(5015 S. K. m. 7, 19, 20) (5326 S. K. m. 2) (5237 S. K. m. 7) (Petrol Piyasası Lisans Yönetmeliği m. 38)
İSTEMİN ÖZETİ: Bayilik lisansı sahibi davacı şirkete ait akaryakıt istasyonunda yapılan denetimde eski dağıtıcısına ait belirtileri kaldırmadığı ve sözleşme yapılan yeni dağıtıcının ürünlerinin pazarlandığı anlaşılacak şekilde faaliyetine devam etmediği, bu suretle 5015 sayılı Kanun'un 7. maddesinin 4. fıkrasına ve Petrol Piyasası Lisans Yönetmeliği'nin ''Bayilik Lisansı Sahiplerinin Yükümlülükleri'' başlıklı 38. maddesinin (f) bendine aykırı hareket ettiğinden bahisle, aynı Kanun'un 19. maddesinin 2. fıkrasının (c) bendinin (3) numaralı alt bendi uyarınca 972.717,00-TL idarî para cezası verilmesine ilişkin 05/11/2015 tarih ve 5856-23 sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istemiyle açılan davada; dava konusu işlemin dayanağı olan 21/04/2015 tarihli tespit tutanağı ile, istasyonda eski dağıtım şirketine ait logo ve giydirmenin olduğu, yeni dağıtım şirketine ait herhangi bir logo, giydirme ve işaretin olmadığı, durumun fotoğraflandığı, yeni dağıtım şirketinin istasyona akaryakıt ikmali yaptığının 20/04/2015 tarihli sevk irsaliyesi ile anlaşıldığı, irsaliyenin fotokopisinin alındığı, istasyonun piyasa faaliyetine devam ettiğinin ve eski dağıtıcı şirketine ait simgelerin bulunduğunun tespit edildiği dikkate alındığında, davacı tarafından bayilik sözleşmesinin sona ermesinden itibaren 1 ay içinde eski dağıtıcı şirketine ait belirtilerin kaldırmadığı sabit olduğundan davacı şirket adına dava konusu işlemle tesis edilen idari para cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine ilişkin olarak Ankara 1. İdare Mahkemesi'nce verilen 13/04/2017 tarih ve E:2015/3328, K:2017/954 sayılı kararın, hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek istinaf başvurusunun kabulü ile anılan kararın kaldırılması ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek istinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 8. İdari Dava Dairesince, Ankara Bölge İdare Mahkemesi 7. İdari Dava Dairesinin 25/10/2017 tarih ve E:2017/601, K:2017/395 sayılı kararının Danıştay Onüçüncü Dairesi'nin 26/12/2019 tarih ve E:2018/203, K:2019/4689 sayılı kararı ile bozulması üzerine, bozma kararına uyularak dava dosyası yeniden incelenip gereği görüşüldü:
Dava, bayilik lisansı sahibi davacı şirkete ait akaryakıt istasyonunda yapılan denetimde eski dağıtıcısına ait belirtileri kaldırmadığı ve sözleşme yapılan yeni dağıtıcının ürünlerinin pazarlandığı anlaşılacak şekilde faaliyetine devam etmediği, bu suretle 5015 sayılı Kanun'un 7. maddesinin 4. fıkrasına ve Petrol Piyasası Lisans Yönetmeliği'nin ''Bayilik Lisansı Sahiplerinin Yükümlülükleri'' başlıklı 38. maddesinin (f) bendine aykırı hareket ettiğinden bahisle, aynı Kanun'un 19. maddesinin 2. fıkrasının (c) bendinin (3) numaralı alt bendi uyarınca 972.717,00-TL idarî para cezası verilmesine ilişkin 05/11/2015 tarih ve 5856-23 sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istemiyle açılmıştır.
5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun " İdarî yaptırımlar " başlıklı 20. maddesinde;" Lisans sahibi kişiler hakkında, bu Kanuna, bu Kanuna göre yürürlüğe konulmuş yönetmeliklere, Kurumun yazılı talimatlarına veya lisanslarına kayıtlı hususların herhangi birine riayet edilmediği takdirde, Kurum tarafından ön araştırma veya soruşturma başlatılır. Ayrıca, ilgiliye onbeş gün içerisinde aykırılıkların giderilmesi, aksi halde bahse konu piyasa faaliyetlerinin geçici bir süre için durdurulabileceği veya doğrudan doğruya iptal yaptırımının uygulanacağı ihbar edilir. Bu ihbara rağmen onbeş günlük sürenin bitiminde aykırılıklar giderilmezse, Kurum piyasa faaliyetini otuz günden az yüzseksen günden çok olmamak üzere geçici olarak durdurur. Geçici durdurma süresince, tehlikeli eylemin veya kötüniyetin veya ürünlerde zarar oluşmasının önlenmesi ile faaliyetin durdurulmasına neden olan durumun ortadan kaldırılmasına ilişkin faaliyetler dışında hiçbir piyasa faaliyeti yapılamaz. Lisans iptalleri Kurumca yapılacak soruşturma neticesine göre karara bağlanır. / Kaçak veya menşei belli olmayan ürün ikmal edenlerin lisansı iptal edilir. Teknik düzenlemelere uygun olmayan ürün ikmal edenler zararı tazmin etmekle yükümlüdür. / Akaryakıt istasyonu kapsamında sürdürülen bayilik faaliyetlerinin, bu Kanuna veya bu Kanuna istinaden çıkarılan düzenlemelere aykırılığının Kurumca tespiti halinde, anılan istasyonda yapılan akaryakıt ikmali Kurumca geçici veya süresiz olarak mühürleme suretiyle durdurulur. İptale veya mühürlemeye ilişkin usul ve esaslar Kurumca çıkarılacak yönetmeliklerde düzenlenir. / Lisans iptaline veya mühürlemeye rağmen, faaliyetlerini sürdüren gerçek kişiler ile tüzel kişilerin yetkilileri hakkında, Türk Ceza Kanununun 203 üncü(1) maddesi hükümleri uygulanır. / Bu Kanuna göre yapılan talep veya işlemlerde, kanuna karşı hile veya gerçek dışı beyanda bulunulduğunun tespiti halinde lisans iptal olunur. "düzenlemesi yer almış iken 7164 sayılı Maden Kanunu İle Bazı Kanunlarda ve Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 33 maddesi ile, 5015sayılı Kanun'un 20. maddesi; "İdarî yaptırımlar'' başlığı altında; '' İdari yaptırımlar; tedbirler, lisans iptalleri ve idari para cezalarından oluşur. Bu Kanuna göre idari para cezaları, tedbirler ve lisans iptallerinin uygulanması bu Kanunun diğer hükümlerinin uygulanmasına engel oluşturmaz. Bu Kanuna göre verilen idari para cezaları, alınan tedbirler ve lisans iptalleri diğer kanunlar gereği yapılacak işlemleri engellemez. / Bu Kanuna göre idari yaptırımlar aşağıdaki usulde yürütülür: / a) Lisans sahibi kişiler hakkında bu Kanuna, ikincil mevzuata veya lisans hükümlerine, Kurul kararlarına aykırı davranılması hâlinde; Kurul tarafından belirlenen niteliği itibarıyla düzeltme imkânı olan fiiller için ilgilisine Kurum veya Kurumca yetkilendirilen kuruluşlar tarafından, otuz gün içerisinde aykırılığın giderilmesi, aksi halde hakkında geçici durdurma yapılabileceği ihtar edilir. Verilen ihtar süresi sonunda mevzuata aykırı durumu devam ettirenlerin ilgili piyasa faaliyeti altmış gün süre ile geçici olarak durdurulur. Niteliği itibarıyla düzeltme imkânı olan fiilin tespit tarihinden itibaren iki yıl içerisinde tekrar edilmesi hâlinde ise ihtar işlemi uygulanmaksızın ilgili piyasa faaliyeti altmış gün süre ile geçici olarak durdurulur. Geçici durdurma süresince, tehlikeli eylemin veya kötüniyetin veya ürünlerde zarar oluşmasının önlenmesi ile faaliyetin durdurulmasına neden olan durumun ortadan kaldırılmasına ilişkin faaliyetler dışında hiçbir piyasa faaliyeti yapılamaz. Geçici durdurma süresi sonunda da tespit edilen aykırılıklar giderilmezse, faaliyetin durdurulmasına devam edilerek soruşturma başlatılır ve gerekli idari yaptırımlar uygulanır. Lisans iptalleri Kurumca yapılacak soruşturma neticesine göre karara bağlanır. Yapılan geçici durdurma sonrasında mevzuata aykırı durumun ortadan kalkması hâlinde geçici durdurma hali sona erdirilir. ..."şeklinde değiştirilmiştir.
5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 2. maddesinde, "Kabahat" deyiminin, Kanun'un karşılığında İdarî yaptırım uygulanmasını öngördüğü haksızlık anlamına geldiği; 3. maddesinde, bu Kanun'un, idarî yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması hâlinde, diğer genel hükümlerinin, idarî para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımını gerektiren bütün fiiller hakkında uygulanacağı; "Zaman Bakımından Uygulama" başlıklı 5. maddesinde, 26/09/2004 günlü, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun zaman bakımından uygulamaya ilişkin hükümlerinin kabahatler bakımından da uygulanacağı, kabahatler karşılığında öngörülen idarî yaptırımlara ilişkin kararların yerine getirilmesi bakımından ise derhâl uygulama kuralının geçerli olduğu; bu maddenin atıf yaptığı 5237 sayılı Kanun'un 7. maddesinin ikinci fıkrasında, suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanunun uygulanacağı ve infaz olunacağı kurala bağlanmıştır.
7164 sayılı Kanun kapsamında yürürlüğe konulan 14/03/2019 tarih ve 8487- 3 sayılı Kurul kararının 16. sırasında bayilik lisansına sahip olanlar yönünden "Lisans sahibinin akaryakıt istasyonundan sözleşmeli dağıtıcı firmasının kurumsal kimlik belirtileri dışında başka bir dağıtıcı firmaya ait kurumsal kimlik belirtilerini mevzuatta belirtilen süre içinde kaldırmaması" fiili, niteliği itibarıyla düzeltme imkânı bulunan fiiller arasında sayılmıştır.
28/02/2019 tarih ve 30700 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 7164 sayılı Kanun'un 33. maddesi ile değiştirilen 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanununun 20. maddesinde yer alan ihtar müessesesinin, Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu tarafından karara bağlanmış, ancak kesinleşmemiş ve/veya tahsil edilmemiş idari para cezalarında lehe kanun teşkil edip etmediği yönünden de değerlendirme yapılması gerekli görülmüştür.
Belirtilen hükümlerin birlikte değerlendirilmesinden, idarî yaptırımlar bakımından ceza verilmesinin dayanağı kuralın yürürlükten kaldırılması veya lehe düzenleme yapılması yoluyla ortaya çıkan yeni hukukî durumun dikkate alınması gerektiği sonucuna varılmaktadır.
Değişiklikten önce, 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun ''İdari Para Cezaları'' başlıklı 19. maddesinde idari para cezaları, "İdari yaptırımlar" başlıklı 20. maddesinde ise "lisans iptali" düzenlenmiştir. Gerek idari para cezasının, gerek lisans iptalinin bir idari yaptırım olduğunda duraksama bulunmamaktadır. Ancak 5015 sayılı Kanun'da idari para cezaları ile lisans iptali farklı usul ve esaslara bağlanmıştır. Bu bağlamda 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinde, 15 günlük süre içerisinde aykırılığın giderilmesi yönünde yapılması gereken ihbarın idari para cezası verilebilmesinin ön koşulu olarak belirtilmediği hâlde, idari para cezası dışındaki idari yaptırımları (idari tedbirleri) düzenleyen 20. maddesinin önceki metninde, lisans iptali için aykırılığın giderilmesi yönünde 15 günlük süre tanıyan ihbar yapılması zorunlu görülmüştür.
Değişiklikten sonra ise 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu' nun 20. maddesinde yapılan yeni düzenleme ile, idari yaptırımlar sayılmış ve idari para cezalarının da 20. maddedeki hükme tabi olacağı belirtilmiştir.
Bu itibarla, 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinde yer verilen idari para cezalarına ilişkin fiillerden Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu tarafından belirlenen "niteliği itibarıyla düzeltme imkânı olanlar" için otuz günlük süre içerisinde aykırılığın giderilmesi, aksi hâlde hakkında geçici durdurma yapılabileceğinin ihtar edileceğine ilişkin düzenlemenin, idari para cezaları yönünden cezalandırılmadan önce hukuka aykırı davranışta bulunan kişi veya kişilere hukuka aykırı durumun ortadan kaldırılması için tanınmış bir hak olduğu, bu yönüyle kişinin cezalandırılabilmesine ilişkin bir ön koşul teşkil ettiği ve söz konusu fiilleri işleyenler bakımından daha önce böyle bir usul öngörülmeyip, fiilin sabit görülmesi hâlinde doğrudan idari para cezasına muhatap oldukları dikkate alındığında, anılan Kanun değişikliğinin lehe kanun hükmü niteliğini taşıdığı sonucuna varılmıştır.
Bu kapsamda, lehe kanun hükümleri uyarınca ihtar müessesesi kapsamında değerlendirilen "bayilik lisansı sahibinin akaryakıt istasyonundan sözleşmeli dağıtıcı firmasının kurumsal kimlik belirtileri dışında başka bir dağıtıcı firmaya ait kurumsal kimlik belirtilerini mevzuatta belirtilen süre içinde kaldırmaması" fiili sebebiyle davacıya yukarıda belirtilen usuller kapsamında ihtar yapılmaksızın doğrudan verilmiş olan idari para cezasında hukuka uyarlık, davanın reddine dair Mahkeme kararında ise hukuki isabet görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davacı tarafın istinaf başvurusunun KABULÜ ile Ankara 1. İdare Mahkemesi'nce verilen 13/04/2017 tarih ve E:2015/3328, K:2017/954 sayılı kararın KALDIRILMASINA; 2577 sayılı Yasanın değişik 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca esastan incelenen davada, dava konusu işlemin İPTALİNE; aşağıda dökümü yapılan, mahkeme, istinaf ve temyiz safhasına ait toplam 527,65.-TL yargılama gideri ile yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 1.700,00 TL avukatlık ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, posta gideri avansından artan miktarın istenilmesi halinde davacıya iadesine, 2577 sayılı Yasanın değişik 46. maddesi uyarınca kararın tebliğini izleyen günden itibaren 30 gün içerisinde Danıştay ilgili Dairesine temyiz yolu açık olmak üzere 18/11/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)