İSTEMİN ÖZETİ: ... Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü'nde araştırma görevlisi olarak görev yapmakta iken 689 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamında meslekten çıkarılan davacının, Ankara Barosu levhasına avukat olarak yazılmasına dair 26/09/2018 tarih ve 108/86 sayılı Ankara Barosu Yönetim Kurulu kararının uygun bulunmayarak Baro Levhasına yazılma talebinin reddine ilişkin 12/10/2018 tarih ve Karar No:9084 sayılı Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu kararının ve bu kararın onaylanmasına ilişkin 19/11/2018 tarih ve 45903 sayılı Adalet Bakanlığı işleminin iptali istemiyle açılan davada; söz konusu Kanun Hükmünde kararname kapsamında alınan tedbirin sadece idare hukuku esaslarına göre kamu görevlisi olarak çalışanlarla sınırlı tutulmasının memur ve hakim olma niteliğini kaybedenlerin avukat olması sonucunu doğuracağı, diğer taraftan bu durumun yargının kurucu unsurlarından olan ve esasen kamu hizmeti niteliğinde bulunan avukatlık mesleğinin itibarını da zedeleyeceği anlaşıldığından, 689 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamında kamu görevinden ihraç edilen ve 1136 sayılı Kanun'un 5. maddesi gereğince avukatlığa kabulde engel hali bulunan davacının Baro Levhasına yazılma talebinin reddine ilişkin dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine ilişkin olarak Ankara 9. İdare Mahkemesince verilen 14/11/2019 gün ve E:2019/554, K:2019/2323 sayılı kararın hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek istinaf isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 12. İdari Dava Dairesince 2577 sayılı Yasanın değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek işin gereği görüşüldü:
Ankara 9. İdare Mahkemesince verilen 14/11/2019 gün ve E:2019/554, K:2019/2323 sayılı karar usul ve hukuka uygun olup kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, davacının istinaf başvurusunun REDDİNE, istinaf safhasındaki yargılama giderlerinin başvuruda bulunan üzerinde bırakılmasına, davacının adli yardım talebi Mahkemesince, kabul edildiğinden tahsil edilmeyen istinaf yargılama giderlerinin tahsili için ilgili Vergi Dairesi Müdürlüğüne Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı Yasanın 45/6. maddesi uyarınca kesin olarak 17/06/2020 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
... Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü'nde araştırma görevlisi olarak görev yapmakta iken 689 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamında meslekten çıkarılan davacının, Ankara Barosu levhasına avukat olarak yazılmasına dair 26/09/2018 tarih ve 108/86 sayılı Ankara Barosu Yönetim Kurulu kararının uygun bulunmayarak Baro Levhasına yazılma talebinin reddine ilişkin 12/10/2018 tarih ve Karar No:9084 sayılı Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu kararının ve bu kararın onaylanmasına ilişkin 19/11/2018 tarih ve 45903 sayılı Adalet Bakanlığı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
Uyuşmazlığın çözümlenebilmesi için öncelikle aşağıdaki hususların açıklığa kavuşturulması gerektiği açıktır.
A- İlgili KHK'larda yer alan "kamu hizmetinde istihdam edilmezler" kuralı, KHK ile ve KHK hükümlerine dayanılarak görevinden çıkarılanların idarenin genel esaslarına göre yürütmekle yükümlü olduğu kamu hizmetlerinin görülmesinde çalıştırılamayacakları anlamına gelmekte olup, avukatlık serbest bir meslek olduğundan serbest çalışan avukatların kamu hizmetinde "istihdam" edilmedikleri açıktır.
B- Yine KHK'larda yer alan ilgililerin uhdelerinde taşımış olduğu büyükelçi, vali gibi unvanları ve müsteşar, kaymakam ve benzeri meslek adlarını ve sıfatlarını kullanamayacakları ve bu unvan, sınıf ve meslek adlarına bağlı olarak sağlanan haklardan yararlanamayacaklarına ilişkin kuralla kamu görevi nedeniyle elde edilen meslek adı ve ünvanların kastedildiği açık olup hukuk fakültelerinden mezun olunarak belli koşullarla kabul edinilen avukatlık mesleğinin sağladığı "avukat" unvanının bu kapsamda değerlendirilemeyeceği sonucuna varılmıştır.
C- Kesinleşmiş bir disiplin kararı sonucu hakim memur veya avukat olma niteliğini kaybetmiş olmak avukatlığa kabule engel olmakla birlikte gerek ilgili KHK eki listelerde yer verilmek gerekse KHK hükümlerine dayanılarak idari kararla görevinden çıkarılanlar için disiplin hukuku uyarınca alınmış bir karar söz konusu olmayıp ilgililer için olağanüstü önlemler çerçevesinde tesis edilmiş göreve son verme işleminden bahsedilebileceği yasada belirtilen avukatlığa engel halin bulunmadığı görülmektedir.
D- 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 5. maddenin 3. fıkrasında adayın 5/1-a maddesinde yazılı cezalardan birini gerektiren kovuşturma altında bulunması halinde avukatlığa alınma isteği hakkında kararın bu kovuşturma sonuna kadar bekletilmesine karar verilebileceği hükme bağlanmış olmakla birlikte davacı hakkında Ankara 28. Ağır Ceza Mahkemesinin E: 2019/32 sayılı dosyasında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan dava açılmış ise de yargılama sonucunda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği devam eden kovuşturma bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, yasada belirtilen koşulları taşıyan davacının baro levhasına avukat olarak yazılmamasına ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile aksi yöndeki İdare Mahkemesi kararı kaldırılarak dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi gerektiği görüşü ile çoğunluk kararına karşıyım. (¤¤)