(213 S. K. m. 353, 359) (7143 S. K. m. 5)
İstemin Özeti: Dava, davacı şirketin 2017 yılı hesap ve işlemlerinin incelenmesi neticesinde düzenlenen vergi inceleme raporlarına istinaden bir kısım market satışları ile akaryakıt satışlarını belge düzenlemeksizin kayıt ve beyan dışı bıraktığı, akaryakıt alışlarının bir kısmını belge almaksızın gerçekleştirdiği, ayrıca kasa fazlası tutarların ilişkili kişilere kullandırıldığının tespit edildiğinden bahisle şirket adına 2019103113vfx0000003 ve 2019103113vfx0000005 numaralı vergi/ceza ihbarnameleriyle re'sen tarh edilen 2017/01-12 dönemine ilişkin bir ve üç kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi ile 2019103113vfx0000004 numaralı vergi/ceza ihbarnamesiyle 2017/01-12 dönemine ilişkin kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemiyle açılmıştır.
Samsun Vergi Mahkemesi, 17/06/2020 tarih ve E:2019/1038, K:2020/507 sayılı kararı ile; davacının bir kısım market satışları ile akaryakıt satışından elde ettiği gelirini kayıt ve beyan dışı bıraktığı, akaryakıt alışlarının bir kısmını belge almaksızın gerçekleştirdiği, kasa fazlasını organizasyonu idare edenlere kullandırdığı sonucuna varılarak davacı şirket adına tespit edilen matrah farkları üzerinden 2017/01-12 dönemine ilişkin 2019103113vfx0000003 ve 2019103113vfx0000005 numaralı vergi/ceza ihbarnameleriyle re'sen tarh edilen tekerrür hükümleri uygulanmış, bir ve üç kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisinde hukuka aykırılık bulunmadığı, özel usulsüzlük cezası kesilmesini öngören ve bu cezanın kesilmesine ilişkin koşulları düzenleyen Kanun hükmünde belirtilen unsurlar, uyuşmazlık konusu olayda bir arada gerçekleşmemiş bulunduğundan, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353/1. maddesi gereğince davacı adına kesilen özel usulsüzlük cezasında ise hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar vermiştir.
Davacı, Samsun Vergi Mahkemesinin 26/09/2019 tarih ve E:2019/84, K:2019/721 sayılı kararı ile davacı şirketin 2016 ve 2017 yılları için kurumlar vergisi ve katma değer vergisi için yapmış olduğu matrah artırımı başvurusunun reddine yönelik dava konusu işlemin iptal edildiğini, söz konusu karara karşı davalı idarenin istinaf başvurusunun Samsun Bölge İdare Mahkemesi 1. Vergi Dava Dairesinin 30/12/2019 tarih E:2019/877, K:2019/894 sayılı ilamı ile kesin olarak reddedildiğini, davanın konusunun 2016 ve 2017 dönemine ilişkin olduğunu; 7143 sayılı Kanun’un “Matrah ve vergi artırımı” başlıklı 5. maddesinin 1. ve 3.fıkralarında; mükelleflerin bu maddede belirtilen şartlar dâhilinde gelir ve kurumlar vergisi, ve/veya katma değer vergisi matrahlarını artırarak bu maddede belirtilen süre ve şekilde ödemeleri halinde, kendileri hakkında artırımda bulunulan yıllar ve vergilendirme dönemleri ile ilgili olarak yıllık gelir ve kurumlar vergisi ve katma değer vergisi incelemesi ve bu yıllara ilişkin olarak bu vergi türleri için daha sonra başka bir tarhiyat yapılamayacağı düzenlendiğinden, dava konusu işlemlerin hukuka aykırı hale gelmiş olmasına rağmen; davacı tarafından sahte belge düzenlendiği gerekçesiyle davanın reddine karar verdiğini, denetimden geçmek suretiyle kesinleşmiş ve değişmez nitelikte olan yargı kararına açıkça aykırı olan karara konu cezanın büyüklüğü ve yine bu bedelin davacı şirketten yargılama sonuçlanmadan talep edilmesinin, şirketin mahfına neden olabileceğini ileri sürerek söz konusu kararın redde ilişkin kısmının istinaf yolu ile incelenip kaldırılmasını istemektedir.
Davalı idare, davacı hakkında yapılan inceleme ve tarhiyatta kanun ve mevzuat hükümlerine aykırılık bulunmadığından, Samsun Vergi Mahkemesinin 17/06/2020 tarih ve E:2019/1038, K:2020/507 sayılı kararının özel usulsüzlük cezasının kaldırılmasına yönelik kısmının istinaf yolu ile incelenip kaldırılmasını istemektedir.
Davacı Savunmasının Özeti: Savunma verilmemiştir.
Davalı Savunmasının Özeti: Mahkeme kararının redde ilişkin kısmının hukuka uygun olduğundan bahisle davacı istinaf istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Samsun Bölge İdare Mahkemesi 1. Vergi Dava Dairesince, dava dosyasındaki bilgi ve belgeler karar verilebilmesi için yeterli görüldüğünden davacının duruşma talebi yerinde görülmeyerek, işin gereği görüşüldü:
İstem; Samsun Vergi Mahkemesi'nin 17/06/2020 tarih ve E:2019/1038, K:2020/507 sayılı kararının davacı aleyhine olan davanın reddine ilişkin kısmı yönünden davacı tarafından, davalı idarenin aleyhine olan davanın kabulüne ilişkin kısmı yönünden ise davalı idare tarafından kaldırılması talebine ilişkindir.
1)Samsun Vergi Mahkemesinin 17/06/2020tarih ve E:2019/1038, K:2020/507 sayılı kararının, 2017/1-12 dönemine ilişkin tekerrür hükümleri uygulanmış bir ve üç kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi tarhiyatına ilişkin davanın reddine yönelik kısmına karşı yapılan davacı istinaf başvurusunun incelenmesinden;
18/05/2018 tarih ve 30425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun'un "Matrah ve vergi artırımı" başlıklı 5. maddesinin 1. fıkrasında; gelir ve kurumlar vergisi, 2. fıkrasında; gelir (stopaj) veya kurumlar (stopaj) vergisi, 3.fıkrasında; katma değer vergisi matrahlarının fıkralarda belirlenen şartlar dahilinde artırılarak belirlenen süre ve şekilde ödenmesi halinde artırımda bulunulan yıllar için ilgili vergi türleri yönünden vergi incelemesi ve tarhiyatı yapılmayacağı hususu kurala bağlandıktan sonra aynı maddenin 9. fıkrasında; "213 sayılı Kanunun 359 uncu maddesinin (b) fıkrasındaki “defter, kayıt ve belgeleri yok edenler veya defter sahifelerini yok ederek yerine başka yapraklar koyanlar veya hiç yaprak koymayanlar veya belgelerin asıl veya suretlerini tamamen veya kısmen sahte olarak düzenleyenler” veya bu fiiller nedeniyle incelemesi devam edenler ile terör suçundan hüküm giyenler, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla haklarında terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu gerekçesiyle adli makamlar, genel kolluk kuvvetleri veya Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığı tarafından yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar kapsamında vergi incelemesi yapılması, terörün finansmanı suçu veya aklama suçu kapsamında inceleme ve araştırma yapılması talep edilenler, bu maddenin birinci, ikinci ve üçüncü fıkra hükümlerinden yararlanamazlar. Şu kadar ki 213 sayılı Kanunun 359 uncu maddesinin (b) fıkrasında yer alan defter, kayıt ve belgeleri yok etme veya defter sahifelerini yok ederek yerine başka yapraklar koyma veya hiç yaprak koymama veya belgelerin asıl veya suretlerini tamamen veya kısmen sahte olarak düzenleme fiillerinden hareketle yapılan vergi incelemesinin tamamlanması sonucu bu fiillerin varlığının tespit edilememesi durumunda, bu durumun tespitine ilişkin raporun mükelleflere tebliği tarihinden itibaren bir ay içerisinde yazılı başvurmaları, matrah ve vergi artırımı sonucu hesaplanan vergileri, raporun tebliğini izleyen aydan başlamak üzere ikişer aylık dönemler halinde altı eşit taksitte ödemeleri ve maddede öngörülen diğer şartları yerine getirmeleri koşuluyla bu madde hükümlerinden yararlanırlar." düzenlemesine yer verilmiştir.
Öte yandan; 26/05/2018 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan Vergi Ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin 7143 Sayılı Kanun Genel Tebliğinin (Seri No:1) "V- Matrah Ve Vergi Artırımına İlişkin Hükümler" başlıklı E-6-f bölümünde; "7143 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin dokuzuncu fıkrasının uygulaması aşağıdaki şekilde olacaktır. (fa) 213 sayılı Kanunun 359 uncu maddesinin (b) fıkrasındaki “defter, kayıt ve belgeleri yok edenler veya defter sahifelerini yok ederek yerine başka yapraklar koyanlar veya hiç yaprak koymayanlar veya belgelerin asıl veya suretlerini tamamen veya kısmen sahte olarak düzenleyenler” hakkında;
- 7143 sayılı Kanunun yayımlandığı tarihten önce vergi incelemesine yetkili olanlarca düzenlenen raporlar ile tespit yapılmış olması,
- 7143 sayılı Kanun uyarınca matrah ve vergi artırımı başvurusunda bulunulduğu tarihten önce incelemeye başlanılmış olması durumunda, anılan mükelleflerin, Kanun'un 5 inci maddesi hükmüne göre matrah ve vergi artırımından yararlanmaları mümkün değildir." kuralı getirilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden; davacı şirket hakkında 2017 takvim yılına ilişkin olarak sahte belge kullanma ve düzenleme yönünden yapılan incelemeler neticesinde tanzim edilen 26/06/2019 tarih ve 2019-A-950/16 ve 26 sayılı vergi tekniği raporlarında; gerek davacı şirket adına gerek davacı şirket tarafından başka akaryakıt istasyonları adına düzenlenen ve içeriği has altın olan faturaların sahte olduğu ile davacı şirketin yazar kasalara müdahale ederek gerçek satış rakam ve miktarlarının silinerek yerine daha düşük tutar ve miktarlarda sahte mali hafıza raporları (Z raporu) üretildiğinin tespit edilerek anılan hususlara ilişkin vergi inceleme raporları düzenlenmesinin önerildiği, bunun üzerine davacı şirketin kurumlar vergisi yönünden incelenmesi neticesinde düzenlenen 26/06/2019 tarih ve 2019-A-950/17 sayılı Vergi İnceleme Raporunda; davacı şirketin yazar kasalara müdahale ederek ödeme kaydedici cihaz mali hafıza raporlarını sahte belge olarak düzenlediği, bir kısım market satışları ile akaryakıt satışlarını belge düzenlemeksizin kayıt ve beyan dışı bıraktığı, akaryakıt alışlarının bir kısmını belge almaksızın gerçekleştirdiği ve şirketin günlük ihtiyacı aşan kasa fazlalarının organizasyonu idare edenlere kullandırıldığının tespit edildiği, anılan tespitlere ilişkin olarak davacının gelir ve maliyet hesap kalemleri içerisinde yasal defterlere kaydetmiş olduğu tutarlara göre market bölümünde satışı gerçekleştirilen tekel sigara satışlarında maliyetin 212.392,37-TL olmasına rağmen beyan edilen hasılatın 100.284,70-TL olduğu, bir kısım tekel sigara satışlarında belge düzenlenmediği, söz konusu kayıt dışı hasılata ait karlılık oranının %6 olduğuna yönelik şirket yetkilisinin beyanına bağlı kalınarak yapılan hesaplamada 2017 yılında toplam 124.856,51-TL tutarındaki tekel ürünü satışının belgesiz gerçekleştirilmek suretiyle hasılatının kayıt ve beyan dışı bırakıldığı, bu tutarın kurumun 2017 hesap dönemi kurumlar vergisi matrah farkı olarak dikkate alınası gerektiği, ayrıca davacı şirketin yasal defter kayıtları ile beyanlarına intikal ettirdiği altın faturaları ve mali hafıza raporlarının sahte olduğunun tespit edildiği, akaryakıt istasyonu haricinde başkaca bir faaliyeti olmayan davacı şirketin 2017 yılında has altın satışı olarak yasal defterlerine kaydedilen 450,00-TL, 480,00-TL ve 200,00-TL gibi standart olmayan altın satışlarından elde edilen toplam hasılatın 17.835.000,00-TL olduğu, kredi kartları ile yapılan satışlardan elde ettiği hasılat tutarı 28.541.918,86-TL ile beyan edilen 7.878.610,30-TL hasılat arasında 21.589.543,27-TL fark olduğu, şirket temsilcisinin bu uyumsuzluğun sebebi olarak nihai tüketiciden hurda altın alındığı, sonra hurda altınların işlenerek akaryakıt istasyonunda belgesiz satıldığına yönelik açıklamalarının gerçeği yansıtmadığı zira belgesiz satıldığı ileri sürülen altın miktarının Samsun ilinde bir yılda tüm kuyumcuların alıp sattığı altından fazla olduğu ve davacı şirketin dahil olduğu mola akaryakıt istasyonlarının bir çoğunda inceleme aşamasında aynı iddiaların dile getirildiği, ayrıca Samsun Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüğü görevlilerince davacı şirketin akaryakıt istasyonunda muhtelif tarihlerde yapılan denetimlerde denetim yapılan günlerdeki akaryakıt satış rakamlarının diğer günlere oranla ortalama 10 kat yüksek olduğu ve yazar kasalara müdahale edilerek sahte (Z) raporu oluşturulmak suretiyle satış miktarlarının düşük gösterilerek vergi kaybına neden olunduğu yönünde kanaat belirtildiği, bunun da POS satış toplamı ile ödeme kaydedici cihaz fişi düzenlemek suretiyle yapılan satışlar arasındaki farkın belgesiz akaryakıt satışından kaynaklandığını doğruladığı, davacı şirketin kasa hesabında günlük mutat ihtiyaç dışında nakit bulundurulduğu, bu durumun iktisadi ve ticari icaplara uygun düşmediği, yapılan hesaplamada 12.603,00-TL olduğu anlaşılan günlük ortalama kasa haddi tutarının (şirket temsilcisinin bu tutarın 20.000,00-TL olarak dikkate alınması yönündeki beyanına itibar edilerek) düşüldükten sonra yapılan adatlandırma sonucunda 259.175,77-TL faiz gelirinin ortaklara dağıtıldığı hususlarına yer verilerek, 2017 yılına ilişkin olarak sahte faturaya dayalı has altın kar beyanı tutarı ile belgesiz alındığı tespit edilen benzin maliyeti düşüldükten sonra sahte mali hafıza raporlarından kaynaklı 3.086.055,72-TL, iş yeri marketinde belgesiz tekel sigara satışları ve organizasyonu idare edenlere kullandırılan kasa fazlalarının faiz gelirleri kaynaklı toplam 374.521,65-TL kurumlar vergisi matrah farkı bulunduğu, bu matrahlar üzerinden 2017 yılı için re'sen vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi tarhiyatı önerildiği, anılan inceleme raporuna istinaden, belgesiz market satışlarından ve kasa hesabındaki fazla tutarların adatlandırılmasından kaynaklanan kısım için 2019103113vfx0000003 numaralı vergi/ceza ihbarnamesiyle 64.880,37-TL kurumlar vergisi tarhiyatı yapılarak tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle bir kat vergi ziyaı cezası kesilmesi, sahte mali hafıza raporlarından kaynaklanan kısım için 2019103113vfx0000005 numaralı vergi/ceza ihbarnamesiyle 534.199,63-TL kurumlar vergisi tarhiyatı yapılarak tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle üç kat vergi ziyaı cezası kesilmesi, ve davacı şirketin belgesiz akaryakıt alışlarının (KDV dahil:11.222,54-TL), ortaklara kullandırıldığı kabul edilen kasa fazlasına ait faiz gelirinin (KDV dahil 305.827,40-TL) ve iş yeri marketinde belgesiz gerçekleştirilen satışların (124.856,11-TL) toplamı (=44.190,64-TL) üzerinden 2019103113vfx0000004 numaralı vergi/ceza ihbarnamesiyle kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemiyle açılan davada; Samsun Vergi Mahkemesinin 17/06/2020 tarih ve E:2019/1038, K:2020/507 sayılı kararı ile davacı hakkında davalı idare inceleme elemanlarınca yapılan tespitler değerlendirilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verildiği görülmektedir.
Bununla birlikte; davacı tarafından, uyuşmazlığa konu 2016 ve 2017 yılları için kurumlar vergisi ile katma değer vergisi hakkında 7143 sayılı Kanun kapsamında matrah artırım talebinde bulunulduğu, söz konusu matrah artırımı talebinin davalı idarece 01/08/2018 tarih ve 14501685/2018243 sayılı işlem ile reddi üzerine açılan davada, Samsun Vergi Mahkemesinin 26/09/2019 tarih ve E:2019/84, K:2019/721 sayılı kararı ile; 7143 sayılı Kanun'un yayımlandığı tarih itibariyle 2016 yılı için başlanıldığı ileri sürülen birinci vergi incelemesinin 7143 sayılı Kanun'dan faydanılmasını engelleyecek nitelikte sayılan gerekçelerle yapılmadığı, ikinci vergi incelemesinin ise davacı hakkında başlanılmış vergi incelemesi olarak kabul edilemeyeceğinden, davacının 2016 ve 2017 yılları için kurumlar vergisi ve katma değer vergisi için yapmış olduğu matrah artırımı başvurusunun reddine yönelik dava konusu işlemde hukuku uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu işlemin iptaline karar verildiği, bu karara karşı davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunun ise Samsun Bölge İdare Mahkemesi 1. Vergi Dava Dairesinin 30/12/2019 tarih ve E:2019/877, K:2019/894 sayılı kararıyla reddedilerek davacı lehine kesinleştiği, dolayısıyla davacının uyuşmazlığa konu 2016 ve 2017 yılları için kurumlar vergisi ile katma değer vergisi hakkında 7143 sayılı Kanun kapsamında matrah artırımı yaptığı anlaşılmaktadır.
Dava konusu olayda, yukarıya aktarılan mevzuatın birlikte değerlendirilmesinden; mükelleflerin 7143 sayılı Kanun'un 5.maddesinden (matrah, vergi artırımı) faydalanmak amacıyla başvurup Kanun'da belirlenen süre ve şekillerde ödemelerini yapmaları durumunda, haklarında bu yıllara ilişkin olarak artırıma konu vergi türleri itibariyle inceleme ve tarhiyat yapılmayacağının açıkça düzenlendiği, hakkında 213 sayılı Kanun'un 359 uncu maddesinin (b) fıkrasında yer alan fiiller (defter, kayıt ve belgeleri yok edenler veya defter sahifelerini yok ederek yerine başka yapraklar koyanlar veya hiç yaprak koymayanlar veya belgelerin asıl veya suretlerini tamamen veya kısmen sahte olarak düzenleyenler) hususunda Kanun'un yürürlüğünden önce tanzim edilmiş raporla tespit yapılmış olunması veya bu konuda artırımdan önce incelemeye başlanılmış olması durumlarında matrah ve vergi artırımından yararlanılamayacağı, artırım yapıldıktan sonra ise anılan bu filler kapsamında dahi olsa (artırım yapılan yıllara ilişkin olarak) bir inceleme başlatılmasının veya tarhiyat yapılmasının mümkün olmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda; Samsun Vergi Mahkemesinin istinaf incelemesinden geçerek kesinleşen 26/09/2019 tarih ve E:2019/84, K:2019/721 sayılı kararı ile; gerek 7143 sayılı Kanun'un yayım tarihinden gerekse matrah artırım talebinde bulunduğu tarihten önce başlanılmış 7143 sayılı Kanun'dan faydanılmasını engelleyecek nitelikte bir vergi incelemesi bulunmadığı gerekçesiyle davacının matrah artırım talebinin reddi işleminin hukuka uygun olmadığından iptaline karar verildiği dikkate alındığında, davacı hakkında 7143 sayılı Kanun'un 5. maddesi uyarınca matrah artırımında bulunduktan sonra vergi incelemesine başlanılarak cezalı tarhiyat yapıldığı anlaşılmakta olup, yukarıya alıntısı yapılan 7143 sayılı Kanun'un 5.maddesinde yer verilen matrah artırımına ilişkin hükümler doğrultusunda; artırımda bulunulan yıllar için ilgili vergi türleri yönünden vergi incelemesi ve tarhiyatı yapılmayacağı açık olduğundan dava konusu cezalı tarhiyatta bu yönüyle hukuka uygunluk, aksi yönde verilen Mahkeme kararında da yasal isabet görülmemiştir.
2)Samsun Vergi Mahkemesinin 17/06/2020tarih ve E:2019/1034, K:2020/508sayılı kararının, dava konusu özel usulsüzlük cezasının kaldırılmasına yönelik kısmına karşı yapılan davalı istinaf başvurusunun incelenmesinden;
Samsun Vergi Mahkemesince, davacı hakkında davalı idare inceleme elemanlarınca yapılan tespitler değerlendirilmek suretiyle bir karar verilmiş ise de, yukarıda açıklandığı üzere, davacı hakkında 7143 sayılı Kanun'un 5. maddesi uyarınca matrah artırımında bulunduktan sonra vergi incelemesine başlanılarak cezalı tarhiyat yapıldığı anlaşılmakta olup, yukarıya alıntısı yapılan 7143 sayılı Kanun'un 5.maddesinde yer verilen matrah artırımına ilişkin hükümler doğrultusunda; artırımda bulunulan yıllar için ilgili vergi türleri yönünden vergi incelemesi ve tarhiyatı yapılmayacağı açık olduğundan dava konusu özel usulsüzlük cezasında da bu yönüyle hukuka uygunluk bulunmamıştır.
Açıklanan nedenlerle; davacı istinaf başvurusunun kabulüne, Samsun Vergi Mahkemesinin 17/06/2020 tarih ve E:2019/1038, K:2020/507 sayılı kararının, 2017/1-12 dönemine ilişkin tekerrür hükümleri uygulanmış bir ve üç kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi tarhiyatına ilişkin davanın reddine dair kısmının kaldırılmasına, Dairemizce bu kısım yönünden işin esasına geçilerek davanın kabulüne; davacı şirket hakkında 213 sayılı Kanun’un 353/1. maddesi uyarınca 2017/1-12 dönemi için kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılmasına yönelik davalı istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçe ile reddine, aşağıda dökümü gösterilen ve davacı tarafından yapılan 490,95-TL yargılama gideri ile karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.890,00TL vekalet ücretinin -mükerrer olmamak kaydıyla- davalı idarece davacıya ödenmesine, davalı idare tarafından yapılan 38,00-TL yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, posta ücreti avansından artan miktarın Mahkemesince aidiyetlerine göre istinaf edenlere ayrı ayrı iadesine, tebliği izleyen otuz (30) gün içerisinde Dairemiz vasıtasıyla Danıştay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, 09/10/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)