İSTEMİN ÖZETİ: Mardin İli, ... İlçe Jandarma Komutanlığı emrinde Jandarma Yüzbaşı olarak görev yapan davacı tarafından, ... İli, ... İlçe Jandarma Komutanlığı emrinde görev yaptığı dönemde ''askeri silsileyi bozarak hareket etmek'' fiilini işlediğinden bahisle kınama cezası ile tecziyesine ilişkin 20.02.2014 tarih ve 2014/12 sayılı ... İl Jandarma Komutanlığı işleminin iptali ve özlük dosyasından çıkarılması talebiyle yapmış olduğu başvurusunun reddine ilişkin 20.06.2018 tarih ve 74873666-1500-2423609 sayılı Jandarma Genel Komutanlığı işleminin iptali istemiyle açılan davada, işlemin, disiplin cezasının iptali yönünden davanın süre aşımı yönünden reddine; disiplin cezasının özlük dosyasından silinmesine yönelik başvuru bakımından ise iptali yönünde Mardin 2. İdare Mahkemesi'nce verilen 13/09/2019 tarih ve E: 2018/1555 K: 2019/1418 sayılı kararın; davacı tarafından; idarenin hiç oluşmadığı bir disiplinsizlik konusunda, apaçık hukuka aykırı bir biçimde şahsına disiplin cezası vermek suretiyle yürürlüğe soktuğu idari işlemin kurucu unsurundaki açık ihlal sebebiyle, işlemin kimliğini kaybettirecek seviyede sakat olduğu için tartışmaya dahi mahal vermeyecek şekilde yok hükmünde olduğu, amacının işlemdeki yokluk halinin tespit edilmesi olduğu, disiplin cezasının özlük dosyasından silinmesi biçiminde bir talebinin olmadığı gerekçesiyle kaldırılması; davalı idare tarafından; dava konusu kınama cezasının kesinleşmek suretiyle uygulanması üzerinden henüz beş yıllık süre geçmeden davacı tarafından disiplin cezasının silinmesinin talep edildiği, davacının talep tarihi olan 06/06/2018 tarihinde henüz beş yıllık sürenin dolmadığı ve bu sürenin 2019 yılında dolacağı hususları yerel mahkemece göz ardı edilerek haksız bir hüküm tesis edildiği ileri sürülerek kararın iptale ilişkin kısmının kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ(DAVALI):Disiplin cezalarının silinmesine dair kanun hükmünün açık olduğu, kanunda kınama cezasının uygulanmasından itibaren beş yıl geçtikten sonra cezaların silinmesinin istenebileceği ve talep doğrultusunda işlem yapılabilmesi için ise bu beş yıllık süre içinde davranışlarının cezasının silinmesini haklı kılacak nitelikte olması gerektiği, davacının talep tarihinde henüz beş yıllık sürenin dolmadığı ve bu sürenin 2019 yılında dolacağı ileri sürülerek istinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi 5. İdari Dava Dairesi'nce 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek işin gereği görüşüldü:
Dava; Mardin İli, ... İlçe Jandarma Komutanlığı emrinde Jandarma Yüzbaşı olarak görev yapan davacı tarafından, ... İli, ... İlçe Jandarma Komutanlığı emrinde görev yaptığı dönemde ''askeri silsileyi bozarak hareket etmek'' fiilini işlediğinden bahisle kınama cezası ile tecziyesine ilişkin 20.02.2014 tarih ve 2014/12 sayılı ... İl Jandarma Komutanlığı işleminin iptali ve özlük dosyasından çıkarılması talebiyle yapmış olduğu başvurusunun reddine ilişkin 20.06.2018 tarih ve 74873666-1500-2423609 sayılı Jandarma Genel Komutanlığı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
İdare Mahkemesince, "...Davacının kınama cezası ile tecziye edilmesine ilişkin 20.02.2014 tarih ve 2014/12 sayılı ... İl Jandarma Komutanlığı işleminin iptali talebi yönünden; dava dosyasına suluna bilgi ve belgelerin tetkikinden; davacının 20.02.2014 tarih ve 2014/12 sayılı ... İl Jandarma Komutanlığı işlemi uyarınca kınama cezasıyla tecziye edildiği, davacı tarafından bahsi geçen işleme karşı 12.03.2014 tarihinde itirazda bulunulduğu, yapılan itirazın 19.03.2014 tarihli ... İl Jandarma Komutanlığı işlemiyle reddedildiği ve itirazın reddine ilişkin işlemin davacıya 26.03.2014 tarihinde tebliğ edildiği, bahsi geçen işlemlerin dava konusu edilmemesi üzerine verilen disiplin cezasının kesinleştiği görüldüğünden, davacı tarafından kınama cezası ile tecziye edilmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle yapılan başvurunun ''tesis edilen idari işlemin kaldırılmasına yönelik bir başvuru'' kapsamında olduğu ve dolayısıyla 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 11. maddesi kapsamında yapılan bir başvuru niteliği taşıdığı, ilgili mevzuat hükmünde de belirtildiği üzere bu kapsamda yapılan başvuruların ''idari dava açma süresi içerisinde'' yapılması gerektiği açık olup, dava konusu kınama cezasına karşı yapılan itirazın reddedilmesine ilişkin işlemin 26.03.2014 tarihinde tebliğinin üzerinden yaklaşık 4 yıl sonra yapılan başvurunun süresinde olmadığı ve davanın bu yönüyle süreaşımı nedeniyle reddedilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. - Davacının kınama cezasının özlük dosyasından çıkarılması talebi yönünden; yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinde; ilgililerin kınama cezalarının uygulanmasından başlayarak beş yıl geçtikten sonra atamaya yetkili amire başvurarak verilmiş olan disiplin cezalarının özlük dosyalarından silinmesini isteyebileceği, ilgililerin bu süreler içerisindeki davranışlarının bu isteklerini haklı kılacak nitelikte görülmesi durumunda söz konusu cezaların özlük dosyalarından silineceği hususları belirtilmiş olup,2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 10. maddesi kapsamında bir başvuru niteliği taşıyan söz konusu talebe istinaden tesis edilen dava konusu işlemde bahsi geçen mevzuat hükümleri uyarınca bir değerlendirme yapılmadığı, yalnızca ilgili disiplin cezasının kaldırılması yönünde bir mahkeme kararı bulunmadığı gerekçesiyle herhangi bir işlem yapılamayacağının belirtilerek talebin reddedildiği görülmüş olup, bahsi geçen disiplin cezasının davacının özlük dosyasından silinmesi talebine ilişkin olarak eksik inceleme yapılmak suretiyle talebin değerlendirilmeksizin reddedilmesine ilişkin olarak tesis edilen dava konusu işlemde bu yönüyle hukuka uyarlık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır" yönündeki gerekçe ile işlemin, disiplin cezasının iptali yönünden davanın süre aşımı yönünden reddine; disiplin cezasının özlük dosyasından silinmesine yönelik başvuru bakımından ise iptaline karar verilmiştir.
7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un ''Disiplin cezaları'' başlıklı 7. maddesinin 5. fıkrasında: ''Devlet memurluğundan çıkarma ya da meslekten çıkarma cezalarından başka bir disiplin cezasına çarptırılmış olanlar, uyarma ve kınama cezalarının uygulanmasından başlayarak beş yıl, diğer cezaların uygulanmasından başlayarak on yıl geçtikten sonra, atamaya yetkili amire başvurarak verilmiş olan disiplin cezalarının özlük dosyasından silinmesini isteyebilir. İlgilinin bu süreler içerisindeki davranışları, bu isteğini haklı kılacak nitelikte görülürse söz konusu ceza özlük dosyasından silinir.'' hükmü yer almaktadır.
Dava dosyasının incelenmesinden; Mardin İli, ... İlçe Jandarma Komutanlığı emrinde Jandarma Yüzbaşı olarak görev yapan davacının, ... İli, ... İlçe Jandarma Komutanlığı emrinde görev yaptığı dönemde ''askeri silsileyi bozarak hareket etmek'' fiilini işlediğinden bahisle 20.02.2014 tarih ve 2014/12 sayılı ... İl Jandarma Komutanlığı işlemiyle kınama cezası ile tecziye edildiği, bahsi geçen kınama cezasının iptali ve dosyasından çıkarılması talebiyle 06.06.2018 tarihinde başvuruda bulunduğu, yapılan başvurunun ilgili disiplin cezasının silinmesine yönelik herhangi bir adli/idari karar bulunmadığı gerekçesiyle 20.06.2018 tarih ve 74873666-1500-2423609 sayılı Jandarma Genel Komutanlığı işlemiyle reddedilmesi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Davacının istinaf başvurusuna yönelik değerlendirme;
Davacı tarafından, özetle, disiplin cezası işleminin yoklukla malûl olduğu, bu nedenle de, söz konusu işlemin dosyasından çıkarılması gerektiği, 7068 sayılı Kanun'un disiplin cezalarının özlük dosyasından silinmesine ilişkin bir talebinin olmadığı belirtilerek kararın kaldırılması istemiyle istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere idare hukukunda “yokluk” idari işlemin iki yönünden ortaya çıkabilir. Birincisi, mevcut sanılan idari işlemin maddi âlemde var olmaması, fiziken bulunmaması şeklinde açıklanabilecek “maddi, fiili yokluk” hali; ikincisi ise, idari işlemin maddi olarak mevcut olmakla beraber hukuki açıdan “ağır ve bariz (apaçık)” bir sakatlığına tekabül eden “yok hükmünde sayılma" durumudur. Bu durumda iptale yol açan sakatlık ile yokluğa yol açan sakatlık arasında sakatlığın ağırlık derecesine göre ayırım yapılmaktadır. Yoklukla malûl bir idari işlemin yargısal denetimi, iptal davasından farklı özellikler gösterir. Bu bağlamda yokluk hali, kamu düzenine ilişkin olması sebebiyle re’sen dikkate alınması gerektiğinden dava açma süresine bağlı olmama, idarece her zaman geri alınabilme gibi sonuçlar doğurur.
Açıklamalar ışığında yapılan incelemede, davacının savunma hakkı tanınarak kınama disiplin cezası ile cezalandırıldığı, verilen cezanın davacıya tebliğ edildiği, davacıya itiraz hakkı tanındığı, dolayısıyla davacıya disiplin cezası verilmesine ilişkin işlemin varlık koşullarının mevcut olduğu, bu nedenle işlemin yok hükmünde sayılmasını gerektirecek ağır ve bariz bir sakatlığın bulunmadığı, dolayısıyla da davada “yokluk” halinin de mevcut olmadığı anlaşıldığından davacının istinaf talebinin bu gerekçe ile reddine karar verilmesi gerekmektedir.
Davalı idarenin istinaf başvurusuna yönelik değerlendirme;
Davalı idare tarafından, dava konusu kınama cezasının kesinleşmek suretiyle uygulanması üzerinden henüz beş yıllık süre geçmeden davacı tarafından disiplin cezasının silinmesinin talep edildiği, davacının talep tarihi olan 06/06/2018 tarihinde henüz beş yıllık sürenin dolmadığı ve bu sürenin 2019 yılında dolacağı hususları yerel mahkemece göz ardı edilerek haksız bir hüküm tesis edildiği ileri sürülerek kararın iptale ilişkin kısmının kaldırılması istenilmektedir.
İdare Hukukunun yerleşik içtihatlarından olan "taleple bağlılık" ilkesi uyarınca, idari yargı mercilerinde açılan davalarda, idare mahkemelerinin davacının istemi ile bağlı olduğu, istemi genişletecek biçimde karar verilemeyeceği kuralı yer almaktadır.
İdare Mahkemesince her ne kadar "Olayda; davacı tarafından yapılan 06.06.2018 tarihli başvuru dilekçesinin içeriği incelendiğinde, kınama cezası ile tecziyesine ilişkin işlemin iptali ile ilgili cezanın özlük dosyasından silinmesine yönelik iki ayrı talebinin mevcut bulunduğu görülmekte olup, niteliği itibariyle birbirinden farklı olan mezkur taleplerin hukuki değerlendirmelerinin ayrı ayrı yapılması gerekmektedir" yönündeki gerekçe ile dava konusu "davacının kınama cezası ile tecziye edilmesine ilişkin 20.02.2014 tarih ve 2014/12 sayılı ... İl Jandarma Komutanlığı işleminin iptali" ve "davacının kınama cezasının özlük dosyasından çıkarılması talebi" olarak belirlenip ayrı ayrı değerlendirme yapılıp karar verilmişse de; yukarıda da belirtildiği üzere, davacının başvurusunun, işlem tarihinde yargı denetimine kapalı olan 6413 sayılı Kanun'a göre verilen kınama cezası işleminin yokluk denetimi yapılarak yok hükmünde sayılması ve bu suretle de işlemin dosyasından çıkarılması istemine ilişkin olduğu, diğer bir anlatımla, dosyadan çıkarılma talebinin yokluk tespitinin doğal sonucu olduğu, bu nedenle 7068 sayılı Kanun'un 7. maddesinin 5. fıkrası uyarınca bir talepte bulunulmadığından Mahkemece bu yönde bir hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğu anlaşıldığından, davalı idarenin istinaf talebinin kabulü ile anılan hükmün kaldırılmasına karar verilmiştir.
Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf talebinin yukarıda yer verilen gerekçe ile reddine, davalının istinaf talebinin kabulü ile Mardin 2. İdare Mahkemesi'nce verilen 13/09/2019 tarih ve E: 2018/1555, K:2019/1418 sayılı kararın "söz konusu disiplin cezasının özlük dosyasından silinmesine yönelik başvurusunun reddine ilişkin kısmı yönünden ise iptaline" yönelik kısmı ve bu kısım nedeniyle davalı idare aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmesine yönelik kısmının kaldırılmasına, mahkeme kararının kaldırılan kısmı nedeniyle ilk derece yargılama giderleri yönünden de yeniden hüküm kurulması gerektiğinden, davacı tarafından ilk derece ve istinaf aşamasında yapılan ve aşağıda dökümü gösterilen 385,80-TL yargılama giderinin davacı üzerine bırakılmasına, davalı idare tarafından istinaf aşamasında yapılan ve aşağıda dökümü gösterilen 32,20-TL yargılama gideri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.700,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, posta gideri avansından artan miktarın istinaf talebinde bulunan taraflara re'sen iadesine, 08/06/2020 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. (¤¤)