İSTEMİN ÖZETİ: İstanbul İli, Beylikdüzü İlçesi, ……. Koleji'nde Türkçe öğretmeni olarak görev yapmakta iken, Özel Öğretim Kurumları Çalışma İzin Belgesi iptal edilen davacının, tarafına yeniden çalışma izni verilmesi istemiyle yaptığı başvurusunun reddine ilişkin 13.11.2018 tarihli ve E.21702246 sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davada; çalışma izin belgesinin iptal edilmesine esas alınan delilin/hususun değerlendirilmesinden; Anayasa Mahkemesi'nce; Bylock uygulamasının soruşturma ve kovuşturma mercilerince tespit edilen kurumsal ve ticari mahiyetinin olmaması, uygulama üzerinden yapılan iletişimin çözümlenen içeriğinin tamamına yakınının FETÖ/PDY unsurlarına ait örgütsel temas ve faaliyetlere ilişkin olması, uygulamayla ilişkili İnternet kaynaklı yayınların çoğunlukla sahte hesaplar üzerinden yapılması ve burada FETÖ/PDY lehine paylaşımlarda bulunulması, büyük bir kullanıcı kitlesine sahip uygulamanın 15 Temmuz darbe teşebbüsü öncesinde diğer kişilerce bilinmemesi, kullanıcılarının belirlenmesini önlemeye yönelik olağan dışı işleyişinin ve şifreleme sisteminin bulunması, kullanımın ancak diğer bir kullanıcının onaylamasıyla mümkün hale gelmesi ve bu yönüyle hücre tipi örgütlenmeye elverişli olması, haberleşme içeriğinin belirli bir süre sonra otomatik olarak kendiliğinden silinmesi gibi özellikleri (AYM, Aydın Yavuz ve diğerleri, [GK], B. No: 2016/22169, 20/6/2017, §106) gözönüne alındığında kişilerin bu uygulamayı kullanmalarının veya kullanmak üzere elektronik/mobil cihazlarına yüklemelerinin soruşturma makamlarınca FETÖ/PDY ile olan ilgi bakımından bir belirti olarak değerlendirilebileceği, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 26.09.2017 tarihli E:2017/956, K:2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli E:2015/3, K:2017/3 sayılı kararda da; bylock iletişim sisteminin, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle; örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının tespiti halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren bir delil olacağının karara bağlandığı, bu durumda, bylock iletişim sistemini kullandığı tespit edilen kişilerin FETÖ/PDY örgütü ile üyelik, iltisak ve irtibatının bulunduğu hususunda tereddüt bulunmadığı, buna karşın, bylock programının kişinin iradesi dışında, kullanmakta olduğu iletişim cihazına yüklendiğinin ve hiç bir şekilde iletişimde kullanılmamış olduğunun tespiti halinde, bu durumun tek başına irtibat veya iltisak sebebi sayılamayacağı, davacının bylock programını kendisinin kullandığının yetkili makamlarca tutanağa bağlandığı ve davacı tarafından bunun geçersizliğini ortaya koyacak bir delil sunulmadığı dikkate alındığında; davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu, İstanbul İli, Beylikdüzü İlçesi, …… Koleji'nde Türkçe öğretmeni olarak görev yapmakta iken çalışma izni iptal edilen davacı tarafından, tarafına yeniden çalışma izin belgesi verilmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin davalı idare işleminde, ifa edilen görevin önem ve niteliği de dikkate alındığında, hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddi yönünde Ankara 14. İdare Mahkemesi'nce verilen 24/10/2019 gün ve E:2019/287, K:2019/1981 sayılı kararın; davacı tarafından haksız ve hukuka aykırı olduğu, Özel ……. Ortaokulu'nda görev yaparken Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğünün 16.02.2018 tarihli ve 3329688 sayılı yazısı gerekçe gösterilerek çalışma izninin iptal edildiği, dava konusu işlemin gerekçesi olarak FETÖ/PDY terör örgütüne mensup ve müzahir şahıslarca kullanılan Bylock isimli uygulamayı kullandığı ileri sürülmekte ise de; söz konusu iddiayı kesinlikle kabul etmediği, hakkında yürütülen herhangi bir idari veya adli soruşturma bulunmaksızın hukuki olarak delillendirilmemiş bir bilgiye dayanarak çalışma izninin iptal edilmesi suretiyle en doğal insan haklarından olan çalışma hak ve hürriyetinden mahrum bırakılmasının Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 2. maddesinde yer verilen hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmayacağı, hiçbir şekilde Bylock isimli uygulamayı kullanmadığı ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığı savunularak talebin reddine karar verilmesi istenilmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesince, davacının duruşma isteminin reddi 2577 sayılı Kanunun 17. maddesi uyarınca yerinde görülmeyerek, istinaf aşamasına ait harçları yatırmadığı görülmüş ise de, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 335. maddesi uyarınca mahkemece verilen "Adli Yardım Kabul" kararı dava sonuna kadar hüküm ifade ettiğinden 2577 sayılı Kanunun 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek işin gereği görüşülüp düşünüldü:
İstinaf başvurusuna konu edilen mahkeme kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun olup kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, 2577 sayılı Yasanın 45/3. maddesi uyarınca istinaf başvurusunun reddine, istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin başvuruda bulunan üzerinde bırakılmasına, davacının adli yardım istemi kabul edilmiş olduğundan ve dava istinaf başvurusunun reddi ile sonuçlandığından davacıdan önceden alınmamış olan 197,30 TL istinaf yargılama giderlerinin karar kesinleştiğinde tahsili için Mahkemesince ilgili Vergi Dairesi Müdürlüğüne müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı Yasanın 46. maddesinin (c) bendi gereğince 30 gün içerisinde Danıştay’a temyiz yolu açık olmak üzere, 16/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)