(2577 S. K. m. 7, 10, 11) (Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Genel Yönetmelik m. 12/B)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacı tarafından, 29.12.2013 tarihinde yapılan Milli Eğitim Bakanlığı Taşra Teşkilatı Şube Müdürlüğü Görevde Yükselme Yazılı Sınavından 73.333, sözlü sınavından ise 71 puan alarak 16.04.2014 tarihinde sadece sözlü sınav puanları esas alınmak suretiyle yapılan atamalarda tercihlerine atanamaması üzerine, yargı kararı gereğince atamaların yazılı ve sözlü sınav puanlarının aritmetik ortalaması alınarak yeniden yapılması, 16.04.2014 tarihinde gerçekleştirilen 1709 şube müdürlüğü atamasının iptal edilerek yenilenmesi ve bu doğrultuda tarafına da tercih hakkı verilerek şube müdürlüğü kadrosuna atanıp atanamayacağının belirlenmesi talebiyle yapılan 01.07.2019 tarihli başvurunun zımnen reddine dair işlemin iptali istemiyle açılan davada; "...dava dosyasında yer alan bilgi ve belgelerin birlikte incelenmesinden, davacı tarafından davalı idareye yazılı ve sözlü puan ortalaması alınarak tercih hakkı verilerek atamasının yapılması hakkında işlem yapılması istemiyle 2577 sayılı Kanun'un 10. maddesi kapsamında 03.11.2017 tarihli dilekçe ile başvuruda bulunduğu ve bu başvurusuna davalı idare tarafından 15.11.2017 tarihinde cevap verildiği, anılan cevabi yazının davacıya tebliğ edildiği 17.11.2017 tarihinden sonra izleyen 60 gün içerisinde davaya konu işleme karşı dava açılması gerekirken, dava açma süresi geçtikten sonra 01.07.2019 tarihinde yaptığı başvuru üzerine açılan davanın süre aşımı nedeniyle davanın esasının incelenmesine olanak bulunmamaktadır." gerekçesiyle davanın süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin Uşak İdare Mahkemesinin 31/12/2019 gün ve E:2019/313, K:2019/198 sayılı kararının; hukuk güvenliğinin ve hukukun üstünlüğünün sağlanması için devletin işlem ve eylemlerine karşı yargı yolunun açık tutulması yeterli olmayıp yargı mercileri tarafından verilen kararların gecikmeksizin uygulanmasının gerektiği, hukuka aykırı olduğu yapılan yargısal denetim neticesinde tespit edilmesine rağmen işlemin iptali yönündeki yargısal kararın uygulanmamasının, devletin işlem ve eylemlerine karşı yargı yolunun açık tutulmasını anlamsız hale getireceği, hukuk güvenliğinin ve hukukun üstünlüğünün sadece hukuka aykırılıklarının tespit edilmesiyle değil bunların tüm sonuçlarıyla ortadan kaldırılmasıyla sağlanabileceği, 1709 atamanın tamamını iptal eden yargı kararlarının 16.04.2014 tarihinden bu yana uygulanmamasının Hukuk Devleti sınırları içerisinde kabul edilemeyeceği ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Davacının, Milli Eğitim Bakanlığı Personelinin Görevde Yükselme, Unvan Değişikliği ve Yer Değiştirme Suretiyle Atanması Hakkında Yönetmeliğe göre yazılı ve sözlü sınav puanının aritmetik ortalamasına göre şube müdürü olarak atamasının yapılması isteminde bulunduğu, bu talebine 15.11.2017 tarihli yazı ile cevap verildiği, 15.11.2017 tarihli red işlemine karşı 60 gün içinde dava açmayan davacının 1 yıl 6 ay sonra yaptığı 01.07.2019 tarihli ikinci başvurusunun daha önce sona ermiş bulunan dava açma süresini yeniden canlandırmayacağı ileri sürülerek istinaf isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesince, dava dosyasındaki bilgi ve belgeler incelenerek işin gereği görüşüldü:
Dava, davacı tarafından, 29.12.2013 tarihinde yapılan Milli Eğitim Bakanlığı Taşra Teşkilatı Şube Müdürlüğü Görevde Yükselme Yazılı Sınavından 73.333, sözlü sınavından ise 71 puan alarak 16.04.2014 tarihinde sadece sözlü sınav puanları esas alınmak suretiyle yapılan atamalarda tercihlerine atanamaması üzerine, yargı kararı gereğince atamaların yazılı ve sözlü sınav puanlarının aritmetik ortalaması alınarak yeniden yapılması, 16.04.2014 tarihinde gerçekleştirilen 1709 şube müdürlüğü atamasının iptal edilerek yenilenmesi ve bu doğrultuda tarafına da tercih hakkı verilerek şube müdürlüğü kadrosuna atanıp atanamayacağının belirlenmesi talebiyle yapılan 01.07.2019 tarihli başvurunun zımnen reddine dair işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 7. maddesinde; dava açma süresinin, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştay’da ve idare mahkemelerinde altmış gün olduğu, bu sürelerin, idari uyuşmazlıklarda; yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden başlayacağı,10. maddesinde; ilgililerin, haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılması için idari makamlara başvurabileceği, altmış gün içinde bir cevap verilmezse isteğin reddedilmiş sayılacağı, ilgililerin altmış günün bittiği tarihten itibaren dava açma süresi içinde, konusuna göre Danıştay’a, idare ve vergi mahkemelerine dava açabileceği, altmış günlük süre içinde idarece verilen cevap kesin değilse ilgilinin bu cevabı, isteminin reddi sayarak dava açabileceği gibi, kesin cevabı da bekleyebileceği, bu takdirde dava açma süresinin işlemeyeceği, ancak bekleme süresinin başvuru tarihinden itibaren altı ayı geçemeyeceği, dava açılmaması veya davanın süreden reddi hallerinde, altmış günlük sürenin bitmesinden sonra yetkili idari makamlarca cevap verilirse, cevabın tebliğinden itibaren altmış gün içinde dava açılabileceği, 11. maddesinde ise; ilgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılmasının üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebileceği, bu başvurunun işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durduracağı, altmış gün içinde bir cevap verilmezse isteğin reddedilmiş sayılacağı hükümlerine yer verilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden, davacının 2013 yılında yapılan Milli Eğitim Bakanlığı Merkez ve Taşra Teşkilatı Şube Müdürlüğü Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Sınavı'na katıldığı, yazılı sınavdan 73.333, sözlü sınavdan 71 puan alarak 16.04.2014 tarihinde sadece sözlü sınav puanları esas alınmak suretiyle yapılan atamalarda tercihlerine atanamadığı, atamalarda sadece sözlü sınavdan alınan puanlara göre sıralama yapılmasına yönelik düzenlemeye karşı açılan davalarda, Danıştay 2. ve 5. Daireleri tarafından sadece sözlü sınavdan alınan puanlara göre yapılacak yerleştirmenin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle ilgili mevzuat hükümleri hakkında yürütmenin durdurulmasına karar verildiği, bunun üzerine mevzuatta gerekli değişikliklerin yapıldığı, davacıyla aynı sınava giren kişilerden bir kısmının sonuçlar hakkında süresi içinde yargıya başvurduğu ve bazılarının lehe karar aldıkları, davalı idarenin alınan bu yargı kararlarının yerine getirilmesi için 21-27.10.2015 tarihleri arasında ve yine 25-29.09.2017 tarihleri arasında lehe karar almış olan kişilere yeniden tercih yapma hakkı tanıdığı, davacının 03.11.2017 tarihli dilekçesiyle, yazılı ve sözlü sınavlardan aldığı puanların aritmetik ortalaması gözetilerek münhal bulunan şube müdürlüğü kadrolarına atamasının yapılmasını talep ettiği, 15.11.2017 tarih ve 19286519 sayılı işlem ile başvurusunun reddedildiği, sonrasında davacının 01.07.2019 tarihli dilekçesi ile 16.04.2014 tarihinde sadece sözlü sınav puanına dayanılarak gerçekleştirilen 1709 Taşra Teşkilatı Şube Müdürlüğü atamasının kesinleşmiş yargı kararıyla hukuka aykırı bulunarak iptal edildiğinden bahisle, ilgili yargı kararları doğrultusunda yazılı ve sözlü sınav puanlarının aritmetik ortalaması alınmak suretiyle tarafına yeniden tercih hakkı verilmesini talep ettiği, başvurusunun cevap verilmeyerek zımnen reddedilmesi üzerine 21.10.2019 tarihinde bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Genel Yönetmeliğin 12/B maddesinde şube müdürlüğü kadrolarına sözlü sınav puanına göre atamayı öngören düzenlemenin Danıştay Beşinci Dairesinin 06.03.2014 gün ve E:2013/8367 sayılı kararıyla yürütülmesinin durdurulmasına karar verildiği, kararın yürütmenin durdurulmasının kabulüne ilişkin kısmına yönelik itirazın, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 02/07/2014 tarih ve 2014/528 sayılı kararıyla reddedildiği, anılan dosyanın yeni iş bölümü kararı uyarınca devredilmesi üzerine Danıştay İkinci Dairesi'nin 13/03/2018 tarih ve E:2016/10074, K:2018/1656 sayılı kararıyla anılan maddeler yönünden Yönetmelik değişikliklerine gidildiği gerekçesiyle "karar verilmesine yer olmadığına" karar verildiği, bu dosyanın temyiz incelemesi talebiyle Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun E:2018/3383 sayılı dosyasında derdest olduğu, yine aynı şekilde Milli Eğitim Bakanlığı Personelinin Görevde Yükselme, Unvan Değişikliği ve Yer Değiştirme Suretiyle Atanması Hakkında Yönetmeliğin 21.maddesinde şube müdürlüğü kadrolarına sözlü sınav puanına göre atama yapılmasını öngören düzenlemenin de Danıştay İkinci Dairesinin 29.04.2014 gün ve E:2013/10363 sayılı kararıyla yürütülmesinin durdurulmasına karar verildiği, bu kararın kabule ilişkin kısmına karşı davalı idarece itiraz edilmediği, anılan dosyanın iş bölümü kararı gereğince Danıştay Onaltıncı Dairesi'ne gönderilmesinin ardından yeni iş bölümü kararıyla yeniden Danıştay İkinci Dairesinin 2016/1095 esas sayılı dosyasına kaydedilmesi üzerine Danıştay İkinci Dairesi'nin 07/03/2019 tarih ve E:2016/1095, K:2019/1086 sayılı kararıyla; ilgili Yönetmeliğin 21. maddesinin 1. fıkrasının ve aynı maddenin 3. fıkrasının ilk olarak 10/12/2014 günlü, 29201 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Yönetmelik ile; daha sonra ise 13/01/2018 günlü, 30300 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Yönetmelik ile değiştirilmiş olması nedenleriyle karar tarihi itibarıyla söz konusu düzenlemeler yönünden davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle anılan madde yönünden ''karar verilmesine yer olmadığına" karar verildiği, Danıştay İkinci ve Beşinci Daireleri tarafından verilen yürütmenin durdurulması kararlarında yazılı sınavın devre dışı bırakılarak sadece sözlü sınava göre atama yapılmasının hukuka aykırı olduğu hususunun belirtildiği, yargı kararları doğrultusunda anılan yönetmeliklerde değişikliğe gidilerek şube müdürlüğü kadrolarına atanmalarda yazılı ve sözlü sınavın aritmetik ortalamasının alınacağı şeklinde düzenleme yapıldığı, Ankara 7. İdare Mahkemesi'nin E:2014/955, K:2015/341 sayılı kararıyla, "sözlü sınav neticesine dayalı olarak yapılan tüm atama işlemlerinin" iptali istemiyle açılan davada, "sözü edilen yönetmelik maddeleri uyarınca sadece sözlü sınav puanlarına göre oluşturulan başarı listesi esas alınarak 1709 adet şube müdürü kadrosuna yapılan atama işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı" gerekçesiyle iptaline karar verildiği ve kararın bu kısmının Danıştay İkinci Dairesinin 15.10.2015 tarih ve E:2015/3097, K:2015/8038 sayılı kararıyla onanarak kesinleştiği görülmektedir.
İptal edilen bir düzenleyici işlemden dolayı, menfaati ihlal edilen veya kişisel hakkı etkilenen kişinin, verilen iptal kararının doğurduğu sonuçlardan yararlanmak amacıyla idareye başvurabileceği tabiidir. İlgililerin; genel düzenleyici işlemlere yönelik olarak yargı yerlerince verilen kararlar ve bu kararlara dayalı olarak tesis edilen idari işlemler neticesinde elde ettikleri yeni hukuki kazanım ve koşulların hukuki sonuçlarından da yararlanmak üzere 2577 sayılı Yasanın 10. maddesi kapsamında haklarında kanunun öngördüğü işlemin yapılması için her zaman idareye başvurmaları ve isteklerinin reddedilmesi halinde de 10. maddede öngörülen usule uygun olarak dava açmaları mümkün bulunmaktadır.
Bu durumda; taşra teşkilâtı için açılan Şube Müdürlüğü Görevde Yükselme Sınavının sadece sözlü sınav puanına göre yapılan atamaları sonucunda herhangi bir Şube Müdürlüğü kadrosuna atanamayan davacı tarafından; sadece sözlü sınav puanına göre yapılan atamaların Danıştay tarafından hukuka aykırı bulunarak iptal edildiği gerekçesiyle anılan yargı kararı doğrultusunda yazılı ve sözlü puan aritmetik ortalamasına göre kendisine yeniden tercih imkânı verilmesi ve bunun sonucuna göre atanma hakkı tanınması talebiyle 01.07.2019 tarihli dilekçeyle yaptığı başvurunun 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 10. maddesi kapsamında yapılmış bir başvuru olduğu ve bu başvurunun cevap verilmeksizin zımnen reddi üzerine 21.10.2019 tarihinde açılan davanın süresinde olduğu sonucuna varıldığından, davanın süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin Mahkeme kararında hukuka uygunluk görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle; istinaf başvurusunun kabulüne, Uşak İdare Mahkemesinin 31/12/2019 gün ve E:2019/313, K:2019/198 sayılı istinaf başvurusuna konu kararının kaldırılmasına, dava dosyasının tekemmül ettirilerek yeniden karar verilmek üzere adı geçen Mahkemeye gönderilmesine, kaldırma kararı üzerine mahkemece yeniden verilecek kararla birlikte tüm yargılama giderleri de hüküm altına alınacağından, bu aşamada yargılama giderleri hakkında hüküm kurulmasına gerek bulunmadığına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45/6 ve 46. maddeleri uyarınca kesin olarak, 12/11/2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)