(213 S. K. m. 341, 349, 359)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacı tarafından, 2018 yılı hesap ve işlemlerinin sahte belge düzenleme ve sahte belge kullanma gerekçeleriyle incelenmesi sonucu düzenlenen 10.04.2019 tarih ve 2019-A-5131/3 sayılı vergi tekniği ile 10.04.2019 tarih ve 2019-A-5131/10 vergi inceleme raporlarına istinaden 2018/1 ila 9. dönemleri için, davacının sahte fatura satışından elde ettiği komisyon gelirini beyan dışı bıraktığı ve bu tutarın katma değer vergisi matrahını oluşturacağı ileri sürülerek re'sen tarh edilen vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin; kaldırılması istemiyle açılan davayı; dava dosyasının incelenmesinden; matrah takdirine etki eden, 2018 yılında düzenlediği bütün faturaların sahte fatura olduğu, gerçek bir emtia ticaretine dayanmaksızın komisyon karşılığı sahte fatura düzenleyerek komisyon geliri elde ettiği ve bu suretle vergi ziyaına sebebiyet verdiği yönündeki davacı nezdindeki tespitlerin ve düzenlenen vergi tekniği raporunun incelenmesi gerektiği, her ne kadar yapılan yoklamalarda davacının faal olduğu, ortalama 2-3 çalışanının olduğu ve iş yerinde faaliyet alanıyla ilgili malzemelerin bulunduğu belirtilmekte ise de, davacının katma değer vergisi beyanlarına göre çok az ödenecek katma değer vergisi çıktığı, 2018/10. dönemden itibaren boş KDV beyannamesi verdiği, şube ve deposunun olmadığı, alışların tamamına yakın kısmı için sahte belge düzenleme raporlarının bulunduğu, mal hizmet sattığı mükelleflerin tamamına yakınının sahte belge düzenlemek fiilinden dolayı devam eden incelemelerinin olduğu, alış ve satışlarına ilişkin bir ödeme ve nakliye belgesinin olmadığı, davacının faaliyet hacmi ile işletmenin büyüklüğü arasında bariz uyumsuzluk olduğu, davacının ciro büyüklüğüne uygun sermaye ve organizasyonunun bulunmadığı, davacı adına kayıtlı taşıtların olmadığı, nakliyelerin çoğunun büyük kamyonlarla nakliyecilere yaptırdığını belirtmesine rağmen nakliyeye ilişkin hiçbir belgenin olmadığı, yine karşıt incelemede davacıdan malları veresiye aldıklarını ve ödemeleri elden yaptıkları yönünde beyanda bulunan mükelleflerin herhangi bir ödeme ve nakil belgesi sunmadığı, davacının yüksek satış ve alışlara karşın banka hesaplarına gelen ya da giden herhangi bir tutar görünmediği, karşıt incelemede davacıdan veresiye alış ve satış yaptıklarını beyan eden mükelleflerden banka kanalıyla tahsilat yapılmadığı, ödemede bulunulmadığı, davacının Form BA ile mal ve hizmet alımı yaptığını bildirdiği mükelleflerin tamamına yakınının BS bildiriminde bulunmadığı, davacının BS bildirimlerinde karşı mükelleflerle uyumsuz beyanda bulunduğu, bunun yanında davacının kayıt dışı ham madde alışları ile perakende alışlarının kayıt dışı alışlar olması nedeniyle, gerçekte ticaret yaptığı kişiler tarafından adına fatura düzenlenmediği, faturaların farklı isimlerdeki kişiler adına düzenlenmiş olduğu, daha fazla fatura düzenlenmesinin KDV'yi yüksek indirmek adına tarafınca talep edildiğini beyan ettiği yönündeki tespitler dikkate alındığında, davacının düzenlediği belgelerin komisyon karşılığı düzenlenmiş belgeler olduğu, davacı hakkında düzenlenen bahsi geçen vergi tekniği raporunda 2018 yılına ilişkin tespit edilen 22.810,74-TL komisyon gelirinin %18 oranı üzerinden belirlenen 4.105,92-TL katma değer vergisi esas alınarak davacının katma değer vergisi beyanları tablosunun yeniden düzeltilmesi suretiyle 2018/ 1,2,3,4,5,6,7,8, 9. dönemlerine ilişkin re'sen yapılan cezalı katma değer vergisi tarhiyatlarında ve ziyaa uğratılan vergi nedeniyle, davacıya 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 341., 344. ve 359. maddeleri gereğince tarh edilen vergiye bağlı olarak üç kat vergi ziyaı cezası kesilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle reddeden Manisa Vergi Mahkemesinin 31/12/2019 tarih ve E: 2019/846, K: 2019/1700 sayılı kararının; tarhiyatın eksik incelemeye dayandığı ileri sürülerek istinaf başvurusunun kabulü ile kaldırılması ve davanın kabulüne karar verilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Davacının, 2018 yılında gerçek bir emtia teslimine dayanmaksızın, komisyon karşılığı sahte fatura düzenlediğinin sabit olduğu, istinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi 2. Vergi Dava Dairesince işin gereği görüşüldü:
Davacının 2017 ve 2018 yılları için re'sen tarh edilen vergi ziyaı cezalı gelir vergisi ve geçici vergilerinin iptali istemiyle Manisa Vergi Mahkemesi nezdinde açılan E:2019/847 ve E:2019/848 sayılı davaların istinaf incelemesi İzmir Bölge İdare Mahkemesi'nin E:2020/352 K:2020/1000 ve E:2020/355 K:2020/1001 sayılı dosyalarında yapılmış olup, tarafların istinaf başvurularının reddine karar verildiği cihetle, işbu davanın konusu vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatı, 2018 yılı gelir/geçici vergi uyuşmazlığında tartışılan sahte belge satışı dolayısıyla elde edildiği varsayılan komisyon gelirinden kaynaklandığından, Dairemizin 10.11.2020 tarihli bekletme kararının kaldırılması suretiyle yapılan incelemede,
Manisa Vergi Mahkemesince verilen 31/12/2019 tarih ve E:2019/846, K:2019/1700 sayılı karar hukuka uygun olup, kararın kaldırılmasını gerektiren başka bir neden de bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenle, istinaf başvurusunun reddine, aşağıda gösterilen 295,50 TL yargılama giderlerinin istinaf başvurusunda bulunan üzerinde bırakılmasına, 54,40 TL karar harcının davacıdan alınmasına, kesin olarak 19/11/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. (¤¤)