İSTEMİN ÖZETİ: İzmir ili, Kemalpaşa ilçesi, ... Mahallesi, 3060, 3062, 3063, 3064, 3065, 3066 ve 3067 parsel sayılı mülkiyeti Hazineye ait taşınmazları da kapsayan alanda, Kemalpaşa Belediye Meclisi'nin 07.08.2017 günlü, 05/136 sayılı kararı ile kabul edilip, İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi'nin 15.12.2017 günlü, 05.1463 sayılı kararıyla onaylanarak 31.01.2018-01.03.2018 tarihleri arasında ilan edilen 1/1000 ölçekli İlave ve Revizyon Uygulama İmar Planı ile dayanağı 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planının taşınmazlara ilişkin bölümünün iptali istemiyle açılan davada; mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi üzerine düzenlenen raporun dosyada bulunan bilgi ve belgelerle birlikte incelenmesi sonucunda, uyuşmazlık konusu taşınmazlar yönünden dava konusu 1/1000 ilave ve revizyon uygulama imar planı ile 1/5000 ölçekli imar planı kararlarının birbirleri ve üst ölçekli plan kararları ile çelişmediği, planların kademeli birlikteliği ilkesine uygun olduğu, önceki 1/5000 ölçekli imar planının mahkeme kararı ile iptal edilmiş olması, üst ölçekli plan ile alt ölçekli planlar arasında uyumsuzlukların ortaya çıkması ve değişen büyük ölçekli kamusal yatırım kararlarının varlığı nedenleriyle, süreç içinde yapılan plan revizyonları ve değişiklikleri nedeni ile artan yoğunluklar göz önünde bulundurulduğunda yeni bir nazım imar planının ve uygulama imar planı revizyonunun hazırlanması açısından yeterli nesnel ve teknik gerekçenin ortaya çıktığı, 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu kriterlerine göre özel ürün ve dikili tarım arazilerinin tarım dışı amaçlı kullanımının uygun olmaması hususu ile alan bütünündeki tarımsal bütünlük dikkate alındığında, uyuşmazlık konusu parsellerin tarımsal özelliği ve niteliği göz önünde bulundurularak dava konusu ... 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı İlave ve Revizyonu’nda öngörülmüş olan "Tarımsal Nitelikli Alan" plan kararı ile dava konusu ... Mahallesi 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı’nda öngörülmüş olan "Tarım Alanı" plan kararlarının planın ana hedef ve ilkelerine de uygun olduğu, dava konusu 1/5000 ve 1/1000 ölçekli imar planlarında dava konusu 3060, 3065, 3066 parsellerin çok küçük bir bölümünden geçen "20 m. genişlikte Yol" plan kararının üst ölçekli 1/25.000 ölçekli İzmir Büyükşehir Bütünü Çevre Düzeni Planında da öngörülmüş olan ve yerleşimin kuzeyinde kalan arazilere erişim sağlayan ve sürekliliği bulunan bir yol plan kararı olduğu, dava konusu 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planında uyuşmazlık konusu 3067 parselin kısmen, 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında da tamamen plan onama sınırı dışında bırakılmış olmasının şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve imar mevzuatına aykırı olmadığı ile uyuşmazlık konusu parsellere ilişkin geçmiş tarihli imar planı kararlarının kazanılmış hak oluşturmayacağı anlaşıldığından, dava konusu ... 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı İlave ve Revizyonu yapılmasında ve 1/5000 ölçekli ... Yerleşimi Nazım İmar Planı kararlarında uyuşmazlık konusu parseller açısından incelenen yönlerden üst ölçekli plan kararlarına, şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına, kamu yararına, toprak koruma ve imar mevzuatına aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar veren İzmir 4. İdare Mahkemesi'nin 05/03/2020 günlü, E:2018/1423, K:2020/391 sayılı kararının; imar planı yapılırken alınması gereken kurum görüşlerinin alınmamış olduğu, uygulama imar planında konut alanında kalan yaklaşık 25 hektarlık alanın tarım alanına dahil edilmesinin mülkiyet haklarını zedeleyeceği bir durum olduğu, Hazinenin haklarının ihlal edildiği, şehircilik ilkeleri ve planlama esaslarına aykırı davranıldığı, kamu yararı ve hizmet gereklerinin gözetilmediği, Hazine zararına yol açıldığı ileri sürülerek kaldırılması ve işin esası hakkında yeniden karar verilmesi istenilmektedir.
KEMALPAŞA BELEDİYE BAŞKANLIĞININ
SAVUNMASININ ÖZETİ: İstinaf yoluna başvurulan kararın kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı, usul ve kanuna uygun olan karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmaktadır.
İZMİR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞININ
SAVUNMASININ ÖZETİ: İstinaf yoluna başvurulan kararın kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı, usul ve kanuna uygun olan karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi Üçüncü İdari Dava Dairesince dava dosyası incelenerek işin gereği görüşüldü:
İdare ve Vergi mahkemeleri tarafından verilen kararların istinaf yolu ile incelenip kaldırılmaları, 2577 sayılı İdare Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 2. fıkrası ile göndermede bulunulan aynı Kanunun 49. maddesinin 2. fıkrasında yazılı nedenlerin bulunmasına bağlıdır. İzmir 4. İdare Mahkemesi'nin 05/03/2020 günlü, E:2018/1423, K:2020/391 sayılı kararının dayandığı gerekçe ise usul ve hukuka uygun olup, kararın kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, istinaf başvurusunun reddine, aşağıda dökümü yapılan yargılama giderlerinin başvuranın üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin talep edilmesi durumunda derhal, talep edilmemesi halinde ise kararın kesinleşmesinden sonra mahkemesince başvurana iadesine, 2577 sayılı Yasanın 45. maddesinin 6. fıkrası kapsamında bulunmayan karara karşı tebliğini izleyen günden itibaren 30 gün içerisinde Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere 23/09/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)