(2577 S. K. m. 45)
İSTEMİN ÖZETİ: Trabzon İdare Mahkemesi'nin 23/01/2020günlü, E:2018/1327, K:2020/42 sayılı kararının;2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca istinaf yoluyla incelenerek kaldırılması istenilmektedir.
CEVABIN ÖZETİ: Cevap verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Samsun Bölge İdare Mahkemesi İkinci İdari Dava Dairesince dava dosyası 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca incelenerek işin gereği görüşüldü:
Dava; Trabzon Büyükşehir Belediye Meclisi'nin 20/02/2018 tarih ve 962 sayılı kararı ile kabul edilen ve askı süresi sonunda yapılan itirazların değerlendirilmesi neticesinde 17/07/2018 tarih ve 4372 sayılı Belediye Meclisi kararı ile onaylanarak kesinleşen Ortahisar İlçesi 1.Etap 1/5000 ölçekli revizyon+ilave nazım imar planı ile bu planın dayanağı olan ve Trabzon Büyükşehir Belediye Meclisi'nin 15/01/2018 tarih ve 8 sayılı kararı ile onaylanan 1/25000 ölçekli 1.planlama alt bölgesi nazım imar planının iptali istemiyle açılmıştır.
Trabzon İdare Mahkemesi'nin 23/01/2020günlü, E:2018/1327, K:2020/42sayılıkararıyladava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler ile yukarıda özetlenen bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden; planların kademeli birlikteliği ilkesi doğrultusunda üst ölçekli planda yapılan değişikliklerin alt ölçekli planlara aktarılması amacıyla hazırlanan planların, imar mevzuatı, planlama esasları ve şehircilik ilkeleri açısından bir zorunluluk olduğu, Ortahisar Batı, Doğu ve Merkez Planlama Bölgesi 1/5000 ölçekli nazım imar planlarında öngörülen nüfusun, mevcut nüfusun gelişme yapısıyla uyumlu olduğu, dava konusu planlarla öngörülen gelişme yapısının Ortahisar ilçesinin mevcut gelişme yapısı ile uyumlu olduğu, nüfus ataması yapılırken ve buna göre konut ve donatı alanları düzenlenirken nüfusun gelişme dinamiklerinin dikkate alındığı, 1/5.000 ölçekli revizyon+ilave nazım imar planında dayanak planlardan farklı olarak Ortahisar ilçesi kentsel alan genelinde öngörülen nüfusun azaltılmasının dayanak plan hükümlerine aykırılık veya çelişki olmayıp aksine planların kademeli birlikteliği ilkesinin gereği olduğu, öngörülen nüfusun azaltılması kararı açısından dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve dayanağı 1/25000 ölçekli nazım imar planının üst ölçekli planlar ile çelişmedikleri, ancak; dava konusu 1/25000 ve 1/5000 ölçekli nazım imar planlarında ulaşım sisteminde yapılan değişikliklerin planların kademeli birlikteliği ilkesinin imkan tanıdığı alt ölçekli planda üst ölçekli planın temel ilkelerinin korunması koşuluyla değişiklik yapılabilme yaklaşımı kapsamında olmadığı, dava konusu plan öncesi yürürlükte olan planlara göre dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planında donatı miktarı artırılsa da dava konusu planda eğitim, sağlık, sosyal ve kültürel tesisler, ibadet alanı ile teknik altyapı gibi kullanımlarının Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinde belirtilen asgari standartların altında olduğu, sadece Sosyal Açık ve Yeşil Alanların mevzuattaki standartlara yakın olarak ayrıldığı, donatı alanlarının yetersizliğinin sadece meskun alanlarda değil yeni gelişme konut alanlarında da görüldüğü, bu nedenle planlama alanında donatı dengesinin sağlanamayacağı ve bölgede yaşayanlara sunulan hizmet kalitesinin yetersiz olacağı, öngörülen nüfusun ihtiyaç duyacağı donatı alanlarının planlama alanı içerisinde düzenlenmemesi sonucu planlama alanının çevresindeki donatı alanları üzerindeki baskıyı artıracağından kent bütününde kurgulanan teknik ve sosyal donatı alanı dengesinin bozulacağı, üst ölçekli planda öngörülen gelişme şeması, planın bütünlüğü ve iç tutarlığının olumsuz etkileneceği, donatı miktarı açısından mevcut plandaki olumsuzlukların dava konusu planlarda da devam ettiği, özellikle gelişme konut alanlarında öngörülen donatı alanları açısından dava konusu planın Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği hükümlerine aykırı olduğu, donatı merkezlerinin çoğu mevcut yapılaşmış alanlara yönelik olarak mevcut planda kurgulanan alanlarken, özellikle yeni yerleşime açılacak alanlarda düzenlenen donatı kullanımlarının hem miktar olarak hem de mekansal kurgu açısından öngörülen nüfusun ihtiyaçlarını karşılamaktan uzak olduğu, 2.12. nolu plan notu ile donatı alanlarının oluşturulması için kamusal kullanımlarda kalan parsel sahiplerine imar hakkı transferine imkan tanındığı, emsal hakkı transferine yoğunluk artışı imkanı tanınmasının ve emsal hakkı transferine yönelik bölgelemenin donatı kurgusunun düzenlendiği 1/5000 ölçekli nazım imar planında yapılmayıp alt ölçekli uygulama imar planına bırakılmasının yoğunluk artışı nedeniyle zaten yetersiz olan donatı kurgusunu bozması nedeniyle imar mevzuatı, şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararı ilkesine aykırı olacağı, ayrıca ilave yoğunluk artışına imkan tanıması nedeniyle 3.1.3. nolu plan notunun bölgede zaten yetersiz olan donatı dengesini olumsuz etkileyeceği, yine 4.1. nolu plan notunun Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğine aykırı olduğu, 1/25000 ölçekli planın isim olarak nazım imar planı olarak isimlendirilse de 1/5000 ölçekli nazım imar planından daha genel ve soyut bir niteliğe sahip olduğu, 1/25000 ölçekli nazım imar planının, arazi kullanım kararlarının mekansal dağılımına ilişkin genel düzenlemeleri içerdiği, 1/5000 ölçekli nazım imar planında dayanak plan doğrultusunda arazi kullanım kararlarının mekansal ve büyüklük dağılımının ayrıntılandırıldığı, bu kapsamda 1/5000 ölçekli nazım imar planında düzenlenen donatı kurgusunun dayanağının 1/25000 ölçekli nazım imar planı olduğu, Ortahisar ilçesinde kurgulanan teknik ve sosyal donatı alanı yetersizliğinin sadece 1/5000 ölçekli plandan kaynaklanmadığı, donatı kullanımlarının mekansal kurgusuna ilişkin düzenlemeler içeren dayanak 1/25000 ölçekli nazım imar planından kaynaklandığı, dolayısıyla dayanak 1/25000 ölçekli nazım imar planının da donatı kurgusu açısından aykırılıklar taşıdığı görülmekle, Trabzon Büyükşehir Belediye Meclisi’nin 20.02.2018 tarih ve 962 sayılı kararı ile onaylanan Ortahisar ilçesi Doğu Planlama Bölgesi 1/5.000 ölçekli revizyon+ilave nazım imar planı ile bu planın dayanağı olan Trabzon Büyükşehir Belediye Meclisi’nin 15.01.2018 tarih ve 8 sayılı kararıyla onaylanan Akçaabat, Ortahisar, Yomra ve Arsin İlçelerinin oluşturduğu 1. alt bölgeye ilişkin olarak hazırlanan 1/25.000 ölçekli nazım imar planının imar mevzuatı, şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararına aykırı olduğu anlaşıldığından, dava konusu işlemlerde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemlerin iptalinekarar verilmiştir.
Davalı tarafından; hükme esas alınan bilirkişi raporuna karşı ileri sürdükleri itirazların mahkemece dikkate alınmadığı, 1/50000 ölçekli planda 2019 yılında yapılan değişikle ulaşım kurgusu açısından oluşan çelişkinin giderildiği, ancak alt kademe planların üst kademe planlarla uyumlanması için verilen 1 yıllık süre dolmadan planın yürütmesinin durdurulduğu, donatı kurgusu yönünden ise, sağlık tesis alanı olarak planlanan 27 adet yere ihtiyaç olmadığının Sağlık Bakanlığı tarafından iletilmesi üzerine plan değişikliği yapılarak bu alanların sağlık tesis alanı kararının kaldırıldığı, İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından çalışmalar yapıldığı ve plan kararları nedeniyle vatandaşın oluşan mağduriyetinin giderilmeye çalışıldığı, plan kararlarına yönelik bilirkişi değerlendirmelerinin de hatalı olduğu, söz konusu plan notlarının ihtiyaçlar gözetilerek belirlendiği, bu plan notlarının uygulanmasının uygulama imar planına bırakılmasının da zorunluluk olduğu, nazım imar planları ile uygulama yapılmasına olanak bulunmadığı, Trabzon ilinin büyükşehir statüsüne kavuşması ile il genelinde yürütülen planlama çalışmalarının mevzuata uygun olduğu ileri sürülerek anılan karara karşı istinaf başvurusunda bulunulmakta ve kararın kaldırılması istenilmektedir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'un 19. maddesi ile değişik 45. maddesinin 3. fıkrasında; “Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir.” hükmü yer almaktadır.
Trabzon İdare Mahkemesi'nce verilen 23/01/2020 günlü, E:2018/1327, K:2020/42 sayılı karar ve dayandığı gerekçe hukuka ve usule uygun olup, istinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığından, istinaf başvurusunun reddine, aşağıda dökümü yapılan 219,60-TL istinaf yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına, artan posta gideri avansının kararın kesinleşmesinden sonra davalıya iadesine, 2577 sayılı Kanunun 46/f maddesi uyarınca, kararın tebliğini izleyen günden itibaren 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay'da temyiz yolu açık olmak üzere, 17/07/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)