İSTEMİN ÖZETİ: Uşak İli, ......... İlçesi, İlçe Müftüsü olarak görev yapmakta olan davacının, Tekirdağ İl Müftülüğüne Vaiz olarak atanmasına ilişkin Diyanet İşleri Başkanlığının 01/4/2019 gün ve 97105 sayılı işleminin iptali ve yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faizi ile birlikte tazminine ödenmesine karar verilmesi istemiyle açtığı davada; "... davacının FETÖ/PDY ile iltisaklı olduğu ve bu yapıya destek verdiğine dair iddialar gereği davacı hakkında disiplin soruşturmasının başlatıldığı, N.Ö. isimli şahsın soruşturma kapsamında sunduğu 05.04.2018 tarihli dilekçesinde, davacının 15 Temmuz 2016 tarihli darbe girişiminden sonraki ilk aylık mutat personel toplantısında, görev yaptığı Balıkesir ili, ......... ilçesinde hiç fetöcü kalmadığı yönünde ilde kurulan komisyona bilgi verdiği, ancak Kur'an Kursu öğreticisi H.K.'nın hakkında FETÖ kapsamında tahkikat yapıldığını, yine N.A. isimli personelin aynı iddia nedeniyle kamu görevinden ihraç edildiğini, bu iki personel hakkında FETÖ'den işlem yapılmasının, davacının FETÖ ile irtibatlı personeli koruduğu algısının oluştuğunu, farklı personellerden davacının FETÖ ile irtibatının bulunduğu yönünde konuşmaları duyduğunu, tanık ....'nin 17/25 Aralık sürecinden sonra evlenme maksadıyla .... isimli şahısla kendisinin görüştüğü, ancak daha sonra FETÖ yapısı içerisinde küçük abla konumunda olduğunu öğrendiği .... isimli şahsın, öğrenci karşılamak için bu yapı tarafından görevlendirildiğini öğrendiği, adı geçen ....'nin iki müftü çocuğuna yer temini hususunda davacı ile görüştüğünü bildiği, bununla birlikte davacının oğlunun .... Lisesinde okuduğu 2012-2013 ve 2013-2014 eğitim-öğretim yıllarında, o dönemde "fethullahçılar" olarak bilinen yapı ile irtibatlı .... Öğrenci Yurdunda kaldığı, oğlunun yurtta kaldığı dönemde .... gazetesine abone olduğu, davacı inkar etse de, bir kısım tanıkların 15 Temmuz 2016 tarihli darbe girişimine kadar davacının anılan gazeteye aboneliğinin devam ettiği, davacının kızının .... Lisesi son sınıfta okurken 2013-2014 eğitim-öğretim yılında bir sene, malum yapı ile irtibatlı .... dersanesine gittiği, yine davacının kızının 2012-2013 ve 2013-2014 eğitim-öğretim yıllarında malum yapı ile irtibatlı "...." isimli yurtta kaldığı, davacının 26.09.2012 tarihinde Bank .........'da açtırdığı hesabın 15 Temmuz 2016 tarihine kadar aktif olduğu, bir kısım tanık ifadelerinden 15 Temmuz sürecine kadar Cumhurbaşkanı'nın görüşlerini benimsemediğini belirtilen ifadeler kullandığının belirtildiği, soruşturma kapsamında edinilen bilgi ve belgelerin değerlendirilmesinden davacının 17/25 Aralık sürecinden sonra da FETÖ ile irtibatının devam ettiği ve bu yapıyı desteklediği anlaşılarak kamu görevinden çıkarılmasının teklif edildiği, her ne kadar kamu görevinden çıkarılması yönünde karar alınmış ise de, Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Kurulu'nda yapılan son görüşmede kamu görevine iade edilmesine ancak idarecilik kadrolarında FETÖ/PDY ile yeteri kadar mücadele edemeyeceğinin değerlendirildiği gerekçesiyle idarecilik görevinden alınarak Tekirdağ İl Müftülüğüne vaiz olarak atanmasına ilişkin işlemin tesis edildiği anlaşılmaktadır.
Olayda, dava dosyasında yer alan bilgi ve belgelerle birlikte soruşturma raporu ve ekinde yer alan ifadelerin bir arada değerlendirilmesinden, davacının görev yerinde etkili ve verimli hizmet sunma imkanı kalmadığı, hakkındaki iddiaların çevresinde şüyu bulmasından dolayı görev mahallinde yıpranmış olduğu, aynı yerde kalması durumunda sağlıklı görev yapmasının mümkün olmayacağı, bu nedenle idarecilik kadrolarında da FETÖ/PDY ile yeteri kadar mücadele edemeyeceği anlaşıldığından, tesis edilen atama işleminde takdir hakkının kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olarak kullanıldığı görülmekte olup dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır." gerekçesiyle davanın reddine dair Uşak İdare Mahkemesinin 20.02.2020gün ve E:2019/316, K:2020/70 sayılı kararının; dava konusu idari işlemin 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin geçici 35.maddesinde belirlenen usul ve esaslara aykırı bir şekilde, Kanun'un vermediği bir yetki ile gerçekleştirildiği, 15 Temmuz darbe girişiminden sonra, 2 yıl süreyle OHAL ilan edildiği, 2 yıl devam eden OHAL sonrası terör ile mücadelenin usul ve esaslarını belirlemek için 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye geçici 35.madde eklendiği, FETÖ/PDY ile mücadele, 7145 sayılı Kanun'un yayımlandığı 31 Temmuz 2018 tarihinden itibaren 3 yıl süreyle bu maddeye göre yürütüldüğü, dava konusu işlemin 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, Anayasa, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ve ilgili diğer mevzuat hükümlerine ve içtihatlara aykırı olduğu, sebep, yetki, şekil, konu ve amaç açılarından haksız ve hukuksuz olduğu, kararda gerekçe olmadığı ve eksik gerekçeyle verildiği, adil yargılanma hakkının ihlal edildiği, dava dilekçesindeki iddialar ve savunmaya cevap dilekçesindeki açıklamalar değerlendirilmeden eksik incelemeyle karar verildiği, hakkında, açığa alma, görevden uzaklaştırma, kamu görevinden çıkarma gibi bir idari işlem olmadığı, soruşturmanın .........'da değil, .........'de yapıldığı, görev yerinde (.........'da) etkili ve verimli hizmet sunma imkanının kalmadığı, görev mahallinde yıprandığı ve aynı yerde sağlıklı görev yapmasının mümkün olmayacağını gösterir hiçbir hukuki somut olay ve delilin mevcut olmadığı, kazanılmış hakkının elinden alındığı, sınavla atanmış olduğu müftülük görevinden haksız ve hukuksuz bir şekilde alınarak, vaiz olarak görevlendirilmek suretiyle mağdur edildiği, hakkında yapılan ihbar nedeniyle yürütülen adli ve idari soruşturmalar sonucunda FETÖ/PDY iddiasının asılsız olduğunun ortaya çıktığı, Çanakkale Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen adli soruşturma sonucunda kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, soruşturmanın usule uygun yapılmadığı, savunma hakkının ihlal edildiği, davalı idarenin dava konusu işlemi yapmaya yetkisinin olmadığı, masumiyet karinesi, kanunsuz ceza olmaz ilkelerinin ihlal edildiği, kariyer, liyakat ve eşitlik ilkelerine aykırı olduğu, özel hayata saygı hakkı, ölçülülük ilkesinin ihlal edildiği ileri sürülerek istinaf yoluyla kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Davacının unvanı, kazanılmış hak aylık derecesi ve sosyal durumu korunup gözetilerek, asli görevinde kalacak şekilde işlem gerçekleştirilmiş olduğundan kanunen mahfuz ve müktesep olan haklarından dolayı herhangi bir mağduriyetinin de olmadığı, idari yargı mercilerince verilmiş bulunan kararların istinaf yoluyla incelenerek bozulmasının, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin yollamasıyla 49 uncu maddesindeki yazılı sebeplerden birinin mevcudiyeti halinde mümkün olacağı, davacı hakkında tesis edilen dava konusu işlemin, kamu yararına, kamu hizmetinin gereklerine, mevzuata ve usulüne uygun bulunduğu, davacı tarafın ileri sürdüğü iddiaların hukuki ve maddi yönden mesnetsiz olduğu, isabetli ve yerinde olan karara yönelik istinaf isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesince, davacının duruşma talebi yerinde görülmeyerek işin gereği görüşüldü:
Dava; Uşak İli, ......... İlçesi, İlçe Müftüsü olarak görev yapmakta olan davacının, Tekirdağ İl Müftülüğüne Vaiz olarak atanmasına ilişkin Diyanet İşleri Başkanlığının 01/4/2019 gün ve 97105 sayılı işleminin iptali ile işlem sebebiyle yoksun kaldığı parasal haklarının faiziyle birlikte tazmini istemiyle açılmıştır.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 76. maddesinde; "Kurumlar, görev ve unvan eşitliği gözetmeden kazanılmış hak aylık dereceleriyle memurları bulundukları kadro dereceleriyle memurları bulundukları kadro derecelerine eşit veya 68 inci maddedeki esaslar çerçevesinde daha üst, kurum içinde aynı veya başka yerlerdeki diğer kadrolara naklen atayabilirler." hükmüne yer verilmiştir.
Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği’nin ''Hizmet gereği görev veya yer değiştirme'' başlıklı 36. maddesinde; haklarında yapılan teftiş veya soruşturma sonucu o yerde kalmalarında sakınca görülmüş olması durumunda, zorunlu grup ve/veya sınıf hizmet süreleri tamamlanmadan ve yer değiştirme suretiyle atanma dönemi beklenmeksizin hizmet gereği görev veya yer değiştirme yapılabileceği kurala bağlanmıştır..
Anılan düzenlemelerle memurların yer ve görev bakımından naklen atanmaları konusunda idarelere takdir yetkisi tanındığı; bu yetkinin ancak kamu yararı ve hizmet gerekleri gözetilerek kullanılabileceği; belirtilen unsurlara uyulmaksızın kullanıldığının kanıtlanması ya da yargı yerlerince saptanması halinde ise, idari işlemin sebep ve amaç yönlerinden hukuka aykırılığı nedeniyle iptalinin gerekeceği yerleşik yargısal içtihatlardandır.
İdare hukukunda benimsenmiş bu prensiple idarenin işlemlerinde keyfiliğin, sübjektifliğin önlenmesinin ve bu suretle memurların daha rahat, güvenli bir statüde hizmet vermelerinin amaçlandığı şüphesizdir. Bu bakımdan, atama işlemine dayanak olan gerekçenin de yukarıda anılan hususlar dahilinde değerlendirilmesi; yapılacak değerlendirmede ilgilinin durumu, kamu yararı, hizmet gerekleri gibi kriterlerin dikkate alınması gerekmektedir.
Dava dosyasının incelenmesinden; …… İlçe Müftüsü olarak görev yapmakta olan davacı hakkında, FETÖ/PDY ile iltisaklı olduğu, bu yapıya destek verdiği hususlarında yapılan soruşturma sonucunda hazırlanan 17.09.2018 tarih ve 663.07-69 sayılı Soruşturma Raporu ile; her ne kadar tanıkların büyük çoğunluğunun davacının Fetö ile irtibatına tanık olmadıklarını söyleseler de tanıklardan ....'nin, 17/25 Aralık sürecinden sonra evlenme maksadıyla görüştüğü, ancak daha sonra ….yapısı içerisinde küçük abla konumunda olduğunu ve öğrenci karşılamak için bu yapı tarafından görevlendirildiğini öğrendiği ....'nin, 3 defa görüştüğü davacının, iki müftü çocuğunu yer temini için adı geçene yönlendirdiği, bununla birlikte; oğlunun .... Lisesinde okurken 2012-2013, 2013-2014 eğitim-öğretim dönemlerinde “Fetullahçılar” olarak bilinen yapı ile irtibatlı ... Öğrenci Yurdunda kaldığı, oğlunun yurtta kaldığı yıllarda .... Gazetesi'ne abone olduğu, her ne kadar davacı 2014 yılı Ocak ayına kadar bu Gazete'ye abone olduğunu söylese ve tanıklardan …. bu ifadeyi doğrulasa da diğer tanıklar ….. ile …..'nin aksi yönde beyanda bulundukları ve davacının 15 Temmuz tarihli darbe girişimine kadar evine .... Gazetesi geldiğini ifade ettikleri, kızının,…… Lisesi son sınıfta okurken 2013-2014 eğitim-öğretim yılında bir sene FEM dershanesine gittiği, 2012-2013, 2013-2014 eğitim-öğretim yıllarında lise 3 ye 4. sınıfta iken malum yapı ile irtibatlı…….. İsimli yurtta kaldığı, her ne kadar davacının kızının ikamet ettiği …. isimli bu yurdun Fetö ile irtibatlı olduğunu bilmediği şeklinde savunma yapsa da bu savunmaya temkinli yaklaşılması gerektiği, zira bir babamın kızının kaldığı/kalacağı yurt ile ilgili bilgi sahibi olmamasının, araştırma yapmamasının izahının pek de kolay olmadığı, 26/09/2012 tarihinde ... müşteri numarasıyla Bank .........'da açtırdığı hesabın 15 Temmuz 2016 tarihine kadar aktif olduğu, her ne kadar sadece kızının okul taksitlerini ödemek için anılan Bankayı kullandığı anlaşılsa da hesabını kapatmak için herhangi bir tedbir almadığı, 15 Temmuz sürecine kadar Cumhurbaşkanının görüşlerini benimsemediğini belirten ifadeler kullandığı, genel olarak hükümete ve icraatlarına tepkili olduğu, hükümetin/Cumhurbaşkanının Güney Doğu'daki açılım süreci ile Suriye politikalarına karşı olduğunu izhar eden ifadeler kullandığı, bilgi, belge ile tanık beyanları ve davacının ikrarlarından anlaşıldığından, 17/25 Aralık sürecinden sonra da Fetö ile irtibatını devam ettirdiği ve bu yapıyı desteklediği değerlendirilen davacının, 375 sayılı KHK'nın geçici 35. maddesinin B/10 maddesi gereği kamu görevinden çıkarılmasının uygun olacağı, 2018/4012 numarası ile hakkında adli soruşturma başlatıldığı anlaşıldığından dosyanın bir suretinin Çanakkale Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesinin yerinde olacağı görüş ve kanaatinin belirtildiği, Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Kurulunun 19/10/2018 gün ve 050.03/414 sayılı kararı ile davacının FETÖ/PDY terör örgütüne aidiyeti, irtibatı, iltisakı olduğu anlaşıldığından 375 sayılı KHK'nın geçici 35. maddesinin B/10 maddesi gereğince kamu görevinden çıkarılması için gerekli işlemlerin yapılmasının uygun olacağına karar verildiği, davacının savunmasının alınmasından sonra Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Kurulunun 22/02/2019 gün ve 050.03/89 sayılı kararı ile soruşturma kapsamında ortaya konulan fiillerinin 17/25 Aralık 2013 tarihinden sonra da devam ettiğine dair somut bir delil ve kesin bir karar bulunmadığı dikkate alınarak, FETÖ/PDY örgütü mensuplarını korumaya yönelik eylem, söylem ve yaklaşımlarda bulunmadığı, terör örgütlerine aidiyeti, irtibatı ve iltisakı olmadığı kanaatine varılarak görevine iade edilmesine, ancak idarecilik kadrolarında FETÖ/PDY ile yeteri kadar mücadele edilemeyeceği gerekçesiyle idarecilik görevinden alınarak vaiz olarak naklinin yapılmasının uygun olacağına karar verilmesi üzerine, dava konusu 01/4/2019 gün ve 97105 sayılı işlemle Uşak İli, ......... İlçesi, İlçe Müftüsü olarak görev yapmakta olan davacının Tekirdağ İl Müftülüğüne Vaiz olarak atanması üzerine görülmekte olan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Davacı, dava konusu işlemin tesisinden önce ….. İlçe Müftüsü olarak atanmıştır.
Uyuşmazlık konusu olayda, Tekirdağ İl Müftülüğüne Vaiz olarak atanmasına dayanak alınan fiillerinin …. İlçe Müftüsü olduğu dönemi kapsamakta olup, davacının dava konusu işlemden önce atanmış olduğu … İlçe Müftüsü olarak görev yapmış olduğu dönem içerisinde, görevini yerine getiremediği, disiplinsiz davranışlar sergilediği, gerekli mesleki yeterlik ve şartları kaybettiğine dair somut hiçbir bilgi veya belge bulunmamaktadır.
Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Kurulunun 19/10/2018 gün ve 050.03/414 sayılı kararı ile davacının …. İlçe Müftüsü olduğu dönemde hakkında yapılan soruşturma sonucunda FETÖ/PDY terör örgütüne aidiyeti, irtibatı, iltisakı olduğu anlaşıldığından 375 sayılı KHK'nın geçici 35. maddesinin B/10 maddesi gereğince kamu görevinden çıkarılması için gerekli işlemlerin yapılmasının uygun olacağına karar verilmesi sonrasında, davacının savunması değerlendirilmek suretiyle Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Kurulunun 22/02/2019 gün ve 050.03/89 sayılı kararı ile soruşturma kapsamında ortaya konulan fiillerinin 17/25 Aralık 2013 tarihinden sonra da devam ettiğine dair somut bir delil ve kesin bir karar bulunmadığı dikkate alınarak, FETÖ/PDY örgütü mensuplarını korumaya yönelik eylem, söylem ve yaklaşımlarda bulunmadığı, terör örgütlerine aidiyeti, irtibatı ve iltisakı olmadığı kanaatine varılarak görevine iade edilmesine, ancak idarecilik kadrolarında FETÖ/PDY ile yeteri kadar mücadele edilemeyeceği gerekçesiyle idarecilik görevinden alınarak vaiz olarak naklinin yapılmasının uygun olacağına karar verilmesiyle, davacının ….. İlçe Müftüsü olarak görev yaptığı dönemde, FETÖ/PDY örgütü mensuplarını korumaya yönelik eylem, söylem ve yaklaşımlarda bulunmadığı, terör örgütlerine aidiyeti, irtibatı ve iltisakı olmadığı kabul edilmiştir.
Dava konusu uyuşmazlıkla ilgili olmamakla birlikte, 7075 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanun'un (1.) fıkrasının, üçüncü cümlesinin iptali istemiyle açılan davada Anayasa Mahkemesinin 24/12/2019 gün ve E:2018/159, K:2019/93 sayılı kararında; OHAL KHK’ları ile kamu görevinden çıkarılanların çıkarılma sebebi, bu kişilerin terör örgütlerine veya sözü edilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti, aidiyeti, iltisakı veya bunlarla irtibatının bulunması olduğu, Komisyonun, kamu görevinden çıkarılanlar tarafından yapılan başvuruları sebep unsuru yönünden değerlendireceği ve kamu görevinden çıkarma koşullarının oluşmadığı durumlarda başvurunun kabulüne karar vereceği, bu durumda Komisyona yapılan başvuruların kabulü, kamu görevinden çıkarılanların terör örgütlerine veya sözü edilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti, aidiyeti, iltisakı veya bunlarla irtibatı bulunmadığı anlamına geldiği, ancak kural uyarınca yöneticilik görevinde bulunmakta iken kamu görevinden çıkarılmış olanların Komisyon kararına rağmen yöneticilik görevlerine atanamayacağı, Komisyon kararıyla kamu görevinden çıkarma işleminin sebep unsuru tamamen ortadan kalktığı hâlde yönetici pozisyonunda iken kamu görevinden çıkarılan ve Komisyon kararı sonrasında yeniden kamu görevine dönen kişilerin atanmasında yöneticilik görevlerinden önce bulundukları kadro ve pozisyon unvanlarının dikkate alınmasını öngören kuralın, bu kişilerin üyelik, mensubiyet, aidiyet, iltisak veya irtibatlarına dair şüphelerin tam olarak ortadan kalkmadığı izlenimini oluşturduğu belirtilmiştir.
Davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçlamasıyla hakkında yapılan adli soruşturma sonucunda, Çanakkale Cumhuriyet Başsavcılığının 07/10/2019 gün ve 2018/4012 Soruşturma, 2019/6096 Karar sayılı kararıyla, gerek N.Ö.'nün ihbarında gerekse idari soruşturma sırasında alınan ifadeler sırasında iddia edilen hususların şüphelinin örgüt hiyerarşisi içerisinde yer aldığını, örgüt yönetici ve diğer mensuplarının emir ya da talimatları ile hareket ettiğini gösterir nitelikte olmadığı, bu itibarla şüphelinin silahlı terör örgütüne üye olma fiiline rastlanmadığı, kamu davasının açılmasını haklı kılacak nitelikte ve yeterlilikte delile rastlanmadığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiştir.
Belirtilen bu durum itibarıyla, dava konusu işlemin tesisinden önce ......... Müftülüğüne atanan davacının, görevini yerine getiremediği, disiplin soruşturmasına konu fiillerini burada da devam ettirdiği yönünde bir tespit olmadığı gibi İlçe Müftüsü olarak görev yapması için gerekli mesleki yeterlik ve şartları kaybettiğine dair somut hiçbir bilgi veya belge bulunmadığı, silahlı terör örgütüne üye olma suçlamasıyla hakkında yapılan adli soruşturma sonucunda, Çanakkale Cumhuriyet Başsavcılığınca kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, idarece davacının görevden uzaklaştırılması yönünde karar alınmasından sonra, FETÖ/PDY örgütü mensuplarını korumaya yönelik eylem, söylem ve yaklaşımlarda bulunmadığı, terör örgütlerine aidiyeti, irtibatı ve iltisakı olmadığı kanaatine varılarak görevine iade edildiği, Müftülük görevinden alınmasına gerekçe gösterilen "idarecilik kadrolarında FETÖ/PDY ile yeteri kadar mücadele edilemeyeceği" yönündeki belirlemenin, davacı yönünden terör örgütüne üyelik, mensubiyet, aidiyet, iltisak veya irtibatlarına dair şüphelerin tam olarak ortadan kalkmadığı izlenimini oluşturduğu gibi Müftülük görevinden alınmasını gerektirecek nitelik ve mahiyette bir gerekçe olamayacağı dikkate alındığında, soruşturma öncesinde atanmış olduğu ......... İlçe Müftülüğü görevinden alınarak, Tekirdağ İl Müftülüğüne Vaiz olarak atanmasına ilişkin işlemde hukuka uyarlık, Mahkeme kararında hukuki isabet görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle; istinaf başvurusunun kabulüne, Uşak İdare Mahkemesinin 20.02.2020gün ve E:2019/316, K:2020/70 sayılı istinaf başvurusuna konu kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, tazminat isteminin kabulü ile dava konusu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal haklarının, davanın açıldığı 16/05/2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine, davacı tarafından yapılan aşağıda dökümü gösterilen 555,00.TL yargılama giderlerinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, yatırılan posta giderinden artan miktarın Mahkemesince yatırana iadesine, kararın taraflara tebliği için dosyanın ait olduğu Mahkemeye gönderilmesine, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45/6 ve 46. maddeleri uyarınca kesin olarak, 09/12/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)