İSTEMİN ÖZETİ: ....'un Baro Levhasına avukat olarak yazılmasına dair İstanbul Barosu Yönetim Kurulunun 13.12.2018 tarih ve 63/224 sayılı kararının uygun bulunduğuna ilişkin .... Birliği Yönetim Kurulunca verilen 21.12.2018 tarih ve 13298 sayılı kararının Adalet Bakanlığınca uygun bulunmayarak bir daha görüşülmek üzere geri gönderilmesine dair 01/02/2019 tarih ve 6432 sayılı "Olur"una uyulmayarak ilk kararında ısrar edilmesine ilişkin .... Birliği Yönetim Kurulunun 21/02/2019 tarih ve 1421 sayılı kararının iptali istemiyle açılan davada; FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca 2017/176563 sayısına kayden yürütülen ceza soruşturmasının bulunduğu göz önüne alındığında isnat edilen fiilin niteliği, baro levhasına yazılması durumunda yürütülecek kamu hizmetinin önemi ve özelliği dikkate alındığında ceza soruşturması sonucunun beklenmesinin yerinde olacağı, adı geçenin bu aşamada baro levhasına avukat olarak yazılmasına ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline ilişkin olarak Ankara 3. İdare Mahkemesince verilen 28/01/2020 gün ve E:2019/508, K:2020/121 sayılı kararın hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek istinaf isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 12. İdari Dava Dairesince 2577 sayılı Yasanın değişik 45. maddesi uyarınca dosya tekemmül ettiğinden davalı idarenin yürütmenin durdurulması talebi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin dava dosyası incelenerek işin gereği görüşüldü:
Uyuşmazlıkta müdahil .... hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 20/02/2020 gün K:2020/20578 sayılı kararıyla kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği görülmekte ise de, yapılan UYAP sorgulamasında adı geçen hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçlamasıyla 2020/6112 dosya numarasıyla Osmaniye Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma yürütüldüğü ve ceza soruşturmasının sonucunun beklenmesi gerektiği görülmektedir.
Açıklanan nedenle;
1-Ankara 3. İdare Mahkemesince verilen 28/01/2020 gün ve E:2019/508, K:2020/121 sayılı karar usul ve hukuka uygun olup kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, davalı idarenin istinaf başvurusunun REDDİNE,
2- Müdahil vekili tarafından yatırılmayan istinaf başvurusuna ilişkin harç ve posta giderlerinin 7 gün içinde tamamlanmasının müdahilden istenilmesine, aksi halde istinaf isteminde bulunulmamış sayılacağının müdahile bildirilmesine karar verildiği halde müdahilin belirtilen sürede harç ve posta giderlerini tamamlamadığı görüldüğünden, müdahilin İSTİNAF BAŞVURUSUNDAN VAZGEÇMİŞ SAYILMASINA,
İstinaf safhasındaki yargılama giderlerinin başvuruda bulunanlar üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan miktarın istinaf isteminde bulunan davalı idareye iadesine, 2577 sayılı Yasanın 45/6. maddesi uyarınca kesin olarak 02/07/2020 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dava, ....'un Baro Levhasına avukat olarak yazılmasına dair İstanbul Barosu Yönetim Kurulunun 13.12.2018 tarih ve 63/224 sayılı kararının uygun bulunduğuna ilişkin .... Birliği Yönetim Kurulunca verilen 21.12.2018 tarih ve 13298 sayılı kararının Adalet Bakanlığınca uygun bulunmayarak bir daha görüşülmek üzere geri gönderilmesine dair 01/02/2019 tarih ve 6432 sayılı "Olur"una uyulmayarak ilk kararında ısrar edilmesine ilişkin .... Birliği Yönetim Kurulunun 21/02/2019 tarih ve 1421 sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.
1136 sayılı Avukatlı Kanunu'nun "Avukatlığa Kabulde Engeller" başlıklı 5. maddesinde; "Aşağıda yazılı durumlardan birinin varlığı halinde, avukatlık meslekine kabul istemi reddolunur: a) Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı iki yıldan fazla süreyle hapis cezasına ya da Devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından mahkûm olmak, b) Kesinleşmiş bir disiplin kararı sonucunda hakim, memur veya avukat olma niteliğini kaybetmiş olmak, c) Avukatlık meslekine yaraşmayacak tutum ve davranışları çevresince bilinmiş olmak, d) Avukatlık mesleki ile birleşemeyen bir işle uğraşmak, e) Mahkeme kararı ile kısıtlanmış olmak, f) İflas etmiş olup da itibarı iade edilmemiş bulunmak (Taksiratlı ve hileli müflisler itibarları iade edilmiş olsa dahi kabul olunmazlar), g) Hakkında aciz vesikası verilmiş olup da bunu kaldırmamış bulunmak, h) Avukatlığı sürekli olarak gereği gibi yapmaya engel vücut veya akılca malul olmak.
Birinci fıkranın (a) bendinde sayılan yüz kızartıcı suçlardan biri ile hüküm giymiş olanların cezası ertelenmiş, paraya çevrilmiş veya affa uğramış olsa da avukatlığa kabul edilmezler.
Adayın birinci fıkranın (a) bendinde yazılı cezalardan birini gerektiren bir suçtan kovuşturma altında bulunması halinde, avukatlığa alınması isteği hakkındaki kararın bu kovuşturmanın sonuna kadar bekletilmesine karar verilebilir.
Şu kadar ki, ceza kovuşturmasının sonucu ne olursa olsun avukatlığa kabul isteğinin geri çevrilmesi gereken hallerde, sonuç beklenmeden istek karara bağlanır." hükmünü düzenlemiştir.
Avukatlık Kanunun 5. maddesinin 3. fıkrasındaki "birinci fıkranın (a) bendinde yazılı cezalardan birini gerektiren bir suçtan kovuşturma altında bulunması halinde, avukatlığa alınması isteği hakkındaki kararın bu kovuşturmanın sonuna kadar bekletilmesine karar verilebilir." düzenlemesi doğrultusunda müdahil hakkında, iddianamenin kabulüyle başlayan kovuşturma aşamasına geçilmesi durumunda baro levhasına kaydedilme konusunda idarenin bağlı yetkisinin değil takdir yetkisinin bulunduğu, idare tarafından mevcut bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi sonrasında baroya kayıt konusunda bir değerlendirme yapılarak ilgili hakkında bir karar verileceği açıktır.
Bakılan davada, müdahil hakkında her ne kadar ceza soruşturması yürütülmekte ise de adı geçen hakkında henüz bir iddianame düzenlenmemiş olduğu, kovuşturma aşamasına geçilmediği anlaşılmaktadır.
Bu durumda; müdahil hakkında henüz bir iddianame tanzim edilmemiş olduğu ve .... Birliğinin kovuşturma aşamasına geçilmiş olması halinde dahi takdir yetkisinin bulunduğu birlikte dikkate alındığında dava konusu ısrar kararında hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Kaldı ki müdahil hakkında yürütülen soruşturma sonucunda adı geçenin baro levhasına yazılmasında engel halinin tespiti halinde 1136 sayılı Kanunun 5, 135 ve 74. maddeleri uyarınca hakkında ayrıca yeniden bir karar verilebileceği açıktır.
Bu durumda, yasada belirtilen koşulları taşıyan müdahilin baro levhasına avukat olarak yazılmasına ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulü ile aksi yöndeki İdare Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi gerektiği görüşü ile çoğunluk kararına bu yönden karşıyım. (¤¤)