(6546 S. K. m. 3) (2577 S. K. m. 17)
İSTEMİN ÖZETİ: Çanakkale ili, Eceabat ilçesi, ...... Mahallesi, 51 ada, 176, 178, 179, 180, ve 181 parsel sayılı taşınmazların maliki olan davacı şirket tarafından, söz konusu taşınmazları kapsayan alanda Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığınca yapılan ve Kültür ve Turizm Bakanlığının 02/10/2018 günlü, 5987, 5988 sayılı kararı ile onaylanan Eceabat İlçe Merkezi Revizyon ve İlave 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planının iptali istemiyle açılan davada; davacı şirketin maliki olduğu Çanakkale ili, Eceabat ilçesi, ...... Mahallesi, 51 ada, 178, 179, 180, 176 ve 181 parsel sayılı taşınmazların tapuda arsa vasfında kayıtlı olduğu, söz konusu taşınmazların Eceabat eski 1/1000 ölçekli imar planında bitişik nizamda 5 katlı imar hakkı olan konut alanı kullanımında kaldığı, dava konusu imar planlarında da dava konusu parsellerin konut alanları (....) kullanımında, bitişik nizam 3 kat, TAKS:0,65, KAKS:1,50 olarak belirlendiği, dava konusu taşınmaza ilişkin kat sayısının 5'ten 3'e düşürüldüğü, dava konusu planlar kapsamında yer alan taşınmazların kat sayısının 5'ten 3'e düşürülmesinin temel sebebinin; Eceabat ilçesinin 1. derece deprem bölgesinde yer alması, bu kapsamda doğal afet durumlarında açık alan kullanımının hedeflendiği, acil durumlarda hızlı müdahaleyi engelleyecek olumsuz koşulların ortan kaldırılması, yerleşimin hava dolaşımının rahatlatılması, boğaz görünüm hattının açığa çıkarılması, bu kapsamda kıyı gerisinde kalan yapıların ve bu alanlarda yaşayanların deniz görüşlerinin kapatılmaması, şehir altyapısına ilave yük getirilmemesi hususları olduğu, Çanakkale İdare Mahkemesinin 2019/456 ve 2019/236 sayılarına kayden açılan dava dosyalarında mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi üzerine düzenlenen bilirkişi raporlarında, iş bu davaya da konu imar planlarının sadece dava konusu parseller yönünden değerlendirilemeyeceği, kamu yararı ve siluet olarak bütüncül değerlendirilmesi gerektiğinden şehircilik ilkeleri ile planlama esaslarına uygun hazırlandığı tespit ve görüşlerine yer verildiği, anılan raporlarla birlikte dava dosyasında bulunan bilgi ve belgelerle birlikte incelenmesinden, birinci derece deprem bölgesinde bulunan alanda, onaylı imar planları dikkate alınarak yapı stoğunun sayısal hesaplamaları doğrultusunda yapılan, davaya konu planların davacının sahibi olduğu parsellere ilişkin kısmının imar mevzuatına, planlama esaslarına, şehircilik ilkelerine, kamu yararına ve hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar veren Çanakkale İdare Mahkemesi'nin 28/01/2020 günlü, E:2019/330, K:2020/121 sayılı kararının; davacı vekilince; bilirkişi incelemesi yapılmadan verilen kararın adil yargılanma hakkına aykırı olduğu, nüfus, yoğunluk, donatı dengeleri ve gereksinimler irdelenmeden ve hiçbir zorunluluk bulunmadan imar planının bütünlüğünü bozucu şekilde plan değişikliği yapılmasında isabet bulunmadığı ileri sürülerek istinaf yolu ile kaldırılması istenilmektedir.
ÇANAKKALE SAVAŞLARI GELİBOLU TARİHİ ALAN BAŞKANLIĞI SAVUNMASININ ÖZETİ: Dava konusu planların ilgili mevzuata, plan kademelendirmesine şehircilik ve planlama ilkelerine uygun, kurum görüşleri doğrultusunda alanın mevcut dokusu, çevresi ve kamu yararı gözetilerek hazırlandığı, davacının ileri sürdüğü istinaf sebeplerinin kararının kaldırılmasını gerektirecek nitelikte olmadığı, bu nedenle istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerektiği savunulmaktadır.
KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞININ SAVUNMASININ ÖZETİ: 6546 sayılı Kanunun 3/1-g maddesi uyarınca Başkanlığın dava konusu alanda plan yapma yetkisinin bulunduğu, davacının istinaf nedenlerinin kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte olmadığı, bu nedenle istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi Üçüncü İdari Dava Dairesince dava dosyası incelenerek işin gereği görüşüldü:
Duruşma yapılmasına gerek görülmedi.
Dava, Çanakkale ili, Eceabat ilçesi, ...... Mahallesi, 51 ada, 176, 178, 179, 180, ve 181 parsel sayılı taşınmazların maliki olan davacı şirket tarafından, söz konusu taşınmazları kapsayan alanda Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığınca yapılan ve Kültür ve Turizm Bakanlığının 02/10/2018 günlü, 5987, 5988 sayılı kararı ile onaylanan Eceabat İlçe Merkezi Revizyon ve İlave 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planının iptali istemiyle açılmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "Duruşma" başlığını taşıyan 17. maddesinin 1. fıkrasında; "Danıştay ile idare ve vergi mahkemelerinde açılan iptal ve yirmibeşbin Türk Lirasını aşan tam yargı davaları ile tarh edilen vergi, resim ve harçlarla benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezaları toplamı yirmi beşbin Türk Lirasını aşan vergi davalarında, taraflardan birinin isteği üzerine duruşma yapılır", 2. fıkrasında "Temyiz ve istinaflarda duruşma yapılması tarafların istemine ve Danıştay veya ilgili bölge idare mahkemesi kararına bağlıdır" aynı maddenin 3. fıkrasında da "duruşma talebi, dava dilekçesi ile cevap ve savunmalarda yapılabilir" hükmüne yer verilmiştir.
Yukarıda anılan Kanun hükümlerine göre, İdare Mahkemelerinde açılan iptal davalarında taraflardan birinin isteği üzerine duruşma yapılması zorunlu bulunmaktadır.
İncelenen uyuşmazlıkta; davalı idarelerin savunma dilekçelerine karşı yasal süresi içinde davacı tarafından verilen cevap dilekçesinde duruşma talebinde bulunduğu halde, İdare Mahkemesince duruşma yapılmaksızın karar verildiği, tarafların duruşma istemlerinin göz önünde bulundurulmasının kanuni bir zorunluluk olduğu ve bu hususun kamu düzeninden olduğu dikkate alındığında, usul hükümlerine aykırı olarak duruşma yapılmadan verilen İdare Mahkemesi kararında hukuka uyarlık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, istinaf başvurusunun kabulüne, Çanakkale İdare Mahkemesi'nin 28/01/2020 günlü, E:2019/330, K:2020/121 sayılı kararının kaldırılmasına, yeniden karar verilmek üzere dava dosyasının anılan idare mahkemesine gönderilmesine, Mahkemece verilecek kararla birlikte istinaf yargılama giderleri de hüküm altına alınacağından, bu hususta ayrıca hüküm tesisine gerek bulunmadığına, 2577 sayılı Yasanın 45.maddesinin 5.fıkrası uyarınca kesin olarak 12/11/2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)