(6183 S. K. m. 23) (213 S. K. m. 112)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacı tarafından banka hesabına uygulanan e-haciz sonucu tahsil edilen 7.500,00-TL'nin yasal faiziyle iadesi istemiyle yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ile tahsil edilen tutarın 20/09/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte iadesi istemiyle açılan davayı; davalı idarenin 6183 sayılı Yasa'nın 23. maddesi uyarınca, davacının emanet hesabına alınan toplam 9.275,87-TL'sinin davacının vergi dairelerine olan muaccel borçlarına mahsup edilmek suretiyle reddolunduğu, kaldı ki, davacının davalı idareye verdiği 21/05/2018 tarih ve 464053 sayılı dilekçesi ile vergi borcunun bulunması halinde alacağına mahsup edilmesi ve kalan bakiyenin iadesini istediği görüldüğünden, davalı idarece tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle reddeden İzmir 3. Vergi Mahkemesinin 13/01/2020 gün ve E: 2019/179, K: 2020/69 sayılı kararının; davalı idareye karşı açılan tüm davaların kazanıldığı, hiçbir borçlarının bulunmadığı, 6183 sayılı Yasa'ya göre davalı idarenin sadece kendi alacakları için borçtan mahsup yapabileceği, diğer idareler adına yapılan tahsilatın hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kaldırılması ve davanın kabulüne karar verilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi 2.Vergi Dava Dairesince işin gereği görüşüldü:
Vergi Mahkemesi kararının; tahsil edilen 7.500,00-TL'nin iadesine yönelik hüküm fıkrası yerinde olup, kararın bu kısmının kaldırılmasını gerektirecek başkaca bir neden de bulunmamaktadır.
Vergi Mahkemesi kararının; yasal faize ilişkin kısmına gelince;
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 112. maddesinin 4. fıkrasında, "Fazla veya yersiz olarak tahsil edilen vergiler, fazla veya yersiz tahsilatın mükelleften kaynaklanması halinde düzeltmeye dair müracaat tarihi, diğer hallerde verginin tahsili tarihinden düzeltme fişinin mükellefe tebliğ edildiği tarihe kadar geçen süre için aynı dönemde 6183 sayılı Kanuna göre belirlenen tecil faizi oranında hesaplanan faiz ile birlikte, 120'nci madde hükümlerine göre mükellefe red ve iade edilir." hükmüne yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, davacı tarafından adına tarh edilen vergilere ve kesilen cezalara karşı açılan davalarda verilen davanın reddine dair kararlar uyarınca amme alacağının kesinleşmesi ve vadesinde ödenmemesi üzerine 6183 sayılı Yasa'ya göre cebren tahsilata geçildiği, cebren tahsil yöntemlerinden olan haciz tatbiki öncesi ödeme emri düzenlenip tebliğ olunduğu, ve ödeme emri gerekleri yerine getirilmediği için haciz varakalarına dayalı olarak davacının banka hesabına e-haciz uygulanarak tahsilat yapıldığı, davacı adına yapılan cezalı tarhiyatların iptali istemiyle açılan davada verilen kararın temyiz aşamasında davacı lehine bozulması ve Mahkemesince bozma kararına uyularak cezalı tarhiyatların kaldırıldığının görüldüğü, davalı idarece İzmir 1. Vergi Mahkemesi'nin 16/02/2018 tarih ve E:2018/196, K:2018/560 sayılı kararına istinaden düzeltme fişleri düzenlenerek reddiyatların yapıldığı, davacının vergi dairesine verdiği 21/05/2018 tarih ve 464053 sayılı dilekçesi ile vergi borcunun bulunması halinde alacağın mahsup edilmesi ve kalan bakiyenin iadesini istediği, 21/05/2018 tarihinde toplamı bulunan 9.275,87-TL' nin emanet hesaplarına aktarıldığı, paranın iadesi sırasında 6183 sayılı Yasanın 23. maddesi uyarınca yapılan sorgulamalar sonucunda, dairelerine olan 397,80-TL borcuna, 9 Eylül Vergi Dairesine olan 206,25-TL borcuna, Taşıtlar Vergi Dairesine olan 647,00-TL borcuna, Yamanlar Vergi Dairesine olan 3.223,58-TL borcuna, Konak Vergi Dairesine olan 4.801,24-TL borcuna olmak üzere, toplam 9.275,87-TL tutarındaki vergi borcuna mahsubunun yapıldığı anlaşılmıştır.
Olayda, Vergi Usul Kanunu'nun 112/4. maddesindeki fazla veya yersiz olarak tahsil edilen vergilerin, fazla veya yersiz tahsilatın mükelleften kaynaklanması halinde düzeltmeye dair müracaat tarihinden düzeltme fişinin mükellefe tebliğ edildiği tarihe kadar geçen süre için aynı dönemde 6183 sayılı Kanuna göre belirlenen tecil faizi oranında hesaplanan faiz ile birlikte mükellefe red ve iade edileceği yolundaki açık hüküm uyarınca, davacıdan haksız olarak tahsil edilen meblağ içinfaize hükmetmek gerektiğinden, davacının yasal faiz yönündeki talebi doğrultusunda, kendisinden tahsil edilen tutara 20/09/2016 tarihinden mahsup işlemlerinin yapıldığı tarihe kadar işleyecek olan yasal faizin ödenmesi icabetmektedir.
Açıklanan nedenlerle, istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, İzmir 3. Vergi Mahkemesinin 13/01/2020 gün ve E: 2019/179, K: 2020/69 sayılı kararının yasal faize ilişkin kısmının kaldırılmasına, davacıya kendisinden tahsil edilen 7.500,00-TL için 20/09/2016 tarihinden mahsup işlemlerinin yapıldığı tarihe kadar işleyecek olan tutardaki yasal faizin ödenmesine, tahsil edilen 7.500,00-TL'nin iadesi istemi yönünden istinaf başvurusunun reddine, aşağıda dökümü yapılan toplam 351,05 TL yargılama giderinin takdiren 150,00 TL'sinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.890,00 TL vekalet ücretinin taraflarca karşılıklı olarak ödenmesine, davacıdan 54,40 TL karar harcı alınmasına, kesin olarak 24/11/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)