(4904 S. K. m. 23) (6100 S. K. m. 323)
İSTEMİN ÖZETİ: İzmir Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü Çiğli Hizmet Merkezinde Veri Hazırlama Kontrol İşletmeni olarak görev yapan davacı tarafından, İzmir İl Müdürlüğü İş ve Meslek Danışmanı kadrosuna atanması istemiyle yapılan 29.05.2018 tarihli başvurusunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada;"...Mahkememizin ''29.05.2018 tarihinde, İzmir il merkezi ve ilçelerinde İş ve Meslek Danışmanı ünvanında boş kadro bulunup bulunmadığının sorulmasına, anılan tarihte boş kadro bulunması halinde, ihtiyaç bulunup bulunmadığının gerekçeleriyle birlikte açıklanmasının istenilmesine'' ilişkin 20.03.2019 tarihli ara kararı üzerine verilen cevapta; İzmir Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü'nde 253 dolu, 5 boş olmak üzere 258 İş ve Meslek Danışmanı kadrosu bulunduğu, işgücü piyasası indeksi verileri doğrultusunda optimal sayılar belirlendiği, buna göre İzmir İl Müdürlüğünde en az 220 en çok 260 iş ve meslek danışmanı çalışması gerektiği, 5 kişilik boş kadro bulunmakta ise de personel ihtiyacının çoğunlukla kurum içinde tayin isteyen personel marifetiyle giderildiğinden ilave kurum içinden yeni iş ve meslek danışmanı alımına ihtiyaç duyulmadığının'' bildirildiği görülmektedir.
Bu durumda, İzmir il merkezi ve ilçelerinde ''İş ve Meslek Danışmanı'' ünvanında boş kadro ve dolayısıyla ihtiyaç bulunduğu, dolayısıyla takdir hakkının kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda kullanılmadığı anlaşıldığından, davacının atanma talebinin zımnen reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır." gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline ilişkin İzmir 1. İdare Mahkemesinin 29.01.2020 gün ve E:2018/1209, K:2020/124 sayılı kararının; Kurumun 4904 sayılı Kanun'un 23. maddesi gereğince harçtan muaf olmasına rağmen yargılama gideri kapsamında harca hükmedildiği, İş ve Meslek Danışmanı kadrosunda görev yapmakta iken çeşitli nedenlerle alt unvana atanıp, tekrar İş ve Meslek Danışmanı kadrosuna atanma başvurusunda bulunan personelin her talebinin yerine getirilmesini zorunlu kılan bir mevzuat hükmünün bulunmadığı, iş ve meslek danışmanı ihtiyacı ve kadro olması halinde gerekli duyuru yapılarak işlemlerin başlatılmasının Kurumun takdirinde olduğu, yargı kararıyla idarenin zorlanamayacağı iddialarıyla kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Davacının 29.05.2018 tarihli İş ve Meslek Danışmanı kadrolarına atamasının yapılması talebinden sonra davalı idarenin sözleşmeli ve büro personeli ile iş ve meslek danışmanı alım ilanı vermiş olduğu, davacının görev yaptığı İzmir İli'ndeki Karabağlar (3), Torbalı (4) ve Konak (3) Hizmet Merkezlerine de İş ve Meslek Danışmanı alımı yapılacak birimler arasında gösterdiği, talebinin hiçbir şekilde dikkate alınmadan 05.07.2018 tarihli liste ve 10.07.2018 tarihli ek listede görüleceği üzere birçok kişinin çeşitli illerden İzmir'e İş ve Meslek Danışmanı olarak atamasının yapıldığı, davalı idarenin boş kadro bulunmamasını sebep gösterecek durumda dahi değilken üzerine birçok boş kadro olduğunu ve ihtiyaç bulunduğunu ilan edip birçok kişinin atamasının yaptığı, davacının eski unvanına atamasını yaparak görevde liyakat ve kariyer ilkeleri gereği sınıfı içinde ilerleme ve yükselmesini sağlaması gerekirken aksine talebini hiçe sayarak atamasını yapmamasının davalı idarenin takdir yetkisini kullanırken kötü niyetli hareket ettiğini gösterdiği ileri sürülerek istinaf isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesince, dava dosyasındaki bilgi ve belgeler incelenerek işin gereği görüşüldü:
Davacı tarafından, dava dilekçesinde, uğramış olduğu maddi zararın tazmini talebinde bulunulmuş olmasına rağmen, Mahkemece tazminat talebine yönelik olarak hüküm kurulmadığı görülmekle birlikte, istinaf yoluna davalı idarece başvurulmuş olması nedeniyle, bu durum aleyhe bozma yasağı kapsamında değerlendirilerek incelenmemiş ve bu konuda hüküm kurulmamıştır.
Diğer taraftan, davalı idarenin ileri sürdüğü 4904 sayılı Kanun'un 23. maddesinde düzenlenen harç muafiyetinin; Türkiye İş Kurumu'nun taraf olduğu davalarda Kurumca yapılan iş ve işlemlere ilişkin olup Kurum aleyhine açıldığı sırada karşı tarafça ödenen ve Kurum aleyhine sonuçlanan davalarda 6100 sayılı Kanun'un 323. maddesinin 1/a bendi uyarınca yargılama giderine dönüşen yargı harçlarını kapsamadığı açık olup aksi yöndeki davalı idare iddialarına itibar etme olanağı bulunmamaktadır.
İstinaf dilekçesinde ileri sürülen diğer iddialar, dayandığı hukuki ve kanuni gerekçeleri Dairemizce de uygun bulunan İzmir 1. İdare Mahkemesinin 29.01.2020 gün ve E:2018/1209, K:2020/124 sayılı kararının kaldırılmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığından, istinaf talebinin reddine, istinaf aşamasında yapılan 30,00.TL yargılama giderinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, posta giderinden artan kısmın Mahkemesince ilgilisine iadesine, kararın taraflara tebliği için dosyanın ait olduğu Mahkemeye gönderilmesine, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45/6. ve 46. maddeleri uyarınca kesin olarak, 03/11/2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)