İSTEMİN ÖZETİ: Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanlığı Fen İşleri Daire Başkanlığı bünyesinde mühendis kadrosunda … olarak görev yapan davacının, Fen İşleri Daire Başkanlığı Dursunbey … bünyesine görevlendirilmesine ilişkin Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanlığının 08/05/2019 gün ve E.2045 sayılı işleminin iptali istemiyle açtığı davada; "...hizmet birimleri arasındaki personel ihtiyacını dengeli bir şekilde gidermek ve kamu hizmetinin aksamadan ifa edilmesini sağlamak amacıyla, belediye personelinin, belediye içinde çeşitli birimlerde görevlendirilebileceği, yapılan görevlendirmenin ise, naklen atama ya da geçici görevlendirme mahiyetinde olmadığı, aynı birim içerisinde yapılan görev yerinin belirlenmesi niteliğinde olduğu açıktır. Bu itibarla, hizmet birimleri arasındaki personel ihtiyacını dengeli bir şekilde gidermek ve kamu hizmetinin aksamadan ifa edilmesini sağlamakla görevli olan idare tarafından takdir yetkisi kapsamında tesis edilen ve aynı birime bağlı olarak yapılan görev yeri değişikliği mahiyetindeki dava konusu işlemde hizmet gerekleri ve kamu yararı yönünden hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır." gerekçesiyle davanın reddine karar veren Balıkesir 1. İdare Mahkemesinin 22.01.2020 gün ve E:2019/365, K:2020/66 sayılı kararının; dava konusu idari işlemin birim içerisinde yer değişikliği olmakla birlikte, memuriyet mahal yerinin de değiştirilmesi işlemini teşkil ettiği, büyükşehir belediyelerinde il mülki sınırları içinde kalmak kaydıyla, memur ve hizmetlinin asıl görevli olduğu veya ikametgahının bulunduğu ilçe belediye sınırları içinde kalan ve yerleşim özellikleri bakımından bütünlük arz eden yerler, İlçe belediye sınırları dışında kalmakla birlikte yerleşim özellikleri bakımından bu yerlerin devamı niteliğindeki mahaller, kurumlarınca sağlanan taşıt araçları ile gidilip gelinebilen yerlerin memuriyet mahalli olarak belirlendiği, böylece büyükşehir olan illerde; ilçe sınırları için ilçe belediye merkezi ile yerleşim özellikleri bakımından bütünlük arz eden memuriyet mahalli olarak kabul edildiği, aynı ilçe sınırları içinde belediye merkezi ile yerleşim özellikleri itibariyle bütünlük arz etmeyen yerlerin ise memuriyet mahalli dışı kabul edilerek harcırah ödenmesi imkanı da getirildiği, memuriyet mahalli dışında bir yere görevlendirildiği, dava konusu idari işlemin ikametgahının bulunduğu ilçe sınırlarında kalmadığı gibi, yerleşim özellikleri bakımından benzerlik taşımadığı ve eski çalıştığı yerin devamı niteliğinde bir yer olmadığı, tüm bu nedenlerle davalı idarenin işleminin kamu yararı taşımadığı ileri sürülerek istinaf yoluyla kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: … Şefliğindeki personel ihtiyacına binaen, kamu yararı ve hizmet gerekleri gözetilmek suretiyle dava konusu işlemin yapıldığı ileri sürülerek istinaf isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesince, dava dosyasındaki bilgi ve belgeler incelenerek işin gereği görüşüldü:
Bakılan davada öncelikli olarak dava konusu işlemin niteliğinin tespit edilmesi ve yargılamanın da işlemin niteliğine göre yapılması gerektiği görülmektedir.
Dava konusu işlemde davacının Dursunbey ilçesine görevlendirildiği belirtilmekte ise de; bu görevlendirmenin kurum içi yetki ve görev paylaşımı şeklinde bir görevlendirme mi, geçici görevlendirme mi yoksa bahsi geçen hizmet birimine atama işlemi mi olduğu hususunda herhangi bir açıklamaya yer verilmediği anlaşılmakla birlikte, savunma dilekçesinde dava konusu görevlendirmenin geçici değil sürekli olduğunun belirtildiği görülmekte olup, Türk idare sisteminde görevlendirme kavramı memurun kadrosunun yada görevli bulunduğu yerde ve yer değişikliği yada ikametgah değişikliği yapılmasına gerek kalmadan belirli bir işi yürütmek üzere yetkilendirilmesi şeklinde uygulanmakta olup, dava konusu olayda davacının kadrosunun bulunduğu Balıkesir merkez ile Dursunbey İlçesi arasındaki mesafenin yaklaşık 82 km olduğu düşünüldüğünde, yerleşim özellikleri bakımından bütünlük arz etmedikleri ve bu nedenle dava konusu işlemin (idare tarafından geçici olmadığı da kabul edildiğinden) atama niteliğinde olduğu sonucuna ulaşılmaktadır.
Öte yandan, dava konusu işlemin davacının yürütmekte olduğu vekalet görevinin üzerinden alınmasını da içerdiği görülmektedir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun "Kapsam" başlıklı 1. maddesinin 1. fıkrasında; "Bu Kanun, Genel ve Katma Bütçeli Kurumlar, İl Özel İdareleri, Belediyeler, İl Özel İdareleri ve Belediyelerin kurdukları birlikler ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlarda, kanunlarla kurulan fonlarda, kefalet sandıklarında veya Beden Terbiyesi Bölge Müdürlüklerinde çalışan memurlar hakkında uygulanır." kuralına, "Amaç" başlıklı 2. maddesinin 1. fıkrasında; "Bu Kanun, Devlet memurlarının hizmet şartlarını, niteliklerini, atanma ve yetiştirilmelerini, ilerleme ve yükselmelerini, ödev, hak, yüküm ve sorumluluklarını, aylıklarını ve ödeneklerini ve diğer özlük işlerini düzenler." kuralına, "Yer Değiştirme Suretiyle Atanma" başlıklı 72. maddesinin 1. fıkrasında; "Kurumlarda yer değiştirme suretiyle atanmalar; hizmetlerin gereklerine, özelliklerine, Türkiye'nin ekonomik, sosyal, kültürel ve ulaşım şartları yönünden benzerlik ve yakınlık gösteren iller gruplandırılarak tespit edilen bölgeler arasında adil ve dengeli bir sistem içinde yapılır." kuralına, "Memurların kurumlarınca görevlerinin ve yerlerinin değiştirilmesi" başlıklı 76. maddesinin 1. fıkrasında; "Kurumlar, görev ve unvan eşitliği gözetmeden kazanılmış hak aylık dereceleriyle memurları bulundukları kadro derecelerine eşit veya 68 inci maddedeki esaslar çerçevesinde daha üst, kurum içinde aynı veya başka yerlerdeki diğer kadrolara naklen atayabilirler." kuralına yer verilmiştir.
5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu'nun 18. maddesinin a bendinde; Belediye teşkilatının en üst amiri olarak belediye teşkilâtını sevk ve idare etmek, beldenin ve belediyenin hak ve menfaatlerini korumak, i bendinde ise, belediye personelini atamak, belediye ve bağlı kuruluşlarını denetlemek, büyükşehir belediye başkanının görev ve yetkileri arasında sayılmıştır.
Dosyanın incelenmesinden, Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanlığı Fen İşleri Daire Başkanlığı bünyesinde mühendis kadrosunda … olarak görev yapan davacının, bu görevinin sona erdirilerek Fen İşleri Daire Başkanlığına bağlı … Şefliği bünyesine atanmasına ilişkin dava konusu işlemin tesisi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Yukarıda aktarılan Kanun hükümlerine göre; görev ve unvan eşitliği gözetmeden Devlet memurlarının atama ve nakillerinin yapılması hususunda idarelerin takdir yetkisinin bulunduğu açıktır. Ancak Danıştayın yerleşik içtihatlarında belirtildiği üzere, mevzuat ile tanınan takdir yetkisinin keyfî ve mutlak bir yetki kullanımına cevaz vermediği, takdir yetkisine istinaden tesis edilen işlemlerin sebep unsuru bulunmayan veya bu unsuru yönünden hukuka uygunluğu denetlenmeyen bir işlemler kategorisi oluşturmadığı, takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleri sınırları içinde kullanılması ve bu sınırlar içinde kullanıldığının idarece ortaya konulması gerektiği, işleme sebep olarak gösterilen olay ve olguların gerçek olmaması yanında, gerçekten varolan sebeplerin de işlemin tesisi için yeterli bulunmaması hâlinde, işlemin sebep ve konu unsurları yönünden hukuka aykırı olacağı görüşü, İdare Hukukunun genel kabul gören ve öteden beri uygulanan yargısal denetim ilkeleri arasında bulunmaktadır. Zaten aksi durumun düşünülmesinin, kişilere hukukî güvence sağlamayı amaçlayan hukuk devleti ve yargısal denetim ilkesiyle uyumlu olmayacağı açıktır.
Öte yandan, vekaleten atama konusunda idarenin geniş bir tercih ve takdir hakkı bulunduğu kuşkusuz olup, idarenin, bu yetkisini belirli bir kişi lehine kullanmaya yargı kararı ile zorlanamayacağı gibi önemli bir sorumluluk gerektiren yönetici kadrolarına vekaleten atadığı kişileri, gelişen ve değişen kamu hizmeti anlayışı çerçevesinde değiştirme konusunda da geniş bir takdir hakkının olduğunun kabul edilmesi gerekmektedir.
Dosyada bulunan bilgi ve belgelerden, davacı hakkında adli ve idari soruşturma bulunmadığı, sözü geçen naklen atama işleminin hizmet ihtiyacı nedeniyle tesis edildiği belirtilmekle birlikte … Şefliğinde mühendis ihtiyacı olduğunu ortaya koyan herhangi bir belgenin bulunmadığı, dava konusu işlemde davacının görev tanımının yapılmadığı, görevinin içeriği, sorumluluğu ve yetkilerine ilişkin davacıya herhangi bir tebligat yapılmadığı gibi, davacı tarafından istinaf dilekçesinde; Dursunbey ilçesindeki görev yerinde yaklaşık 1 (bir) yıldır davalı idarece bilgisayar, çalışma odası ve sair araç gereç verilmediğinin beyan edildiği görülmektedir.
Bu durumda, davacının yürüttüğü müdür vekilliği görevinden alınması hususunda davalı idarenin geniş takdir yetkisi bulunduğuna şüphe olmamakla birlikte, yer değişikliği konusunda idareye tanınan yetkinin keyfi, sınırsız veya mutlak bir yetki olmadığı, idarenin takdir yetkisi kapsamındaki tasarruflarının belli sebepler gösterilerek mümkün olabileceği, davacının Dursunbey İlçesine atanmasına ilişkin dava konusu işlem tesis edilirken hukuken geçerli herhangi bir somut veriye dayandırılmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde bu yönüyle hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle; istinaf başvurusunun kabulüne, Balıkesir 1. İdare Mahkemesinin 22.01.2020 gün ve E:2019/365, K:2020/66 sayılı istinaf başvurusuna konu kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, davacı tarafından yapılan ve aşağıda dökümü gösterilen 481,80-TL yargılama giderlerinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, yatırılan posta gideri avansından artan miktarın Mahkemesince yatırana iadesine, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45/6. ve 46. maddeleri uyarınca kesin olarak, 29/09/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)