(2709 S. K. m. 125) (657 S. K. m. 57) (7068 S. K. m. 8)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacının, aday memur olarak görev yapmakta iken Muğla Valiliği İl Polis Disiplin Kurulu tarafından hakkında tesis edilen 10 ay kısa süreli durdurma cezası nedeniyle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 57. maddesi hükmü uyarınca memuriyetten ilişiğinin kesilmesine ilişkin 04/07/2019 tarih ve 31199 sayılı işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle açtığı davada; "...dava konusu işlemin sebebini teşkil eden disiplin cezası Mahkememiz kararı ile iptal edilmekle, "sebeb unsuru" yönünden sakatlanan işbu dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata uygunluk bulunmamaktadır. Diğer yandan; 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 125'inci maddesinin son fıkrasında yer verilen, "İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür." hükmü uyarınca, yukarıda açıklanan gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal hakların hesaplanarak yasal faiziyle birlikte tazmini gerekmektedir." gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin Muğla 2. İdare Mahkemesinin 01/06/2020 gün ve E:2019/879, K:2020/565 sayılı kararının; davacının Muğla Valiliği İl Polis Disiplin Kurulu kararı ile "Silahla dikkatsizlik, tedbirsizlik veya ihmal sonucu yaralamaya sebebiyet vermek, kendisini yaralamak ya da bu fiillerin başkaları tarafından işlenmesine neden olmak" suçundan "On Ay Kısa Süreli Durdurma" cezası ile tecziye edilmesi nedeniyle 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 57. maddesi gereğince memuriyetten ilişiğinin kesildiği belirtilerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Davalı idarenin istinaf dilekçesinde yerel mahkeme kararının hukuka aykırı olduğu yönünde öne sürdüğü gerekçelerin haksız ve mesnetsiz olduğu, dava konusu işleme sebebiyet veren D.M.K 57. madde uyarınca verilen meslekten ihraç cezasının da hukuka aykırı hale geldiği, yerel mahkemenin işlemin iptali yönünde vermiş olduğu kararın hukuka uygun olduğu ileri sürülerek istinaf isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesince, dava dosyasındaki bilgi ve belgeler incelenerek işin gereği görüşüldü:
Dava, davacının, aday memur olarak görev yapmakta iken Muğla Valiliği İl Polis Disiplin Kurulu tarafından hakkında tesis edilen 10 ay kısa süreli durdurma cezası nedeniyle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 57. maddesi hükmü uyarınca memuriyetten ilişiğinin kesilmesine ilişkin 04/07/2019 tarih ve 31199 sayılı işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un8. maddesinin 'Kısa süreli durdurma cezasını gerektiren fiiller'in sayıldığı 4. fıkrasının (c) bendinin (3) numaralı alt bendinde, "Silahla dikkatsizlik, tedbirsizlik veya ihmal sonucu yaralamaya sebebiyet vermek, kendisini yaralamak ya da bu fiillerin başkaları tarafından işlenmesine neden olmak" on ay kısa süreli durdurma cezasını gerektiren fiiller arasında sayılmıştır.
657 sayılı Devlet Memurları Kanun'un'Adaylık süresi sonunda başarısızlık' kenar başlıklı 57. Maddesinde ise, "Adaylık süresi içinde aylıktan kesme veya kademe ilerlemesinin durdurulması cezası almış olanların disiplin amirlerinin teklifi ve atamaya yetkili amirin onayı ile ilişikleri kesilir. (...)" hükmü bulunmaktadır.
Dava dosyasının incelenmesinden; Muğla İl Emniyet Müdürlüğü kadrosunda aday polis memuru olarak görev yapmakta olan davacı tarafından, ''Arkadaşı ile konuştuğu esnada silahı doldur boşalt yaparken silahın patlaması üzerine kendisini yaraladığı'' gerekçesiyle hakkında yapılan soruşturma sonucu 7068 sayılı Kanun'un 8/4-C-3 maddesi uyarınca ''Silahıyla dikkatsizlik, tedbirsizlik veya ihmal sonucu yaralamaya sebebiyet vermek, kendisini yaralamak ya da bu fiillerin başkası tarafından işlenmesine neden olmak'' fiilini işlediğinden bahisle ''On Ay Kısa Süreli Durdurma Cezası'' ile tecziyesine ilişkin Muğla Valiliği İl Polis Disiplin Kurulu'nun 13/06/2019 tarih ve 2019/62 sayılı kararının tesis edildiği, bahse konu disiplin cezasına istinaden 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 57. maddesi hükmü uyarınca davacının memuriyetten ilişiğinin kesilmesine ilişkin dava konusu işlemin tesis edilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlıkta, aday memur statüsündeki davacının memuriyetten ilişiğinin kesilmesine ilişkin işlemin sebebi olan; ''On Ay Kısa Süreli Durdurma" cezasının iptali istemiyle açılan davada Muğla 2. İdare Mahkemesinin 27/03/2020 gün ve E:2019/815, K:2020/453 sayılı kararı ile; "...söz konusu madde kapsamında davacının en azından dava konusu disiplin cezasını gerektirmeyecek ölçüde kendisinden beklenen dikkat ve tedbir yükümlülüğünü yerine getirdiği, belli ölçüde ihmalinin olabileceği akla gelse de aday memurluğa 15/07/2018 tarihinde yâni olaydan yaklaşık bir ay önce başladığı anlaşılan davacının tecrübesizliği de göz önüne alındığında, hakkaniyet gereği bu tarz ağır sonuçları olduğu tartışmasız olan bir cezayla karşı karşıya kalabilecek nitelik ve ölçüde ihmalinin de bulunmadığı kanaatine varılmış olup, 7068 sayılı Kanun'un 8/4-C-3 maddesi uyarınca davacının ''On Ay Kısa Süreli urdurma Cezası'' ile tecziyesine ilişkin olarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı..." gerekçesiyle bahsi geçen disiplin cezasının iptaline hükmedilmiş ise de; anılan karara karşı yapılan istinaf başvurusu sonucunda İzmir Bölge İdare Mahkemesi İkinci İdari Dava Dairesinin 01/10/2020 gün ve E:2020/1104, K:2020/1259 sayılı kararı ile; "...olayın tanığı H.O.Ö isimli arkadaşının ifadesinde, "..silahını doldur-boşalt yaptığını duydum, odasına gittim, ...silahını bana doğru çevirdi, ...şeytan doldurur bana doğrultma dedim, 'silah boş oğlum' dedi ve ....çenesine doğru döndürdü, bu esnada silah patladı.." şeklindeki beyanlarından; davacı polis memurunun tedbirli davranmadığı aksine, doldur-boşalt işlemini nizami yapmadığı, silahının mekanik ve teknik özellikleri hakkında yeterli teknik bilgiye sahip olmadığı, merminin namluya sürüldüğünü farketmediği, silahla şaka/oyun vb yapılmayacağına ilişkin en temel emniyet kuralını ihmal ettiği ve namluyu canlı hedefe doğrulttuğu, uymak zorunda olduğu emirlerin anlam ve önemini kavrayamadığı ve bunun sonucu kendisinin yaralanmasına sebebiyet verdiği görülmektedir.
Bu durumda; polislik mesleğinin yüksek derecede düzen ve disiplin isteyen, emir ve direktiflere mutlak olarak itaat gerektiren bir meslek olduğu dikkate alındığında, dikkatsizlik ve tedbirsizlik sonucu silahıyla kendisini yaralayan davacının eylemine uyan dava konusu disiplin cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık aksi yönde verilen Mahkeme kararında hukuki isabet bulunmamaktadır." gerekçesiyle Muğla 2. İdare Mahkemesince verilen 27/03/2020 gün ve E:2019/815, K:2020/453 sayılı kararın kaldırılmasına, davanın reddine kesin olarak karar verildiği görülmektedir.
Bu durumda, dava konusu işlemin sebebini teşkil eden disiplin cezasının iptaline ilişkin mahkeme kararı istinaf aşamasında İzmir Bölge İdare Mahkemesi İkinci İdari Dava Dairesi tarafından kaldırılarak, anılan davanın reddine karar verilmesi nedeniyle, davacının disiplin cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemin kesinleştiği de dikkate alındığında, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 57. maddesinin 1. fıkrasında yer alan emredici düzenleme uyarınca adaylıktan ilişiğinin kesilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık, aksi yöndeki mahkeme kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
Diğer taraftan, yukarıda yer verilen gerekçe ile hukuka uygun bulunan işlem nedeniyle davacının tazmini gereken bir zararının varlığından söz etme imkanı da bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle; istinaf başvurusunun kabulüne, Muğla 2. İdare Mahkemesinin 01/06/2020gün ve E:2019/879, K:2020/565sayılı istinaf başvurusuna konu kararının kaldırılmasına, davanın reddine, aşağıda dökümü gösterilen 390,30-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, istinaf aşamasında davalı idarece yapılan 61,50-TL yargılama gideri ile hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.700,00-TL vekalet ücretinin davacı tarafından davalı idareye verilmesine, istinaf başvuru aşamasında Harçlar Kanunu'nun 13/j maddesi uyarınca davalıdan alınmayan 148,60-TL istinaf başvuru harcı ile 89,60-TL yürütmeyi durdurma harcının bu kararın tebliğini izleyen 1 ay içinde davacı tarafından ödenerek makbuzunun dava dosyasına ibraz edilmemesi halinde davacıdan tahsili için Mahkemesince ilgili tahsil dairesine müzekkere yazılmasına, yatırılan posta gideri avansından artan miktarın Mahkemesince yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 30 gün içinde Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere, 12/11/2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)