(3201 S. K. Ek m. 7) (682 S. KHK. m. 5, 8, 18)
İSTEMİN ÖZETİ: Hakkari Emniyet Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yapan davacı tarafından, Çukurca Kaymakamının koruması olarak görev yaptığı dönemde ilçe esnafından E.K. adlı kişiden kaymakamın adını kullanmak suretiyle 1.000,00-TL para aldığı iddiası üzerine hakkında başlatılan disiplin soruşturması neticesinde, soruşturmaya konu fiilin sübut bulduğu ve bahse konu eylem ile ''Yetkisini veya nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla ya da kin ve dostluk gibi nedenlerle kötüye kullanmak'' disiplin suçunu işlediğinden bahisle 682 Sayılı Genel Kolluk Disiplin hükümleri Hakkında Kararnamenin 8/6-ç maddesi uyarınca ''Meslekten Çıkarma'' cezasıyla tecziye edilmesine ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulu'nun 15.02.2018 tarihli ve 2018/36 Sayılı kararın iptali istemiyle açılan davada, davacının E.K. adlı kişiden kaymakamın adını kullanmak suretiyle 1.000,00-TL para alması eyleminin Hakkari 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin yukarıda yer verilen kararında belirtilen gerekçeyle ''İcbar Suretiyle İrtikap'' suçunu işlemediği, yapılan yargılamada beraatine karar verildiği, dava konusu disiplin cezasına konu olan eyleminin sübut bulmadığı görüldüğünden, bu eylem nedeniyle tesis edilen meslekten çıkarma cezası yönündeki dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle iptali yönündeki Van 3. İdare Mahkemesi'nin 18/10/2019 gün ve E:2018/2533, K:2019/1743 Sayılı kararının; davacı hakkında yapılan disiplin soruşturması sonucunda fiilinin sübut bulduğu, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülerek kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: İstinaf aşamasında savunma dilekçesi verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Erzurum Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesi'nce dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından davalı idarelerin yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmeksizin işin esası hakkında gereği görüşüldü:
KARAR: Dava; Hakkari Emniyet Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yapan davacının, Çukurca Kaymakamının koruması olarak görev yaptığı dönemde ilçe esnafından E.K. adlı kişiden kaymakamın adını kullanmak suretiyle 1.000,00-TL para aldığı iddiası üzerine hakkında başlatılan disiplin soruşturması neticesinde, soruşturmaya konu fiilin sübut bulduğu ve bahse konu eylem ile ''Yetkisini veya nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla ya da kin ve dostluk gibi nedenlerle kötüye kullanmak'' disiplin suçunu işlediğinden bahisle 682 Sayılı Genel Kolluk Disiplin hükümleri Hakkında Kararnamenin 8/6-ç maddesi uyarınca ''Meslekten Çıkarma'' cezasıyla tecziye edilmesine ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulu'nun 15.02.2018 tarihli ve 2018/36 Sayılı kararın iptali istemiyle açılmıştır.
Dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan 682 Sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin "Disiplin soruşturmasının adli soruşturma veya kovuşturmadan bağımsızlığı" başlıklı 5. maddesinde; "Herhangi bir fiilden dolayı ilgili hakkında yapılan adli soruşturma veya kovuşturma, aynı fiilden dolayı ayrıca disiplin soruşturması ve tahkikat yapılmasını, disiplin cezası verilmesini ve bu cezanın yerine getirilmesini engellemez." hükmüne yer verilmiş, 8. maddesinin 6. fıkrasının (ç) bendinde; ''Yetkisini veya nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla ya da kin ve dostluk gibi nedenlerle kötüye kullanmak'' meslekten çıkarma cezasını gerektiren filler haller arasında sayılmış disiplin cezasını gerektirdiği hüküm altına alınmış, ''Emniyet teşkilatı disiplin kurullarınca verilen kararların kesinleşmesi'' başlıklı 18. maddesinde; ''1) Disiplin kurullarınca verilen kararlardan;
a-) İl polis disiplin kurulunun polis memurları hakkında verdiği meslekten çıkarma cezası dışındaki kararları valinin onayıyla; meslekten çıkarma cezası kararları valinin önerisi, Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun görüşü ve Bakanın onayıyla,
... kesinleşir.'' hükmüne yer verilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden; Hakkari Çukurca İlçe Emniyet Müdürlüğü emrinde görev yapan davacının, 29.07.2016 tarihinde göreve gelmeme, 2016 Haziran ayı içerinde iş sahibinden borç alma, 24.07.2016 tarihinde E.K'dan, 10.07.2016 ve 11.07.2016 tarihinde F.B'den, 17.07.2016 tarihinde H.G'den Kaymakamlık adını kullanarak borç para adı altında para aldığı hususlarına ilişkin olarak Çukurca İlçe Emniyet Müdürlüğü TEM Büro Amirliği personellerince 26.07.2016 tarihinde tutanak tanzim edildiği, davacının bu eylemlerine ilişkin disiplin soruşturması başlatıldığı, soruşturma sonucunda hazırlanan 12.08.2016 tarihli disiplin soruşturma raporunda; Kaymakamlık Konutu'na alınan ses sisteminin parasının ödenebilmesi amacıyla E.K. adlı kişiden borç adı altında para istediği, E.K. adlı kişinin bu parayı davacının hesabına gönderdiği, bu paranın gönderilmesi için hem kendi konumunu hem de Kaymakamlık Konutunu bahane ederek Kaymakamın konumunu kullanarak ikna etmeye çalıştığı, davacının F.B. adlı kişiyi 9 veya 10 Temmuz 2016 tarihinde arayarak ''Kaymakamlığın ihtiyaçları olan ses kayıt cihazlarını almak için Kaymakam Beyin bilgisi dahilinde kendi hesabına 1.000 TL'' para yatırmasını istediği, bundan ayrı olarak 11.07.2016 tarihinde ise ''Kaymakamlıkta görevli polis memuru S.Ö. adlı kişinin düğünü için takı masraflarını karşılamak üzere Kaymakam Beyin F.B'den 1.500 TL parayı acilen göndermesini emrettiği'' şekilde para istediği, F.B'nin her iki meblağı da H.G. üzerinden gönderdiği, davacının farklı günlerde F.B'den istediği 1.000 TL ve 1.500 TL'lik para için direk olarak Kaymakam Beyin ismini kullandığı ve talimatın Kaymakam Bey'e ait olduğunu ısrarla belirtiği, bu hususun F.B'nin sipariş defterine ''Kaymakamlık'' şeklinde verdiği paraları kaydettiği, öte yandan, davacının 16 veya 17 Temmuz 2016 tarihinde Çukurca İlçesindeki Gün Market sahibi H.G. adlı kişiyi telefon ile arayarak ''Kaymakam Bey yol ihtiyacı için 1.000 TL Gün Marketten alın diyor'' şeklinde para talebi incelendiğinde; H.G'nin 1.000 TL para göndermeyi kabul ettiği, davacının parayı alması için Kaymakamlık çalışanı Ş.E. adlı kişiyi gönderdiği, Ş.E. parayı elden alarak bir arkadaşının hesabı üzerinden davacıya havale ettiği, 4 olay bir arada değerlendirildiğinde, davacının Kaymakamın adını kullanarak ve kendisine yaptığı görev nedeniyle duyulan güveni kullanarak bu parayı istediği, Kaymakamın adını ikna edici bir unsur olarak kullanarak gerçekte kendisi kullanmak için para isteğinin anlaşıldığı, memuriyet sıfatını ve görevinin sağladığı güveni kötüye kullanarak çıkar sağlamak suretiyle irtikap suçunu işlediği açıklamalarına yer verilerek, sonuç ve kanaat bölümünde; disiplin yönünden; E.K. ile H.G. adlı kişilerden birer defa ve F.B. adlı kişiden iki defa aldığı para ile ilgili olarak Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 8. maddesi gereğinde ayrı ayrı ''Meslekten Çıkarma'' cezası ile tecziye edilmesinin istenildiği, Hakkari Valiliği İl Polis Disiplin Kurulunca davacının son savunmasının alındığı, 23.12.2016 tarihli savunmasında; son verdiği savunmasının geçerli olduğu, ismi geçen şahıslardan aldığı paraların tamamen şahsı adına aldığını, dört ay önce ödediğini beyan ettiği, Hakkari Valiliği İl Polis Disiplin Kurulu'nun 28.03.2016 tarihli 2017/2 Sayılı kararıyla; davacının disiplin soruşturmasına konu olan dört eyleminin 682 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 8/6-ç maddesindeki ''Yetkisini veya nüfuzunun kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla ya da kin ve dostluk gibi nedenlerle kötüye kullanmak'' hükmü uyarınca disiplin suçunun sübut bulduğundan bahisle dört defa ayrı ayrı ''Meslekten Çıkarma'' cezası verilmesi gerektiği görüşüyle 3201 Sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu'nun Ek.7. maddesi gereğince dosyanın Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kuruluna sevkine karar verildiği, Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulu'nun 15.02.2018 tarihli ve 2018/36 Sayılı kararıyla davacının dört farklı eylemi nedeniyle ayrı ayrı 682 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 8/6-ç maddesi uyarınca dört defa ''Meslekten Çıkarma'' cezasıyla tecziyesine karar verildiği, davacı tarafından Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulu'nun 15.02.2018 tarihli ve 2018/36 Sayılı kararın E.K. adlı kişiden kaymakamın adını kullanmak suretiyle 1.000,00-TL para alması nedeniyle tesis edilen meslekten çıkarma cezasının iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden; Ceza Yargılaması Hukuku ile Disiplin Hukukunun farklı kural ve ilkelere tabi disiplinler olduğu, kamu görevlisinin davranışının, suç tanımına uymasının yanı sıra disiplin sorumluluğunu da gerektirebileceği, böyle durumlarda ceza muhakemesinin ve disiplin soruşturmasının ayrı ayrı yürütüleceği, ceza muhakemesi sonucunda kişinin isnat edilen eylemi işlemediğine dair hükümler dışında, ceza mahkemesi hükmünün disiplin makamları açısından doğrudan bağlayıcı olmadığı, disiplin cezasının hukuki denetiminin, ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak, dava dosyasında bulunan ve dava konusu işlemin dayanağını oluşturan soruşturma raporu ile soruşturma raporuna ekli bilgi, belgeler ve alınan ifadeler doğrultusunda yapılması gerektiği sonucuna varılmaktadır.
Ceza uygulaması ile disiplin uygulaması arasında amaç, kapsam, usul ve sonuçlar bakımından temel nitelikte farklılıklar mevcut olduğundan kanun koyucu, ceza uygulaması ile disiplin uygulamasını iki ayrı ve farklı alan olarak görmüş ve bunların birbirini etkilemesini önleyici nitelikte bir düzenleme olan 682 Sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin "Disiplin soruşturmasının adli soruşturma veya kovuşturmadan bağımsızlığı" başlıklı 5. maddesindeki düzenlemeye yer vermiştir.
İdare Mahkemesince; Hakkari 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 01/11/2018 tarih ve E:2017/245, K:2018/263 sayılık kararında belirtilen gerekçeyle ''İcbar Suretiyle İrtikap'' suçunu işlemediği, yapılan yargılamada beraatine karar verildiği, dava konusu disiplin cezasına konu olan eyleminin sübut bulmadığı görüldüğünden, bu eylem nedeniyle tesis edilen meslekten çıkarma cezası yönündeki dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş ise de; anılan ceza mahkemesi kararı incelendiğinde davacının E.K. adlı kişiden para almadığı yönünde herhangi bir tespit olmadığı, davacı üzerine atılı irtikap suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı gibi görevi kötüye kullanma ve rüşvet suçlarının da unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle davacının beraatine karar verildiği, disiplin işlemine konu eylemin ise; yetkisini veya nüfuzunu kendisine çıkar sağlamak amacıyla kötüye kullanmak olduğu, bu haliyle ceza yargılamasında isnat edilen eylem ile disiplin soruşturmasına konu eylemlerin birbirinden farklı olduğu, ceza mahkemesi hükmünün disiplin hukuku açısından doğrudan bağlayıcı olmadığı sonucuna varılmaktadır.
Olayda; soruşturma raporu ile soruşturma raporuna ekli bilgi, belgeler ve alınan ifadeler birlikte değerlendirildiğinde, davacının Çukurca Kaymakamının koruması olarak görev yaptığı dönemde ilçe esnafından E.K. adlı kişiden kaymakamlığa alınan ses kayıt cihazının parasının kendi kredi kartından çekildiğini belirterek borç para istediğinin açık olduğu, bu eylemin de yetkisini veya nüfuzunu kendisine çıkar sağlamak amacıyla kötüye kullanmak kapsamında olduğu sonucuna varıldığından, bu eylem nedeniyle davacının meslekten çıkarma cezası ile tecziyesine ilişkin dava konusu işlemde mevzuata aykırılık bulunmadığı kanaatine varılmaktadır.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle; istinaf başvurusunun kabulüne, Van 3. İdare Mahkemesi'nin 18/10/2019 gün ve E:2018/2533, K:2019/1743 Sayılı kararının kaldırılmasına, davanın reddine, aşağıda dökümü yazılı davacı yargılama giderinden ilk derece aşamasına ait 320,85-TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına, davalı idarelere ait toplam 80,00-TL yargılama gideri ile yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca belirlenen 1.700,00-TL vekalet ücretinin davacı tarafından davalı idarelere ödenmesine, 492 Sayılı Harçlar Kanununun 13/j maddesi uyarınca Genel Bütçeye dahil idarelerin bu Kanunun (1) ve (3) sayılı tarifelerine göre bütün işlemlerinin harçtan müstesna olması nedeniyle davalı idareden istinaf aşamasında alınmayan 121,30-TL istinaf yoluna başvurma harcının aynı maddenin devamında yer alan "Yukarıdaki işlemlerin hesaplanacak harçlarının Genel Bütçeye dahil idarelerin haklılığı nispetinde karşı taraftan tahsiline ilgili merciince karar verilir" hükmü gereği davacıdan tahsili için Mahkemesince ilgili merci'e müzekkere yazılmasına, artan posta avansının karar kesinleştikten sonra Mahkemesince taraflara iadesine, bu kararın tebliğinden itibaren otuz (30) gün içerisinde Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere, 13/03/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)