(2709 S. K. m. 128) (657 S. K. m. 4, 64)
İSTEMİN ÖZETİ: Aydın İli, Söke Adliyesi'nde zabıt katibi olarak görev yapan davacının, son sekiz yıllık içinde herhangi bir disiplin cezası almadığından bahisle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunun 64. maddesi uyarınca tarafına bir kademe verilmesi istemiyle yaptığı 17.06.2019 tarihli başvurunun reddine ilişkin Söke Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonu'nun 31.07.2019 tarih ve 2019/188 sayılı kararının iptali istemiyle açılan davada; sözleşmeli olarak çalışmakta iken 2011 yılında 657 sayılı kanun 4/A kapsamında kadrolu Devlet memuru olarak atanan davacının, 657 sayılı Kanunun 4/B maddesine göre sözleşmeli statüde istihdam edildiği, dolayısıyla memur statüsüne tanınan bir haktan yararlanmasının statüsü nedeniyle kanunen mümkün olmaması sebebiyle, sözleşmeli statüdeki hizmetlerinin disiplin cezası almaksızın geçirilen sekiz yıllık sürenin hesabında değerlendirilemeyeceği anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddi yolunda verilen Aydın 1. İdare Mahkemesinin 26/12/2019 gün ve E:2019/814, K:2019/1065 sayılı kararının; davacı tarafından, davacının sözleşmeli geçen süresinin değerlendirilmesi gerektiği, bu konuda emsal yargı kararları bulunduğu ileri sürülerek istinaf yoluyla incelenerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Mahkeme kararının usul ve Yasaya uygun olduğu ileri sürülerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi istenilmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi İkinci İdari Dava Dairesince işin gereği görüşüldü:
Dava, Aydın İli, Söke Adliyesi'nde zabıt katibi olarak görev yapan davacının, son sekiz yıllık içinde herhangi bir disiplin cezası almadığından bahisle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunun 64. maddesi uyarınca tarafına bir kademe verilmesi istemiyle yaptığı 17.06.2019 tarihli başvurunun reddine ilişkin Söke Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonu'nun 31.07.2019 tarih ve 2019/188 sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.
Anayasa’nın 128. maddesine, Devletin, genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü olduğu kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevlerin ancak memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle yürütülebileceği belirtilmiştir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4/B maddesinde, "sözleşmeli personel"; "Kalkınma planı, yıllık program ve iş programlarında yer alan önemli projelerin hazırlanması, gerçekleştirilmesi ve işlerliği için şart olan, zaruri ve istisnai hallere münhasır olmak üzere özel meslek bilgisine ve ihtisasına ihtiyaç gösteren işlerde, Bakanlar Kurulunca belirlenen esas ve usuller çerçevesinde kurumun teklifi ve Devlet Personel Başkanlığının görüşü üzerine Maliye Bakanlığınca vizelenen pozisyonlarda, mali yılla sınırlı olarak sözleşme ile çalıştırılmasına karar verilen ve işçi sayılmayan kamu hizmeti görevlileridir." şeklinde tanımlanmıştır.
657 sayılı Kanun'un 64. maddesinde yer alan, Devlet memurlarından 6 yıllık sicil notu ortalaması 90 ve daha yukarı olanların aylık derecelerinin yükseltilmesinde dikkate alınmak üzere bir kademe ilerlemesi uygulanacağı kuralı, 6111 sayılı Kanun'un 100. maddesi ile "Son sekiz yıl içinde herhangi bir disiplin cezası almayan memurlara, aylık derecelerinin yükseltilmesinde dikkate alınmak üzere bir kademe ilerlemesi uygulanır." biçiminde değiştirilmiştir.
Aynı Kanununa, 632 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 1. maddesi ile eklenen geçici 37. maddesinde, "Kamu kurum ve kuruluşlarının merkez ve taşra teşkilatı ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlarda, ayın veya haftanın bazı günleri ya da günün belirli saatleri gibi kısmi zamanlı çalışanlar ile yükseköğretim kurumlarının araştırma-geliştirme projelerinde proje süreleriyle sınırlı olarak çalışanlar hariç olmak üzere, 4 üncü maddenin (B) fıkrası ve 10/7/2003 tarihli ve 4924 sayılı Eleman Temininde Güçlük Çekilen Yerlerde Sözleşmeli Sağlık Personeli Çalıştırılması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun uyarınca vizelenmiş veya ihdas edilmiş sözleşmeli personel pozisyonlarında bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte çalışmakta olan ve 48 inci maddede belirtilen genel şartları taşıyanlardan otuz gün içinde yazılı olarak başvuranlar, pozisyonlarının vizeli olduğu teşkilat ve birimde, bulunduğu pozisyon unvanıyla aynı unvanlı 190 sayılı Genel Kadro ve Usulü Hakkında Kanun Hükmünde Kararnameye ekli cetvellerde yer alan memur kadrolarına, bulunduğu pozisyon unvanıyla aynı unvanlı memur kadrosu olmaması halinde, 190 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye ekli cetvellerde yer alan kadro unvanlarıyla sınırlı olmak ve sözleşmeli personel pozisyonlarına ilişkin vize cetvellerindeki nitelikler dikkate alınmak suretiyle Maliye Bakanlığı ve Devlet Personel Başkanlığınca müştereken belirlenen memur kadrolarına, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altmış gün içinde kurumlarınca atanırlar...
Bu madde hükümlerine göre memur kadrolarına atananların, 4 üncü maddenin (B) fıkrası ve 4924 sayılı Kanun uyarınca sözleşmeli personel pozisyonlarında geçirdikleri hizmet süreleri, öğrenim durumlarına göre yükselebilecekleri dereceleri aşmamak kaydıyla kazanılmış hak aylık derece ve kademelerinin tespitinde değerlendirilir." kuralına yer verilmiştir.
Danıştay 12. Dairesi'nin 22/06/2016 tarihli ve E.2013/9695, K.2016/4083 sayılı ve 05/02/2018 tarihli ve E.2017/2604, K.2018/402 sayılı kararları göz önünde bulundurulduğunda, Danıştay 12. Dairesi'nin 23/03/2017 tarihli ve 2016/6676, K:2017/919 sayılı kararı ile; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunda yer alan düzenlemelerin, anılan Kanun'un 4/D kapsamında çalışan işçiler için uygulanması mümkün olmamakla birlikte, Kanun'un 4/B maddesi kapsamında görev yapan sözleşmeli personel ile 4/C maddesi kapsamında görev yapan geçici personel hakkında referans norm olarak uygulanabileceği, ayrıca Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 17/06/2013 tarihli, YD İtiraz No: 2013/357 sayılı kararında, "657 sayılı Kanun hükümlerinin anılan Kanun'un 4/B maddesi kapsamında istihdam edilen sözleşmeli personel için doğrudan uygulanmasının söz konusu olamayacağı, ancak "referans norm" olarak dikkate alınabileceği" belirtilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden; Söke Adliyesi'nde zabıt katibi olarak görev yapan davacının, 15/09/2009 tarihinde 657 sayılı Kanunun 4/B maddesine göre sözleşmeli statüsünde göreve başladığı, 02/08/2011 tarihinde zabıt katibi olarak aynı Kanunun 4/A maddesi kapsamında memur kadrosuna geçtiği, sözleşmeli olarak çalıştığı süre dahil 15/09/2017 tarihi itibarıyla toplam 8 yıllık hizmet süresi bulunduğu, bu sekiz yıllık hizmetinde başarılı olduğu ve herhangi bir disiplin cezası almamış olmasından dolayı tarafına bir kademe ilerlemesi uygulanması için davalı idareye yaptığı 17.06.2019 tarihli başvurusunun, "sözleşmeli statüdeki hizmetlerinin disiplin cezası almaksızın geçirilen sekiz yıllık sürenin hesabında değerlendirilemeyeceği, bu sürenin hesabında sadece memuriyet hizmet sürelerinin esas alınabileceği" gerekçesiyle reddi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Davacının, davalı idarede 657 sayılı Kanunun 4/B maddesi kapsamında sözleşmeli personel olarak istihdam edilmekte iken 02/08/2011 tarihinde aynı kanuna 632 sayılı KHK ile getirilen geçici 37. maddesi hükmü uyarınca 4/A maddesi kapsamında memur olarak atandığı ve yine bu madde hükmü uyarınca sözleşmeli personel pozisyonunda geçirdiği hizmet süresinin kazanılmış hak aylık derece ve kademesinin tespitinde değerlendirildiği açıktır.
Bu durumda, 657 sayılı kanun hükümlerinin 4/B maddesi hükmü kapsamında istihdam edilen sözleşmeli personel hakkında doğrudan uygulanması mümkün olmamakla birlikte, gerek bu hükümlerin "referans norm" olarak alınabileceğine dair Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun içtihatları, gerekse de Adalet Bakanlığı Disiplin Yönetmeliğinin Kapsam başlıklı 2. maddesinin, bu yönetmelik hükümlerinin sözleşmeli personel hakkında da uygulanacağını öngören hükmü karşısında, davacının sözleşmeli personel olarak çalıştığı süre içinde herhangi bir disiplin cezası aldığı yolunda bir iddia ileri sürülmediğine ve bu sürenin de davalı idarece davacının kazanılmış hak aylık derece ve kademesinde değerlendirildiği konusunda taraflar arasında bir çekişme bulunmadığına göre, 657 sayılı Kanun'un 4/B maddesi kapsamındaki hizmetlerinin 64. maddede belirtilen sekiz yıllık sürelerin hesabında değerlendirilmesi gerektiğinden, dava konusu işlemde hukuka uyarlık, davanın reddine dair başvuruya konu Mahkeme kararında ise hukuki isabet görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle; davacı istinaf başvurusunun kabulü ile Aydın 1. İdare Mahkemesinin 26/12/2019 gün ve E:2019/814, K:2019/1065 sayılı kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, aşağıda dökümü gösterilen ve davacı tarafından karşılanan ilk derece dava ve istinaf yargılama gideri toplamı olan 366,50 TL nin ve A.A.Ü.T. uyarınca duruşmasız davalar için takdir edilen 1.700,00 TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, artan posta ücretinin HMK'nun 333. maddesi uyarınca yatırana iadesine, 18/06/2020 tarihinde, kesin olarak, oyçokluğu ile karar verildi.
AZLIK OYU (X)
İstinaf başvurusuna konu idare mahkemesi kararında hukuka aykırılık bulunmadığından istinaf başvurusunun reddi gerektiği görüşü ile çoğunluk kararına katılmıyorum. (¤¤)