(3269 S. K. m. 5, 16) (5434 S. K. m. 89)
İSTEMİN ÖZETİ: Davalı İdare tarafından, Ankara 23. İdare Mahkemesince verilen 31.10.2019 tarih ve E:2018/755, K:2019/2729 sayılı kararın, hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek, istinaf isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 11. İdari Dava Dairesince dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
Dava, uzman erbaş olarak görev yapmakta iken yaş haddi nedeniyle sözleşmesi feshedilen ve daha sonra açıkta iken yaş koşulunu sağlaması üzerine emekli aylığı bağlanan davacı tarafından, 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre hesaplanacak emekli ikramiyesinden, 3269 sayılı Kanuna göre ödenmiş olan ikramiye tutarının mahsubuyla oluşacak ikramiye farkının ödenmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali ile hesaplanacak ikramiye farkı tutarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
İdare Mahkemesince; emekliliğe hak kazanabilmek için gerekli ve yeterli olan hizmet süresini uzman erbaşlık görevinde tamamladıktan sonra, kendisine Kanunda öngörülen yaş şartını tamamlamasını takiben bu görevi üzerinden emekli aylığı bağlanan davacıya,3269 sayılı Kanunun 16.maddesinde yer verilen "Emeklilik hakkı kazanan uzman erbaşlara bu ikramiye ödenmez ve bunlar hakkında,5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu hükümleri uygulanır." yolundaki düzenleme uyarınca, sözleşmesinin feshedildiği tarihte 3269 sayılı Kanunun 16. maddesinde öngörülen uzman erbaş ikramiyesinin değil, emekli aylığına hak kazandığı tarihte 5434 sayılı Kanunun 89. maddesi uyarınca emekli ikramiyesi ödenmesi gerektiği, bu itibarla aksi yönde tesis olunan işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, ikramiye farkının dava açma tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden; Kara Kuvvetleri Komutanlığı bünyesinde sözleşmeli uzman çavuş olarak görev yapan davacının yaş haddi nedeniyle 31.12.2015 tarihinde sözleşmesinin feshedildiği, kendisine 3269 sayılı Kanunun 16. maddesi dikkate alınarak ikramiye ödendiği, açıkta iken 01.06.2017 tarihinde emekli aylığı bağlandığı, davacı tarafından 5434 sayılı Kanun uyarınca hesaplanacak emekli ikramiyesinden 3269 sayılı Kanun gereğince daha önce ödenen ikramiyenin mahsubu sonucu bulunacak ikramiye farkının ödenmesi istemiyle davalı idareye yapılan başvurunun zımnen reddi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu'nun 5. maddesinde, "Uzman erbaşlar; iki yıldan az, beş yıldan fazla olmamak şartıyla sözleşme yaparak göreve başlar ve Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı ile ilgilendirilirler.(Değişik cümle: 19/06/2010-6000 S.K/26.mad.) Bunlardan;
a) İstihdam edildikleri kadronun görev özelliklerine göre sınıf ve branşları ile ilgili sağlık nitelikleri uygun olanların,
b) .....
(Ek cümleler: 19/06/2010-6000 S.K/26.mad.) Yaş sınırı nedeniyle Silahlı Kuvvetlerden ayrılacak olanlardan istekliler, merkezi yönetim bütçe kanunlarında yer alan sınırlamalara tabi olmaksızın, Milli Savunma Bakanlığı, MSB ANT Başkanlığı ve Türk Silahlı Kuvvetleri (Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı dahil) kadrolarında emekli aylığına hak kazandıkları tarihe kadar Devlet memuru olarak istihdam edilirler. Atama işlemleri yaş sınırının dolmasından önce tamamlanır ve atanılan görevin aylık ve diğer mali haklarına göreve başlanılan tarihten itibaren hak kazanılır. ....... Bu fıkra uyarınca atama işlemine tabi tutulanlara 16. maddenin ikinci fıkrasında yer alan ikramiye ödenmez. ....." kuralına yer verilmiş, aynı Kanunun 16. maddesinin ikinci fıkrasında; "Kendi kusurları olmaksızın hizmet sürelerinin uzatılmaması sebebiyle veya sözleşme süresini bitirip ayrılanlardan; hizmet süresi beş yılı geçmeyenlere, ayrıldıkları tarihte almakta oldukları net maaşları tutarının (375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 28 inci maddesinde belirtilen ek tazminatlar ile 14.7.1964 tarihli ve 500 sayılı Kanuna göre ödenen tazminat ve lojman tazminatı ile yabancı dil tazminatı hariç)iki katının toplam hizmet yılı ile çarpımından bulunacak miktarda ikramiye verilir. Hizmet süresi beş yılı geçenlere ise beş yıllık hizmetleri için yukarıdaki esasa göre hesaplanacak tutara; ayrıldıkları tarihte almakta oldukları net maaşları tutarının(375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 28 inci maddesinde belirtilen ek tazminatlar ile 500 sayılı Kanuna göre ödenen tazminat ve lojman tazminatı ile yabancı dil tazminatı hariç),beş yıldan fazla olan hizmet yılı toplamı ile çarpımı sonucu bulunacak miktarın ayrıca ilâve edilmesi suretiyle tespit edilecek miktarda ikramiye verilir. Ancak, uzman erbaşlara ödenecek ikramiye, hiçbir suretle ayrıldıkları tarihte almakta oldukları ikramiye ödenmesine esas net maaşlarının yirmi katını geçemez. (Ek cümle: 11/2/2014-6519/52 md.) Bir tam yıldan eksik kalan hizmet sürelerinin ikramiyeleri kıst olarak ödenir. İkramiyelerden; damga vergisi hariç, vergi kesilmez. Emeklilik hakkı kazanan uzman erbaşlara bu ikramiye ödenmez ve bunlar hakkında, 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu hükümleri uygulanır." hükmü, aynı maddenin beşinci fıkrasında da "Uzman erbaşlıktan ayrılanlardan kamu kurum ve kuruluşlarına memur veya sözleşmeli personel olarak atananlar ile iş kanunlarına tâbi olarak çalışanların emekli olmaları durumunda; 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun ek 20. maddesi uyarınca ödenecek emekli ikramiyesi veya iş kanunlarına göre ödenecek kıdem tazminatının hesabında, bu maddeye göre ödenen ikramiyede esas alınan hizmet süreleri dikkate alınmaz." hükmü yer almıştır.
5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu'nun 6270 sayılı Kanun ile değişik 89.maddesinin dördüncü fıkrasında ise; her ne suretle olursa olsun daha önce iş sonu tazminatı veya bu mahiyette olmakla birlikte başka bir adla tazminat ödenen süreler ile kıdem tazminatı ya da emekli ikramiyesi ödenmiş olan sürelerin, bu madde hükmü uyarınca ödenecek olan emekli ikramiyesinin hesabında dikkate alınmayacağı kuralına yer verilmiştir.
Görüleceği üzere, yaş haddi nedeniyle görevlerinden ayrılmak zorunda kalan uzman erbaşlardan istekli olanların, emekliliğe hak kazanacakları tarihe kadar sivil memur olarak istihdam edilebilecekleri, bu şekilde hizmetleri kesintiye uğramadan atamaya tabi tutulanlara, hizmet sürelerinin sonunda emekli olmaları halinde, Sandığa tabi olarak geçen hizmetlerinin tamamı üzerinden 5434 sayılı Kanun hükümleri uyarınca emekli ikramiyesi ödenecek olması nedeniyle, kendilerine 3269 sayılı Kanunun 16/2. maddesi uyarınca ikramiye ödemesi yapılmadığı, ancak, yaş haddi nedeniyle sözleşmesi feshedilip, 3269 sayılı Kanunun 16/2. maddesi uyarınca ikramiye ödemesi yapılanlardan, sonradan emeklilik hakkı kazanmaları üzerine aylık bağlananlara, 3269 sayılı Kanunun 16/2.maddesi uyarınca yapılan ikramiye ödemesinde değerlendirilmiş olan hizmet sürelerinin, ayrıca 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanununun 89.maddesinde düzenlenen emekli ikramiyesi ödemesinde değerlendirilmesine olanak bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Olayda, uzman erbaş olarak görev yapmakta iken, yaş haddi nedeniyle sözleşmesi feshedilen davacının, fesih tarihi itibarıyla emeklilik hakkını kazanmamış olması nedeniyle, bu görevde geçen hizmet süresi yönünden 3269 sayılı Kanunun 16/2.maddesinde düzenlenen ikramiye ödemesinden yararlandırıldığı anlaşılmıştır.
Bu durumda, açıkta iken emeklilik hakkı kazanması üzerine aylık bağlanan davacıya, sözleşme feshine bağlı olarak 3269 sayılı Kanun hükümleri uyarınca ödenmiş olan ikramiyede esas alınan hizmet süresinin, bu kez 5434 sayılı Kanunun 89.maddesi uyarınca hesaplanacak emekli ikramiyesinden mahsubu suretiyle oluşacak ikramiye farkından yararlandırılmasının yasal bir dayanağı bulunmadığından, davacının bu yöndeki isteminin reddine ilişkin işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle; davalı idarenin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN KABULÜNE, Ankara 23. İdare Mahkemesi'nce verilen 31.10.2019 tarih ve E: 2018/755, K:2019/2729 sayılı KARARIN KALDIRILMASINA, DAVANIN REDDİNE, Mahkeme kararında dökümü yapılan toplam 167,90-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, davalı idarece istinaf aşamasında yapılan 43,50.-TL yargılama gideri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi için belirlenen 1.700,00.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, posta gideri avansından varsa artan miktarın ilgili taraflara iadesine, 04.03.2020 tarihinde oyçokluğuyla ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun değişik 45/6. maddesi uyarınca kesin olarak karar verildi.
KARŞI OY
Mahkemece verilen karar; usul ve yasa hükümleri ile hukuka uygun olup, kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerektiği oyu ile verilen karara karşıyım. (¤¤)