İSTEMİN ÖZETİ: Isparta ili, Kara Havacılık Okulu Komutanlığı emrinde İkm. Asb. Kd. Üçvş. olarak görev yapan davacının, 375 sayılı KHK'nın geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin 13/03/2019 tarih ve 2019/30 sayılı işlemin iptaline ve işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal ve özlük haklarının yasal faiziyle birlikte tarafına ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davada; dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden, davacının 15/07/2016 tarihli darbe girişimi akabinde FETÖ/PDY terör örgütü kapsamında gözaltına alındığı, örgüt elemanları ile görüştüğünü kabul ederek etkin pişmanlıktan faydalandığı ve adli kontrol şartıyla serbest bırakıldığı, UYAP kayıtlarına göre davacı hakkında, Manisa 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin E:2018/437 sayılı dosyasında FETÖ/PDY Terör Örgütüne üyelikten ceza davasının açıldığı ve yetkisizlik kararı sonrası dosyanın Ankara 16. Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderildiği, bakılan davada Mahkemenin 20/06/2019 tarih ve E:2018/515, K:2019/414 sayılı kararıyla "...sanığın Silahlı terör Örgütüne Üye olduğu sübuta ermekle suçun işleniş biçimi, suç konusunun önem ve değeri, sanığın güttüğü amaç ve saiki, suç kastının yoğunluğu, şahsi ve sosyal durumu göz önüne alınarak 5 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına, silahlı terör örgütü üyeliği nedeniyle cezanın yarı oranında artırılarak 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığın pişmanlık göstererek TCK 221/4 ve 62. maddeleri gereği indirim yapılarak neticeten 1 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, Hükmün Açıklanmasının Geriye Bırakılmasına, 5 yıl Denetimli Serbestlik Tedbirine Tabi Tutulmasına..." karar verildiği, 28/06/2019 tarihinde kararın itiraz edilmeden kesinleştiği görülmüş olup, bütün bunlar dikkate alındığında; FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olduğu mahkeme kararı ile de sabit olan davacının, terör örgütüyle irtibat veya iltisakı bulunduğu gerekçesiyle kamu görevinden çıkarılmasına dair dava konusu Milli Savunma Bakanlığı'nın 03/03/2019 tarih ve 2019/30 sayılı işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine ulaşıldığı, dava konusu işlemde hukuka aykırılık olmadığı sonucuna ulaşıldığından, davacının parasal hak isteminin de kabulü mümkün bulunmadığı gerekçesiyle Isparta İdare Mahkemesi'nce verilen davanın reddine ilişkin 10/12/2019 tarih ve E:2019/1090, K:2019/1619 sayılı kararın, davacı vekili tarafından; FETÖ ile mücadele kapsamında yürütme ve yargı organları tarafından belirlenen ve yargılama makamlarınca kesin delil olarak kabul edilen kriterlerin hiçbirinin davacıda bulunmadığı, davacının hiçbir surette, hiçbir terör örgütüne veya MGK'ca devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum, gruplara kesinlikle üyeliği, mensubiyeti, iltisakı yahut irtibatı bulunmadığı, üyeliğini tespitinde en önemli delil kabul edilen Bylock, ...., ...., .... programlarını kullanmadığı, eğitim hayatının hiçbir aşamasında anılan örgütün okul, yurt veya dershanelerine gitmediği, davacının FETÖ' nün finans kurumu olan BANK.... ya da örgüte yardım amacıyla para yatırmadığı, kesinlikle örgüt içi evlilik yapmadığı gibi çocuklarını da örgütün kurumlarına göndermediği, mahkeme kararında davanın ceza soruşturma kapsamında etkin pişmanlıktan yararlanmış olmasının görevden çıkarma kararına gerekçe olarak gösterildiği, davacının bahsedilen ceza soruşturmasında yerel yargılama makamlarının tarafsız ve adil yargılama yapma imkanına sahip olmaması, davacının asker olması, inkar durumunda tutuklama ve uzun süreli mahkumiyetin kesin olması gerekçeleri ile terör örgütü üyeliğini gösterecek herhangi bir delil olmamasına rağmen etkin pişmanlık hükümlerinden faydalandığı, memuriyet hayatında herhangi bir disiplin ve ceza soruşturması dahi geçirmediği, etkin pişmanlıktan faydalanma talebi olmasa; davacının tutuklanması, tutuklanınca da uzun süre cezaevinde kalmasının kaçınılmaz olduğu, astsubay olan davacının bu gerçeği fark ettiği için terör örgütü üyesi olmadığı halde etkin pişmanlıktan faydalanmak istediğini beyan ettiği iddialarıyla istinafen incelenerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Yapılan ihraçların devletin görevi ve vatandaşlarına karşı yükümlülüklerinin gereği, terör örgütleriyle mücadelede ve yeni bir darbe kalkışmasını önlemeye yönelik, zorunlu, acil ve orantılı tedbir niteliğinde olduğu, hukuka ve mevzuata uygun olduğu ileri sürülerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Konya Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesi'nce davacı vekilinin Anayasa'ya aykırılık iddiası Anayasa'nın 152'nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ciddi görülmeyerek ve adli yardım talebi ilk derece mahkemesince kabul edilerek yargılamanın adli yardımlı olarak yapıldığı ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31'inci maddesinde yollamada bulunulan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 335'inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca adli yardımın hüküm kesinleşinceye kadar geçerli olduğu dikkate alınarak istinaf aşamasındaki adli yardım talebi hakkında ayrıca karar verilmesine gerek bulunmadığı sonucuna varılmakla işin gereği görüşüldü;
Başvuruya konu mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığından, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45 inci maddesinin 3 üncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun REDDİNE, istinaf aşamasında yapılan 192,10.-TL yargılama giderinin adli yardımdan yararlanan davacıdan tahsili için Mahkemesince ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46 ncı maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca, bu kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde doğrudan Dairemiz'e veya Dairemiz'e iletilmek üzere anılan Kanun'un 4 üncü maddesinde sayılan yerlere verilecek dilekçe ile Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere, 22/12/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)