(213 S. K. m. 3, 30, 31, 74, 75, 134)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacı hakkında düzenlenen vergi tekniği raporuyla, komisyon karşılığı sahte fatura düzenlediğinin tespit edildiğinden söz edilerek, takdir komisyonunca belirlenen matrah üzerinden adına 2011 yılı için salınan vergi ziyaı cezalı gelir vergisinin kaldırılması istemiyle açılan davayı; olayda, davacı mükellef hakkında düzenlenen 26.04.2016 tarih 2016/A-4533/34 sayılı Vergi Tekniği Raporunda yer alan tespitler esas alınarak takdir edilen matrah üzerinden vergi tarh edilip ceza kesilmesine karşın anılan Vergi Tekniği Raporunun mükellefe tebliğ edilmediği, mükellefler hakkında düzenlenmiş olan vergi raporlarının vergi mahremiyeti gerekçe gösterilerek kendilerine sunulmamasının bu kapsamda değerlendirilemeyeceği; diğer yandan mükelleflerin kendileri hakkında düzenlenen raporlara dava yoluna başvurmadan önce erişebilmelerinin adli makamlara başvurma hakkının kullanılmasında yahut mükellefin ödevlerini yerine getirmesinde ya da dava hakkı kullanılmaksızın idari yollara başvurma haklarının kullanılmasında, özetle hak arama özgürlüğü kapsamında yahut vergi ödevlerinin yerine getirilmesini sağlamak açısından da gerekli donelerin mükellefe sunulması anlamında gerekli olduğu, bu durumda, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı davacının savunma hakkının engellendiğinin tartışmasız olduğu ve kendisine ait bilgilerin verilmemesi Vergi Usul Kanunu'nun Vergi Mahremiyeti başlıklı 5. maddesi kapsamında değerlendirilemeyeceğinden, vergi tekniği raporu tebliğ edilmeksizin sadece vergi ve ceza ihbarnamesi ve takdir komisyonu kararı tebliğ edilmek suretiyle davacıya bildirilen cezalı tarhiyatın kaldırılması gerektiği gerekçesiyle kabul eden İzmir 4. Vergi Mahkemesi'nin 15/02/2017 tarih ve E:2016/1440, K:2017/204 sayılı kararının kaldırılması istemiyle yapılan istinaf başvurusunu reddeden İzmir Bölge İdare Mahkemesi 1. Vergi Dava Dairesi'nin 16/05/2017 tarih ve E:2017/1414, K:2017/1432 sayılı kararının davalı idarece temyiz edilmesi üzerine Danıştay 9. Daire Başkanlığı'nın 03/02/2020 gün ve E:2017/2789, K:2020/328 sayılı kararıyla, Dairemiz kararının bozulmasına karar verilmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi 1.Vergi Dava Dairesi'nce gereği görüşüldü;
Karar veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi 1. Vergi Dava Dairesi'nce Danıştay 9. Daire Başkanlığı'nın 03/02/2020 gün ve E:2017/2789, K:2020/328 sayılı bozma kararına uyulmasına karar verilerek, İzmir 4. Vergi Mahkemesi'nin 15/02/2017 tarih ve E:2016/1440, K:2017/204 sayılı kararı kaldırılıp, dava dosyası yeniden incelenerek gereği görüşüldü;
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 3/B maddesinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin yemin hariç her türlü delille ispatlanabileceği, vergiyi doğuran olayla ilgisi tabii ve açık bulunmayan şahit ifadesinin ispatlama vasıtası olarak kullanılamayacağı, iktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfetinin bunu iddia eden tarafa ait olduğu hüküm altına alınmış, aynı Kanun'un Kanunu'nun 30'uncu maddesinde de, re'sen vergi tarhı, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitine imkan bulunmayan hallerde takdir komisyonları tarafından takdir edilen veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlarca düzenlenmiş vergi inceleme raporlarında belirtilen matrah veya matrah kısmı üzerinden vergi tarh olunması şeklinde tanımlanarak, re'sen takdir sebepleri bentler halinde sayılmış, 2'nci fıkrasının 6'ncı bendinde de, tutulması zorunlu olan defterlerin veya verilen beyannamelerin gerçek durumu yansıtmadığına dair delil bulunması re'sen takdir sebebi olarak belirlenmiştir. Aynı Kanunun 31'inci maddesinde ise takdir komisyonunca belli edilen matrah veya matrah kısmının takdir kararına bağlanacağı belirtilmiş ve takdir kararlarında mutlaka takdir edilen matrah ve takdirin müstenidatı ve takdir hakkında izahatın bulunması gerektiği açıklanarak, 72'nci maddenin birinci fıkrasına göre kurulan takdir komisyonlarının, 74'üncü maddedeki görevleri dolayısıyla bu Kanunda yazılı inceleme yetkisini haiz oldukları, komisyon yetkilerini belirleyen 75'inci maddenin birinci fıkrasında düzenlenmiştir. 134'üncü maddede de, vergi incelemesinden amacın, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırarak, tespit etmek ve sağlamak olduğu açıklanmıştır.
Buna göre, Türk Vergi Sisteminde genel kanaate ve varsayıma dayalı olarak vergilendirme yapılması mümkün bulunmamaktadır. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 30 uncu maddesinde düzenlenen re'sen vergi tarhı ile ulaşılmak istenen amaç, beyan edilmesi gereken gelirin, gerçek veya gerçeğe en yakın haliyle tespit edilmesi olup, gerek inceleme elemanlarınca gerek takdir komisyonunca bu amaca yönelik incelemeler yapılıp, vergiyi doğuran olayın ortaya çıkarılması ve bununla ilgili somut kanıtların ortaya konulması zorunludur.
Davacı hakkında 2011 ve 2012 yılları için düzenlenen ''Mükellefin Bir Kısım Satışları Dışındaki Tüm Satışlarının Sahte Fatura Ticaretine Dayalı Olması '' konulu 26.04.2016 tarih 2016/A-4533/34 sayılı Vergi Tekniği Raporunda; mükellefin ''çeşitli malların bir ücret veya sözleşmeye dayalı olarak toptan satışını yapan aracılar'' işi ile iştigal etmek üzere 10.3.2010 tarihinde mükellefiyet tesis ettirdiği, 30.9.2012 tarihinde de mükellefiyetini terk ettiği, mükellefin defter ve belgelerini faaliyet dönemindeki muhasebecisi SMMM ...'de olduğunu beyan ettiği ancak, muhasebeciyle görüşmede mükellefin defter ve belgelerinin kendilerinde olmadığı, mükellefe iade edildiğinin ifade edilmesi üzerine mükellefle iletişime geçilmesine karşın defter ve belgelerin ibraz edilmediği, ikametgah adresine defter ve belge isteme yazısının, imzadan imtina etmesi nedeniyle önüne bırakılmak suretiyle tebliğ edildiği ve 15 günlü sürede defter ve belgeler ibraz edilmediğinden, incelemenin tarh dosyası ve harici tespitlere dayanılarak yapıldığı, tarh dosyasından; 17.3.2010 günlü yoklamada; 15 m2 evinin bir odasını büro olarak kullandığı, mülkiyetinin kendisine ait olduğu, çalışan işçisi olmadığı, muhasebecisinin ... olduğu, mükellefin faaliyetini sonlandırması ile ilgili olarak yapılan 10.11.2012 günlü yoklamada; 30.9.2012 tarihinde terk olduğu, mükellefin yerleşim yerini iş yeri olarak kullandığı, plastik ham madde ticareti yaptığı hususlarının tespit edildiği, 2011 ve 2012 yılı beyannamelerini verdiği; 2011 yılında kar, 2012 yılında zarar beyan ettiği, tahakkuk eden vergi borçlarını ödemediği, defterlerini tasdik ettirdiği, fatura ve sevk irsaliyesini anlaşmalı matbaada bastırdığı, muhasebecilerinin ifadesinin alındığı, Ba/Bs analizinin yapıldığı; 2011 yılında alışlarının %99'unun, 2012 yılında %87'sinin hakkında sahte belge düzenleme fiili nedeniyle vergi tekniği raporu bulunan mükelleflerden olduğu, 2011 ve 2012 yıllarında ...... Holding A.Ş.'den yaptığı alışlara ilişkin olarak karşıt inceleme yapıldığı, bu tutarın KDV hariç toplam 475.239,08 TL olduğu, satışları değerlendirildiğinde; Bs formları ile beyan ettiği satışları ile alış bildiren mükelleflerin Ba formlarına göre uyumlu olduğu, 2011 ve 2012 yıllarında en yüksek tutarlı satış yaptığı mükellefin ...... İthalat İhracat Tic. Ltd.Şti olduğu, bu firma hakkında vergi tekniği raporu bulunmadığı, 2011 yılında Bs formu ile satış bildirdiği ... Tekstil Dekorasyon San. Ve Tic. Ltd.Şti ile ... Plastik Ambalaj San. ve Tic. Ltd.Şti nezdinde karşıt inceleme yapıldığı, bu faturalardan 23.6.2011 tarihli 57064 sayılı fatura muhteviyatı emtianın ...... Holding A.Ş.'den 12.7.2011 tarihinde alınarak ...... plakalı şoförü ... olan araçla taşınarak ... Tekstil Dekorasyon San. Ve Tic. Ltd.Şti'ne fatura edildiği, diğer satışlarının sahte olduğu, ... Plastik Ambalaj San. ve Tic. Ltd.Şti nezdinde yapılan karşıt incelemede; 13.4.2012 tarihli bir fatura ile satış göründüğü ancak bu faturaya yakın tarihli ...... Holding A.Ş. tarafından düzenlenen faturanın içeriği farklı olduğundan gerçek satış olarak kabul edilemeyeceği tespitlerine yer verildikten sonra defter ve belgeler ibraz edilmediğinden, hangi faturaların sahte hangilerinin gerçek olduğunun tespit etmenin mümkün olmadığı ancak adına fatura düzenlenen mükelleflerden nezdinde yapılacak incelemelerde hangi faturaların ...... Holding A.Ş. tarafından düzenlendiğinin tespiti için adı geçen mükellef nezdinde inceleme yapıldığı, mükellefin evden satış yaptığı, deposu vs olmadığı dolayısıyla ...... Holding A.Ş. alınan ve sevk edilen emtianın aynı gün ya da en geç bir gün sonra alıcılara teslim edilmesi gerektiği bu nedenle mükellefin adına fatura düzenlediği mükellefler nezdinde inceleme yapılarak, sevk irsaliyelerinde yer alan; tarih, malın cinsi, nakliye yapanın adı soyadı, vasıtanın plakası tespit edilerek, ...... Holding A.Ş.'nin faturaları ile karşılaştırılması, uyumlu olması halinde bu faturaların gerçek, diğerlerinin sahte kabul edilmesi gerektiği belirtilerek, 2011 ve 2012 yılları için hazırlanan tablo esas alınmak üzere matrah takdiri için mükellefin takdir komisyonuna sevki önerilmiştir.
Bu tespitler değerlendirildiğinde, davacının 2011 yılında alışlarının %99'unun, 2012 yılında %87'sinin hakkında sahte belge düzenleme fiili nedeniyle vergi tekniği raporu bulunan mükelleflerden olduğunun tespitinin tek başına yeterli olmadığı, mükellefin evden satış yaptığı, deposu vs olmadığı dolayısıyla pazarlama usulü ile çalıştığı kabul edilmesine karşın Bs formlarından fatura düzenlediği tespit edilen sadece iki firma nezdinde karşıt inceleme yapıldığı, en yüksek tutarlı fatura düzenlediği tespit edilen ...... İthalat İhracat Tic. Ltd.Şti hakkında olumsuz bir tespit bulunmadığı, kaldı ki davacının verdiği Bs formları ile alıcı firmaların verdiği Ba formlarının uyumlu olduğu, inceleme elemanınca davacının defter ve belgeleri incelenememesine karşın cari hesap şeklinde çalıştığı iddia edilerek, bilançoda görünen banka ve çek hesapları ile ilgili her hangi bir araştırma yapılmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Bu durumda, vergi tekniği raporunun; mükellefin ve vergiyi doğuran olayın gerçek mahiyetini ortaya koyacak nitelikte somut ve kuşkudan uzak nitelikte delillere dayanmaması ve takdir komisyonunca da bu hususta her hangi bir inceleme ve tespit yapılmaması karşısında noksan inceleme ve varsayıma dayalı olarak yapılan tarhiyatta hukuka uygunluk görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davanın kabulüne, davacı adına 2011 yılı için salınan vergi ziyaı cezalı gelir vergisinin kaldırılmasına, aşağıda dökümü yer alan davacı tarafından yapılan 100,25 TL yargılama gideri ile 2.270,00 TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, davalı idare tarafından yapılan 143,80 TL yargılama giderinin davalı idare üzerinde bırakılmasına, yatırılan posta gideri avansından artan tutarın Mahkemesi'nce H.M.K'nun 333. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra yatıranlara iadesine, bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren otuz (30) gün içinde Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere, 25/11/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)