İSTEMİN ÖZETİ : Ankara 9. İdare Mahkemesi'nce verilen 07.10.2020 tarih ve E:2020/1203, K:2020/1797 sayılı kararın; davalı idare tarafından, hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 11. İdari Dava Dairesince dosya incelenerek gereği görüşüldü;
Dava; kanser hastası olan davacı tarafından, Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumunca endikasyon dışı kullanımı için izin verilen ''Atezolizumab'' etken maddeli ilacın ücretsiz olarak karşılanması talebiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin 11.06.2020 tarihli işlemin iptali ile bugüne kadar ödenen ilaç bedelinin faiziyle tazmini ile bundan sonraki tedavi süreci boyunca kurumca karşılanmasına karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
İdare Mahkemesince; Emekli Sandığından hak sahibi olan ilgililerin ve bunların bakmakla yükümlü bulundukları aile fertlerinin tedavi ilaç ve iyileştirmeye yönelik giderlerinin yukarıda anılan düzenlemeler uyarınca davalı idarece karşılanması gerektiği açık olup her ne kadar adı geçen ilaç geri ödeme listesinde tanımlı değil ise de, davacının hastalığı sebebiyle uzman hekim tarafından söz konusu ilacın 21 günde 1200 mg olarak reçete edildiği, anılan ilacın endikasyon dışı kullanımı için de Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumunca 6 aylık dozda kullanımı için izin verildiği, dolayısıyla hastaya özel bir tedavi yönteminin benimsendiği görüldüğü, bu nedenle dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, varsa davacının bugüne kadar ödediği ilaç bedelinin idari başvuru tarihi olan 10.06.2020 tarihinde itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Davalı idare tarafından, Mahkeme kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istenilmektedir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesinin 3. fıkrasında; dava dilekçelerinin, idare mahkemelerinde mahkeme başkanı veya görevlendireceği bir üye tarafından görev ve yetki yönlerinden inceleneceği, 15. maddesinin 1. fıkrasında; idari yargının görevli olduğu konularda görevli veya yetkili olmayan mahkemeye açılan davanın görev veya yetki yönünden reddedilerek dava dosyasının görevli veya yetkili mahkemeye gönderilmesine karar verileceği, 32. maddesinin 1. fıkrasında da; göreve ilişkin hükümler saklı kalmak şartıyla bu Kanunda veya özel kanunlarda yetkili idare mahkemesinin gösterilmemiş olması halinde, yetkili idare mahkemesinin, dava konusu olan idari işlemi veya idari sözleşmeyi yapan idari merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesi olduğu kurala bağlanmıştır.
Öte yandan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 5. fıkrasında; Bölge İdare Mahkemesinin, davaya yetkisiz mahkeme tarafından bakılmış olması hâlinde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vererek dosyayı ilgili mahkemeye göndereceği, Bölge İdare Mahkemesinin bu fıkra uyarınca verilen kararlarının kesin olduğu hükmüne yer verilmiştir.
Uyuşmazlıkta, dava konusu edilen işlemin Antalya Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezince tesis edilmiş olması nedeniyle; davanın görüm ve çözümünün 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 32. maddesinin 1. fıkrası uyarınca iptali istenen işlemi tesis eden idarenin bulunduğu yerdeki idare mahkemesi olan Antalya İdare Mahkemesinin yetkisinde olduğu sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, davanın yetki yönünden reddedilerek dosyanın yetkili Antalya İdare Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekirken, davanın esası hakkında karar verilmesinde usul hükümlerine uygunluk görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle; davalı idarenin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile Ankara 9. İdare Mahkemesi'nce verilen 07.10.2020 tarih ve E:2020/1203, K:2020/1797 sayılı KARARIN KALDIRILMASINA, yukarıda belirtilen hususlar gözönüne alınarak yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, istinaf giderleri nihai hüküm verilirken Mahkemesince dikkate alınacağından, bu konuda ayrıca karar verilmesine yer olmadığına, 16.02.2022 tarihinde oybirliğiyle ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun değişik 45/5. maddesi uyarınca kesin olarak karar verildi.
NOT: KONUNUN ÖNEMİ GEREĞİ YEREL MAHKEME İLAMINI AŞAĞIDA YAYIMLIYORUZ.
T.C.
ANKARA
9. İDARE MAHKEMESİ
ESAS NO: 2020/1203
KARAR NO: 2020/1797
DAVANIN ÖZETİ: Kanser hastası olan davacının, Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumunca endikasyon dışı kullanımı için izin verilen ''Atezolizumab'' etken maddeli ilacın ücretsiz olarak karşılanması talebiyle yapılan başvurunun, söz konusu ilacın kurum geri ödeme listelerinde ve Sağlık Uygulama Tebliğinde olmadığından bahisle reddine ilişkin Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının 11.06.2020 tarih ve E.6857725 sayılı işleminin hukuka aykırı olduğu iddia edilerek iptali ile bugüne kadar ödenen ilaç bedelinin faiziyle tazmini ile bundan sonraki tedavi süreci boyunca kurumca karşılanmasına karar verilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Mevzuatta Kurumdan alacaklı olanlara faiz ödeneceğine ilişkin düzenleme bulunmaması sebebiyle davacının faiz isteminin yasal olmadığı ileri sürülerek davanın reddi ve yürütmenin durdurulması isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara 9. İdare Mahkemesi'nce, dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
Dava, kanser hastası olan davacının, Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumunca endikasyon dışı kullanımı için izin verilen ''Atezolizumab'' etken maddeli ilacın ücretsiz olarak karşılanması talebiyle yapılan başvurunun, söz konusu ilacın kurum geri ödeme listelerinde ve Sağlık Uygulama Tebliğinde olmadığından bahisle reddine ilişkin Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının 11.06.2020 tarih ve E.6857725 sayılı işleminin iptali ile bugüne kadar ödenen ilaç bedelinin faiziyle tazmini ile bundan sonraki tedavi süreci boyunca kurumca karşılanmasına karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
T.C. Anayasası’nın 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti'nin sosyal bir hukuk devleti olduğu vurgulanmış; 5. maddesinde, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak, kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmak Devletin temel amaç ve görevleri arasında sayılmış; 17. maddesinin birinci fıkrasında ise, herkesin, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahip olduğu kurala bağlanmıştır.
Öte yandan, Anayasanın 56. maddesinde de, Devletin, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak, tasarruf ve verimi artırarak, işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenleyeceği; Devletin, bu görevini kamu ve özel kesimlerdeki sağlık ve sosyal kurumlarından yararlanarak, onları denetleyerek yerine getireceği; 60. maddesinde, herkesin, sosyal güvenlik hakkına sahip olduğu, Devletin, bu güvenliği sağlayacak gerekli tedbirleri alıp teşkilatı kuracağı; 65. maddesinde ise, Devletin, sosyal ve ekonomik alanlarda Anayasa ile belirlenen görevlerini, bu görevlerin amaçlarına uygun öncelikleri gözeterek malî kaynaklarının yeterliliği ölçüsünde yerine getireceği belirtilmiştir.
5434 sayılı Emekli Sandığı Kanununun Geçici 139. maddesinde, emekli, adi malüllük veya vazife malullüğü aylığı bağlanmış olanlarla, bunların bakmakla yükümlü bulundukları aile fertlerinin, dul ve yetim aylığı alanların, Kanunla düzenlenecek genel sağlık sigortası kapsamına alınacakları tarihe kadar, hastalanmaları halinde resmi veya özel sağlık kurum veya kuruluşlarında yönetmelikle belirlenecek usul ve esaslara göre muayene ve tedavi ettirileceği belirtilmiş ve tedavinin, ilgililerin tedavi süresinde gerekli ilaç ve iyileştirme vasıtalarının sağlanması halini de kapsayacağı düzenlenmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden, kanser hastası olan davacının, Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumunca endikasyon dışı kullanımı için izin verilen ''Atezolizumab'' etken maddeli ilacın ücretsiz olarak karşılanması talebiyle yapılan başvurunun, söz konusu ilacın kurum geri ödeme listelerinde ve Sağlık Uygulama Tebliğinde olmadığından bahisle reddine ilişkin Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının 11.06.2020 tarih ve E.6857725 sayılı işleminin iptali ile bugüne kadar ödenen ilaç bedelinin faiziyle tazmini ile bundan sonraki tedavi süreci boyunca kurumca karşılanmasına karar verilmesi istemiyle görülmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Olayda; Emekli Sandığından hak sahibi olan ilgililerin ve bunların bakmakla yükümlü bulundukları aile fertlerinin tedavi ilaç ve iyileştirmeye yönelik giderlerinin yukarıda anılan düzenlemeler uyarınca davalı idarece karşılanması gerektiği açık olup her ne kadar adı geçen ilaç geri ödeme listesinde tanımlı değil ise de, davacının hastalığı sebebiyle uzman hekim tarafından söz konusu ilacın 21 günde 1200 mg olarak reçete edildiği, anılan ilacın endikasyon dışı kullanımı için de Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumunca 6 aylık dozda kullanımı için izin verildiği, dolayısıyla hastaya özel bir tedavi yönteminin benimsendiği görüldüğünden, davacının tedavisinde kullanılan ''Atezolizumab'' etken maddeli ilacın ücretsiz olarak karşılanması talebiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmemiştir.
Öte yandan, dava konusu işlem nedeniyle davacının uğradığı zararın idarece ödenmesi Anayasa'nın 125. maddesinin gereği olup, varsa davacının bugüne kadar ödediği ilaç bedelinin idari başvuru tarihi olan 10.06.2020 tarihinde itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, dava konusu işlemin iptaline, varsa davacının bugüne kadar ödediği ilaç bedelinin idari başvuru tarihi olan 10.06.2020 tarihinde itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, aşağıda dökümü yapılan 244,20 TL yargılama gideri ile AAÜT uyarınca belirlenen 1.700,00-TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, artan posta ücretinin kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, kararın tebliğinden itibaren 30 gün içerisinde Ankara Bölge İdare Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere, 07/10/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)