İstemin Özeti: Davacı tarafından, 675 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname uyarınca sicilden terkin edilen ... Yayıncılık Hizmetleri A.Ş.'den 192.500,00-TL alacaklı olduğu ve anılan alacağın tarafına ödenmesi istemini içeren 25/08/2017 tarihli başvurusunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ile 192.500,00-TL tutarındaki alacağın (İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin E:2015/322 esasına kayden açılan davanın tarihi olan) 25/03/2015 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile tarafına ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davada; olağanüstü hal müddetinde kapatılan kurum ve kuruluşların tasfiye sürecinin belirli bir zaman alacak olmasının ticari hayatın akışında beklenebilir bir durum olduğu, kapatılan kurum ve kuruluşların bütün alacaklılarına 60 gün içerisinde cevap verilmesi hususunun idareye yüklenemeyeceği, daha özel ve sonraki kanun niteliğinde olan 675 sayılı KHK'nın 16. maddesinde de zımni ret müessesine yer verilmediği anlaşılmış olup, başvuru üzerine 60 gün içerisinde işlem tesis edilmediğinden bahisle açılan iş bu davanın esasının incelenmesinin mümkün olmadığından, 675 sayılı KHK'nın 16/4. maddesi gereğince, idareye yapılan başvurunun yetkili idari merci tarafından kısmen veya tamamen reddine ilişkin bir karar verildikten sonra dava açılması kuralına uyulmadığından, bu aşamada açılan davanın esasının incelenmesine olanak bulunmadığı gerekçesiyle davanın incelenmeksizin reddi yolunda İstanbul 6. İdare Mahkemesince verilen 09/10/2019 tarih ve E:2018/1917, K:2019/2062 sayılı kararın, idarenin ne zaman cevap vereceği veya cevap verip vermeyeceğinin belli olmadığı, bu nedenle zımnı ret işleminin icrai olduğu iddialarıyla kaldırılması ve işin esası hakkında yeniden karar verilmesi davacı tarafından istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Onuncu İdare Dava Dairesi'nce gereği görüşüldü:
17.8.2016 tarihli, 29804 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanıp yürürlüğe giren 670 sayılı KHK'nin "Devir işlemlerine ilişkin tedbirler" başlıklı 5. maddesinin 1. fıkrasıyla, ülke genelinde ilan edilen olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan Kanun Hükmünde Kararnameler gereğince kapatılan ve Vakıflar Genel Müdürlüğü veya Hazineye devredilen kurum, kuruluş, özel radyo ve televizyonlar, gazete, dergi, yayınevi ve dağıtım kanallarının her türlü taşınır, taşınmaz, malvarlığı, alacak ve hakları ile belge ve evraklarının (devralınan varlık) her türlü tespit işlemini yapmaya, kapsamını belirlemeye, idare etmeye, avans dahil her türlü alacak, senet, çek ve diğer kıymetli evraka ilişkin olarak dava ve icra takibi ile diğer her türlü işlemi yapmaya, devralınan varlıklarla ilgili olup, kanaat getirici defter, kayıt ve belgelerle teşvik edilen borç ve yükümlülükleri tespite ve hiçbir şekilde devralınan varlıkların değerini geçmemesi, ek mali külfet getirmemesi, kefaletten doğmaması ve Fethullaçı Terör Örgütü (FETÖ/PDY)'ne aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olmayan kişilerle gerçek mal veya hizmet ilişkisine dayanması şartıyla bu varlıkların değerlendirilmesi suretiyle bunları uygun bir takvim dahilinde ödemeye, kapatılan kurum ve kuruluşların taahhüt ve garanti ettiği ancak vermediği mal ve hizmet bedellerinin ödemesini durdurmaya veya ödemeye, tahsili mümkün olmadığı anlaşılan veya tahsilinde ve takibinde yarar bulunmayan hak ve alacaklar ile taahhüt ve garantilerin tahsilinden vazgeçmeye, her türlü sulh işlemini yapmaya, devralınan varlıklarla ilişkili kredi veya gerçek bir mal veya hizmet ilişkisine dayanan borçlar nedeniyle konulmuş ve daha önce kaldırılmış takyidatları kredinin veya borcun ödenebilmesini sağlamak amacıyla kaldırıldığı andaki koşullarla tekrar koydurmaya ve ihyaya, menkul rehinleri dikkate almaya, devralınan varlıklara konulan takyidatların sınırlarını belirlemeye ve kaldırmaya, finansal kiralama dahil sözleşmelerin feshine veya devamına karar vermeye, devralınan varlıkların idaresi, değerlendirmesi, elden çıkarılması için gerekli her türlü tedbiri almaya, gerektiğinde devralınan varlıkların tasfiyesi veya satışı amacıyla uygun görülen kamu kurum ve kuruluşlarına devretmeye, devir kapsamında olmadığı belirlenen varlıkları iadeye, kapatılanların gerçek kişiye ait olması halinde devralınacak varlıkların kapsamını belirlemeye, tereddütleri gidermeye, uygulamaları yönlendirmeye, bütün bu işlemleri yapmak amacıyla usul ve esasları belirlemeye, vakıflar yönünden Vakıflar Genel Müdürlüğü, diğerleri yönünden Maliye Bakanlığı yetkili kılınmış; 4. fıkrasıyla, 1. fıkra kapsamında tespite konu edilebilecek borç ve yükümlülüklere ilişkin olarak hak iddiasında bulunanlarca bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altmış günlük hak düşürücü süre içerisinde ilgili idaresine kanaat getirici defter, kayıt ve belgelerle müracaat edilmesi öngörülmüş; bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra yapılacak kapatma işlemlerinde ise altmış günlük sürenin kapatma tarihinden itibaren başlaması esası benimsenmiştir.
Öte yandan, 29.10.2016 tarihli, 29872 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 675 sayılı KHK'nin "Dava ve takip usulü" başlıklı 16. maddesiyle;
-Ülke genelinde ilan edilen olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan kanun hükmünde kararnameler gereğince kapatılan kurum, kuruluş, özel radyo ve televizyonlar, gazete, dergi, yayınevi ve dağıtım kanalları ile bunların sahibi gerçek veya tüzel kişiler aleyhine 17.8.2016 tarihinden önce açılan davalar ile bu kapsamda Hazine ile Vakıflar Genel Müdürlüğüne husumet yöneltilen davalarda mahkemelerce, 670 sayılı KHK'nin 5. maddesi uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle red kararı verilmesi; ülke genelinde ilan edilen olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan kanun hükmünde kararnameler gereğince kapatılan kurum, kuruluş, özel radyo ve televizyonlar, gazete, dergi, yayınevi ve dağıtım kanalları ile bunların sahibi gerçek veya tüzel kişiler veya kapatılma ya da resen terkin üzerine Maliye Bakanlığı ile Vakıflar Genel Müdürlüğü aleyhine 17.8.2016 tarihi dahil bu tarihten sonra açılan davalar ile icra ve iflas takipleri hakkında da 670 sayılı KHK'nin 5. maddesi gereğince dava veya takip şartının bulunmaması nedeniyle davanın reddine veya takibin düşmesine karar verilmesi,
-Verilen kararlarda davacı veya alacaklının 670 sayılı KHK'nin 5. maddesinde belirtilen usule uygun olarak ilgili idari makama, tebliğ tarihinden itibaren otuz günlük hak düşürücü süre içinde başvurabileceği belirtilerek, idari başvuru üzerine idari merci tarafından verilecek karar aleyhine idari yargıda dava açılabilmesine olanak tanınmış; idari yargının verdiği kararın kesin olup, uyuşmazlığın adli yargıda hiçbir şekilde dava konusu yapılamayacağı vurgulanmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "İdari makamların sükutu" başlıklı 10. maddesinde ilgililerin, haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılması için idari makamlara başvurabilecekleri, altmış gün içinde bir cevap verilmezse isteğin reddedilmiş sayılacağı ve altmış günün bittiği tarihten itibaren dava açma süresi içinde, konusuna göre Danıştaya, idare ve vergi mahkemelerine dava açabilecekleri, altmış günlük süre içinde idarece verilen cevap kesin değilse bu cevabın isteminin reddi sayılarak dava açabileceği gibi, kesin cevabın da beklenebileceği, bu durumda dava açma süresinin işlemeyeceği, ancak bekleme süresinin de başvuru tarihinden itibaren altı ayı geçemeyeceği kabul edildiği gibi, dava açılmaması veya davanın süre aşımı nedeniyle reddi hallerinde, altmış günlük sürenin bitmesinden sonra yetkili idari makamlarca cevap verilirse, cevabın tebliğinden itibaren altmış gün içinde dava açabilmesine olanak tanınmaktadır.
Görüldüğü üzere 670 sayılı KHK'nin 5. maddesi ile 675 sayılı KHK'nin 16. maddesinde, tespite konu edilebilecek borç ve yükümlülüklere ilişkin olarak hak iddiasında bulunanların ilgili idari makama başvurması ve idari başvuru üzerine idari merci tarafından verilecek karar aleyhine idari yargıda dava açılması yöntemi benimsenmiş ve idari yargının verdiği kararın ise kesin olup, uyuşmazlığın adli yargıda hiçbir şekilde dava konusu yapılamayacağı kabul edilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden, Davacı tarafından, 675 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname uyarınca sicilden terkin edilen ... Yayıncılık Hizmetleri A.Ş.'den 192.500,00-TL alacaklı olduğu ve anılan alacağın tarafına ödenmesi istemini içeren 25/08/2017 tarihli başvurusunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ile 192.500,00-TL tutarındaki alacağın (İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin E:2015/322 esasına kayden açılan davanın tarihi olan) 25/03/2015 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile tarafına ödenmesine karar verilmesi istemiyle açıldığı anlaşılmaktadır.
Bu haliyle davacının 675 sayılı KHK'nin 16. maddesinde yer alan özel görev kuralı gereğince davanın idari yargı yerinde görülmesinin ön koşulu olarak, yani bir idari işlemin tesisi için davalı idareye başvurduğu, bu yönüyle sözü edilen başvurunun 2577 sayılı Kanunun 10. maddesi kapsamında idari işlem tesisi için bir başvuru niteliğinde olduğu, bu başvurunun sözü edilen düzenlemede gösterilen altmış gün içinde cevap verilmeyerek "zımnen reddedildiği", böylece idari davaya konu edilebilecek bir idari işlemin oluştuğu açıktır.
Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul 6. İdare Mahkemesinin 09/10/2019 tarih ve E:2018/1917, K:2019/2062 sayılı kararının kaldırılmasına, dosyanın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanun'un 45. maddesinin 5. fıkrası uyarınca yeniden bir karar verilmek üzere Mahkeme'ye gönderilmesine, yargılama giderleri hakkında yeniden karar verileceğinden bu hususta ayrıca hüküm kurulmasına gerek olmadığına, 10/03/2020 tarihinde kesin olarak ve oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)