurmayan davacı adına tanzim olunan ödeme emirlerindeki .... plakalı araçtan doğan amme alacakları yönünden hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar veren İstanbul 4. Vergi Mahkemesi Hakimliği'nin 04/11/2019 tarih ve E:2019/1159, K:2019/2126 sayılı kararına davalı idare tarafından istinaf başvurusunda bulunularak; kararın hukuka uygun olmadığı ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma dilekçesi verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Altıncı Vergi Dava Dairesi'nce dosyadaki belgeler incelenip davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusu hakkında işin gereği görüşüldü:
Dava dosyasının incelenmesinden, dayandığı gerekçeler karşısında, istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu anlaşıldığından ve istinaf dilekçesinde ileri sürülen iddiaların da söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediğinden, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine, istinaf aşamasına ait 30,00-TL yargılama giderinin istinaf yoluna başvuran davalı idare üzerinde bırakılmasına, tahsil edilen posta avansından artan kısmın ilgilisine iadesine, kararın taraflara tebliği için dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 17/07/2020 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. (¤¤)