(2577 S. K. m. 45, 46)
DAVANIN KONUSU: …. Okulu ve Eğitim Merkezi Komutanlığında Dağcılık Öğretmeni olarak yüzbaşı rütbesinde görev yapan davacı tarafından, 29.01.2016 tarihi saat 15.00 sularından kayak eğitimi esnasında sol bacağının üzerine düşerek sakatlanması üzerine ön çapraz bağları ile menüsküsünde yırtık oluştuğu, olayda hiçbir kusurunun bulunmadığı, 5 kez ameliyat olduğu, tedavi süreci ve sonrasında yoğun acı ve ızdırap çektiği, meydana gelen sakatlanma olayı nedeniyle tam ve sağlam olan emsallerine göre maluliyet oranı kadar daha fazla efor sarf etmesi gerektiği, olay nedeniyle meydana gelen maddi ve manevi zararın karşılanması talebiyle idareye başvuru yapıldığı ancak herhangi bir cevap alınamadığı ileri sürülerek 1.000,00-TL maddi (02.09.2019 tarihli dilekçe maddi tazminat miktarı 905.773,03-TL artırılarak 906.773,03-TL'ye çıkartılmıştır) ve 50.000,00-TL manevi tazminatın olay tarihi olan 29.01.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle açılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Tazminat istemine konu sakatlanma olayına; ilişkin düzenlenen olay tutanağında "Olayın ilgilinin ağır kusurundan kaynaklanmadığı gibi, olay; a. Keyif verici maddeleri kullanmaktan, b. Emir dışı hareketten, c. Yasak fiilleri yapmaktan, d. Bir intihar kastından meydana gelmemiştir" yönünde tespitlere yer verildiği görülmüş olup, bu kapsamda davacının kamu görevinin yürütülmesi esnasında meydana gelen söz konusu olay nedeniyle uğramış olduğu zararların kusursuz sorumluluk ilkesi uyarınca tazmini gerektiği, meydana gelen olayda sakatlanan davacının olay nedeniyle duyduğu elem ve ızdıraba karşılık, olayın oluş şekli, niteliği ve ağırlığı ile idarenin olayda kusuru bulunup bulunmadığı hususları gözetilerek takdiren 20.000,00-TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihinden (11.07.2017) itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi gerektiği sonucuna varıldığı gerekçesiyle Isparta İdare Mahkemesi'nce verilen 16/10/2019 tarih ve E: 2017/1622, K: 2019/1303 sayılı karar ile Davacının maddi tazminat isteminin kabulüne, 1.000,00-TL'lik kısmının idareye başvuru tarihinden (11.07.2017) itibaren, kalan 905,773,03-TL'lik kısmının ıslah tarihinden (02.09.2019) itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte toplam 906,773,03-TL maddi tazminatın davalı idare tarafından davacıya ödenmesine, davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne, 20.000,00-TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihinden (11.07.2017) itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF DİLEKÇESİNİN ÖZETİ: Davacı vekili tarafından; idare mahkemesinin, faiz başlangıç tarihlerini maddi tazminat açısından dava değeri açısından idareye başvuru tarihi, geri kalan tutar açısından ise ıslah tarihi olarak kabul ettiği, manevi tazminat açısından da faiz başlangıç tarihinin idari başvuru tarihi olarak kabul edildiği, mahkemenin bu kabul kararının davacının zarar görmesine yol açtığı ve faiz kaybı olduğu, Davalı idare vekili tarafından ise; manevi zarar malvarlığında meydana gelen somut bir azalma olmayıp, kişinin manevi varlığında ortaya çıkan olumsuzluklar olduğu, manevi tazminat değerinin yargılama sonucu para olarak belirlenmesi, zarara uğrayan tatmin etme ve de bu zararı meydana getireni cezalandırma aracı olarak kullanıldığı ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma dilekçesi verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Konya Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesi'nce işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare Mahkemesi kararlarının istinafen incelenerek kaldırılması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45 inci maddesinin 4 üncü ve 5 inci fıkralarında yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
İstinaf başvurusuna konu karar usul ve hukuka uygun olmakla birlikte davacı lehine hükmedilen tazminat miktarı üzerinden hesaplanan ve yargılama gideri mahiyetine dönüşen nispi karar harcının tamamının davalı idareye tahmil edilmesi gerekirken bunun yapılmadığı görüldüğünden kararın ilgili kısmının düzeltilmesi gerekmektedir.
Bu nedenle;
İstinaf başvurusuna konu kararın hüküm paragrafındaki nispi karar harcı ile ilgili kısımların karardan çıkarılarak, "...kabul edilen tutar üzerinden hesaplanan 63.307,87-TL nispi karar harcından peşin alınan 3.268,19-TL harcın mahsubu ile geriye kalan 60.039,68-TL harcın davacıya tamamlattırılmasına, davacı tarafından karşılanan 63.307,87-TL nispi karar harcının davalı idare tarafından davacıya ödenmesine ...," şeklinde ibarenin eklenmesine,
Karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 1) İstinaf isteminde bulunulan mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığından, yukarıda açıklanan hususlar doğrultusunda istinaf isteminin düzeltilerek REDDİNE,
2) İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin aşağıda dökümü yapıldığı şekilde istinaf talep edenler üzerinde bırakılmasına,
3) Artan posta ücretinin istinaf isteminde bulunan tarafa Mahkemesince iadesine,
2577 sayılı Kanun'un 46/b maddesi uyarınca bu kararın tebliğinden itibaren 30 gün içinde Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere, 10.03.2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)