(2577 S. K. m. 45, 49) (Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Kanunu Uygulama Yönetmeliği m. 9)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacı şirket tarafından Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Kanunu Uygulama Yönetmeliği'nin 9. maddesinin 6. fıkrasına aykırı davranıldığı gerekçesiyle 47.293,40-TL teminatın irad kaydedilmesi ve teminatın 175.547,97-TL olarak idareye ödenmesine ilişkin İzmir Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı'nın 10/01/2019 tarih ve 1926 sayılı işlemi ile anılan işlem uyarınca tesis edilen ve güncel teminat tutarı olan 172.326,82-TL'nin idare hesabına yatırılmasına ilişkin 14/02/2019 tarih ve 9762 sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davada; davalı idarece tutulan 25/12/2018 tarihli tutanakta, dereye izinsiz deşarj yapıldığı tespitine yer verildiği, 27/12/2018 tarihli tutanakta ise bir önceki denetimde tespit edilen dereye izinsiz deşarj faaliyetinin firmanın müdahalesi sonrası büyük ölçüde azalmakla beraber devam ettiği tespitine yer verildiği, tespit anına ilişkin video kayıtları ve fotoğrafların incelenmesinden; davacının işletme ruhsatı sahibi olduğu kuyulardan idarenin izni ve bilgisi dahilinde olan …. Petrol A.Ş adına kayıtlı A-4 kuyusuna doğru gerçekleştirilen reenjeksiyonun derenin üzerinden geçtiği ve reenjeksiyonun borular vasıtasıyla gerçekleştirildiği, görüntü kayıtlarından, doğrudan dereye yapılan bir deşarj faaliyetinden bahsetmenin mümkün bulunmadığı gibi, anılan borudan dereye sızma şeklinde gerçekleştirilen bir faaliyetten bahsedilse bile, bunun Yönetmeliğin 9. maddesinin 6. fıkrasında zikredilen "proje değişiklikleri ve revizyonlar, projede yer alan her hangi bir kuyu lokasyonunun değiştirilmesi, kuyu sayısının ve kapasitesinin artırılması, gradyan, enjeksiyon, reenjeksiyon, üretim ve diğer amaçlara yönelik sondaj faaliyeti" olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı anlaşıldığından, anılan hüküm gerekçe gösterilerek tesis edilen dava konusu işlemlerde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar veren İzmir 6.İdare Mahkemesi'nin13/11/2019 gün ve E:2019/256, K:2019/1285 sayılı kararının; ruhsat sahibinin, jeotermal kaynak kullanımı sonrasında kullanımdan dönen akışkanı reenjekte etmek yükümlülüğü bulunduğu, ruhsat sahibinin İ.R.2086 nolu ruhsata bağlı 3 adet üretim kuyusunun bulunması, reenjeksiyon yapamayacağı anlamını taşımadığı, ruhsat sahibince 3 üretim kuyusundan birinin reenjeksiyon amaçlı kullanımına ilişkin talebi olmadığı gibi, ruhsat sahibince sahada İdare adına reenjeksiyon kuyusu açılması talebinin de bulunmadığı, gerek scada sistemi üzerindeki incelemelerde gerekse sahada yapılan denetimlerde davacının reenjeksiyonu sağlamadığının tespit edildiği, deşarj faaliyetine ilişkin video kayıtları ve fotoğraflamanın mevcut olduğu, işlemde mevzuata ve hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek, istinaf yolu ile incelenerek kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi Yedinci İdari Dava Dairesi'nce işin gereği görüşüldü:
İdare ve vergi mahkemeleri tarafından verilen kararların istinaf yolu ile incelenip kaldırılmaları, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 2. fıkrasının göndermede bulunduğu aynı kanunun 49. maddesinin 2. fıkrasında yazılı nedenlerin bulunmasına bağlıdır.
İzmir 6. İdare Mahkemesi'nin 13/11/2019 gün ve E:2019/256, K:2019/1285 sayılı kararının dayandığı gerekçe usul ve yasaya uygun olup, kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle; davalının istinaf başvurusunun reddine, aşağıda dökümü yapılan yargılama giderlerinin başvuran üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan miktarın istem bulunmadığı takdirde hükmün kesinleşmesinden sonra mahkemesince başvurana iadesine, 2577 sayılı Yasanın 45. maddesinin 6. fıkrası kapsamında bulunmayan karara karşı tebliğini izleyen günden itibaren 30 gün içerisinde Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere, 24.11.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi. (¤¤)