İSTEMİN ÖZETİ: Davacı şirket tarafından, şirket kurucusu ve yöneticisi ...... hakkında yapılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz olduğundan bahisle, ilgili kişinin hisse devri yapması ve yerine mevzuata uygun ve şartları haiz yeni bir yöneticinin atanması, aksi takdirde şirkete ait ''özel güvenlik şirketi faaliyet izin belgesi''nin iptal edileceğine ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü'nün 21/05/2018 tarih ve 47227715.45274-63257/270 sayılı işleminin iptali istemiyle açılan davada; İçişleri Bakanlığı'nın 03/10/2017 tarih ve 154570 sayılı işlemi ile yazı ekinde bazı şirketler, bunların kurucu ve yöneticileri hakkında FETÖ/PDY ve PKK/KCK terör örgütlerine aidiyet, irtibat ve iltisakı bulunabileceği yönünde istihbari bilgi elde edilebileceğinin Milli İstihbarat Teşkilatı Müsteşarlığı'na bildirildiği ve akabinde, Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü'nün 06/10/2017 tarih ve E. 2017.10.06.13.59.15.650-62 sayılı yazısı ve MİT Müsteşarlığı'nın 28/02/2018 tarihli yazıları neticesinde, davacı şirket kurucusu ve yöneticisi ….. hakkında yapılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz olduğundan bahisle, ilgili kişinin hisse devri yapması ve yerine mevzuata uygun ve şartları haiz yeni bir yöneticinin atanması, aksi takdirde şirkete ait ''özel güvenlik şirketi faaliyet izin belgesi''nin iptal edileceğine ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü'nün 21/05/2018 tarih ve 47227715.45274-63257/270 sayılı işleminin tesis edildiği, bu işlemin iptali istemiyle bakılmakta olunan davanın açıldığının anlaşıldığı, uyuşmazlıkta, 06/09/2018 tarihli davalı idare savunma dilekçesinde, "Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü'nün 06/10/2017 tarih ve E. 2017.10.06.13.59.15.650-62 sayılı yazıda ...... isimli şahıs hakkında elde edilen bilgiler imha edilmiştir. Adı geçen hakkında yapılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması neticesinde elde edilen bilgiler imha edildiğinden Özel Güvenlik Daire Başkanlığımızda bu konu ile ilgili herhangi bir bilgi ve belge bulunmamaktadır" denildiği, Mahkemelerinin 22/05/2019 ve 16/08/2019 tarihli ara kararlarıyla sorulmasına karşın, Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğünden gelen cevabi yazılarda, dava konusu işlemin dayanağı olan ve davacı şirketin kurucularından ...... hakkındaki güvenlik soruşturması sonucunun olumsuz olmasına yol açan istihbari bilgilerin mahiyetinin belirtilmediği, bu yönde somut bir bilgi veya belgenin dosyaya sunulmadığı, hakkında adli-idari soruşturma/kovuşturma bulunmadığının anlaşıldığı, bu durumda dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler ile ilgili mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü ve Diyarbakır İl Emniyet Müdürlüğü'nden ara kararları ile sorulmasına karşın, dava konusu işleme dayanak gösterilen şirket kurucularından ...... hakkında ileri sürülen, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunun olumsuz olmasına neden bir gerekçe sunulmadığı, dolayısıyla dava konusu işlemin dayanağının ortaya konulamadığı, bu yönüyle Emniyet Genel Müdürlüğü'nün 21/05/2018 tarih ve 47227715.45274-63257/270 sayılı işleminde hukuka uygunluk bulunmadığı sonuç ve kanaatine varıldığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline ilişkin olarak Ankara 13. İdare Mahkemesi'nce verilen 17/01/2020 gün ve E: 2019/269, K: 2020/120 sayılı kararın; ...... hakkındaki, süresi sonunda imhası gerçekleştirilen, MİT Müsteşarlığının 28.02.2018 günlü ve Diyarbakır Emniyet Müdürlüğünün 24.05.2018 günlü yazıları ekindeki istihbari bilgiler değerlendirilmek suretiyle dava konusu işlemin tesis edildiği, elde edilen bilgilerin, 5188 sayılı Kanunun 11. maddesinde yer alan "Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı veya irtibatı olduğu tespit edilen kişiler, özel güvenlik alanında faaliyet yürüten şirket veya birimlerde çalışamazlar." kuralı uyarınca dikkate alınması gereken içerikte olduğu, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 9. İdari Dava Dairesi'nce 2577 sayılı Yasa'nın değişik 45. maddesi uyarınca dosya incelenerek işin gereği görüşüldü:
Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle, gerekçesi yukarıda anılan Ankara 13. İdare Mahkemesi'nce verilen 17/01/2020 gün ve E: 2019/269, K: 2020/120 sayılı karar, aynı gerekçe ve nedenlerle Dairemizce de uygun görülmüş olup, istinaf istemine ilişkin dilekçede ileri sürülen iddialar, sözü geçen kararın kaldırılmasını sağlayacak durumda bulunmadığından istinaf isteminin reddine, aşağıda dökümü yapılan 22,00-TL yargılama giderinin başvuruda bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan miktarın istenilmesi halinde başvuruda bulunana iadesine, 2577 sayılı Yasa'nın değişik 45. maddesinin 6. fıkrası uyarınca kesin olmak üzere, 09/12/2020 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dava, davacı şirket tarafından, şirket kurucusu ve yöneticisi ...... hakkında yapılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz olduğundan bahisle, ilgili kişinin hisse devri yapması ve yerine mevzuata uygun ve şartları haiz yeni bir yöneticinin atanması, aksi takdirde şirkete ait ''özel güvenlik şirketi faaliyet izin belgesi''nin iptal edileceğine ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü'nün 21/05/2018 tarih ve 47227715.45274-63257/270 sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanunun "Faaliyet İzin" belgesi başlıklı 5.maddesinin üçüncü fıkrasında "Kurucu, yönetici, eğitici ile şirket tüzel kişi ortağının yetkilendirdiği temsilcilerde de 10 uncu maddenin birinci fıkrasının (a), (d), ve (h) bentlerinde belirtilen şartlar aranır. Yöneticilerin ayrıca lisans mezunu olmaları ve 14 üncü maddede belirtilen özel güvenlik temel eğitimini başarıyla tamamlamış olmaları gerekir" hükmüne, "Özel Güvenlik görevlilerinde aranacak şartlar" başlıklı 10.maddesinin (h) bendinde de "Güvenlik soruşturması olumlu olmak." şartı özel güvenlik görevlilerinde bulunması gereken şartlar arasında sayılmıştır.
Kamu güvenliğini tamamlayıcı mahiyetteki özel güvenlik hizmetlerinin yerine getirilmesine ilişkin esas ve usulleri belirlemek amacıyla kabul edilen 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun'un işlem tarihinde yürürlükte bulunan 5. maddesinde, özel güvenlik şirketlerinin kurucu ve yöneticilerinde bu Kanunun 10. Maddesinin (a) ve (d) bentlerinde belirtilen şartların aranacağı, kurucu ve yöneticilerde aranan şartların kaybedilmesi halinde iki ay içinde eksiklik giderilmediği veya bu kurucu ve yöneticiler değiştirilmediği takdirde faaliyet izninin iptal edileceği kurala bağlanmıştır.
Aynı Kanun'un "Çalışma izni" başlıklı 11. maddesinde de; "(Değişik birinci fıkra: 2/1/2017 - KHK-680/70 md.) Özel güvenlik görevlisi olarak istihdam edilecekler ile özel güvenlik şirketlerinde, alarm izleme merkezlerinde ve özel güvenlik eğitimi verecek kurumlarda kurucu ve/veya yönetici olarak çalışacaklar hakkında valilikçe güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılır. Soruşturma sonucu olumlu olanlara, bu Kanunun 14 üncü maddesinde belirtilen özel güvenlik temel eğitimini başarıyla bitirmiş olmak şartıyla, valilikçe çalışma izni verilir. Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması bir ay içinde tamamlanır. Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması her kimlik verilmesi veya ihtiyaç duyulması halinde yenilenir. Şirketlerde eğitici ve temsilci olacaklar ile şirket ortağı tüzel kişi ortaklarında da kurucularda aranan şartlar aranır ve güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılır. Göreve başlayan özel güvenlik görevlileri işveren tarafından onbeş gün içinde valiliğe bildirilir. (Değişik dördüncü fıkra: 2/1/2017 - KHK-680/70 md.) Yönetici veya özel güvenlik görevlisi olabilme şartlarını taşımadığı veya bu şartlardan herhangi birini sonradan kaybettiği tespit edilenlerin kimliği iptal edilir. (Ek fıkra: 2/1/2017 - KHK-680/70 md.) Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı veya irtibatı olduğu tespit edilen kişiler, özel güvenlik alanında faaliyet yürüten şirket veya birimlerde çalışamazlar." hükmü yer almaktadır.
Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yönetmeliği'nin "Tanımlar" başlıklı 4. maddesinde ise; "...f) Arşiv araştırması: Kişinin kolluk kuvvetleri tarafından halen aranıp aranmadığının, kolluk kuvvetleri ve istihbarat ünitelerinde ilişiği ile adli sicil kaydının ve hakkında herhangi bir tahdit olup olmadığının mevcut kayıtlardan saptanmasını.., g) Güvenlik soruşturması: Kişinin kolluk kuvvetleri tarafından halen aranıp aranmadığının, kolluk kuvvetleri ve istihbarat ünitelerinde ilişiği ile adli sicil kaydının ve hakkında herhangi bir tahdit olup olmadığının, yıkıcı ve bölücü faaliyetlerde bulunup bulunmadığının, ahlaki durumunun, yabancılar ile ilgisinin ve sır saklama yeteneğinin mevcut kayıtlardan ve yerinden araştırılmak suretiyle saptanması ve değerlendirilmesini,.. ifade eder.", "Değerlendirme" başlıklı 15.maddesinde; "Yaptırılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunda elde edilen bilgilerin olumsuz olması halinde, kişinin gizlilik dereceli birim, kısım ve gizlilik dereceli yerler ile askeri, emniyet ve istihbarat teşkilatları, ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde çalıştırılıp çalıştırılmamaları, yer değiştirerek bu görevlere devam edip etmemeleri gibi hususları incelemek ve sonucunu sorumlu amirin takdirine sunmak üzere; bakanlıklarda müsteşarın, diğer kamu kurum ve kuruluşlarında en üst amirin, üniversitelerde rektörün, illerde valinin başkanlığında, personel birim amiri, hukuk müşaviri ve varsa güvenlik işlerinden sorumlu birim amirinden oluşan "Değerlendirme Komisyonu" kurulur. Başbakanlıkta kurulacak Değerlendirme Komisyonu Müsteşar veya görevlendireceği müsteşar yardımcısının başkanlığında, Kanunlar ve Kararlar Genel Müdürü ile Personel ve Prensipler Genel Müdürünün katılımıyla oluşur. Türk Silahlı Kuvvetlerinde ise bu Komisyonun oluşumu kendi yönergeleri ile belirlenir. Değerlendirme Komisyonunun çalışma tutanakları ve kararları gizlidir." düzenlemelerine yer verilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden; İçişleri Bakanlığı'nın 03/10/2017 tarih ve 154570 sayılı işlemi ile yazı ekinde bazı şirketler, bunların kurucu ve yöneticileri hakkında FETÖ/PDY ve PKK/KCK terör örgütlerine aidiyet, irtibat ve iltisakı bulunabileceği yönünde istihbari bilgi elde edilebileceğinin Milli İstihbarat Teşkilatı Müsteşarlığı'na bildirildiği ve akabinde, Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü'nün 06/10/2017 tarih ve E. 2017.10.06.13.59.15.650-62 sayılı yazısı ile MİT Müsteşarlığı'nın 28/02/2018 tarihli yazıları neticesinde davacı şirket kurucusu ve yöneticisi ...... hakkında yapılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz olduğundan bahisle, ilgili kişinin hisse devri yapması ve yerine mevzuata uygun ve şartları haiz yeni bir yöneticinin atanması, aksi takdirde şirkete ait ''özel güvenlik şirketi faaliyet izin belgesi''nin iptal edileceğine ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü'nün 21/05/2018 tarih ve 47227715.45274-63257/270 sayılı işleminin tesis edildiği; iş bu işlemin iptali istemiyle bakılmakta olunan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
5188 sayılı Kanun'un yukarıda yer verilen maddelerinin değerlendirilmesinden; özel güvenlik görevlisi olabilmek için Kanun'un 10. maddesinde sayılan şartların taşınmasının yanı sıra 11. maddede belirtilen, valilikçe yapılacak arşiv araştırması/güvenlik soruşturması sonucunun da olumlu bulunması gerekmektedir. Bu durumda idare, 10. maddede aranılan şartların açık ve somut olması nedeniyle bağlı yetki içerisinde iken; 11. maddede belirtilen araştırma ve soruşturma sonuçlarını değerlendirme yönünden ise takdir yetkisine sahiptir.
Bu halde, 5188 sayılı Yasanın "Özel Güvenlik Görevlilerinde Aranacak Şartlar" başlıklı 10. maddesinde aranan şartlar ve "Çalışma İzni" başlıklı 11. maddesinde yer alan düzenleme gereği özel güvenlik şirketi kurucusu ve yöneticisi olan ...... hakkında yapılan güvenlik ve arşiv araştırmasının olumsuz bulunması sonucu özel güvenlik hizmetinin önem ve niteliği gereğince tesis edilen dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığından, davalı idare istinaf isteminin kabul edilerek idare mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddi gerektiği oyu ile çoğunluk kararına katılmıyorum. (¤¤)