İSTEMİN ÖZETİ: Kütahya Hava Er Eğitim Tugay Komutanlığında uzman erbaş kursiyeri olarak görev yapmakta iken, hakkında yaptırılan güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlandığından bahisle 27.04.2017 tarihinde sözleşmesi feshedilen davacının, sözleşmesinin feshine ilişkin işlemin yargı kararıyla iptal edildiğinden bahisle, iptal edilen işlem nedeniyle kişilik haklarının ihlal edildiği ve manevi zarara uğradığı ileri sürülerek 30.000,00 TL manevi tazminatın, idari işlemin tesis tarihi olan 27.04.2017 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davada; hakkında hiçbir bilgi notu, soruşturma ve kovuşturma bulunmayan davacının sırf babasının 15-16.07.2016 tarihli darbe girişimi akabinde örgüt bağlantılı kanalların yayın ağından çıkartılması nedeniyle …. aboneliğini sonlandıran şahıslar arasında isminin geçmesi üzerine güvenlik soruşturmasının olumsuz kabul edilmesi nedeniyle sözleşmesinin feshedilmesinde idarenin ağır hizmet kusurunun bulunduğu, davacının bu nedenle işini kaybettiği, çalışma hakkının ihlal edildiği, elem ve ıstırap duyduğu, haysiyet ve şerefinin rencide edildiği nedeniyle hukuka aykırı bulunarak iptal edilen işlem nedeniyle davacının kişiliğine ve sosyal ilişkilerine etkileri ile hizmet kusurunun ağırlığı gözönünde bulundurulduğunda, manevi tazminat isteminin 5.000,00 TL tutarındaki kısmının kabulü, anılan tutara iptal davasının açıldığı 02.04.2018 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesi, fazlaya ilişkin kısmının ise reddi yolunda verilen Kütahya İdare Mahkemesinin 31/10/2019 gün ve E:2019/432, K:2019/582 sayılı kararının; davalı idare tarafından, dava konusu olayda idareye izafe edilebilecek herhangi bir hizmet kusurunun bulunmadığı, objektif kriterler esas alınarak, kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda tesis edildiği, idarenin bu konudaki pozitif düzenlemelerini doğrudan uygulama dışında bir tavır sergilemediği, dolayısıyla mevcut bu durum karşısında, davacının davalı idare tarafından tazmini gerekli manevi bir zararının varlığından söz edilemeyeceği ileri sürülerek, davanın kabulüne ilişkin kısmının, istinaf yoluyla incelenerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi İkinci İdari Dava Dairesince işin gereği görüşüldü:
Dava, Kütahya Hava Er Eğitim Tugay Komutanlığında uzman erbaş adayı olarak görev yapmakta iken, hakkında yaptırılan güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlandığından bahisle 27.04.2017 tarihinde sözleşmesi feshedilen davacının, sözleşmesinin feshine ilişkin işlemin Mahkeme kararıyla iptal edildiğinden bahisle, iptal edilen işlem nedeniyle kişilik haklarının ihlal edildiği ve manevi zarara uğradığı ileri sürülerek 30.000,00TL manevi tazminatın idari işlemin tesis tarihi olan 27.04.2017 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
Anayasa'nın 125.maddesinin son paragrafında; idarenin, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu kuralına yer verilmiştir.
Manevi tazminat, kişinin mal varlığında meydana gelen bir eksilmeyi karşılamaya yönelik bir tazmin aracı olmayıp, manevi tatmin aracıdır. Manevi tazminata hükmedilebilmesi için kişinin fizik yapısını zedeleyen, yaşama ve kazanma gücünün azalması sonucunu doğuran ağır bir elem ve üzüntünün duyulmuş olması veya şeref ve haysiyetinin rencide edilmiş bulunması gerekmektedir.
Bir idari işlemin yasalara ve hukuka aykırılığı, kural olarak, hizmet kusuru sayılmakta ise de, her aykırılık tazminat sorumluluğuna yol açmayacağı gibi, idari işlemin iptalini gerektiren nedenlerle hizmet kusurunu doğuran nedenler arasında tam bir bağlılık ve özdeşlik de yoktur. Bir işlemin herhangi bir yönden yasalara veya hukuk kurallarına aykırı görülerek iptal edilmiş olması, hizmet kusurunun varlığını kabule yetmez. Bir başka deyişle, idari işlemin iptalini gerektiren her hukuki yanlışlığın ve aykırılığın, hizmet kusuru olarak niteleme olanağı yoktur. İdarenin takdir yetkisine dayalı işlemlerinde, her idarecinin işleyebileceği türden olağan nitelikli hukuki yanlışlık ve aykırılıklar, bir kanun hükmünün tatbikinde düşülen değerlendirme hatalarında ağır ve önemli bir hukuki sakatlıktan ve dolayısıyla hizmet kusurunun varlığından söz edilemez.
Dosyanın incelenmesinden; Kütahya Hava Er Eğitim Tugay Komutanlığında uzman erbaş kursiyeri olarak görev yapan davacının, babası …..'nin FETÖ/PDY'nin 15-16.07.2016 tarihli darbe girişimi akabinde örgüt bağlantılı kanalların yayın ağından çıkartılması sonrasında, dönem itibariyle ..... aboneliğini sonlandıran şahıslar arasında bulunduğundan bahisle güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlandığı değerlendirilerek sözleşmesinin feshedildiği, davacı tarafından sözleşmesinin feshine ilişkin işlemin iptali istemiyle dava açıldığı, Kütahya İdare Mahkemesinin 26.09.2018 tarih ve E:2017/850, K:2018/517 sayılı kararıyla dava konusu işlemin iptaline karar verildiği, anılan karara karşı davalı idare istinaf başvurusunun Dairemizin 10.01.2019 tarih ve E:2018/5991, K:2019/173 sayılı kararıyla reddedildiği, davalı idarenin temyiz başvurusu üzerine dosyanın Danıştay Onikinci Dairesinin E:2019/2786 sayılı dosyasında derdest olduğu, devam eden süreçte davalı idarece davacının 27.05.2019 tarihinde görevine başlatıldığı, davacı tarafından mahkeme kararıyla iptal edilen sözleşme feshi işlemi nedeniyle uğradığı manevi zararının tazmini istemiyle incelenen davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, davacının sözleşmesinin, mevzuatın idareye tanıdığı takdir yetkisi çerçevesinde yapılan değerlendirme sonucu feshedildiği, işlemin değerlendirme hatasından kaynaklandığı, işlemin tesisinde idarenin haksız ve kasıtlı olarak hareket ettiğinden bahsedilemeyeceği, iptal kararına ilişkin Kütahya İdare Mahkemesi kararının süresi içerisinde yetkili kurum tarafından işlem tesis edilmek suretiyle yerine getirildiği hususu da dikkate alındığında, olayda idareyi manevi tazminatla sorumlu tutabilecek nitelik ve ağırlıkta bir hizmet kusurunun bulunmadığı, dolayısıyla davacı lehine manevi tazminata hükmedilebilmesi için gerekli koşulların oluşmadığı anlaşıldığından, İdare Mahkemesince davacının manevi tazminat isteminin reddi gerekirken, istemin kısmen kabulü ile 5.000,00 TL manevi tazminat tutarının iptal davasının açıldığı 02.04.2018 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine ilişkin kısmında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle; davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulüne, Kütahya İdare Mahkemesinin 31/10/2019gün ve E:2019/432, K:2019/582 sayılı kararının manevi tazminat isteminin 5.000,00 TL tutarındaki kısmının kabulü ile anılan tutarın iptal davasının açıldığı 02.04.2018 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine ilişkin kısmının kaldırılmasına, davanın bu kısmının da REDDİNE, aşağıda dökümü gösterilen ve davacı tarafından karşılanan 165,20 TL tutarındaki ilk derece dava yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, davanın tamamı ret ile sonuçlandığından, davacı tarafından peşin yatırılan nisbi karar harcından maktu karar harcının mahsubu ile 297,15 TL harç tutarının talebi halinde davacıya iadesine, 492 sayılı Harçlar Kanununun 13/j maddesi uyarınca davalı idarenin harçtan muaf olması nedeniyle istinaf safhasında alınmayan toplam 121,30 TL istinaf başvurma harcının davacıdan tahsili için Mahkemesince davacıya müzekkere yazılmasına, davalı idarece istinaf safhasında karşılanan 73,00 TL istinaf tebligat giderinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, Mahkemece davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedildiğinden bu aşamada davalı idare lehine ayrıca vekalet ücretine hükmedilmemesine, artan posta ücretlerinin HMK'nun 333. maddesi uyarınca taraflara iadesine, 29/04/2020 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)