(2577 S. K. m. 7)
BAŞVURUNUN KONUSU: Davacının banka hesaplarına ve adına kayıtlı gayrimenkullere uygulanan e-haciz işleminin iptali istemiyle açılan davada; dava dilekçesinde dava konusu e-haciz işleminin tebliğinin 19.07.2019 tarihi olarak belirtildiği, davanın 18.10.2019 tarihinde açıldığı, ilgili mevzuat hükümleri uyarınca, tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 30 (otuz) gün içinde dava açılması gerektiği, ancak, mali tatil, adli tatil ve hafta sonu hesaplarının da süre hesabında dikkate alınması gerektiği, buna göre, tüm bu hesapların yapılması sonucu, iş bu davanın en son 09/09/2019 tarihinde açılması gerekirken, bu süre geçtikten sonra açılan davanın esasının incelenmesine olanak görülmediği gerekçesiyle davanın süre aşımı yönünden reddine karar veren İstanbul 5. Vergi Mahkemesi'nin 22/10/2019 tarih ve E:2019/2165, K:2019/2013 Sayılı kararına davacı tarafından istinaf başvurusunda bulunularak; kararın hukuka uygun olmadığı ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma dilekçesi verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Altıncı Vergi Dava Dairesi'nce dosyadaki belgeler incelenip davacı tarafından yapılan istinaf başvurusu hakkında işin gereği görüşüldü:
Dava; davacının banka hesaplarına ve adına kayıtlı gayrimenkullere uygulanan e-haciz işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 7. maddesinin 1. fıkrasında, vergi mahkemelerinde dava açma süresinin özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde 30 gün olduğu, 2. fıkrasının (b) bendinde bu sürenin vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezalarından doğan uyuşmazlıklarda, tahakkuku tahsile bağlı olan vergilerde tahsilatın, tebliğ yapılan hallerde veya tebliğ yerine geçen işlemlerde tebliğin, tevkif yoluyla alınan vergilerde istihkak sahiplerine ödemenin, tescile bağlı vergilerde tescilin yapıldığı ve idarenin dava açması gereken konularda ise ilgili merci veya komisyon kararının idareye geldiği tarihi izleyen günden başlayacağı hükme bağlanmıştır.
Dava dosyasının incelenmesinden, davacının banka hesaplarına ve adına kayıtlı gayrimenkullere uygulanan e-haciz işleminden 19.07.2019 tarihinde haberdar olduğundan bahisle iptali istemiyle 18.10.2019 tarihinde açılan davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verildiği, davacı tarafından verilen istinaf dilekçesinde ise davalı idarece her ne kadar bu e-hacizlerin tarafına 19.07.2019 tarihinde tebliğ edilmiş olduğu belirtilmiş ise de dava konusu e-hacizlerin tarafına tebliğ edilmediği ve iş bu hacizlerden 14.10.2019 tarihinde haberdar olunduğu ve bu tarihe göre de davanın süresinde açıldığı ileri sürülmüştür.
Dava konusu haciz işlemlerinin etkisi süregelen işlemler niteliğinde bulunduğu, tasarruf hakkı kısıtlanan davacı nezdinde sürekli bir ihlal oluşturduğu, bu nedenle bu işlemlerin etkileri devam ettiği sürece, her zaman dava açılabileceği açık olduğundan, Vergi Mahkemesi'nce uyuşmazlığa ilişkin diğer ilk inceleme hususları değerlendirilerek ve sorun görülmemesi halinde işin esası incelenmek suretiyle bir karar verilmesi gerekirken, davanın süre aşımı nedeniyle reddi yönünde verilen kararda hukuki isabet görülmemiştir.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle; İstanbul 5. Vergi Mahkemesi'nin istinaf başvurusuna konu edilen 22/10/2019 tarih ve E:2019/2165, K:2019/2013 Sayılı kararının kaldırılmasına, yukarıda belirtilen gerekçe dikkate alınarak yeniden bir karar verilmek üzere, 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 45. maddesinin 5. fıkrası uyarınca dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, yargılama giderleri Mahkemesince yeniden verilecek kararla hüküm altına alınacağından, bu konuda ayrıca hüküm kurulmasına gerek olmadığına, 17/07/2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)