(3213 S. K. m. 7, 24)
İSTEMİN ÖZETİ: Manisa İli, Kula İlçesinde bulunan IV. grup ....... nolu işletme ruhsatı sahibi davacı şirket tarafından, 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 7. maddesine göre alınması gereken izinlerin belirtilen süre içerisinde alınmadığından bahisle şirket hakkında aynı Kanun'un 24/11. maddesine dayalı olarak 77.632-TL idari para cezası uygulanmasına ilişkin 31/01/2019 tarih ve E.406066 sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davada; 22/06/2015 başlangıç tarihli dava konusu ruhsatın 08/02/2016 tarihinde davacı şirket tarafından devralındığı ve şirket uhdesinde bulunan ....... ve ....... sayılı ruhsatlarla birlikte 3 ruhsat sahası için 02/08/2017 tarihinde "işletme izni" alınabilmesi için gerekli olan ÇED başvuru dosyasının 02/08/2017 tarihinde Bakanlığa sunularak ÇED sürecinin başlatıldığı, süreç devam ederken davacı tarafından 27/02/2018 tarihli dilekçe ile Manisa Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünden "ÇED sürecinin devam ettiğine dair" yazı istenildiği, karşılığında ilgili idarenin 08/03/2018 tarih ve E.2761 sayılı yazısı ile ÇED sürecinin safahati açıklanarak Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği kapsamında ÇED sürecinin devam ettiğinin bildirildiği, akabinde davacı tarafından, Maden İşleri Genel Müdürlüğüne hitaben yazılan bila tarihli yazı ile ruhsatın devralınmasından sonraki süreç anlatılarak ÇED sürecinin uzadığı, diğer izinlerin de (işyeri açma ve çalışma ruhsatı ve mülkiyet izninin) ÇED belgesi sonrasında alınabileceği, ruhsat alanının büyük olması ve şirket dışında kaynaklanan mücbir sebepler nedeniyle belirlenen sürede tamamlanamaması durumunda idari yaptırım uygulanmaması hususunda talepte bulunulduğu; dava konusu işlemin, davacının işletme ruhsatının yürürlüğe girmesinden itibaren üç yıl içinde 7.maddede yer alan izinlerin ibraz edilmediğinden bahisle tesis edilmiş olduğu, bu izne ilişkin olarak ise davacı tarafından ruhsatın devralınmasından yaklaşık bir buçuk yıl sonra 7. madde izinlerinden olan ÇED kararı için 02/08/2017 tarihinde ilgili idareye başvurulduğu, Maden Kanunu'nda çevresel etki değerlendirmesi işlemleri ve diğer izinlere ilişkin işlemlerin ilgili bakanlıklar ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarınca çevresel etki değerlendirmesi sürecinden geç üç ay içinde bitirileceği düzenlemesi yer almasına rağmen 5325 sayılı "ÇED Olumlu Belgesinin başvurudan yaklaşık olarak 16 ay sonra 10/01/2019 tarihinde düzenlendiği, öncelikle her ne kadar davalı idare tarafından ruhsat sahiplerince 7. madde kapsamındaki izinlerin süresinde verilmemesi nedeniyle 3 yıllık sürenin sonunda idari para cezası uygulanmasının Maden Kanunu'nun açık emri olduğu, mevzuatta bu konuya ilişkin hiçbir istisnaya yer verilmediği, idarenin bu hususta takdir yetkisinin bulunmadığı ve mücbir sebep ve beklenmeyen hallerin "işletme izinli sahalar" hakkında uygulanacağı ileri sürülmekteyse de, yine davalı idarenin 7. madde kapsamındaki izinlerin süresinde verilmemesi nedeniyle yaptırım uygulanmasının amacının, verilmiş olan ruhsatların atıl bir durumda kalmasını önlemek ve bir an önce faaliyete başlanılmasını sağlamak olduğu yönündeki beyanı nazara alındığında, Madencilik Yönetmeliği'nin 37. maddesinin 3. fıkrasının (b) bendinde yer alan hükmün işletme izni almak için yapılacak başvurularda da uygulanmasının ve idarece her başvuru özelinde ruhsat alanının özelliklerine göre yapılacak araştırma sonucunda ruhsat sahiplerinin bu üç yıllık süreci nasıl değerlendirdiği, söz konusu izinlerle ilgili olarak kusurunun bulunup bulunmadığı da göz önüne alınarak yapılan bir değerlendirme sonrasında yaptırım uygulanıp uygulanmayacağının belirlenmesinin hakkaniyet gereği olduğu değerlendirildiği, bu durumda, Madencilik Yönetmeliği'nin 37. maddesinin 3. fıkrasının (b) bendi uyarınca, ruhsat sahibinin süresi içinde izin alınmamasında bir kusurunun olup olmadığının, gerekirse ilgili kamu kurum ve kuruluşlarından görüş alınarak idarece açıklığa kavuşturulması, ruhsat sahibinin izin alınmamasında bir kusuru var ise, süresi içinde izin alınmamasının beklenmeyen hal kapsamında değerlendirilmemesi, kusuru yok ise beklenmeyen halin varlığının kabul edilmesi, dolayısıyla ruhsat sahibinin süresi içinde izin alınmamasında bir kusurunun olup olmadığı hususunun davalı idarece ortaya konulması gerekmekte olup, dava konusu uyuşmazlıkta, davalı idarece bu yönde inceleme ve araştırmada bulunulmaksızın doğrudan üç yıllık süre içinde gerekli izinlerin alınmadığından bahisle dava konusu işlemin tesis edildiği görüldüğünden, idarece gerekli inceleme ve araştırma yapılmaksızın tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmediği, nitekim Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 03/04/2017 tarih ve E:2015/4982, K:2017/1525 sayılı kararının da bu doğrultuda olduğu, diğer yandan, davacı tarafından ruhsatın devralınmasından yaklaşık bir buçuk yıl sonra 7. madde izinlerinden olan ÇED kararı için 02.08.2017 tarihinde ilgili idareye başvurulduğu, Maden Kanunu'nda çevresel etki değerlendirmesi işlemleri ve diğer izinlere ilişkin işlemlerin ilgili bakanlıklar ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarınca çevresel etki değerlendirmesi sürecinden geç üç ay içinde bitirileceği düzenlemesi yer almasına rağmen 5325 sayılı "ÇED Olumlu Belgesi"nin başvurudan yaklaşık olarak 16 ay sonra 10/01/2019 tarihinde düzenlendiği görülmüş olup, ÇED başvurusunun kanunda öngörülen sürede sonuçlandırılamaması nedeniyle davacıya külfet yükletilmesinin hakkaniyete uygun olmadığı değerlendirildiğinden, dava konusu işlemde bu yönüyle de hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar veren Manisa 2. İdare Mahkemesi'ni ....... 9/11/2019 gün ve E:2019/651, K:2019/1133 sayılı kararının; "beklenmeyen haller" tanımı dava konusu ruhsatın yararlanabileceği ve 7. madde izinlerinin 3 yıl içerisinde alınamamasının yaptırımından muaf tutulabileceği bir durum olmadığı, Maden Kanununa göre beklenmeyen haller işletme izni almış sahalar için muafiyetler sağladığı, bu durum açıkken davacı tarafın işletme ruhsatlı ancak işletme izninine sahip olmayan ruhsat sahası için 24. madde 11. fıkranın uygulanmasından muaf olması iddiasının kabul edilemeyeceği ileri sürülerek kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Olumlu belgenin dahi başvuruyu takiben 16 ay sonra düzenlendiğinin de tespit olunduğu, işletme iznine bağlanan izinlerin temininde idarenin beklenmeyen gecikmeleri nedeni ile dolayısıyla gecikmiş ve idari yaptırıma maruz bırakıldığı ileri sürülerek, istinaf yoluna başvurulan kararın kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı, usul ve kanuna uygun olan karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi Yedinci İdari Dava Dairesi'nce işin gereği görüşüldü:
Dava; Manisa İli, Kula İlçesinde bulunan IV. grup ....... nolu işletme ruhsatı sahibi davacı şirket tarafından, 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 7. maddesine göre alınması gereken izinlerin belirtilen süre içerisinde alınmadığından bahisle şirket hakkında aynı Kanun'un 24/11. maddesine dayalı olarak 77.632-TL idari para cezası uygulanmasına ilişkin 31/01/2019 tarih ve E.406066 sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
3213 sayılı Maden Kanunu'nun 7.maddesinde, "...Çevresel etki değerlendirmesi işlemleri Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından, diğer izinlere ilişkin işlemler de ilgili bakanlıklar ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarınca çevresel etki değerlendirmesi sürecinden geç üç ay içinde bitirilir. Bakanlık ve diğer bakanlıkların mevzuatının gerektirdiği maddî yükümlülükler ruhsat sahibi tarafından karşılanır..." hükmü; 24. maddesinin 11.fıkrasında,"7 nci maddeye göre gerekli izinlerin alınmasından itibaren işletme izni verilir. Bu iznin verildiği tarihten itibaren Devlet hakkı alınır. Ruhsat sahibince, işletme ruhsatı yürürlük tarihinden itibaren üç yıl içinde7 nci maddeye göre alınması gerekli olan çevresel etki değerlendirme kararı, mülkiyet izni, işyeri açma ve çalışma ruhsatı ile Genel Müdürlüğün kayıtlarına işlenmiş alanlar ile ilgili izinlerin Genel Müdürlüğe verilmesini müteakip, işletme izni düzenlenir. Süresi içinde yükümlülükleri yerine getirilmeyen ruhsatlar için her yıl 50.000 TL idari para cezası verilir. İşletme ruhsat süresi sonuna kadar bu fıkrada belirtilen izinlerden dolayı işletme izninin alınamaması hâlinde ruhsat süresi uzatılmaz.'' hükmüne yer verilmiştir.
21.09.2017 tarih ve 30187 sayılı Resmî Gazete'de yayınlanan Maden Yönetmeliğinin "Alınması zorunlu izinler" başlıklı 110. maddesinin 1. fıkrasında; "Ruhsat sahibince, işletme ruhsatı yürürlük tarihinden itibaren üç yıl içinde Kanunun 7 nci maddesine göre alınması gerekli olan ÇED kararı, mülkiyet izni, işyeri açma ve çalışma ruhsatı ile Genel Müdürlüğün kayıtlarına işlenmiş alanlar ile ilgili izinlerin alınarak Genel Müdürlüğe verilmesini müteakip işletme izni düzenlenir. Süresi içinde yükümlülükleri yerine getirilmeyen ruhsatlar için Kanunun 24 üncü maddesinin on birinci fıkrası gereğince işlem tesis edilir. İşletme ruhsat süresi sonuna kadar bu fıkrada belirtilen izinlerden dolayı işletme izninin alınamaması hâlinde ruhsat süresi uzatılmaz ve ruhsat iptal edilir." hükmüne; "Üretim yapılmayan işletme izinli ruhsat sahaları ve tesisler başlıklı 37. maddesinde;"(1)İşletme izinli ruhsat sahalarında tespit tarihinden önceki son beş yıllık sürenin mücbir sebepler ve beklenmeyen haller dışında herhangi üç yıldan fazla bir döneminde üretim yapılmaması veya bu beş yıllık sürenin herhangi üç yılındaki toplam üretim miktarının projede beyan edilen bir yıllık üretim miktarının %10’undan daha az olması halinde ruhsat sahiplerine Kanunun 24 üncü maddesinin on ikinci fıkrası gereğince idari para cezası verilir. İdari para cezasının uygulanmasından başlamak üzere bu fıkraya aykırı fiilin tekrar tespit edilmesi hâlinde ise ruhsat iptal edilir....
(3) Birinci fıkra gereğince değerlendirme yapılırken aşağıdaki hususlar göz önünde bulundurularak işlem tesis edilir:
a) İşletme ruhsatlarının yürürlükte olduğu süre içinde, işletme izinli olarak beş yılda üç yıldan fazla bir süre geçmesine rağmen eğer bu süre içinde Genel Müdürlükçe kabul edilmiş bir geçici tatil süresi var ise bu süre bu kapsamda yapılan değerlendirmenin dışında tutularak süreler hesaplanır.
b) İşletme izinli sahalarda beklenmeyen hal kapsamındaki diğer kurumlardan alınması gereken izinlerin alınamaması durumunda, ruhsat sahibinin izin alınmamasında bir kusurunun olup olmadığı gerekirse ilgili kamu kurum ve kuruluşlarından görüş alınarak açıklığa kavuşturulur. Ruhsat sahibinin gerekli iznin alınamamasında bir kusuru yok ise beklenmeyen hal kapsamında değerlendirilir...." hükmüne yer verilmiş; 3.maddesinde ise; terör, jeoloji, pazarlama, ulaştırma ve alt yapı şartlarındaki beklenmeyen değişiklikler ile ilgili mevzuat gereğince diğer kurumlardan alınması gereken izinlerin alınamaması durumları beklenmeyen haller olarak sayılmıştır.
Dosyanın incelenmesinden; Manisa ili Kula ilçesi sınırları içerisinde ve davacı şirketin uhdesinde bulunan IV. grup ....... ruhsat numaralı IV. grup maden işletme ruhsat sahası ile ilgili olarak 22.06.2015 tarihinde maden işletme ruhsatının düzenlendiği, 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 7.maddesine göre alınması gereken izinlerin alınmadığından bahisle, aynı Kanun'un 24/11. maddesi uyarınca şirket hakkında 77.632,00-TL idari para cezası uygulanmasına ilişkin Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğünün 31.01.2019 tarih ve E.406066 sayılı işleminin tesis edildiği, anılı işleme karşı 10.04.2019 tarihinde Eşme Sulh Ceza Hakimliğine itiraz edildiği, Eşme Sulh Ceza Hakimliğinin 17.05.2019 tarih ve 2019/68 Değişik İş sayılı kararıyla başvurunun görev yönünden reddine karar verildiği bunun üzerine söz konusu idari para cezasına ilişkin işlemin iptali istemiyle 24.06.2019 tarihinde bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık konusu olayda, 22.06.2015 başlangıç tarihli dava konusu ruhsatın 08.02.2016 tarihinde davacı şirket tarafından devralındığı ve şirket uhdesinde bulunan ....... ve ....... sayılı ruhsatlarla birlikte 3 ruhsat sahası için 02.08.2017 tarihinde "işletme izni" alınabilmesi için gerekli olan ÇED başvuru dosyasının 02.08.2017 tarihinde Bakanlığa sunularak ÇED sürecinin başlatıldığı, süreç devam ederken davacı tarafından 27.02.2018 tarihli dilekçe ile Manisa Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünden "ÇED sürecinin devam ettiğine dair" yazı istenildiği, karşılığında ilgili idarenin 08.03.2018 tarih ve E.2761 sayılı yazısı ile ÇED sürecinin safahati açıklanarak Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği kapsamında ÇED sürecinin devam ettiğinin bildirildiği, akabinde davacı tarafından, Maden İşleri Genel Müdürlüğüne hitaben yazılan bila tarihli yazı ile ruhsatın devralınmasından sonraki süreç anlatılarak ÇED sürecinin uzadığı, diğer izinlerin de (işyeri açma ve çalışma ruhsatı ve mülkiyet izninin) ÇED belgesi sonrasında alınabileceği, ruhsat alanının büyük olması ve şirket dışında kaynaklanan mücbir sebepler nedeniyle belirlenen sürede tamamlanamaması durumunda idari yaptırım uygulanmaması hususunda talepte bulunulduğu; dava konusu işlemin, davacının işletme ruhsatının yürürlüğe girmesinden itibaren üç yıl içinde 7.maddede yer alan izinlerin ibraz edilmediğinden bahisle tesis edilmiş olduğu, bu izne ilişkin olarak ise davacı tarafından ruhsatın devralınmasından yaklaşık bir buçuk yıl sonra 7. madde izinlerinden olan ÇED kararı için 02.08.2017 tarihinde ilgili idareye başvurulduğu, Maden Kanunu'nda çevresel etki değerlendirmesi işlemleri ve diğer izinlere ilişkin işlemlerin ilgili bakanlıklar ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarınca çevresel etki değerlendirmesi sürecinden geç üç ay içinde bitirileceği düzenlemesi yer almasına rağmen 5325 sayılı "ÇED Olumlu Belgesi"nin başvurudan yaklaşık olarak 16 ay sonra 10.01.2019 tarihinde düzenlendiği, ÇED Olumlu Belgesinin geç alınmasının sebebinin davacı şirketin kusurundan mı, yok ilgili idarenin kusurundan mı kaynakladığı hususunun ayrı bir değerlendirme konusu olduğu gibi, davacının ÇED Olumlu Belgesinin Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından, üç ay içinde bitirilmesi üzerine dava açmadığı anlaşılmaktadır.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden; 3213 sayılı Maden Kanunu'nunda düzenlenen izinlerin madencilik faaliyetlerinde Kanun’da öngörülen esas ve usullere uyulup uyulmadığının denetlenmesi bakımından önemli bir işleve sahiptir. Bu bağlamda kanun koyucunu tarafından, süresi içinde izinleri alınamamış ruhsatlar ile anılan izinleri süresi içinde alınarak Genel Müdürlüğe verilemeyen ruhsatlar hakkında idari para cezası öngörmek suretiyle belirtilen izinlerin alınması yönünde ruhsat sahiplerini zorlayarak bir yandan madencilik faaliyetlerinin denetlenmesini, diğer yandan işletme ruhsatı düzenlenmiş yerler hakkında işletme izni verilmesi suretiyle madencilik faaliyetlerinin devam ettirilmesini sağlanmaya çalıştığı açıktır. Bir başka anlatımla 3213 sayılı Maden Kanunu'nun işletme ruhsatı verilmesinden sonra öngörülen süreler içinde işletme izni alınması yönündeki düzenlemelerle, esasen kamuya ait olan maden sahasının atıl vaziyette bırakılmamasının amaçlandığı görülmekte olup, adına işletme ruhsatı düzenlenen kişinin, uhdesinde bulunan madeni işletmeye almak için öngörülen süreler içinde gerekli izinleri alarak işletme izni almasının gerektiği hedeflendiği, ancak işletme izni alınması için davalı idare dışındaki diğer idari merciilerden alınması gerekli izinlerin alınmasına mani teşkil edecek ve mücbir sebep boyutunda bir hukuki durumun ortaya çıkması üzerine ruhsat lehtarının bu durumu idaresine bildirmekle ve ek süre almakla mükellef olduğu, bu sorumluluğun yerine getirilmemesi halinde ilgilisinin 3213 sayılı Kanunda yer verilen müeyyidelerle karşı karşıya kalacağı da şüphesizdir.
Bu durumda, yukarıda anılan mevzuat hükümleri, yapılan açıklamalar ile dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı şirketin, Manisa İli, Kula İlçesinde bulunan IV. grup ....... nolu işletme ruhsatı için öngörülen ÇED belgesi, işyeri açma ve çalışma ruhsatı ile mülkiyet izninin belirlenen üç yıl içinde davalı idareye sunulmadığı sabit olduğu anlaşıldığından, davacı şirketin 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 24/11. maddesi uyarınca, 24/06/2018 tarihine kadar olan dönem için, aynı Kanun'un 7. maddesinde öngörülen izinlerin davalı idareye sunulmadığından bahisle idari para cezası ile tecziyesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle; davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulü ile Manisa 2. İdare Mahkemesi'nin 29/11/2019 gün ve E:2019/651, K:2019/1133 sayılı kararın kaldırılmasına, davanın reddine, davacı tarafından yapılan ve aşağıda dökümü gösterilen 178,10-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, davalı idare tarafından yapılan ve aşağıda dökümü gösterilen 73,00-TL yargılama gideri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.700,00-TL vekalet ücretinin davacı tarafından davalı idareye verilmesine, yatırılan posta gideri avanslarından artan miktarların mahkemesince aidiyetlerine göre yatıranlara iadesine, 2577 sayılı Yasanın 45. maddesinin 6. fıkrasına göre kesin olarak, 02/07/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)