(2577 S. K. m. 45, 49) (213 S. K. m. 3, 30, 34, 341, 344) (3065 S. K. m. 10, 11, 12, 13, 14, 15) (4458 S. K. m. 95)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacı şirket tarafından, hakkında haksız yere katma değer vergisi iadesi aldığından bahisle düzenlenen 25/10/2018 tarih ve 2018-A-3923/8 sayılı vergi inceleme raporu dayanak alınarak tesis edilen ihbarnameler ile re'sen tarh edile......014/1 ila 12 dönemi tek kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin iptali istemiyle açılan davada; davacı adına 2013 ila 2016 yıllarında ihracat istisnası sebebiyle düzenlenen 25/10/2018 tarih ve 2018-A-3923/5 sayılı vergi tekniği raporunda, davacının yüklenim KDV'lerinden iade KDV tutarlarının çıkarılmasına karar verilen mükellefler hakkında somut tespitler yapılmadığı, davacının bankacılık işlemlerini eft-havale yerine banka aracılığı ile yapması, ihracat yaptığı firmaların çoğunlukla doğu bloku ülkeleri olması, bu firmalarla bağlantıyı nasıl kurduğunun belgelenememesi, ihracat karşılığı aktarılan ödemelerin ihracat yapılan firma ve ülke dışından geliyor olması gibi tespitlerin ticari icaplara uygun olmadığı yönündeki ifadelerin yorum ve varsayım üzerine kurulduğu, ticari karlılık oranın düşük olması yönündeki eleştirinin, ticari karlılık oranının düşük olmasının mümkün olabileceği gibi, ticari karlılık oranı ile ilgili karşılaştırmanın davacının faaliyet alanı dışındaki firmalar dikkate alınarak yapılmasının da hatalı olduğu, bir firmanın az kar marjı ile çalışmasının da mümkün olabileceği, beyan edilen matrahları gerçekleştirebilecek ticari bir organizasyon için gerekli olan ticari mal alışı, mal stoğu, depo, çalışan, araç, teknik donanım, makine ve teçhizata sahip olmadığına ilişkin somut tespitin raporda yer almadığı anlaşıldığından, dava konusu 2014/1 ila 12 dönemleri tek kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatlarında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar veren İstanbul 8.Vergi Mahkemesi'nin 18/10/2019 tarih ve E:2019/391, K:2019/2066 sayılı kararına davalı idarece istinaf başvurusunda bulunularak; kararın hukuka uygun olmadığı, davacı hakkında yapılan tespitlere istinaden mevzuat uyarınca tesis edilen işlemlerin hukuka uygun olduğu iddialarıyla kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: İstinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Birinci Vergi Dava Dairesi'nce dosyadaki belgeler incelenip davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusu hakkında gereği görüşüldü:
Dava; davacı şirket tarafından, hakkında haksız yere katma değer vergisi iadesi aldığından bahisle düzenlenen 25/10/2018 tarih ve 2018-A-3923/8 sayılı vergi inceleme raporu dayanak alınarak tesis edilen ihbarnameler ile re'sen tarh edilen 2014/1 ila 12 dönemi tek kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin iptali istemiyle açılmış olup, davalı idarece davanın kabulü yönündeki Vergi Mahkemesi kararının istinaf yoluyla incelenerek kaldırılması istenilmektedir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İstinaf başlıklı 45.maddesinin 2.fıkrasında; istinafın temyizin şekil ve usullerine tabi olduğu belirtilmiş, anılan maddenin 3.fıkrasında bölge idare mahkemesinin, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar vereceği, kararda maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise, gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı vereceği, 4. Fıkrasında ise, bölge idare mahkemesinin ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vereceği, bu hâlde bölge idare mahkemesinin işin esası hakkında yeniden bir karar vereceği düzenlemelerine yer verilmiştir.
Aynı kanunun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49.maddesinin 2.fıkrasında ise; "görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, hukuka aykırı karar verilmesi, usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksiklikler bulunması" bozma nedenleri olarak belirlenmiş bulunmaktadır.
Dava dosyasının incelenmesinden; belirli bir mala tahsis edilmemiş mağazalardaki bir başka ülkeyle yapılan toptan ticaret faaliyeti ile iştigal eden davacı hakkında 2013 ila 2016 yıllarında ihracat istisnası sebebiyle düzenlenen 25/10/2018 tarih ve 2018-A-3923/5 sayılı vergi tekniği raporunda, KDV iade yönünden sınırlı incelenen davacı mükellefin yüklenim listelerinde yer alan ve haklarında ödemelerde, özel esaslarda ve ifadelerde olumsuzluklar tespit edilen mükelleflere ilişkin yüklenim KDV'lerinin iade KDV tutarlarından çıkarılması, incelenen yıllarda yapılandırma Kanunlarından faydalandığı için KDV iadeleri dışında işlem yapılmaması gerektiğinin belirtilmesi üzerine davacının, 2014 yılı hesap ve işlemlerinin katma değer vergisi yönünden incelenmesi sonucu 25/10/2018 tarih ve 2018-A-3923/8sayılı vergi inceleme raporunun düzenlendiği, anılan raporda; davacı adına düzenlenen 25/10/2018 tarih ve 2018-A-3923/5 sayılı vergi tekniği raporuna atıf yapılarak davacını......014 yılında yüklenim listelerinde yer alan ve haklarında ödemelerde, özel esaslarda ve ifadelerde olumsuzluk tespit edilen 26 mükellefe ilişkin yüklenim KDV'lerin iade KDV tutarlarından çıkarılması gerektiğinin belirtilmesi üzerine anılan vergi inceleme raporuyla davacıya haksız yere iade yapıldığı tespit edilen KDV'ye istinaden 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 30/4'üncü maddesi uyarınca 2014/1 ila 12 dönemleri için re'sen tarh edilen vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin kaldırılması istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 10. maddesinin (a) bendinde, mal teslim ve hizmet ifası hallerinde malın teslimi veya hizmetin yapılması vergiyi doğuran olay kapsamında sayılmış, 11/1-a maddesinde, ihracat teslimleri ve bu teslimlere ilişkin hizmetler ile yurt dışındaki müşteriler için yapılan hizmetler vergi istisnası kapsamında sayılmış, 12/1 maddesinde, bir teslimin ihracat teslimi sayılabilmesi için, teslimin yurt dışındaki bir müşteriye veya bir serbest bölgedeki alıcıya veya 27/10/1999 tarihli ve 4458 sayılı Gümrük Kanununun 95 inci maddesinin (1) numaralı fıkrasına göre faaliyette bulunan gümrüksüz satış mağazalarında satılmak üzere bu mağazalara veya bunların depolarına ya da yetkili gümrük antreposu işleticisine yapılması veya malların yetkili gümrük antreposu işleticisine tevdi edilmesi gerektiği, 12/2 maddesinde, yurt dışındaki müşteri tabirinin, ikametgahı, işyeri, kanuni ve iş merkezi yurt dışında olan alıcılar ile yurt içinde bulunan bir firmanın yurt dışında kendi adına müstakilen faaliyet gösteren şubelerini ifade ettiği ve bir hizmetin yurt dışındaki müşteriler için yapılan hizmet sayılabilmesi için, hizmetlerin yurt dışındaki bir müşteri için yapılmış olması ve hizmetten yurt dışında faydalanılması gerektiği hükme bağlanmış, 29. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde de, mükelleflerin yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden, kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisini indirebilecekleri ve 32'nci maddesinde ise, bu Kanunun 11, 13, 14 ve 15. maddeleri uyarınca vergiden istisna edilmiş bulunan işlemlerle ilgili fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisinin mükellefin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanacak KDV'den indirileceği, vergiye tabi işlemlerin mevcut olmaması veya hesaplanan verginin indirilecek vergiden az olması hallerinde indirilemeyen KDV Maliye ve Gümrük Bakanlığınca tespit edilecek esaslara göre bu işlemleri yapanlara iade olunacağı, hükme bağlanmıştır.
213 Sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 3. maddesinin (B) bendinde; vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin yemin hariç her türlü delille ispatlanabileceği, şu kadar ki vergiyi doğuran olayla ilgisi tabii ve açık bulunmayan şahit ifadesinin ispatlama vasıtası olarak kullanılamayacağı, iktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfetinin bunu iddia eden tarafa ait olacağı, 34. maddesinde ise, ikmalen ve re'sen tarh edilen vergilerin "İhbarname" ile ilgililere tebliğ olunacağı, nev'i ve doğuşu ayrı olan vergiler için ayrı ihbarname kullanılacağı hükme bağlanmıştır.
Aynı Kanunun 30'uncu maddesinde; Re’sen vergi tarhı, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitine imkan bulunmayan hallerde takdir komisyonları tarafından takdir edilen veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlarca düzenlenmiş vergi inceleme raporlarında belirtilen matrah veya matrah kısmı üzerinden vergi tarh olunması olarak tanımlanmış, 30/4'üncü maddesinde, defter kayıtları ve bunlarla ilgili vesikaların vergi matrahının doğru ve kesin olarak tespitine imkan vermeyecek derecede noksan, usulsüz ve karışık olması dolayısıyla ihticaca salih bulunmaması, 30/6 ncı maddesinde ise; tutulması zorunlu olan defterlerin veya verilen beyannamelerin gerçek durumu yansıtmadığına dair delil bulunması, re’sen takdir nedeni olarak kabul edilmiştir. Aynı Kanunun 134'üncü maddesinde; vergi incelemesinden maksadın ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak ve tespit etmek olduğu hüküm altına alınmıştır.
Yine aynı Kanunun 344. Maddesinde; 341 inci maddede yazılı hallerde vergi ziyaına sebebiyet verildiği takdirde, mükellef veya sorumlu hakkında ziyaa uğratılan verginin bir katı tutarında vergi ziyaı cezası kesileceği hükme bağlanmıştır.
Olayda, davacıya yapılan katma değer vergisi iadelerinin haksız olup olmadığının belirlenmesi uyuşmazlığın çözümünde önem arz ettiğinden, cezalı tarhiyatın dayanağı olarak gösterilen 25/10/2018 tarih ve 2018-A-3923/8 sayılı vergi inceleme raporunda, davacının 2014 döneminde yüklenim listelerinde yer alan ve haklarında, ödemelerde, özel esaslarda ve ifadelerde olumsuzluk tespit edildiği için yüklenim kdv'leri iade kdv tutarlarından çıkarılan 26 mükellef hakkında yapılan somut tespitlerin incelenmesi gerekmektedir.
Bu bağlamda, Dairemizin 26/06/2020 tarihli ara kararı ile; davacıya haksız iade yapıldığından bahisle tesis edilen davaya konu cezalı tarhiyatların dayanağı 25/10/2018 tarih ve 2018-A-3923/8 sayılı vergi inceleme raporunun 15. ve 16.sayfalarında gösterilen, davacının 2014 döneminde yüklenim listelerinde yer alan ve haklarında, ödemelerde, özel esaslarda ve ifadelerde olumsuzluk tespit edildiği için yüklenim kdv'leri iade kdv tutarlarından çıkarılan 26 mükellef hakkında hazırlanmış vergi tekniği raporlarının bulunup bulunmadığı davalı idareden sorulmuş ve varsa rapor örnekleri istenilmiş olup, davalı idarenin ara kararına cevaben gönderdiği 16/07/2020 tarih ve E.334804 sayılı yazı ile söz konusu 26 mükelleften Esenler Vergi Dairesi Müdürlüğü mükellefi (……… VKN) ……., Büyükçekmece Vergi Dairesi Müdürlüğü mükellefi (…. VKN) ….. Kozmetik Tekstil Pazarlama Tic. Ltd. Şti., Yenibosna Vergi Dairesi Müdürlüğü mükellefi (… VKN) ……. Tekstil İnş. San. Tic. Ltd. Şti. ve Küçükköy Vergi Dairesi Müdürlüğü Mükellefi (… VKN) … İmalat Dekoratif Panel San. Dış Ticaret Ltd. Şti. isimli 4 firma hakkında vergi tekniği raporu bulunduğu belirtilerek raporların gönderildiği görülmüştür.
Bu durumda, istinaf yoluyla kaldırılması istenilen kararın, hakkında vergi tekniği raporu bulunan Esenler Vergi Dairesi Müdürlüğü mükellefi (…… VKN) ……., Büyükçekmece Vergi Dairesi Müdürlüğü mükellefi (….. VKN) ….. Kozmetik Tekstil Pazarlama Tic. Ltd. Şti., Yenibosna Vergi Dairesi Müdürlüğü mükellefi (… VKN) ……. Tekstil İnş. San. Tic. Ltd. Şti. ve Küçükköy Vergi Dairesi Müdürlüğü Mükellefi (… VKN) …. İmalat Dekoratif Panel San. Dış Ticaret Ltd. Şti. isimli 4 firma dışındaki 22 firmaya ilişkin olarak davanın kabulü yönündeki kısmında 2577 sayılı Yasanın 49. maddesinde sayılan kaldırma nedenlerinin bulunmadığı ve istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerin kararın bu kısımlarının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte olmadığı sonucuna ulaşıldığından, istinaf başvurusunun, hakkında vergi tekniği raporu bulunmayan 22 firmaya ilişkin olarak reddi gerekmektedir.
Öte yandan, kararın, hakkında vergi tekniği raporu bulunan söz konusu 4 firmaya ilişkin olarak, anılan vergi tekniği raporları incelenmeksizin verilen kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı ve kararın bu kısmının kaldırılması gerektiği sonucuna varılmıştır.
Davacı şirketin yüklenim listelerinde yer alan ve dayanak vergi inceleme raporunda eleştiri konusu edilen 4 firma hakkında hazırlanan vergi tekniği raporları incelendiğinde ise;
Esenler Vergi Dairesi Müdürlüğü mükellefi (...... VKN) ......, hakkındaki 2014, 2015 dönemine ilişkin 17/12/2018 tarih ve 2018-A-3882 sayılı vergi tekniği raporunda özetle;dış giyim eşyası imalatı faaliyeti ile uğraşırken 30/07/2014 tarihinde faaliyetini terk ettiği, mükellefin MERNİS adresi bulunmadığından incelemenin dış verilerden yararlanılarak yapıldığı, GİBİNTRANET sisteminden yapılan araştırmalar neticesinde mükellefin mal satışı yaptığı 6 firma hakkında yapılan karşıt tespitlerden, faturalarda belirtilen malların genellikle mükellefin ticari faaliyeti kapsamında yaptığı işler olduğu, mükellefe satılan mallara ait ödemelerin genellikle banka havalesi, çekler ile yapıldığı, mal satışı yapılan firmaların genel esaslar kapsamında olduğu, kullandığı faturalardan sahte belge olarak ifade edilebilenlerin maliyetlere oranının 0,015 gibi düşük bir oranda olduğu hususları değerlendirildiğinde, mükellef hakkında sahte belge düzenleme yönünden yapılacak bir işlem olmadığı tespitlerine yer verilmiştir.
Küçükköy Vergi Dairesi Müdürlüğü Mükellefi (...... VKN) ….. İmalat Dekoratif Panel San. Dış Ticaret Ltd. Şti. hakkındaki 2013, 2014 dönemine ilişkin 15/07/2018 tarih ve 2018-A-2779/10 sayılı vergi tekniği raporunda özetle; mükellefin, plastikten/pvc'den kapı, pencere aksesuarları vb. Satışı ile iştigal ettiği ve faaliyetine devam ettiği, ilgili dönemde kısmen sahte fatura düzenlediği, 2014 yılında Tasf. Hal. …. Yapı Ltd. Şti. İle …… Dış Ticaret Ltd. Şti. İsimli firmalara düzenlediği faturaların sahte olduğu tespitlerine yer verilmiştir.
Büyükçekmece Vergi Dairesi Müdürlüğü mükellefi (…. VKN) ……. Kozmetik Tekstil Pazarlama Tic. Ltd. Şti. hakkındaki 2014, 2015 dönemine ilişkin 24/10/2017 tarih ve 2017-A-5947/27 sayılı vergi tekniği raporunda özetle; kişisel bakım ve kozmetik ürünleri perakende ticareti ile iştigal etmek üzere 12/05/2010 tarihinde işe başlayan mükellefin 09/06/2015 tarihinde faaliyetinin re'sen terk ettirildiği, 2014-2015 döneminde %100 ortak ve şirket müdürünün K4 olduğu, defter ve belge isteme yazısının adreste bulunamama nedeniyle tebliğ edilemediği, incelemenin tarh dosyası üzerinden yapıldığı, 12/05/2015 tarihli yoklamada faaliyette bulunmadığı, çevrede tanınmadığı, 18/01/2016 tarihli yoklamada adreste başka bir mükellefin faaliyette bulunduğu hususlarının tespit edildiği, 2014 yılında 965.272,09-TL KDV matrahı beyan ettiği, buna mukabil aynı dönem kredi kartı ile tahsil edilen KDV dahil hizmet bedelinin 24.905.330,60-TL olduğu, söz konusu dönemde beyan edilen ödenecek KDV miktarının 0,00-TL olduğu, 2014 yılında BA ile 503 belge karşılığı 28.435.608,00-TL alış bildirmesine rağmen karşıt mükelleflerin BS ile 387 belge karşılığı 6.22.025,00-TL satış bildirdiği, 2014 yılında BS ile 440 belge karşılığı 30.107.444,00-TL satış bildirmesine rağmen karşıt mükelleflerce BA ile 409 belge karşılığı 29.253.651,00-TL alış bildirildiği, mükellefin 2015 yılında kredi kartıyla tahsil ettiği hasılatının ise 86.308.846,29-TL olduğu ve 2015 yılında beyan edilen KDV matrahı 69.208,072,27-TL, ödenecek KDV miktarının ise 0,00-TL olduğu, 2014-2015 yılları itibarıyla POS cihazı ile yaptığı işlemler ile ilgili olarak ifadesine başvurulan 10 kart sahibi tarafından söz konusu işlemlerin herhangi bir mal veya hizmet alımına dayanmayan %2,5 komisyon karşılığı nakit ihtiyacının karşılamaya yönelik işlemler olduğunun belirtildiği, mükellefin faaliyetinin tefecilik faaliyeti olduğu tespitlerine yer verilmiştir.
Yenibosna Vergi Dairesi Müdürlüğü mükellefi (… VKN) ……. Tekstil İnş. Optik San. Tic. Ltd. Şti. hakkındaki 2013, 2014, 2015 dönemine ilişkin 26/02/2018 tarih ve 2018-A-2830/02 sayılı vergi tekniği raporunda özetle; dış giyim eşyası imalatı, dokuma, örme, tığ işi vb. Kumaştan olanlar (kaban, palto, ceket, pantolon, takım elbise, döpiyes, anorak işi) ile iştigal etmekte iken 31/12/2015 tarihi itibarıyla faaliyetinin re'sen terk ettirildiği, 14/04/2014 tarihinden itibaren mükellef kurumun tek ortağı ve şirket müdürünün ….. olduğu, mükellefe ulaşılamadığı için defter ve belge isteme yazısının tebliğ edilemediği, 10/09/2014 tarihinde yapılan yoklamada ilgili adresin ofis olarak kullanıldığı, firmanın faaliyetinin tekstil imalatı olduğu ve faaliyetin şubede yapıldığı, merkez ofisin genelde kapalı olduğu, 2 adet masa, sandalye, 1 adet bilgisayar, 1 adet fakstan oluşan demirbaş bulunduğu, 13/02/2015 ve 10/09/2015 tarihli yoklama tutanakları ile ilgili adresin ofis olarak kullanıldığı, 2 adet masa, 4 adet koltuk, 2 adet bilgisayar, 1 adet yazıcı bulunduğu, aynı adreste başka bir mükellefin daha olduğu, aboneliklerin başkası adına kayıtlı olduğu, sonraki yoklamalarda yerinde olmadığı hususlarının tespit edildiği, adına kayıtlı 1985 model minibüs bulunduğu, mükellefin üç farklı vergi dairesine toplam 5.742.480,90-TL vadesi geçmiş ve ödenmesi gereken vergi borcu olduğu, 2013 yılında 1.551.403,84-TL KDV matrahı, 59.229,52-TL ödenecek KDV, 2014 yılında 27.168.207,03-TL KDV matrahı, 492.363,64-TL ödenecek KDV, 2015 yılında ise 107.364.124,04-TL KDV matrahı, 213.760,25-TL ödenecek KDV beyan ettiği, 2014 yılında BS ile 534 belge karşılığı 28.641.372,00-TL satış bildirmesine rağmen karşıt mükelleflerce BA ile 502 belge karşılığı 24.091.517,00-TL alış bildirildiği, mükellefin 14/11/2013 tarihinden itibaren gerçek bir faaliyeti olmadığı, düzenlediği tüm faturaların (yurt dışı satışlar hariç) komisyon karşılığı düzenlenen sahte faturalar olduğu tespitlerine yer verilmiştir.
Yukarıda özetlerine yer verilen raporlardaki tespitler birlikte değerlendirildiğinde; davacının, yüklenim listelerinde yer alan ve bahse konu iade KDV tutarlarının çıkarılmasına karar verilen 4 firmadan Esenler Vergi Dairesi Müdürlüğü mükellefi (...... VKN) ...... hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunun sahte fatura düzenlendiğine yönelik bir tespit ihtiva etmediği, Küçükköy Vergi Dairesi Müdürlüğü Mükellefi (...... VKN) ...... İmalat Dekoratif Panel San. Dış Ticaret Ltd. Şti. hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunda ise sahte fatura düzenlendiği tespiti yapılan firmalar arasında davacı firmanın bulunmadığı, dolayısıyla anılan firmalar yönünden tesis edilen cezalı katma değer vergisi tarhiyatında hukuka uyarlık bulunmadığı, Büyükçekmece Vergi Dairesi Müdürlüğü mükellefi (...... VKN) ...... Kozmetik Tekstil Pazarlama Tic. Ltd. Şti. ile Yenibosna Vergi Dairesi Müdürlüğü mükellefi (...... VKN) ...... Tekstil İnş. Optik San. Tic. Ltd. Şti. unvanlı mükelleflerin ise beyan edilen yüksek ciroları karşılayacak iş hacimlerinin olmaması, beyan edilen yüksek KDV matrahlarına rağmen ödenecek verginin cüz'i olması, vergi borçlarının ödenmemesi, BA-BS bildirimlerinin karşıt BA-BS bildirimleri ile uyumsuz olması, mükelleflere ulaşılamaması dikkate alındığında, ilgili dönemde gerçek bir ticari faaliyetinin olmadığı ve davacıya düzenlenen faturaların gerçek bir mal ve hizmet teslimine dayanmadığı sonucuna varıldığından, davacının bu mükelleflerden olan alımları nedeniyle yapılan dava konusu cezalı tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davalı idare istinaf başvurusunun kısmen kabulüne kısmen reddine, istinaf başvurusuna konu İstanbul 8. Vergi Mahkemesi'nin 18/10/2019 tarih ve E:2019/391, K:2019/2066 sayılı kararının kısmen (hakkında vergi tekniği raporu bulunan ……, ….. Kozmetik Tekstil Pazarlama Tic. Ltd. Şti., …. Tekstil İnş. San. Tic. Ltd. Şti. ve ….. İmalat Ltd. Şti. isimli 4 firmaya ilişkin olarak) kaldırılmasına, hakkında vergi tekniği raporu bulunmayan 22 firmaya ilişkin olarak karara yapılan istinaf başvurusunun ise reddine, sonuç itibarıyla davanın kısmen (hakkında vergi tekniği raporu bulunmayan 22 firma ile ….. ve ….. İmalat Dekoratif Panel San. Ltd. Şti.'ye ilişkin olarak) kabulüne, kısmen (…. Kozmetik Tekstil Pazarlama Tic. Ltd. Şti. ve …… Tekstil İnş. Optik San. Tic. Ltd. Şti.'ye ilişkin olarak) reddine, isteme konu Mahkeme kararının hüküm fıkrası Dairemizin işbu kararıyla değiştirildiğinden avukatlık ücreti ve yargılama giderlerine yönelik yeniden hüküm kurulmasına gerek görülerek, davadaki haklılık oranına göre aşağıda dökümü yapılan 205,00-TL yargılama giderlerinden takdir olunan 102,50-TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına, arta kalan 102,50-TL yargılama giderinden davalı idarece istinaf aşamasında karşılanan 49,00-TL'nin mahsubu sonrası kalan 53,50-TL'nin davalı idareden alınarak davacı tarafa verilmesine, 659 sayılı KHK gereği Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Mahkemesince açılan duruşmaya katılan davalı idare avukatı lehine belirlenen 2.450,00-TL avukatlık ücretinin davacı tarafından davalı idareye ödenmesine, ilk derece mahkemesince davacı avukatı lehine vekalet ücretine hükmedilmiş olması nedeniyle iş bu aşamada tekrar hüküm kurulmasına gerek bulunmadığına, 492 Sayılı Harçlar Kanunu'nun 3 sayılı tarifesi uyarınca reddedilen miktar üzerinden 54,40-TL’den az olmamak üzere binde 4.55 oranında hesaplanacak nispi karar harcı ile harçtan muaf olması nedeniyle davalı idareden aranmayan 157,50-TL istinaf başvuru harcının aynı Kanun'un 13/j maddesinin parantez içi hükmü uyarınca davacıdan tahsiline, posta avansından artan kısmın hükmün kesinleşmesinden sonra taraflara iadesine, kararın tebliğini izleyen günden itibaren 30 gün içerisinde Danıştay Başkanlığı nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, 25.09.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)