İstemin Özeti: Davacının murisi ....'e ait İstanbul ili, Kadıköy ilçesi, .... Mahallesi, 143 pafta, 3057 ada, 14 parsel sayılı yerde bulunan taşınmazın 6306 sayılı Kanun kapsamında satışına ilişkin 27/12/2013 tarihli davalı idare işleminin tesis edilme sürecinde kasıt ya da ihmal ile hareket edip usul ve hukuka aykırı davranan kamu görevlileri hakkında disiplin soruşturmasının açılması talebinin idarece yerinde bulunmaması üzerine, bu süreçle ilgili davacı tarafından 12 ayrı soru içerikli 26/03/2019 tarih ve 55880 kayıt numaralı bilgi edinme başvurusu ile yaptığı başvurunun reddine ilişkin İstanbul Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün 10/04/2019 tarihli ve 40268830-502.99- E.40278 sayılı işleminin iptali istemiyle açılan davada; davacı tarafın başvurusu ve içeriğinin Bilgi Edinme Kanunu kapsamında olmadığı sonucuna varılmakla davacının talebinin reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunamadığı gerekçesiyle davanın reddi yolunda İstanbul 6. İdare Mahkemesince verilen 26/11/2019 tarih ve E:2019/1055, K:2019/2411sayılı kararın, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından bilgi edinme hakkı çerçevesinde sorulan soruların cevaplanmadığı iddialarıyla kaldırılması ve işin esası hakkında yeniden karar verilmesi davacı tarafından istenilmektedir.
Savunmanın Özeti: Kararın hukuka uygun olduğu, istinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Onuncu İdare Dava Dairesince gereği görüşüldü:
Dava dosyasının incelenmesinden, dayandığı gerekçeler karşısında, istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu anlaşıldığından ve dilekçede ileri sürülen iddialar söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediğinden, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine, aşağıda dökümü gösterilen kanun yolu aşamasına ait yargılama giderlerinin istinaf yoluna başvuranın üzerinde bırakılmasına, posta gideri için alınan paranın kullanılmayan kısmının ilgilisine iadesine, kararın taraflara tebliği için dosyanın ait olduğu Mahkemeye gönderilmesine, 11/06/2020tarihinde kesin olarak ve oyçokluğuyla karar verildi.
AZLIK OYU: 4982 sayılı Bilgi Edinme Kanunu'nun 3. maddesinde, Bilgi: Kurum ve kuruluşların sahip oldukları kayıtlarda yer alan bu Kanun kapsamındaki her türlü veri; Belge: Kurum ve kuruluşların sahip oldukları bu Kanun kapsamındaki yazılı, basılı veya çoğaltılmış dosya, evrak, kitap, dergi, broşür, etüt, mektup, program, talimat, kroki, plân, film, fotoğraf, teyp ve video kaseti, harita, elektronik ortamda kaydedilen her türlü bilgi, haber ve veri taşıyıcılar olarak tanımlanmıştır.
Kanun'un 5. maddesinde, kurum ve kuruluşların, bu Kanunda yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi başvuranların yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doğru sonuçlandırmak üzere, gerekli idarî ve teknik tedbirleri almakla yükümlü olduğu, 12. maddesinde de, kurum ve kuruluşların, bilgi edinme başvurularıyla ilgili cevaplarını yazılı olarak veya elektronik ortamda başvuru sahibine bildirecekleri, başvurunun reddedilmesi hâlinde bu kararın gerekçesinin ve buna karşı başvuru yollarının belirtileceği hükmü yer almaktadır.
Anılan Kanun uyarınca çıkarılan Bilgi Edinme Hakkı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 18. maddesinin yedinci fıkrasında da, başvurunun reddedilmesi halinde bu kararın gerekçesi ve buna karşı yapılabilecek başvuru yolları ve sürelerinin belirtileceği düzenlemesi yer almaktadır.
Ülkemizde, idari işlemlere karşı açılan davalarda uygulanacak yargılama usulüne ilişkin İdari Yargılama Usulü Kanunu bulunmakla birlikte, idarî işlemlerin yapılmasında uygulanacak ilke ve usulleri belirleyen genel idare usul kanunu bulunmamaktadır.
Buna göre, ilgililerin yaptıkları başvuru üzerine taleplerin reddi halinde ret gerekçesinin işlemde bildirilmesi zorunluluğuna ilişkin genel bir düzenleme bulunmadığından, ret gerekçesinin ilgilisine bildirilmemesi tek başına işlemi hukuka aykırı kılmamaktadır.
Bununla birlikte, bazı özel kanunlar uyarınca yapılacak taleplerde uyulması gereken usuller özel kanunlarda yer almaktadır. 4982 sayılı Bilgi Edinme Kanunu bu özel kanunlardan birisidir. 4982 sayılı Kanun uyarınca yapılacak bilgi edinme başvuruları üzerine, bu başvuruların Kanun kapsamında değerlendirilmesi ve başvuruların reddi halinde ise ret gerekçesi ve buna karşı başvuru yolları ve süresinin gösterilmesi zorunluluğu bulunmaktadır.
Dava dosyasının incelenmesinden; davacı tarafından 4982 sayılı Kanun kapsamında yapılan başvuru üzerine, başvuru dilekçesinde yer alan taleplere yönelik herhangi bir değerlendirme ve talebin Kanun kapsamında hangi gerekçelerle ret edildiği ile kanun yolları ve süresine yer verilmeksizin dava konusu işlemle davacıya cevap verildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, 4982 sayılı Kanun kapsamında yapılacak başvurularda, ilgililerin taleplerinin bu Kanun kapsamında değerlendirilmesi, Kanun kapsamında bulunan verilmesinde sorun bulunmayan bilgi ve belgelerin ilgililere sunulması, ancak bilgi edinme hakkının sınırları dışında veya idarenin elinde bulunmayan veya görevi gereği bulunması gerekmeyen bilgi ve belgelere ilişkin taleplerde ise, bu taleplerin hangi gerekçelerle ret edildiğinin ve buna karşı kanun yolu ve süresinin işlemde bildirilmesi zorunlu olduğundan, uyuşmazlıkta ise davacının Bilgi Edinme Hakkı Kanunu kapsamında yaptığı başvuru üzerine başvurusu hakkında Kanun kapsamında bir değerlendirme yapılmadığı, hangi gerekçelerle başvurusunun reddedildiği ve buna karşı kanun yolu ve süresinin de bildirilmediği anlaşıldığından, 4982 sayılı Kanun'da yer alan usule uygun olmayan dava konusu işlemde bu yönüyle hukuka uyarlık bulunmadığından, dava konusu işlemin bu gerekçe yönüyle iptali gerektiği düşüncesiyle çoğunluk kararına katılmıyorum. (¤¤)