(2954 S. K. Geç. m. 15)
İSTEMİN ÖZETİ: TRT İzmir Müdürlüğünde …… olarak görev yapan davacı tarafından, 2954 sayılı Türkiye Radyo ve Televizyon Kanunu'nun Geçici 15.maddesi uyarınca istihdam fazlası personel olarak belirlenmesine ilişkin Türkiye Radyo ve Televizyon Kurumu Yönetim Kurulunun 02/05/2019 tarih ve 2019/2 sayılı kararının iptali istemiyle açılan davada; "...davalı idarelerden TRT tarafından istihdam fazlası personelin belirlenme sürecine ve belirlenen kriterlere ilişkin olarak 05/02/2020 tarihinde dava dosyasına sunulan beyan dilekçesinde, her bir personel açısından ayrı ayrı somut ve objektif kriterler uygulanmak suretiyle, istihdam fazlası personelin öncelikle emeklilik teşvikinden faydalanmayan çalışanlar arasından belirlendiği, belirleme yapılırken "mevcut göreve uyum, teknoloji kullanımı, kurum değerlerine uygunluk, görev bilinci, takım çalışmasına yatkınlık, iletişim becerisi, kendini geliştirme, problem çözme ve değişime açıklık" şeklinde 9 kriter belirlendiği, bu kriterlerin emeklilik teşvikinden faydalanmayan personellerin mevcut ve geçmiş 10 yıldaki yöneticilerinin o personelle ilgili görüşlerinin alındığı, buna dayalı olarak her bir kritere göre "(-2) çok başarısız, (-1) başarısız, (+1) başarılı (+2) çok başarılı" şeklinde puanlama yapıldığı, yapılan puanlama neticesinde engelli, şehit veya gazi yakını ve 2828 sayılı Kanun kapsamında çalışanlar hariç olma üzere ortalama değerlendirme puanı sıfırın altında kalanların istihdam fazlası personel olarak belirlendiği ve personele ilişkin olarak listenin dilekçe ekinde sunulduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda, TRT kurumu tarafından her ne kadar istihdam fazlası personelin belirlenmesine ilişkin süreçte belirlemenin 9 kriter üzerinden verilen puanlama üzerine yapıldığı ileri sürülmüş ise de; 05/02/2020 tarihli dilekçe ekinde davalı TRT tarafından sunulan listenin ve dava dosyasında bulunan diğer bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davacıyla aynı durumda olan ve davacıdan daha az ortalama puana sahip veya davacıyla aynı ortalama puana sahip ya da puanı sıfırın altında kalan personellerin birçoğunun istihdam fazlası olarak belirlenmediği, ayrıca belirlenen 9 kriter baz alınarak mevcut ve geçmiş 10 yıldaki yöneticilerin görüşleri alındıktan sonra puanlama yapıldığı belirtilmiş olmasına rağmen istihdam fazlası belirlenen personele verilen ortalama puanın nasıl belirlendiğinin, hangi kriter için kaç puan verildiğinin somut olarak ortaya konulamadığı, dolayısıyla davalı idarelerin takdir yetkisini hukuka uygun olarak kullandığından söz etme olanağı bulunmadığı anlaşılmakla, istihdam fazlası personelin belirlenmesine ilişkin Türkiye Radyo ve Televizyon Kurumu Yönetim Kurulu'nun 02/05/2019 tarih ve 2019/2 sayılı kararının davacıya ilişkin kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır." gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline ilişkin İzmir 5. İdare Mahkemesinin 13.03.2020 gün ve E:2019/809, K:2020/314sayılı kararının; davalı Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından; zaman aşımı ve husumet itirazlarının değerlendirilmediği, atama teklifi yapılacak personelin ihtiyaç fazlası personel olup olmadığının tespitinde mülga Devlet Personel Başkanlığının herhangi bir görevinin olmadığı hususları göz önüne alındığında davacı hakkında mülga Devlet Personel Başkanlığı tarafından gerçekleştirilen atama teklifi işleminin hukuki manada sakatlık taşımadığı, davalı Türkiye Radyo Televizyon Kurumu Genel Müdürlüğü tarafından; emeklilik teşvikinden faydalanmayan personeller arasından, engelli, gazi, şehit-gazi yakını ve 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu gereği Kurumda çalışanlar hariç olmak üzere ortalama değerlendirme puanı sıfırın altında kalanların 703 sayılı KHK ile 2954 sayılı Kanuna eklenen Geçici 15 inci madde kapsamında istihdam fazlası personel olarak belirlendiği, (0,33) ve (-0,33) ibarelerinin Mahkeme tarafından gözden kaçırıldığı, Mahkemeye sunulan tablo incelendiğinde 7 kişinin (0,33) puan aldığı ve bu kişilerin hiçbirinin istihdam fazlası personel olarak belirlenmediği, davacının da aralarında bulunduğu 12 kişinin (-0,33) (sıfırın altında 0,33) puan aldığı ve bu kişilerden özel durumu olan 1 kişi hariç olmak üzere diğer 11 personelin tamamının istihdam fazlası personel olarak belirlendiği ve bu kişiler arasında herhangi bir ayrımın yapılmadığı, idari işlemin hukuka uygun olduğu yönünde verilen emsal kararların bulunduğu, Mahkeme tarafından yerindelik denetimi yapılmasının hukuka aykırılık teşkil ettiği, davacının herhangi bir parasal hak kaybının olmayacağının kanunla düzenlendiği iddialarıyla kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Objektif kriter olarak sunulan kriterlerin hepsinin subjektif kriter olması, mevcut ve geçmiş 10 yıldaki yöneticilerle yapılan görüşmelerde kendilerinden bu konuda bir talepte bulunulmadığı ve kimseye puan vermedikleri yönündeki beyanları ve çelişkileri dikkate alındığında puanlama listesinin davaya esas bir belge olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı, teşvikten sonra hepsi emekliliğini hak etmiş ve fakat emekli olmamış, beş elektronik branşından teknik personel kaldığı, bunların dördünün başmühendis ve birinin ise başteknisyen olduğu, bu beş personelle üç ekip oluşturulduğu, teşvikten sonraki on aydır beş kişinin bu görevi yerine getirmeye çalıştığı, istasyonların çoğunun sorumluluğunun davacının şefliğini yaptığı ekibin sorumluluğunda olduğu, on aylık periyotta yüzün üzerinde göreve gidildiği, kış mevsiminde iklim koşullarından dolayı vericilerin daha fazla arıza yaptığı, bundan dolayı bazı haftalar hafta sonu bile çalışmak durumunda kalındığı, hali hazırda görevde olan ve çalışan personelin ihtiyaç fazlası görüldüğü, emekli olmamış ve davacı ile aynı şartlarda bulunan birimdeki beş kişiden sadece davacının ihtiyaç fazlası personel ilan edildiği, davalı idarenin tesis ettiği dava konusu işlemin; istihdam fazlasına yönelik olarak TRT içinde yaptığı bilimsel bir çalışmaya değil, 703 sayılı KHK'nın yayımlandığı 09/07/2018 tarihi itibari ile emekliliğe hak kazanmasına rağmen, geçici 14.maddedeki teşvik uygulamasından yararlanmak üzere başvuruda bulunmamasından kaynaklandığı ve bu hususun davalı idarenin kamuoyuna yapmış olduğu açıklama ile sabit olduğu, davalı idarenin kendi isteği ile istihdam fazlası personel olmak isteyen pek çok personelin de istemini kabul etmeyerek istihdam fazlası personel olmak istemeyen personelleri listeye eklediği, Kanun Hükmünde Kararname'nin çıkarılış sebebinin personellerin mağdur edilmeme politikasının uygulanması olduğu, ancak davalı idarenin KHK'nın amacına aykırı işlem tesis ettiği, davalı idarenin istihdam fazlası personeli, 2018 yılı Temmuz ayında çıkan emeklilik teşvikinden faydalanmayan çalışanlar arasından belirlediği ve amacının bu kişilere bedel ödetmek olduğu, uzun ve titiz olduğu iddia edilen çalışmanın bu amaçla yapıldığı ileri sürülerek istinaf isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesince, 04/8/2018 gün ve 30499 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 15 sayılı Bazı Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerinde Değişiklik Yapılması Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 1. maddesiyle Çalışma, Sosyal Hizmetler ve Aile Bakanlığının ismi Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı olarak değişmesi nedeniyle, davalı Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı olarak belirlenmek suretiyle dava dosyasındaki bilgi ve belgeler incelenerek işin gereği görüşüldü:
Dairemizin 12.06.2020 tarihli ara kararı ile Türkiye Radyo Televizyon Kurumu Genel Müdürlüğünden; İstihdam Fazlası Personel belirlenmesi kapsamında yapılan değerlendirme sonucu puanlamanın yapıldığı listenin okunaklı ve (CD) ortamında kayıtlı onaylı sureti ile davacıya yönelik değerlendirmenin hangi yöneticiden ve kaç puan verilmek suretiyle yapıldığını gösterir değerlendirme formlarının istenildiği, gönderilen bilgi ve belgelerin incelenmesinde davacı hakkında yöneticiler tarafından düzenlenmiş herhangi bir değerlendirme formu sunulamamakla birlikte; İstihdam Fazlası Personel belirlenmesi kapsamında yapılan değerlendirme sonucu düzenlenen liste içeriğinde puanı sıfırın altında olup ilke kararında ÖZEL DURUM (Engelli-Şehit Gazi Yakını) olarak belirtilen istisna dışında kalanların istihdam fazlası olarak belirlendiği görülmüş olup, bu husus dikkate alınmaksızın Mahkeme kararının gerekçesi içerisinde geçen "... Davacıyla aynı durumda olan ve davacıdan daha az ortalama puana sahip veya davacıyla aynı ortalama puana sahip ya da puanı sıfırın altında kalan personellerin birçoğunun istihdam fazlası olarak belirlenmediği..." şeklinde yer alan kısmında hukuki isabet görülmemiştir.
İstinaf dilekçesinde ileri sürülen diğer iddialar, yukarıda belirtilen gerekçe dışında dayandığı hukuki ve kanuni gerekçeleri Dairemizce de uygun bulunan İzmir 5. İdare Mahkemesinin 13.03.2020 gün ve E:2019/809, K:2020/314 sayılı kararının kaldırılmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığından, istinaf taleplerinin reddine, istinaf aşamasında davalı Türkiye Radyo Televizyon Kurumu tarafından yapılan 325,20.TL, davalı Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından yapılan 43,50.TL yargılama giderinin istinaf edenler üzerinde bırakılmasına, posta giderinden artan kısmın Mahkemesince ilgililerine iadesine, kararın taraflara tebliği için dosyanın ait olduğu Mahkemeye gönderilmesine, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45/6. ve 46. maddeleri uyarınca kesin olarak, 26/11/2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)