İSTEMİN KONUSU: Ankara 20. İdare Mahkemesi'nce verilen 18/04/2019 gün ve E:2018/5281, K:2019/2296 sayılı kararın kaldırılması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
(1) Dava konusu istem: Dava, davalı idare bünyesinde görev yapmakta iken 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair 26/12/2017 tarih ve 2017/331 sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
(2) İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: Ankara 20. İdare Mahkemesi'nce; davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün örgüt içi haberleşme programı olan ..... iletişim sistemini kullandığı, örgütle iltisaklı Bank..... isimli bankadaki mevduatında 2014 yılından itibaren artış meydana getirdiği, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2017/68532 hazırlık numaralı dosyası kapsamında ele geçirilen bilgi ve belgelerin incelenmesinden davacının, FETÖ/PDY terör örgütü tarafından örgüt mensuplarını ifade eden Kırmızı ..... koduyla kodlandığı, bu eylemlerin mevcut olmasının davacının FETÖ/PDY ile normal bir vatandaştan beklenebilecek olandan daha yoğun bir bağ içerisine girdiğini ortaya koyduğu ve davacının FETÖ/PDY ile bağı olduğuna dair tespitin makul ve hakkaniyete uygun düştüğü, böyle bir durumda Anayasayla kurulmuş hür demokratik düzeni ortadan kaldırmayı amaçlayan terör örgütüyle bağı bulunduğu konusunda somut verilere ulaşılan davacının, Anayasaya sadakat yükümlülüğünü de ihlal ettiği anlaşıldığından, 672 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile hiçbir işleme gerek kalmaksızın kamu görevinden çıkarılması üzerine kamu görevine iade edilmesi talebiyle Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu'na yaptığı başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİNDE BULUNANIN İDDİALARI: Davacı tarafından, avukatı tarafından süresinde kanun yoluna başvurulmadığı, avukatının bu hususta kendisine bilgi de vermediği ileri sürülerek, İdare Mahkemesi kararının istinaf incelemesine tabi tutulması istenilmektedir.
KARŞI TARAF SAVUNMASININ ÖZETİ: İstinaf isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 13. İdari Dava Dairesince, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334'üncü maddesindeki koşulların gerçekleştiği görüldüğünden davacının adli yardım isteği kabul edilmek suretiyle, değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek, gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 1. fıkrasında, "İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir. Ancak, konusu beş bin Türk lirasını geçmeyen vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemlere karşı açılan iptal davaları hakkında idare ve vergi mahkemelerince verilen kararlar kesin olup, bunlara karşı istinaf yoluna başvurulamaz." hükmüne yer verilmiş; 2. fıkrasında, istinafın temyizin şekil ve usullerine tabi olduğu belirtilmiş, "Temyiz dilekçesi" başlıklı 48. maddesinin 7. fıkrasında, temyiz dilekçesi verilirken gerekli harç ve giderlerin ödenmemiş olduğu, dilekçenin 3. madde esaslarına göre düzenlenmediği, temyizin kanuni süre içinde yapılmadığı veya kesin bir karar hakkında olduğunun anlaşıldığı hallerde, 2 ve 6. fıkralarda sözü edilen kararların, dosyanın gönderildiği Danıştayın ilgili dairesi ve kurulunca, kesin olarak verileceği hükmü düzenlenmiştir.
Öte yandan mezkur Kanunun "Sürelerle ilgili genel esaslar başlıklı" başlıklı 8. maddesinin 3. fıkrasında, "Bu Kanunda yazılı sürelerin bitmesi çalışmaya ara verme zamanına rastlarsa bu süreler, ara vermenin sona erdiği günü izleyen tarihten itibaren yedi gün uzamış sayılır." hükmüne yer verilmiş olup, "Çalışmaya ara verme" başlıklı 61. maddesinin 1. fıkrasında da, bölge idare, idare ve vergi mahkemelerinin her yıl bir eylülde başlamak üzere, yirmi temmuzdan otuz bir ağustosa kadar çalışmaya ara verecekleri kurala bağlanmıştır.
Bu durumda; 04/07/2019 tarihinde tebliğ edilen Mahkeme kararına yönelik (30) günlük istinaf kanun yoluna başvuru süresinin son günü, çalışmaya ara verme (adli tatil) dönemi içinde kaldığından, yukarıda yer verilen Kanun hükümleri uyarınca başvurusu süresi 07/09/2019 tarihine kadar uzamış olup, bu tarihin de Cumartesi gününe denk gelmesi nedeniyle en geç 09/09/2019 Pazartesi günü istinaf başvurusunda bulunulması gerekirken, davacı tarafından, bu süre geçirildikten sonra 31/10/2019 tarihinde istinaf talebinde bulunulduğu anlaşıldığından; yukarıda anılan Kanun'un 45/1. maddesi uyarınca istinaf isteminin süre aşımı nedeniyle incelenmesi olanağı bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Yukarıda yapılan açıklamayla birlikte;
1- Davacının İSTİNAF İSTEMİNİN SÜRE AŞIMI NEDENİYLE REDDİNE,
2- Aşağıda dökümü yapılan istinaf aşamasına ait yargılama giderinin istinaf edenin üzerinde bırakılmasına,
3- Adli yardım talebi kabul edilmiş olduğundan davacıdan önceden alınmamış olan istinaf yargılama giderlerine ait olan istinaf başvuru harcı ve resmi posta giderinin tahsili için karar kesinleştikten sonra mahkemesince ilgili tahsil dairesine müzekkere yazılmasına,
4- Gider avansının kullanılmayan kısmının talep edilmesi halinde derhal, talep edilmemesi halinde karar kesinleştikten sonra mahkemesince istinaf başvurusunda bulunana re'sen iadesine,
2577 sayılı Kanunun değişik 46. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren30 gün içerisinde Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere, 18/03/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)