(657 S. K. m. 76, 125) (233 S. KHK. m. 2, 3)
İSTEMİN ÖZETİ :Muğla ili Marmaris ilçesi, .... Merkez Müdürlüğünde Şef olarak görev yapan davacının, Fethiye .... Merkez Müdürlüğüne atanmasına ilişkin 19/11/2018 tarih ve 16870 sayılı Muğla .... Başmüdürlüğü işleminin iptali istemiyle açtığı davada; "...bulunduğu görev yerindeki iş yoğunluğunda, sorumluluğundaki iş ve işlemler üzerindeki kontrol ve denetim görevini gereği gibi eksiksiz olarak yerine getirmekte yetersiz kaldığı anlaşılan davacının, usulsüz işlemlerin yapılmasının, tespitinin gecikmesinin önlenmesi amacıyla, iş yoğunluğu, görev yaptığı Merkezden daha az olan Merkeze atanmasının kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda tesis edildiği anlaşıldığından, davacının Marmaris .... Merkez Müdürlüğünden Fethiye …… Merkez Müdürlüğüne atanmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir." gerekçesiyle davanın reddine ilişkin Muğla 2. İdare Mahkemesinin 02.01.2020gün ve E:2019/152, K:2020/11 sayılı kararının; davalı idareye personel eksikliği, iş yoğunluğu, servislerin ve gişelerin yerleşiminin yanlış olmasından kaynaklı olarak yaşanabilecek olumsuz durumlar yazılı ve sözlü olarak bildirilmesine rağmen tespitlerinin kabul görmediği, şef normunun 3 olmasına rağmen 2 şef ile çalışıldığı, 30 personelin yaptığı tüm işlemlerin kontrolünün bir güne sığamayacağı gibi kontrol ile görevli şeflerin işinin sadece kontrol olmadığı, yeri geldiğinde bir vatandaşın sorunu ile saatlerce uğraşıldığı, hatta şef ve personel yetersizliğinden dolayı şube kontrolleri, gümrük işlemleri, ATM makinelerinin açılması sebebiyle bazı günler işyerinde bile duramadığının bilinmesine rağmen "yeterli kontrolü" yapmadığı gerekçesi ile görev yerinin değiştirildiği, Marmaris .... Merkez Müdürlüğünde 5 yıl çalıştığı, M.C.Ç. isimli personelin yapmış olduğu usulsüz işlemler nedeni ile soruşturmaya maruz kaldığı, bu soruşturma sonucunda "Merkez'de görev yapacak bilgi, beceri ve kabiliyete sahip olmadığı kanaatine varılması"nın hakkaniyete aykırı olduğu, bu kadar iş yükü ve personel eksikliğine rağmen özveri ile çalıştığı halde gerçekleşen ilk aksaklıkta hem disiplin cezası verilmesi hem de ikinci ceza olarak görev yerinin değiştirilmesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek istinaf yoluyla kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: M.C.Ç. tarafından gerçekleştirildiği tespit olunan ve/veya rutin kontroller sırasında tespit edilebilecek olan fiillerin çoğunun davacı K1'nın şeflik görevini yürüttüğü sırada gerçekleştiğinin tespit edildiği, davacının görevini gereği gibi yerine getirmemesinin, fiilin oluşmasının önlenmesi ya da tespit edilmesi mümkünken, görevine karşı yeterince ilgili olmaması nedenleriyle bu olayların önüne geçilmesi mümkünken önlenemediği, davacının görev yeri değiştirilirken kamu yararının gözetildiği, hizmet gereklerine ve mevzuata uygun olarak, Muğla .... Başmüdürlüğü sınırları içinde çok daha uzak bir yerde görevlendirilmesi mümkünken, soruşturma raporundaki tespitler ve ölçülülük ilkesi gereği mağduriyet yaşamayacağı şekilde aynı güzergah üzerinde bulunan Fethiye .... Merkez Müdürlüğü'nde görevlendirildiği, dava konusu işlemin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurları bakımından usul ve hukuka uygun tesis edildiği ileri sürülerek istinaf isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesince, dava dosyasındaki bilgi ve belgeler incelenerek işin gereği görüşüldü:
Dava, Muğla ili Marmaris ilçesi, .... Merkez Müdürlüğünde Şef olarak görev yapan davacının, Fethiye .... Merkez Müdürlüğüne atanmasına ilişkin 19/11/2018 tarih ve 16870 sayılı Muğla .... Başmüdürlüğü işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
233 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin "Tanımlar ve kısaltmalar" başlıklı 2. maddesinin 2. fıkrasında: "İktisadi devlet teşekkülü "Teşekkül"; sermayesinin tamamı devlete ait, iktisadi alanda ticari esaslara göre faaliyet göstermek üzere kurulan, kamu iktisadi teşebbüsüdür." tanımına yer verilmiştir.
399 sayılı
Kamu İktisadi Teşebbüsleri Personel Rejiminin Düzenlenmesi ve 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Bazı Maddelerinin Yürürlükten Kaldırılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname'nin "İstihdam Şekilleri" başlıklı 3. maddesinde; "a) Teşebbüs ve bağlı ortaklıklarda hizmetler memurlar, sözleşmeli personel ve işçiler eliyle gördürülür.
b) (Değişik: 5/2/1992 - 3771/1 md.) Teşebbüs ve bağlı ortaklıklarda, devlet tarafından tahsis edilen kamu sermayesinin karlı, verimli ve ekonominin kurallarına uygun bir şekilde kullanılmasında bulunduğu teşkilat, hiyerarşik kademe ve görev unvanı itibariyle kuruluşunun karlılık ve verimliliğini doğrudan doğruya etkileyebilecek karar alma, alınan kararları uygulatma ve uygulamayı denetleme yetkisi verilmiş asli ve sürekli görevler genel idare esaslarına göre yürütülür. Teşebbüs ve bağlı ortaklıkların genel idare esaslarına göre yürütülmesi gereken asli ve sürekli görevleri; genel müdür, genel müdür yardımcısı, teftiş kurulu başkanı, kurul ve daire başkanları, müessese, bölge, fabrika, işletme ve şube müdürleri, müfettiş ve müfettiş yardımcıları ile ekli 1 sayılı cetvelde kadro unvanları gösterilen diğer personel eliyle gördürülür.
Bunlar hakkında bu Kanun Hükmünde Kararnamede belirtilen hükümler dışında 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümleri uygulanır.
c) (b) bendi dışında kalan sözleşmeli personel, teşebbüs ve bağlı ortaklıkların genel idare esasları dışında yürüttükleri hizmetlerinde bu Kanun Hükmünde Kararnamede belirtilen hukuki esaslar çerçevesinde akdedilecek bir sözleşme ile çalıştırılan ve işçi statüsünde olmayan personeldir. (Bunlar bu Kanun Hükmünde Kararnamede sözleşmeli personel olarak geçecektir.) Sözleşmeli personel işin niteliğine göre yılın veya günün belirli sürelerini kapsamak üzere kısmi zamanlı da istihdam edilebilir.
d) Memurlar ve sözleşmeli personel toplu iş sözleşmeleri kapsamına alınamaz ve bunlara toplu iş sözleşmeleriyle veya toplu iş sözleşmeleri emsal alınarak hiçbir ayni ve nakdi menfaat sağlanamaz.
e) İşçiler bu Kanun Hükmünde Kararnameye tabi değildir. " hükmüne yer verilmiştir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine dayanılarak hazırlanan, 01.12.2007 tarih ve 26717 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren .... Genel Müdürlüğü Personeli Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin "Kapsam" başlıklı 2. maddesinde, "Bu Yönetmelik, .... Genel Müdürlüğü merkez ve taşra teşkilatında 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile 8/6/1984 tarihli ve 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ve 22/1/1990 tarihli ve 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tabi olarak istihdam edilen personeli kapsar.", "Hizmetin gereği olarak yer değiştirmeler" başlıklı 17. maddesinin 1. fıkrasında, "Aşağıda belirtilen hallerde hizmetin gereği olarak yer değiştirme suretiyle atama yapılabilir.
a) Norm kadro durumu gereği,
b) Birim kapatılması/açılması, şubeye dönüştürülmesi veya görev yaptığı birimin başka bir birime bağlanması,
c) Kadro/pozisyonun iptal edilmesi,
ç) Sicil raporu notunun olumsuz olması,
d) (Değişik: RG-10/7/2010-27637)Haklarında teftiş, inceleme, idari veya adli soruşturma nedeniyle aynı yer ve/veya görevde kalmalarında sakınca görülmesi.
e) (Ek: RG-10/7/2010-27637) İş gücü ihtiyacındaki değişmelerin karşılanması...", 23. maddesinde ise, "Bu Yönetmelikte hüküm bulunmayan hallerde 19/4/1983 tarihli ve 83/6525 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına Dair Yönetmelik ile 18/3/2002 tarihli ve 2002/3975 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan Kamu Görevlerine İlk Defa Atanacaklar İçin Yapılacak Sınavlar Hakkında Genel Yönetmelik hükümleri uygulanır." düzenlemelerine yer verilmiştir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 76. maddesinin 1. fıkrasında; "Kurumlar, görev ve unvan eşitliği gözetmeden kazanılmış hak aylık dereceleriyle memurları bulundukları kadro derecelerine eşit veya 68 inci maddedeki esaslar çerçevesinde daha üst, kurum içinde aynı veya başka yerlerdeki diğer kadrolara naklen atayabilirler." hükmüne yer verilmiştir.
Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmelik'in Hizmetin Gereği Olarak Yapılabilecek Yer Değiştirmeler başlıklı 11. maddesinde; "Haklarında adli veya idari bir soruşturma yapılmış ve bu soruşturma sonucunda o yerde kalmasında sakınca görülmüş olan memurun hizmet bölgelerindeki ve/veya hizmet alanlarındaki zorunlu çalışma sürelerini tamamlamadan ve yer değiştirme suretiyle atanma dönemi beklenmeksizin hizmetin gereği olarak yer değiştirme suretiyle ataması yapılabilir." düzenlemesine yer almıştır.
Anılan düzenlemeler uyarınca, görev ve unvan eşitliği gözetilmeden kazanılmış hak aylık dereceleriyle memurların naklen atanmaları konusunda idareye tanınan takdir yetkisinin kullanımı mutlak ve sınırsız olmayıp, kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı olduğu ve bu açıdan yargı denetimine tabi bulunduğu, ancak sözü edilen takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleri gözardı edilerek kullanıldığının kanıtlanması ya da idari yargı merciince saptanması halinde bu durumun dava konusu idari işlemin neden ve amaç yönlerinden hukuka aykırılığı nedeniyle iptalini gerektireceği hususu yerleşmiş yargısal içtihatlarla kabul edilmiştir.
Öte yandan; nakil işlemi, kamu hizmetinin rasyonel ve verimli bir biçimde görülmesi için uygulanması gereken tasarruf olduğundan, bunun hizmetin en iyi şekilde görülmesi, kamu görevlisinin hizmeti en yararlı olabileceği yer ve görevde çalıştırılması maksatlarıyla yapılması, nihayet kamu yararı ve gayesi ile hareket edilmek suretiyle bu hususlara dayalı bulunması gerektiği, diğer taraftan; naklen tayin müessesesinin cezalandırma amaçlı kullanılamayacağı, bu hususun Danıştay İçtihatlarıyla da süreklilik kazanmış bir uygulama olduğu İdare Hukukunun bilinen ilkelerindendir.
Dava dosyasının incelenmesinden; Turgutreis .... Merkez Müdürlüğü Gümüşlük Şubesi Memuru ...'in anılan Şubeden gerçekleştirdiği dört adet posta gönderisinin gramajlarının eksik yazıldığının Bodrum Yarımada Dağıtım Toplama Merkez Müdürlüğünce tespiti üzerine konuyla ilgili olarak başlatılan soruşturma kapsamında, anılan memurun kendisi ve ailesi adına yurtdışına gönderdiği paketlerin ağırlığını gerçek ağırlıklarından az göstererek eksik posta ücreti ödediğinin tespit edildiği, bu memurun, soruşturma tarihine kadarki işlemlerinin de incelenmesi sonucunda, daha önceki görev yaptığı ve davacının da şef olarak görevli olduğu Marmaris .... Merkez Müdürlüğünde, göndericinin kendisinin olduğu 26/09/2017 tarihinde bir adet, 09/08/2017 tarihinde ise iki adet yurtdışı turpex gönderisi için ücretinin posta pulu tatbik edilerek tahsil edildiği kaydı girmesine rağmen bu gönderilere ait alındı suretlerinde posta pulunun bulunmadığının, bu gönderilerin ücretini tahsil etmeden kabul ve sevkini yaptığının tespit edildiği, bu gönderilere ait yevmiye ekindeki alındıların kontrol edilmiş olması hâlinde arkasında posta pulunun olmadığının tespitinin mümkün olmasına karşın yevmiye ve hesap kontrolleri sırasında posta ve kargo işlemlerinden sorumlu olan davacı tarafından bu durumun tespit edilemediği, ayrıca anılan memurun Marmaris .... Merkezinde, bazen turpex ya da küçük paket hâlinde kabul ettiği kendisine ait yurtdışı gönderileri posta teslim bordrosuna kayıt etmeden açıktan sevk ettiği, bazen turpex gönderilerinin kontrole esas olan alındılarını yevmiyesine eklemediği, tahsilat gişesinde çalışırken kabulünü yaptığı turpex ya da küçük paket şeklindeki kişisel gönderilerini posta-kargo gişe memuruna teslim etmeden bilgisi dışında bu memurun düzenlediği posta teslim bordrolarının altına gönderi numaralarını manuel kayıtlayarak posta mutemedine teslim ve sevk işleminde bulunduğu, yine tahsilat gişesinde çalışırken kabulünü yaptığı gönderilerini kabul tarihinden sonraki günlerde sevk ettiği, Merkeze çanta ve poşet içinde ambalajlı paketlerle gelerek bunları herkesin içinde kabul ve kayıtlama işlemlerini yaptığı, kişisel gönderilerinin işlemlerini yaptığının görev yerinde bilindiği, rutin bir kontrolle tespit olunabilecek bu fiillerinin davacının görevli olduğu dönemde meydana geldiği, davacı tarafından her ne kadar iş yoğunluğu personel yetersizliği gibi mazaretlere dayanılmış ise de, en azından istisnai bir durum olan turpex gönderi ücretlerinin posta pulu karşılığında tahsil edilmesi işlemleri için, bu gönderilerin yevmiye alındılarında posta pulunun bulunup bulunmadığının kontrol edilmesi hâlinde arkasında posta pulu olmadığının, bazı turpex gönderilerinin ise alındılarının olmadığının farkedileceği, bu durum şüpheyi de beraberinde getireceğinden en azından o tarihe ait fillî durumun tespit edilebileceği, bu olayların meydana gelmesinde ve tespit edilememesinde o dönemde kargo ve kurye işlemlerinden sorumlu şef olan davacının sorumluluğunun olduğu, bu sorumluluğun tam olarak yerine getirilmemesi nedeniyle Merkez Müdürünün de ifadesinde belirttiği üzere davacının Marmaris gibi iş yoğunluğu yüksek olan turistik bir Merkez'de görev yapacak bilgi, beceri ve kabiliyete sahip olmadığı kanaatine varıldığı, bu nedenle davacının daha küçük bir Merkezde görevlendirilmesi yönünde teklifte bulunulduğu, buna istinaden davacının Marmaris .... Merkez Müdürlüğünden alınarak, daha küçük bir Merkezde görev yapmasının İnsan Kaynakları Daire Başkanlığınca uygun görülmesi sonrasında dava konusu işlemle davacının Marmaris .... Merkez Müdürlüğünden Fethiye .... Merkez Müdürlüğüne atanması üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Personel rejimimizde yer verilen düzenlemeler uyarınca, hakkında soruşturma yapılan kamu görevlileri ile ilgili olarak düzenlenen raporlarda, idari yönden getirilen teklife istinaden personelin görev yerinin değiştirilebilmesi mümkün olmakla birlikte sözü edilen raporlarda yer verilen tüm yer değişikliği teklifleri üzerine idari işlem tesis edilmesi zorunluluğu bulunmamaktadır. Bu tekliflerin atamaya yetkili amirlerce değerlendirilmesi sonucunda, kamu görevlisinin bulunduğu yerde görevine devam etmesinin kamu yararı ve hizmetin gereği yönünden sakınca ya da olumsuzluklar doğuracağı kanaatine varılması halinde kamu görevlisinin görev yerinin değiştirilmesi yoluna gidilebilmesi mümkün ise de; eylemin niteliği itibariyle görev yerinin değiştirilmesini gerektirmeyen durumlarda, aynı soruşturma raporu nedeniyle disiplin cezasıyla tecziye edilmesinden sonra ikinci kez cezalandırma sonucunu doğuracak mahiyette atama veya görev yeri değişikliği yolunda işlem tesis edilmesinin hukuka aykırılık oluşturacağı açıktır.
Buna göre, disiplin cezaları, kamuda disiplini sağlamaya yönelik yaptırımlar olup, her disiplin cezasının naklen atamayı gerektirmeyeceği ve "disiplin cezası tertip edilmesi" ile "naklen atama" kural ve gereklerinin farklı hukuksal durumlar olduğu görülmektedir.
Soruşturma raporu ile dosyadaki bilgi ve belgelerin değerlendirilmesinden; Turgutreis .... Merkez Müdürlüğü Gümüşlük Şubesinde görevli ... isimli personelin davacının şef olarak görev yaptığı Marmaris .... Merkez Müdürlüğünde görev yapmaktayken, kişisel 3 adet yurtdışı gönderisinin (posta pulu yapıştırılmadan) ücretini tahsil etmeden kabul ve sevkini yaptığı, yine bu personelin yalnızca parasal iş ve işlemlerin yapıldığı tahsilât gişesinde görev yapmaktayken, kişisel yurtdışı gönderilerinin tartmadan kabulünü ve sevkini yaptığı, bazı gönderilerinin kabulünü yaptığı tarihten sonraki tarihlerde sevk işlemlerini yaptığı, bu şekilde işlem yaptığı turpex ya da küçük paket kişisel yurtdışı gönderilerini posta teslim bordrosu düzenlemeden sevk ettiği, bu gönderileri posta kargo gişe memuruna teslim etmeden, bu memur tarafından düzenlenen posta teslim bordrosuna, memurun bilgisi dışında manuel kayıtlamayla posta mutemedine teslim ettiği ve sevk işleminde bulunduğu, turpex gönderilerinin kontrole esas olan alındılarını yevmiyesine eklemediği, anılan personelin kişisel paketlerini gönderdiğinin diğer personellerce de bilindiği ve Marmaris .... Merkez Müdürlüğünden küsüratsız ağırlık bilgisi girilmiş çok sayıda kişisel gönderisinin bulunduğu, anılan personelce bu şekilde yapılan usulsüz işlemlerin, bazı gönderilerinin alındılarının olmadığının, posta teslim bordrosu düzenlenmeden sevk ve kabulünün yapıldığının ya da posta teslim bordrosuna manuel kaydedildiğinin, ücret tahsil edilmeden sevkinin yapıldığının kontrolde farkedilebilecek işlemler olduğu, bu işlemlerin kontrolünün şeflerin görevleri arasında olduğu, davacının şef olarak görevli olduğu ve bu usulsüz işlemlerin yapıldığı dönemde kargo işlemlerinin takibi ve kontrolünden sorumlu olduğu, bu nedenle bu işlemlerin denetlenmesinde ve kontrolünün sağlanmasında davacının belli ölçüde sorumluluğunun bulunduğu ve bu kapsamda soruşturma raporu ile getirilen teklif uyarınca davacının 22/11/2018 gün ve 15801 sayılı işlem ile 1/30 oranında aylıktan kesme cezası ile cezalandırıldığı görülmekte ise de, davacı tarafından anılan disiplin cezasına karşı açılan davada, Muğla 2. İdare Mahkemesinin 07/02/2020 gün ve E:2019/599, K:2020/180 sayılı kararı ile "...soruşturma kapsamında alınan tanık ifadeleri ve taraf beyanlarının birlikte değerlendirilmesinden, Turgutreis .... Merkez Müdürlüğü Gümüşlük Şubesinde görevli M.C.Ç. isimli personelin davacının şef olarak görev yaptığı Marmaris .... Merkez Müdürlüğünde görev yapmaktayken, gerçekleştirdiği usulsüz işlemlerin kontrolünün şeflerin görevleri arasında olduğu ve davacının da şef olarak görevli olduğu ve bu usulsüz işlemlerin yapıldığı dönemde kargo işlemlerinin takibi ve kontrolünden sorumlu olduğu, bu nedenle bu işlemlerin denetlenmesinde ve kontrolünün sağlanmasında davacının sorumluluğunun bulunduğu ancak görev yaptığı merkezdeki iş yoğunluğundan dolayı davacı tarafından bu sorumluluğun tam ve eksiksiz olarak yerine getirilemediği, soruşturma kapsamında merkez müdürünün de bu yönde beyanda bulunduğu, yine davacı tarafından da bu sorumluluğun tam ve eksiksiz olarak yerine getirilememesinin gerekçeleri arasında görev yaptığı yerdeki iş yoğunluğunun fazla olmasının belirtildiği dikkate alındığında, davacının şubede gerçekleşen zimmet olayında kasıtlı olarak, verilen emir ve görevleri tam ve zamanında yapmadığı ve görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasları yerine getirmediği hususların somut bilgi ve belgeler ile ortaya konulmadığı, sadece soyut tespitlere dayandırılması karşısında, bahsi geçen fiillerin sübuta ermediğinin görüldüğü, bu durumda, davacının, görev mahallinde kurumunca belirlenen usul ve esasları en azından dava konusu disiplin cezasını gerektirmeyecek ölçüde yerine getirdiği, belli ölçüde ihmalinin olduğu tartışmasız olsa da, 657 sayılı Kanun'un 125/C-(a) maddesinde açıklanan bu fiillerin (manevi unsur olan)kasıtlı olarak işlendiğinin açık ve tartışmasız biçimde ortaya konulduğunun tespiti üzerine bu madde kapsamında disiplin cezası verilmesi gerektiği, davacının verilen emir ve görevleri tam ve zamanında yapmamak, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasları yerine getirmemek fiilini ise kasten(bilerek ve isteyerek)işlediği tam olarak davalı idarece ortaya konulamadığı, ancak, davalı idarece, davacının eyleminin Devlet Memurları Kanunu'nun 125/A-a veya 125/B-a maddesi kapsamında uyarma veya kınama disiplin cezasını gerektirip gerektirmediğinin değerlendirilmesi ve anılan maddeler kapsamında bir eylemin sabit görülmesi hâlinde buna göre işlem yapılması mümkün olduğu, netice olarak, söz konusu madde kapsamında davacının, görev mahallinde kurumunca belirlenen usul ve esasları en azından dava konusu disiplin cezasını gerektirmeyecek ölçüde yerine getirdiği, belli ölçüde ihmalinin olduğu tartışmasız olsa da, 657 sayılı Kanun'un 125/C-(a) maddesinde açıklanan bu fiillerin (manevi unsur olan)kasıtlı olarak işlendiğinin açık ve tartışmasız biçimde ortaya konulduğunun tespiti üzerine bu madde kapsamında disiplin cezası verilmesi gerektiği, davacının verilen emir ve görevleri tam ve zamanında yapmamak, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasları yerine getirmemek fiilini ise kasten(bilerek ve isteyerek)işlediği tam olarak davalı idarece ortaya konulamadığı, ancak davalı idarece, davacının eyleminin Devlet Memurları Kanunu'nun 125/A-a veya 125/B-a maddesi kapsamında uyarma veya kınama disiplin cezasını gerektirip gerektirmediğinin değerlendirilmesi ve anılan maddeler kapsamında bir eylemin sabit görülmesi hâlinde buna göre işlem yapılmasının mümkün olduğu,..."gerekçesiyle disiplin işleminin iptaline karar verildiği, anılan karara karşı yapılan istinaf başvurusunun ise İzmir Bölge İdare Mahkemesi 2.İdari Dava Dairesinin 24/09/2020 gün ve E:2020/1243, K:2020/1190 sayılı kararı ile reddedildiği anlaşılmaktadır.
Atama işleminin sebebi davacının görev gerekleri ve sorumluluğunu yerine getirmemesi olarak gösterilmiş ise de; davacı tarafından dava dosyasına sunulan ve Muğla .... Başmüdürü tarafından Marmaris .... Merkez Müdürlüğü'ne hitaben yazılan 26/10/2018 gün ve 15765 sayılı yazıda; "...Başmüfettiş U tarafından düzenlenen raporun İdari Yönden kısmında; "Marmaris .... Merkez Müdürlüğünde iş yoğunluğu, personel eksikliği ve kontrol elamanı bulunmaması, iki ayrı işyerinde hizmet verilmesi, işyeri ve Şube postalarının direkt sevk edilmesi gibi nedenlerle adeta şube ve gişe personelinin insiyatifine bırakılan ve kontrolsüz kaldığı anlaşılan özellikle kabul postalarına ait sevk işlemlerinin denetim altına alınması, işlemlerin sevk sistemine uygun olarak usulünce yerine getirilmesi ve Posta Giden Sevk işlemlerinin kontrolsüz bırakılmamasını teminen, Merkezin şef ve personel noksanlığı giderilinceye kadar sevk vb. Posta işlemlerinin kontrol ve takibi konusunda Merkezde görevli Baş dağıtıcının hizmetinden yararlanılması yolunda yazılı tebligatta bulunulmasının" uygun görüldüğü, Posta ve Kargo Hizmetleri Daire Başkanlığının 19/10/2018 tarih, 26351 sayılı emri ile bildirilmiştir. Müdürlüğünüzce gereğinin ivedi sağlanarak sonucunda bilgi verilmesini rica ederiz." denildiği, yine davacı tarafından dosyaya sunulan Muğla .... Başmüdürlüğü'nün 05/11/2018 gün ve 16193 sayılı yazısında da; Marmaris Merkez Müdürlüğü şeflerinin çalışma odalarının binanın ikinci katında gişelerden ayrı ayrı ve kopuk bir şekilde bulunduğu, Müdürlük gişelerinin tamamen kontrolsüz olarak çalışması durumunun ortadan kaldırılmasını teminen, bir şefin gişelerin arkasında görev yapacak şekilde konuşlandırılmasının istenildiği görülmektedir.
Yukarıda yer verilen tespitler ile davacının 1/30 oranında aylıktan kesme cezasının iptaline ilişkin Mahkeme kararındaki gerekçe birlikte değerlendirildiğinde, disipline konu olayların davacının görevine karşı yeterince ilgili olmamasından daha çok, personel eksikliği, iş yoğunluğu, hatalı işyeri yerleşimi vb. gibi hususlardan kaynaklandığı, denetim görevinin yeterli şekilde yerine getirilememesinde davacının kastının olmadığı gibi, davalı idarenin, davacının Marmaris .... Merkez Müdürlüğünde şeflik görevini yürütmeyeceği yönünde somut bir tespitinin de olmadığı anlaşılmaktadır.
Bunun yanında, .... Anonim Şirketi İnsan Kaynakları Daire Başkanlığı'nın 06/11/2018 gün ve 15420 sayılı yazısında; davacının Marmaris gibi iş yoğunluğu yüksek turistik bir merkezde görev yapacak bilgi, beceri ve kabiliyete sahip olmadığı ve daha küçük bir merkezde hizmetinden yararlanılmasının uygun olacağı belirtildiği halde, dava konusu işlem ile davacının Fethiye .... Merkez Müdürlüğüne atandığı, davacı tarafından dosyaya sunulan bilgi ve belgelerden ise; davacının atandığı Fethiye İlçesi Marmaris ilçesinden yüzölçümü ve nüfus sayısı bakımından daha büyük olduğu gibi, Fethiye .... Merkez Müdürlüğünün kabul ve dağıtım adetleri bakımından da Marmaris .... Merkez Müdürlüğünün ilerisinde olduğu görüldüğünden, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde davacının görev yerinin değiştirilmesine ilişkin dava konusu işlemde sebep ve amaç unsurları yönünden hukuka uyarlık, aksi yöndeki Mahkeme kararında ise hukuki isabet bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle; istinaf başvurusunun kabulüne, Muğla 2. İdare Mahkemesinin 02.01.2020 gün ve E:2019/152, K:2020/11 sayılı istinaf başvurusuna konu kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, davacı tarafından yapılan aşağıda dökümü gösterilen 624,03-TL yargılama giderleri ile karar verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.700,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, yatırılan posta gideri avansından artan miktarın Mahkemesince yatırana iadesine, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45/6. ve 46. maddeleri uyarınca kesin olarak, 12/11/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)