İSTEMİN ÖZETİ: ...'ın İzmir Barosu levhasına avukat olarak yazılma talebinin kabulüne yönelik İzmir Barosu Yönetim Kurulu'nun 03/01/2019 tarihli ve 13/83 sayılı kararının uygun bulunmasına dair Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu'nun 10/01/2019 tarihli ve 410 sayılı kararının, davacı Bakanlıkça uygun bulunmayıp bir daha görüşülmek üzere geri gönderilmesine ilişkin 01/02/2019 tarihli ve 6436 sayılı Olur'a uyulmamak suretiyle ilk kararda ısrar edilmesine ilişkin Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu'nun 21/02/2019 tarihli ve 1428 sayılı kararının iptali istemiyle açılan davada; baro levhasına yazılması durumunda yürütülecek kamu hizmetinin önemi ve özelliği dikkate alındığında ceza soruşturması sonucunun beklenmesinin yerinde olacağı, adı geçenin bu aşamada baro levhasına avukat olarak yazılmasına ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline ilişkin olarak Ankara 1. İdare Mahkemesince verilen 13/12/2019 gün ve E:2019/732, K:2019/2353 sayılı kararın hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek istinaf isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 12. İdari Dava Dairesince 2577 sayılı Yasanın değişik 45. maddesi uyarınca dosya tekemmül ettiğinden davalı idarenin ve müdahilin yürütmenin durdurulması talebi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin dava dosyası incelenerek işin gereği görüşüldü:
Dava, ...'ın İzmir Barosu levhasına avukat olarak yazılma talebinin kabulüne yönelik İzmir Barosu Yönetim Kurulu'nun 03/01/2019 tarihli ve 13/83 sayılı kararının uygun bulunmasına dair Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu'nun 10/01/2019 tarihli ve 410 sayılı kararının, davacı Bakanlıkça uygun bulunmayıp bir daha görüşülmek üzere geri gönderilmesine ilişkin 01/02/2019 tarihli ve 6436 sayılı Olur'a uyulmamak suretiyle ilk kararda ısrar edilmesine ilişkin Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu'nun 21/02/2019 tarihli ve 1428 sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.
1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 5. Maddesinin (a) bendinde, "Türk Ceza Kanunu'nun 53. maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı iki yıldan fazla süreyle hapis cezasına ya da Devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından mahkûm olmak" avukatlığa kabule engel haller arasında sayılmış; anılan maddenin 3. fıkrasında ise; "Birinci fıkranın (a) bendinde yazılı cezalardan birini gerektiren bir suçtan kovuşturma altında bulunması halinde, avukatlığa alınma isteği hakkında kararın bu kovuşturmanın sonuna kadar bekletilmesine karar verileceği" hükmüne yer verilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden; müdahil ... hakkında FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüne üye olma suçundan Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldığı, ...'ın avukatlık yapmak için baro levhasına yazılmak üzere İzmir Barosuna başvuruda bulunduğu, İzmir Barosu Yönetim Kurulu'nun 03/01/2019 tarihli ve 13/83 sayılı kararıyla avukat olarak kaydının yapılmasına karar verildiği ve bu kararın Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunun 10/01/2019 tarihli ve 410 sayılı kararı ile uygun bulunduğu, davacı idarece bu kararın ilgili hakkında FETÖ/PDY üyeliği suçu kapsamında soruşturmanın bulunduğu, bu itibarla adı geçen hakkında Avukatlık Kanununun 5/1-a maddesinde belirtilen suçlardan yürütülen soruşturmaların sonuna kadar baro levhasına yazılma talebinin reddine karar verilmesi gerektiği belirtilerek geri gönderildiği, Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunun 21/02/2019 tarihli ve 1428 sayılı kararı ile eski kararında ısrar edildiği, Adalet Bakanlığı tarafından anılan ısrar kararının iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İdare mahkemesince; müdahil ... hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan soruşturmanın devam ettiği, adı geçene isnat edilen fiilin niteliği, baro levhasına yazılması durumunda yürütülecek kamu hizmetinin önemi ve özelliği dikkate alındığında ceza soruşturması sonucunun beklenmesinin yerinde olacağı, adı geçenin bu aşamada baro levhasına avukat olarak yazılmasına ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesi ile dava konusu işlemin iptali yolunda karar verilmiş ise de dava dosyası ve UYAP kayıtlarının incelenmesi sonucunda müdahil ... hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan yapılan soruşturma neticesinde kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmiş olduğu, müdahil hakkında devam eden başkaca soruşturma ya da yargılamanın da bulunmadığı görüldüğünden dava konusu işlemde hukuka aykırılık, işlemin iptali yolundaki mahkeme kararında yasal isabet görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davalı idare ve müdahilin istinaf istemlerinin KABULÜ ile Ankara 1. İdare Mahkemesinin 13/12/2019 gün ve E:2019/732, K:2019/2353 sayılı kararının KALDIRILMASINA, 2577 sayılı Yasanın değişik 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca esastan incelenen davanın REDDİNE, aşağıda dökümü yapılan davacı idare tarafından yapılan Mahkeme aşamasına ait 172,10-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, davalı idare tarafından yapılan mahkeme aşamasına ait 6,40-TL, İstinaf aşamasına ait 201,60-TL yargılama giderinin ve karar tarihinde bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 1.700,00-TL vekalet ücretinin davacı idareden alınarak davalı idareye verilmesine, müdahil tarafından yapılan mahkeme aşamasına ait 95,80-TL ve istinaf aşamasına ait 201,60-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak müdahile verilmesine, davalı idare ve müdahil tarafından yatırılan ve kullanılmayan 89,60-TL YD harcının ve posta gideri avansından artan miktarın istinaf isteminde bulunanlara iadesine, dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 2577 sayılı Yasanın değişik 45. maddesinin 6. fıkrası uyarınca kesin olarak 04/09/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)