İSTEMİN ÖZETİ: Samsun 3. İdare Mahkemesinin 06/03/2020 günlü ve E:2019/201, K:2020/197sayılı kararının istinaf kanun yoluyla incelenerek kaldırılması istenilmektedir.
CEVABIN ÖZETİ: Etüt raporunda tarımsal üretime olumsuz etkisi olacağının belirtildiği, raporda yer alan teknik bilgilerin maddi gerçeğe ve fen bilimlerine uygun olduğu, karar alındıktan sonra araştırılması gereken hususlar hakkında olumsuz cevapların dosyaya eklendiği, kamu yararı kararın alındıktan sonra tarım dışı amaçlı kullanımının uygun olduğuna dair karar verilebileceği, depo sahasının yerleşim yerleri içerisinde bulunduğu, yoğun yağış alan Çarşamba Ovasında sürüngen ve kemirgenler ile zararlı mikroorganizmaların çoğalmasına, salgın hastalıkların artmasına ve sıtma gibi ciddi hastalıkların oluşmasına sebebiyet vereceği ileri sürülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Samsun Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesince, dava dosyasının tekemmül etmesi nedeniyle davalı ve davalı yanında müdahilin yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmeksizin dava dosyası 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca incelenerek işin gereği görüşüldü:
Dava; Samsun ili, Çarşamba ilçesi, .... Mahallesi, 662 ve 703 parsel sayılı taşınmazların tarım dışı amaçla kullanımına uygun görüş bildirilmesine ilişkin Samsun Valiliği İl Toprak Koruma Kurulunun 06.03.2019 tarihli ve 3 sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.
Samsun 3. İdare Mahkemesi'nin 06/03/2020 günlü ve E:2019/201, K:2020/197 sayılı kararıyla; 12.10.2019 tarihli ara kararı ile Çarşamba ilçesi idari sınırları içerisinde büyük ova koruma alanı dışında yer alan tarım arazileri ile tarım dışı arazilerin durumunu ayrıntılı ve renkli kalemle işaretli olarak gösteren pafta ve haritaların onaylı örneklerinin gönderilmesinin istenildiği, ilgili idare tarafından gönderilen bilgi belge ve haritaların incelenmesinden, Çarşamba büyük ova koruma alanı sınırları dışında ve haricinde çok sayıda özel ürün arazileri, marjinal tarım arazileri, çayır, mera alanları, sulak alanlar, orman ve yarı doğal alanlar gibi alanların bulunduğu, dava konusu faaliyetin Çarşamba büyük ova koruma alanı dışında icra edilebileceği çok fazla miktarda yeterli alanın bulunduğunun anlaşılması karşısında, 5403 sayılı Kanun'un 14.maddesinde emredici olarak yer verilen "Alternatif alan bulunmaması" koşulu sağlanmadan Çarşamba Büyük Ova koruma alanı içinde yer alan dava konusu parsellerin tarım dışı amaçla kullanımına izin verilmesi yönünde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka ve mevzuat hükümlerine uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Davalı Samsun Valiliği tarafından; alternatif alan bulunmadığı, talep edilen alandan tarımsal potansiyeli daha düşük alan olmadığı, tarımsal kullanım bütünlüğünün bozulmayacağı, davalı yanında müdahil tarafından ise; biyokütle ham madde deposu olan yapıların çevreye zararı bulunmadığı, doğanın korunmasını sağlayan bir faaliyet olduğu, keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmadan karar verildiği ileri sürülerek anılan karara karşı istinaf başvurusunda bulunulmakta ve kararın kaldırılması istenilmektedir.
Mahkemesince, dava konusu işlem, tarım dışı amaçla kullanım izni verilmesi olarak alınmış ise de; işlemin, uyuşmazlığa konu taşınmazların tarım dışı amaçla kullanımına uygun görüş bildirilmesi olduğu, alternatif alan bulunmaması ve kurul tarafından uygun görüş bildirilmesi şartıyla tarım dışı kullanım izninin Bakanlık tarafından verildiği, Çarşamba büyük ova koruma alanı sınırları dışında ve haricinde çok sayıda özel ürün arazileri, marjinal tarım arazileri, çayır, mera alanları, sulak alanlar, orman ve yarı doğal alanlar gibi alanların olduğu, dava konusu faaliyetin Çarşamba büyük ova koruma alanı dışında icra edilebileceği çok fazla miktarda yeterli alanın bulunduğu gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş ise de; anılan tespitin ara kararı ekinde sunulan haritada yer alan işaretlemelerden yola çıkılarak yapıldığı, söz konusu alanların .... Mahallesinde kurulması planlanan biyokütle enerji tesisinin ihtiyaç duyacağı depolama alanı kullanımına uygunluğunun iklim, topografya, jeoloji, jeofizik, deprem ve doğal afetler ile teknik ve ekonomik gereksinmeler yönlerinden yapılan bir incelemeye veya araştırmaya dayanmadığı gibi, uygun alanlardan olduğu ifade edilen alanlardan özel ürün arazilerinin 5403 sayılı Kanun'un 13. maddesi hükmüne tabi olduğu, anılan maddede bu alanların tarımsal üretim amacı dışında kullanılamayacağının, ancak alternatif alan bulunmaması ve Kurulun uygun görmesi şartıyla maddede yazılı faaliyetlerin gerçekleştirilmesi amacıyla tarım dışı amaçla kullanımı için izin verilebilecek alanlardan olduğu, mera alanlarının amacı dışında kullanımının Mera Kanunu'nda yasaklandığı, orman alanında yapılabilecek faaliyetlere izin verilebilmesi için ise Orman Kanunu'nda söz konusu faaliyetlerin orman alanında yapılmasında kamu yararı ve zaruret bulunmasının gerekmesi karşısında, Mahkeme kararında isabet görülmemiştir.
5403 sayılı Kanun'un "Tarımsal potansiyeli yüksek büyük ovaların belirlenmesi ve korunması" başlıklı 14. maddesinde; " Tarımsal üretim potansiyeli yüksek, erozyon, kirlenme, amaç dışı veya yanlış kullanımlar gibi çeşitli nedenlerle toprak kaybı ve arazi bozulmalarının hızlı geliştiği ovalar; kurul veya kurulların görüşü alınarak, Cumhurbaşkanı kararı ile büyük ova koruma alanı olarak belirlenir.
Büyük ovalardaki koruma ve geliştirme amaçlı tarımsal altyapı projeleri ve arazi kullanım plânları, kurul veya kurulların görüşleri dikkate alınarak, Bakanlık ve valilikler tarafından öncelikle hazırlanır veya hazırlattırılır.
Büyük ovalarda bulunan tarım arazileri hiçbir surette amacı dışında kullanılamaz. Ancak alternatif alan bulunmaması, kurul veya kurullarca uygun görüş bildirilmesi şartıyla;
a) Tarımsal amaçlı yapılar,
b) Bakanlık ve talebin ilgili olduğu Bakanlıkça ortaklaşa kamu yararı kararı alınmış faaliyetler,
İçin tarım dışı kullanımlara Bakanlıkça izin verilebilir.
Büyük ova koruma alanlarının belirlenmesi ve korunmasına ilişkin usûl ve esaslar yönetmelikle düzenlenir." hükmü yer almaktadır.
Tarım Arazilerinin Korunması, Kullanılması ve Planlanmasına Dair Yönetmeliğin "Büyük ovalarda tarım arazilerinin amaç dışı kullanımı" başlıklı 19. maddesinde; " (1) Bakanlar Kurulu kararı ile büyük ova koruma alanı olarak belirlenen alanlarda bulunan tarım arazileri amacı dışında kullanılamaz. Ancak alternatif alan bulunmaması, kurul veya kurullarca uygun görüş bildirilmesi şartıyla;
a) Tarımsal amaçlı yapılar,
b) Bakanlık ve talebin ilgili olduğu bakanlıkça ortaklaşa kamu yararı olduğu belirtilen faaliyetler,
için tarım dışı kullanımlara Bakanlıkça izin verilebilir.
(2) 3194 sayılı İmar Kanunu ve ilgili mevzuatına uygun gerekli izinler alındıktan sonra imar planı yapılarak onaylanan ve halen yürürlükte bulunan planlı alanlar ileil idare kurulları tarafından onaylanan köy yerleşim alanı sınırları içinde kalan yerler ve Bakanlar Kurulu kararı ile büyük ova koruma alanlarının ilanından önce Bakanlıktan 5403 sayılı Kanun ile 3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlemesine Dair Tarım Reformu Kanunu kapsamında izin alınmış, diğer kurumlar tarafından işlemleri devam eden talepler, bu madde kapsamında değerlendirilmez.
...
(6) Amaç dışı kullanım talebinin ilgili olduğu bakanlık, yapılacak olan faaliyetle ilgili kamu yararı kararını Bakanlığa gönderir ve Bakanlık aynı doğrultuda kamu yararı kararı alırsa ortaklaşa kamu yararı kararı alınmış sayılır.
...
(9) Tarımsal amaçlı veya tarım dışı amaçlı kullanım talebinin öncelikle ova sınırları dışındaki alanlardan karşılanması esastır. Talebin büyük ova koruma alanı dışından karşılanamaması durumunda, alternatif alanlar öncelikle büyük ova sınırları içerisinde kalan planlı alanlardan (yerleşim, sanayi, turizm ve benzeri), tarım dışı alanlardan veya tarımsal üretim potansiyeli düşük alanlardan karşılanır. " hükmüne yer verilmiştir.
Tarım Arazilerinin Korunması Kullanılması Ve Planlanmasına Dair Uygulama Talimatı'nın "Alternatif alan değerlendirmesi" başlıklı 10'uncu maddesinde, "(1) Tarım arazileri, bu Kanunda belirtilen istisnalar hariç olmak üzere, arazi kullanım plânlarında belirtilen amaçları dışında kullanılamaz. Arazi kullanım planlaması yapılan alanlarda amaç dışı kullanımlara ayrılan yerler bulunması halinde, bu alanlar alternatif olarak kullanılacaktır. (2) Tarım dışı amaçlı arazi kullanımı için öncelikli alternatif alan, yapılacak faaliyet için talep edilen il (büyükşehirlerde ilçe, diğer illerde merkez), ilçe ve/veya köyde mevcut planlı alanlardır. Bu nedenle, alternatif alan değerlendirmesi yapmadan önce konut, spor tesisi, ticari tesis, sağlık tesisi, eğitim tesisi, ibadet yeri taleplerinde belediye başkanlığı ve/veya köy muhtarlığından, sanayi tesisi taleplerinde ilçede veya ilde bulunan organize sanayi bölgesi yönetiminden; planlı alanda, söz konusu faaliyetin yapılabileceği uygun alan bulunup bulunmadığı sorulacaktır. Uygun alan bulunduğunun bildirilmesi halinde talebin buraya yönlendirilmesi zorunludur. Bu durumda etüt raporu hazırlanmaksızın talep reddedilecektir. Ancak, talep sahibi tarafından planlı alanlarda alternatif alan bulunmadığının belgelenmesi halinde, iş ve işlemlere devam edilir.
(3) İlgili idarece alternatif alan bulunmadığının bildirilmesi halinde, her tür plan talebi ile ilgili olarak, tarımsal potansiyeli daha düşük alanlardan karşılanıp karşılanamayacağı hususlarının araştırılması gerekmektedir. Tarımsal potansiyeli daha düşük alan araştırması talebin yapıldığı köy veya mahallenin idari sınırları içinde yapılacaktır. Alternatif olabilecek alanlar, arazi etüt raporlarında tespit edilecek ve bu alanlar harita üzerinde gösterilecektir. Tespit edilen bu alternatif alanların talep edilen amaç doğrultusunda kullanılıp kullanılamayacağı veya bu alanların planlamaya uygun olup olamayacağı sadece tarım ve toprak uzmanları tarafından değil, planlamayı yapan kurum mevzuatları ile belirlenen yerin plan bütünlüğü, iklim, topografya, jeoloji, jeofizik, deprem ve doğal afetler ile teknik ve ekonomik gereksinmeler yönünden de etkilerinin araştırılarak uygunluğunun belirlenmesi gerekmektedir. Bu itibarla planlama ihtiyaçları, arazinin tarımsal sınıflaması yanında depremsellik, feyezan, heyelan, kamu güvenliği ve plan bütünlüğü gibi çok yönlü bir yaklaşımla ele alınmalıdır. Bu nedenle, tarım arazilerinin amaç dışı kullanım taleplerinde, ihtiyaç duyulması halinde planlayıcı kuruluşlardan alınacak belge veya talep sahibinin gerekçeleri de dikkate alınarak alternatif alan değerlendirmesinin çok disiplinli katılımcı anlayışla oluşturulan toprak koruma kurulu tarafından incelenerek alternatif olup olamayacağına karar verilecektir.
...
(5) Tarım dışı amaçlı talebin büyük ova koruma alanı dışından karşılanamaması durumunda, alternatif alanlar öncelikle büyük ova sınırları içerisinde bu amaç için planlanmış alanlardan (yerleşim, sanayi, ticaret, turizm vb.), tarım dışı alanlardan veya tarımsal üretim potansiyeli düşük alanlardan karşılanacaktır." hükmü bulunmaktadır.
Dava dosyasının incelenmesinden, Samsun Valiliğinin 10.01.2019 tarih ve 98575 sayılı, görüş konulu yazısı ile Samsun ili, Çarşamba ilçesi, .... Mahallesi, köy yerleşik alanı içerisinde kurulması planlanan biyokütle enerji santraline hammadde teminine ( fındık dalları, kabuğu, zurufu, çeltik havuzu, mısır sapı vs.) yönelik depolama alanı olarak kullanılmak üzere 703 parsel sayılı taşınmazda herhangi bir yapı inşa edilmeksizin, bitkisel atıkların açık depolama alanı olarak kullanılma talebinde bulunulması üzerine, depolama sahasının tarımsal yapı olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceği hususunda Tarım ve Orman Bakanlığından görüş istendiği, Tarım ve Orman Bakanlığının 24.01.2019 tarih ve 269062 sayılı, görüş konulu yazısında, depolama alanının arazide bitkisel üretimi engelleyici bir işlem olduğu, deponun enerji üretim tesisi ile bütünlük içerisinde olması gereken bir uygulama olacağı için toprağın korunmasına yönelik bir amaç doğrultusunda olmayan bir uygulama olacağı, depolama alanının tarımsal amaçlı yapı olarak değil, tarım dışı amaçlı yapı olarak izinlendirilmesi gerektiğinin Samsun Valiliğine bildirildiği, 26.02.2019 tarih ve 14 sayılı etüt raporunda; 703 ve 662 parsel sayılı taşınmazların Çarşamba büyük ovası sınırları içerisinde olduğu, 662 parselde kavak ağaçları bulunduğu, 703 parsel sayılı taşınmazda hazır çim üretimi yapıldığı, alanın Orman Kanunu, Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanun, Mera Kanunu ve Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu kapsamında olmadığı, Samsun Büyükşehir Belediyesince parsellerin herhangi bir sulama projesi kapsamında olmadığının bildirildiği, DSİ 7. Bölge Müdürlüğünce talep edilen alanın "Çarşamba Ovası sol sahil sulaması proje yapım" işinin proje sahasında kaldığı, parsellerin tarım dışı amaçla kullanılması durumunda proje bütünlüğünün bozulmadığı, ayrıca 662 parselin doğu kenarında, 703 parselin kuzey kenarı ile bu iki parselin arasındaki 704 parselde DSİ 7. Bölge Müdürlüğü tarafından kamulaştırma yapılarak açılan drenaj kanallarının bulunduğu, izin verilmesi durumunda drenaj kanallarına zarar verilmemesi gerektiğinin bildirildiği, sahanın su ürünleri istihsal sahalarının dışında bulunduğu, arazi sınıfının mutlak tarım arazisi olarak değerlendirilmesi, makineli tarıma uygun olması, yöre ortalamasında ürün alınabilen bir bölgede bulunması ve halihazırda bitkisel üretim yapılıyor olması gibi nedenlerle yöre için önemli olduğu, hali hazırda bitkisel üretim yapılıyor olması ve tarımsal üretim için uygun bir arazi olması sebebiyle tarımsal üretime olumsuz etkisi olacağı düşünüldüğü, alanın güneyinde yol bulunması nedeniyle tarım dışı amaçla kullanım izni verilmesi durumunda tarımsal kullanım bütünlüğünün bozulmayacağı, arazinin sulu mutlak tarım arazisi olarak değerlendirildiği, talep edilen parsellerin talep sahibi şirkete ait olmadığı, Çarşamba ilçesinde de talep sahibi şirkete ait herhangi bir parsel bulunmadığı, talep edilen parsellerin bulunduğu .... Mahallesinin tamamının Çarşamba büyük ovası sınırları içerisinde kaldığı, .... Mahallesinde talep edilen alandan tarımsal potansiyeli daha düşük alanlar bulunmadığı, bu nedenlerle alternatif alan bulunmadığı, izin verilmesi durumunda parsellerin tarım arazilerine komşu sınırlarının beton direkli tel çit ile çevrilmesi konusunda toprak koruma projesine ihtiyaç olduğu hususlarının belirtildiği, 26.02.2019 tarih ve 666320 sayılı işlem ile arazi sınıfının sulu mutlak tarım arazisi olması ve Çarşamba büyük ova sınırları içerisinde yer alması nedeniyle açık depo sahası yapılmak için tarım dışı amaçla kullanılmasının uygun görülmediği, anılan talebin Toprak Koruma Kurulu tarafından tekrar değerlendirilmesi istemiyle yapılan başvuru üzerine 06.03.2019 tarih ve 3 sayılı karar ile 662 ve 703 parsel sayılı taşınmazların tarım dışı amaçla kullanımının uygun görüldüğü, Samsun-Merkez Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulunun 19.03.2019 tarih ve 362 sayılı yazısında biyokütle enerji santrali yatırımı için Samsun Merkez Organize Sanayi Bölgesi içerisinde tahsis edilebilecek arazi bulunmadığının belirtildiği, Çarşamba büyük ovası arazi kullanım planının bulunmadığı, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının 05.07.2019 tarih ve 277389 sayılı işlemiyle Samsun ili, Çarşamba ilçesi, .... Mahallesi 108, 109, 110 ve 111 parsellerde kurulması planlanan biyokütle enerji santrali tesisi için gerekli hammaddenin depolanacağı 703 ve 662 parsellerde toplam 147835m²'lik alanın biyokütle enerji hammadde (tarımsal) açık depo sahası olarak kullanımı için 5403 sayılı Kanun'un 14. maddesi gereğince kamu yararı kararı verildiği, Tarım ve Orman Bakanlığının 04.11.2019 tarih ve 3122234 sayılı işlemiyle 662 ve 703 parsel sayılı taşınmazların biyokütle enerjisi hammadde açık depo sahası yapılmak üzere kamu yararı kararı verilmesi, talep edilen amaç doğrultusunda kullanılması ve tarım dışı kullanımı uygun görülen alanların ifrazına 04.11.2019 tarihli olurla Tarım ve Orman Bakanlığınca izin verildiği görülmektedir.
Olayda, projenin uygulanacağı Samsun ili, Çarşamba ilçesi, .... Mahallesi, F37-D-02-A pafta, 108, 109, 110, 111 sayılı parseller ile F37-A-02-B pafta, 662 ve 703 sayılı parsellerin, Bakanlar Kurulunun 12/12/2016 tarih ve 2016/9620 sayılı kararı ile belirlenen Çarşamba büyük ova koruma alanı sınırları içerisinde yer aldığı, 5403 sayılı Kanunun 14. maddesi uyarınca Bakanlık ve talebin ilgili olduğu Bakanlıkça ortaklaşa kamu yararı kararı alınmış faaliyetler için büyük ova koruna alanı içerisinde bulunan taşınmazların tarım dışı amaçla kullanımına Bakanlıkça izin verilebileceği, 10/07/2019 tarih ve 30827 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 04/07/2019 tarih ve 7181 sayılı Kanunun 21. maddesi ile eklenen Geçici 6. madde ve Tarım Arazilerinin Korunması Kullanılması ve Planlanmasına Dair Yönetmeliğin 19. maddesi uyarınca, bu maddenin yürürlük tarihinden önce il idare kurulları tarafından onaylanan köy yerleşik alanı sınırları içinde kalan yerlerde 5403 sayılı Kanunun 14. maddesinin uygulanmayacağı, 108, 109, 110, 111 sayılı parsellerin İl İdare Kurulunun 03/07/1997 tarihli ve 1997/932 sayılı kararıyla köy yerleşik alanı olarak belirlenen alanda kaldığı, dolayısıyla söz konusu parsellerin tarım dışı amaçla kullanımı için izin verilmiş sayıldığı, uyuşmazlık konusu 662 ve 703 sayılı parsellerin ise 108, 109, 110, 111 sayılı parsellerde kurulması planlanan tesisin ihtiyaç duyacağı depolama alanı olarak kullanılacağı, dava konusu Samsun İl Toprak Koruma Kurulu kararının, parsellerin tarım dışı amaçla kullanımının uygun görülmesi işlemi olduğu, Tarım ve Orman Bakanlığının 04/11/2019 tarihli kararı ile proje için kamu yararı kararı verilerek tarım dışı amaçla kullanımına olur verildiği, biyokütle enerji santrali yatırımı için Samsun Merkez Organize Sanayi Bölgesi içerisinde tahsis edilebilecek arazi bulunmadığı, Çarşamba büyük ovası arazi kullanım planınında bulunmadığı görülmektedir.
Öte yandan, "Samsun Çarşamba Biyokütle Enerji Santrali (27MWe/96,12MWt)" projesi hakkında Samsun Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünce verilen 19/07/2019 tarih ve E-2019110 sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Gerekli Değildir" kararının iptali istemiyle açılan davada verilen Samsun 3. İdare Mahkemesinin 18/03/2020 tarih ve E:2019/200, K:2020/230 sayılı, dava konusu işlemin iptali yönündeki kararının Danıştay Altıncı Dairesinin 01/07/2020 günlü, E:2020/4230, K:2020/6469 sayılı kararıyla; " ... temyize konu İdare Mahkemesi kararının yukarıda özetine yer verilen, projenin yer seçimi kriteri yönünden uygun olmadığına yönelik gerekçesinde hukuki isabet bulunmadığı, ... işleme konu proje alanının "biyokütle enerji tesis alanı" olarak belirlenmesine ilişkin 1/5000 ölçekli nazım imar planı ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarının iptali istemiyle açılan davada, dava konusu işlemlerin yürütmesinin durdurulduğu ve alanda enerji tesisi yapılması olanağı kalmadığı yolundaki gerekçede de hukuki isabet bulunmadığı,... seçme eleme kriterlerine tabi projeler hakkında verilen "ÇED Gerekli Değildir" kararlarının iptali istemiyle açılacak davalarda, projenin çevre üzerindeki muhtemel olumsuz etkilerinin, alınacak önlemler sonucu ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeylerde olduğunun belirlenmesi için anılan Yönetmeliğin EK-IV bölümündeki unsurlar yönünden irdelenmesi gerektiği, bu incelemenin yapılabilmesi için seçilecek bilirkişilerin projenin bulunduğu alana ve projeye yapılan itirazlara göre, değerlendirilmesi zorunlu olan ana konu başlıkları bakımından yeterli uzmanlığa sahip olması, tarafları tatmin edici ve adil bir yargılama yapılması açısından gereklilik olduğu, İdare Mahkemesince tarafların iddiaları, projenin nitelikleri ve uygulanacağı yerin özellikleri ile proje tanıtım dosyasını hazırlayanların uzmanlık alanları ve yukarıda belirtilen projenin yer seçimi kriteri ile proje alanının imar planlarına uygun olmadığı yolundaki İdare Mahkemesi kararındaki gerekçelerde hukuki isabet görülmediğine ilişkin Daire kararındaki gerekçeler de dikkate alınmak suretiyle, özellikle6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 267. maddesiyle bilirkişi sayısı konusundaki sınırlamanın kaldırıldığı gözetilerek, aralarında Çevre Mühendisi, Ziraat Mühendisi, Kimya Mühendisi, Meteoroloji Mühendisi, Hidrojeolog ve Flora-Fauna uzmanı olmak üzere, gerekirse başka dallardan da öğretim üyeleri seçilerek oluşturulacak yeni bir bilirkişi heyetiyle, mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılması, projenin çevresel etkilerinin değerlendirilmesi suretiyle düzenlenecek rapor dikkate alınarak, işin esası hakkında yeniden karar verilmesi gerektiği" gerekçesiyle bozulmasına karar verildiği görülmektedir.
Büyük ova koruma alanı olarak belirlenen alanlarda bulunan tarım arazilerinin amaç dışı kullanımına Bakanlık tarafından izin verilmesinin sağlanması için takip edilen idari süreç içinde tesis olunan dava konusu işlemin, Bakanlığın izin işlemi öncesindeki bir aşama olduğu, başka bir ifadeyle toprak koruma kurulu kararının bulunması ve alternatif alan olmaması şartının varlığı halinde bakanlıkların kamu yararı kararı verdikleri projeler için büyük ova koruma alan sınırları içerisinde kalan arazinin tarım dışı amaçla kullanımına Bakanlıkça izin verileceği mevzuatta düzenlenmiştir.
Bu durumda, Samsun Merkez Organize Sanayi Bölgesi içerisinde tahsis edilebilecek arazi bulunmadığı, Çarşamba büyük ovası arazi kullanım planının olmadığı, tarım dışı amaçla kullanım talebi uyarınca hazırlanan etüt raporunda, tarım dışı amaçla kullanım izni verilmesi durumunda tarımsal kullanım bütünlüğünün bozulmayacağının, .... Mahallesinde talep edilen alandan tarımsal potansiyeli daha düşük alanlar bulunmadığının ve alternatif alan olmadığının tespit edildiği, .... Mahallesi köy yerleşik alan sınırları içerisinde yer alan 108, 109, 110 ve 111 parsel sayılı taşınmazlarda kurulması planlanan biyokütle enerji santralinin köy yerleşik alan sınırları içerisinde bulunması sebebiyle söz konusu parsellerin tarım dışı amaçlı kullanım için izinli kabul edildiği, bu tesisin ihtiyaç duyduğu hammaddenin depolanacağı yer belirlenirken tesisin kurulacağı yerin de dikkate alınması gerektiği hususu ile Danıştay Altıncı Dairesinin 01/07/2020 günlü, E:2020/4230, K:2020/6469 sayılı kararında, projenin yer seçimi kriteri yönünden uygun olmadığına yönelik gerekçede hukuki isabet bulunmadığı, alternatif alan bulunmaması ve kurulun uygun görmesi şartıyla tarım dışı amaçla kullanma izni verilmesi yönündeki yetkinin bakanlığa ait olduğu göz önüne alındığında, tarım dışı amaçla kullanımın uygun görülmesine dair işlemde hukuka aykırılık, aksi yönde verilen Mahkeme kararında ise hukuki isabet görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davalı ve davalı yanında müdahilin istinaf başvurularının kabulüne, Samsun 3. İdare Mahkemesi'nin 06/03/2020 günlü ve E:2019/201, K:2020/197 sayılı kararının kaldırılmasına, davanın reddine, aşağıda dökümü gösterilen dava aşamasına ait 406,05-TL yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasına, davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan 23,25-TL yargılama giderinin ve kararın verildiği tarihte yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 2.590,00-TL vekalet ücretinin davacılar tarafından davalı Samsun Valiliği'ne ödenmesine, davalı yanında müdahil tarafından yapılan 312,25.-TL giderin davacılar tarafından davalı yanında müdahile ödenmesine, kullanılmayan yd harcı ile artan posta gideri avansının kararın kesinleşmesinden sonra yatıranlara iadesine, 2577 sayılı Kanunun 46. maddesinin (l) bendi uyarınca kararın tebliğini izleyen günden itibaren 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay'da temyiz yolu açık olmak üzere, 03/07/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)