(3194 S. K. m. 32, 42, Geç. m. 16) (2577 S. K. m. 45)
İSTEMİN KONUSU: İstanbul 8. İdare Mahkemesinin 26/11/2019 tarih ve E:2019/632, K:2019/2943 sayılı kararının "iptal" kısmının istinaf yolu ile incelenerek kaldırılması ve davanın tümünün reddine karar verilmesi istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: İstanbul İli, Şile İlçesi, ... Mahallesi, 238 parsel sayılı taşınmaz üzerinde ruhsatsız 3 katlı yığma yapı yapıldığının tespit edilmesine ilişkin 18.12.2018 tarih ve 65 sayılı yapı tatil tutanağı ile ruhsatsız yapının 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 32. maddesi hükmü uyarınca yıkımına ve aynı Kanunun 42. maddesi uyarınca 35.183.58-TL imar para cezası uygulanmasına yönelik alınan 27.12.2018 tarih ve 655 sayılı Şile Belediye Encümeni kararının iptali istenilmiştir.
İlk derece mahkemesi kararının özeti: İstanbul8.İdareMahkemesinin 26/11/2019tarih ve E:2019/632, K:2019/2943sayılı kararı ile; " ... dava konusu taşınmazda yapılan denetim neticesinde ruhsatsız ve kaçak 3 katlı yığma yapı inşa edildiği tespit edilerek18.12.2018 tarih ve 65 sayılı Yapı Tatil Tutanağının düzenlendiği, uyuşmazlığa konu Tutanağın söz konusu aykırılıkların tespit edilmesine yönelik olarak ayrıntılı bir şekilde ve usulüne uygun olarak düzenlendiği ve bir suretinin yapı yerine asılarak bir suretinin de ilgili muhtarlığa teslim edildiğinin belirlenmesi karşısında hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı; ruhsatsız ve kaçak 3 katlı yığma şekilde inşa edilen söz konusu yapı ile ilgili olarak 05/10/2018 tarihinde yapı kayıt belgesi düzenlendiği halde inşai faaliyetin 31/12/2017 tarihinden sonra gerçekleştirildiğinden bahisle 18/12/2018 tarihinde yapılan tespit esas alınarak27/12/2018 tarih ve 655 sayılı Encümen Kararı ile 3194 sayılı Kanunu'nun 42. maddesi uyarınca davacı hakkında 35.183.58-TLidari para cezası uygulanmasına ve aykırılıkların yasal süresi içerisinde giderilmemesi ve ruhsata bağlanmaması sebebiyle yapının aynı Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca yıkımına karar verildiği, uyuşmazlıkta; 3194 sayılı İmar Kanunu'nun Geçici 16. maddesi kapsamında yapılan başvuru sonucunda 05/11/2018tarih ve N1 belge numaralı, ...başvuru numaralı "Yapı Kayıt Belgesi"nin oluşturulduğu, taşınmazın yapı kayıt belgesi ile kayıt altına alındığı 05/10/2018 tarihinden sonra yapı hakkında 3194 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yıkım ve para cezası uygulanmasına yönelik işlem tesis edildiği, bu durumda; tüm sonuçları ile birlikte iptal edilmediği sürece hukuken varlığını sürdüren yapı kayıt belgesine sahip yapıda ruhsatsız şekilde gerçekleştirilen inşai faaliyetler nedeniyle uygulanan para cezasının ve alınan yıkım kararının yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerin de öngörüldüğü şekliyle açık ve emredici nitelikteki kural gözönünde bulundurulduğunda iptal edilmesi gerektiği" gerekçesi ile; 27.12.2018 tarih ve 655 sayılı Encümen Kararınıniptaline,18.12.2018 tarih ve 65 sayılı Yapı Tatil Tutanağına ilişkin kısmı yönünden ise davanın reddine, karar verilmiştir.
İSTİNAFA BAŞVURANIN
İDDİALARI: Davalı idare tarafından; İlk derece mahkemesi kararının "ret" kısmının hukuka aykırı olduğu, mevzuata uygun işlem tesis edildiği ileri sürülerek davanın tümünün reddine karar verilmesi istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN
SAVUNMASI: Davacı tarafından; İlk derece mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu ileri sürülerek davalı idare istinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Beşinci İdare Dava Dairesince; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "İstinaf" başlıklı (Değişik 6545 S.K./19. md.) 45. maddesinin 5. fıkrası uyarınca dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü.
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
İstanbul İli, Şile İlçesi, ... Mahallesi, 238 parsel sayılı taşınmaz üzerinde ruhsatsız 3 katlı yığma yapı yapıldığının tespit edilerek 3194 sayılı İmar Kanununun 32. maddesi uyarınca 18.12.2018 tarih ve 65 sayılı yapı tatil tutanağı düzenlenmiştir.
Anılan yapı tatil tutanağına dayanılarak, Şile Belediye Encümeninin 27.12.2018 tarih ve 655 sayılı kararı ile 3194 sayılı İmar Kanununun 32. maddesi uyarınca ruhsatsız yapının yıkımına ve aynı Kanunun 42. maddesi uyarınca 35.183.58-TL imar para cezası uygulanmasına karar verilmiştir.
Söz konusu encümen kararı ve dayanağı yapı tatil tutanağının iptali istemiyle bakılmakta olan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "İstinaf" başlıklı (Değişik 6545 S.K./19. md.) 45. maddesinin 5. fıkrasında, “Bölge idare mahkemesi, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunu haklı bulduğu, davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hâkim tarafından bakılmış olması hâllerinde, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vererek dosyayı ilgili mahkemeye gönderir. Bölge idare mahkemesinin bu fıkra uyarınca verilen kararları kesindir.” hükmü yer almaktadır.
3194 sayılı İmar Kanununun 7143 sayılı Kanunla eklenen geçici 16’ncı maddesinde; "Afet risklerine hazırlık kapsamında ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla, 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve yetkilendireceği kurum ve kuruluşlara 31/10/2018 tarihine kadar başvurulması, bu maddedeki şartların yerine getirilmesi ve 31/12/2018 tarihine kadar kayıt bedelinin ödenmesi halinde Yapı Kayıt Belgesi verilebilir. Başvuruya konu yapının ve arsasının mülkiyet durumu, yapı sınıf ve grubu ve diğer hususlar Bakanlık tarafından hazırlanan Yapı Kayıt Sistemine yapı sahibinin beyanına göre kaydedilir.
Yapının bulunduğu arsanın 29/7/1970 tarihli ve 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununa göre belirlenen emlak vergi değeri ile yapının Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca belirlenen yaklaşık maliyet bedelinin toplamı üzerinden konutlarda yüzde üç, ticari kullanımlarda yüzde beş oranında alınacak kayıt bedeli başvuru sahibi tarafından genel bütçenin (B) işaretli cetveline gelir kaydedilmek üzere merkez muhasebe birimi hesabına yatırılır. 6306 sayılı Kanun kapsamında kullanılmak üzere kaydedilen gelirler karşılığı Bakanlık bütçesine ödenek eklemeye Maliye Bakanı yetkilidir. Bu ödenek, dönüşüm projeleri özel hesabına aktarılarak kullanılır. Kayıt bedeline ilişkin oranı iki katına kadar artırmaya, yarısına kadar azaltmaya, yapının niteliğine ve bölgelere göre kademelendirmeye, ayrıca başvuru ve ödeme süresini bir yıla kadar uzatmaya Bakanlar Kurulu yetkilidir.
Yapı Kayıt Belgesi yapının kullanım amacına yöneliktir. Yapı Kayıt Belgesi alan yapılara, talep halinde ilgili mevzuatta tanımlanan ait olduğu abone grubu dikkate alınarak geçici olarak su, elektrik ve doğalgaz bağlanabilir.
Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılarla ilgili bu Kanun ve 2960 sayılı Kanun uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezaları iptal edilir.
Yapı ruhsatı alıp da yapı kullanma izin belgesi almamış veya yapı ruhsatı bulunmayan yapılarda, Yapı Kayıt Belgesi ile maliklerin tamamının muvafakatinin bulunması ve imar planlarında umumi hizmet alanlarına denk gelen alanların terk edilmesi halinde yapı kullanma izin belgesi aranmaksızın cins değişikliği ve kat mülkiyeti tesis edilebilir. Bu durumda, ikinci fıkrada belirtilen bedelin iki katı ödenir.
Beşinci fıkra uyarınca kat mülkiyetine geçilmiş olması 6306 sayılı Kanunun ek 1 inci maddesinin uygulanmasına engel teşkil etmez.
Yapı Kayıt Belgesi alman yapıların, Hazineye ait taşınmazlar üzerine inşa edilmiş olması halinde, bu taşınmazlar Bakanlığa tahsis edilir. Yapı Kayıt Belgesi sahipleri ile bunların kanuni veya akdi haleflerinin talepleri üzerine taşınmazlar Bakanlıkça rayiç bedel üzerinden doğrudan satılır. Bu durumda elde edilen gelirler bu maddenin ikinci fıkrasına göre genel bütçeye gelir kaydedilir. Ayrıca bu gelirler hakkında 29/6/2001 tarihli ve 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 5 inci maddesinin beşinci fıkrası hükmü uygulanmaz.
Yapı Kayıt Belgesi alınan yapıların belediyelere ait taşınmazlar üzerine inşa edilmiş olması halinde, Yapı Kayıt Belgesi sahipleri ile bunların kanuni veya akdi haleflerinin talepleri üzerine bedeli ilgili belediyesine ödenmek kaydıyla taşınmazlar rayiç bedel üzerinden belediyelerce doğrudan satılır.
Üçüncü kişilere ait özel mülkiyete konu taşınmazlarda bulunan yapılar ile Hazineye ait sosyal donatı için tahsisli araziler üzerinde bulunan yapılar bu madde hükümlerinden yararlandırılmaz.
Yapı Kayıt Belgesi, yapının yeniden yapılmasına veya kentsel dönüşüm uygulamasına kadar geçerlidir. Yapı Kayıt Belgesi düzenlenen yapıların yenilenmesi durumunda yürürlükte olan imar mevzuatı hükümleri uygulanır. Yapının depreme dayanıklılığı hususu malikin sorumluluğundadır.
Bu madde hükümleri, 18/11/1983 tarihli ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanununda tanımlanan Boğaziçi sahil şeridi ve öngörünüm bölgesi içinde ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alan ile İstanbul tarihi yarımada içinde ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alanlarda ve ayrıca 19/6/2014 tarihli ve 6546 sayılı Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı Kurulması Hakkında Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde belirlenmiş Tarihi Alanda uygulanmaz.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Bakanlık ve Maliye Bakanlığı tarafından müştereken belirlenir." hükmüne yer verilmiştir.
Anılan Yasa hükmüne dayanılarak hazırlanan ve 6 Haziran 2018 tarihli ve 30443 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğin 6. maddesinin birinci fıkrasında, Yapı Kayıt Belgesi verilen yapıların maliklerinin, bu belgenin bir örneğini belediye ve mücavir alan sınırları içinde ilgili belediyesine, bu sınırlar dışında il özel idaresine vermek zorunda oldukları, aynı maddenin üçüncü fıkrasında, Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılarla ilgili 3194 sayılı Kanun uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezalarının iptal edileceği belirtilmiş, ‘Yapı kayıt belgesi düzenlenemeyecek yapılar’ başlıklı 8.maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde, kesinleşmiş planlar neticesinde sosyal donatı alanı olarak belirlenmiş ve Maliye Bakanlığınca aynı amaçla değerlendirilmek üzere ilgili kurumlara tahsis edilmiş Hazineye ait taşınmazlar üzerinde bulunan yapılar hakkında Yapı Kayıt Belgesi düzenlemeyeceği kurala bağlanmış, 20 Eylül 2018 tarihli ve 30541 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslarda Değişiklik yapılmasına Dair Usul ve Esasların 5. maddesi ile değişik ikinci fıkrasında ise; “Yapı Kayıt Belgesi düzenlenemeyecek yapılar için bu belgenin düzenlendiğinin tespit edilmesi durumunda, Yapı Kayıt Belgesi iptal edilir, bu belgenin sağlamış olduğu haklar geri alınır, Yapı Kayıt Belgesi bedeli olarak yatırılmış olan bedel iade edilmez ve belge düzenlenmesi safhasında yalan beyanda bulunan müracaat sahibi hakkında 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 206 ncı maddesi uyarınca suç duyurusunda bulunulur.” düzenlemesine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Uyuşmazlıkta, davalı idarece dosyaya sunulan yapı tatil tutanağı ve eki fotoğrafların incelenmesinden; 3194 sayılı Yasanın geçici 16. maddesi uyarınca Yapı Kayıt Belgesi düzenlenen dava konusu yapının yapı tatil tutanağının düzenlendiği 18.12.2018 tarihi itibariyle inşai faaliyetinin devam ettiği ve 50m2'lik tek katlı aykırılık için yapı kayıt belgesi düzenlenmişse de dava konusu taşınmazda 3 katlı 300m2'lik ruhsatsız yapının bulunduğu tespit edildiği anlaşılmaktadır.
Yukarıda aktarılan mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden; yapı sahibinin beyanına dayalı düzenlenen yapı kayıt belgesi ile kayıt altına alınan yapıların, belgenin düzenlenmesine temel oluşturan Yasanın Geçici 16.maddesi ile belirlenen şartları taşımadığının ilgili idaresince tespiti halinde anılan Kanuna dayanılarak hazırlanan Tebliğin 8.maddesinin ikinci fıkrası uyarınca yine yetkili idaresince iptal edilmesi ve bu belgenin sağladığı hakların geri alınması mümkün olduğu gibi yargısal incelemesi devam eden davalarda da Yasanın istisna kapsamına aldığı alanlarda yapılan yapılar ile31/12/2017 tarihinden sonra yapıldığı idaresince somut olarak kanıtlanan yapılarınyapı kayıt belgesi ile sağlanan haklardan yararlanamayacağı açıktır.
Bu durumda, uyuşmazlık konusu olayda 31/12/2017 tarihinden sonra yapıldığı görülen yapı kayıt belgesi ile kayıt altına alınan yapının 3194 sayılı İmar Kanununun Geçici 16.maddesi ile sağlanan haktan yararlanamayacağı açıktır.
Diğer taraftan, ilk derece mahkemesi sıfatıyla uyuşmazlığa bakan idare mahkemesince işin esası incelenmeksizin hüküm kurulmuş olması karşısında, 2577 sayılı Kanunun istinaf kanun yoluna ilişkin hükümleri uyarınca Dairemizce işin esasına girilmesi mümkün görülmemiş, kararın kaldırılması ve 2577 sayılı Yasanın 45/5. maddesi gereği yeniden bir karar verilmesi için dosyanın mahkemesine iade edilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45.maddesinin 4.fıkrası uyarıncadavalı idare İSTİNAF BAŞVURUSUNUNKABULÜNE,
2.İstanbul8.İdareMahkemesinin 26/11/2019tarih ve E:2019/632, K:2019/2943sayılı kararının istinaf edilen kısmının KALDIRILMASINA,
3.2577 sayılı Kanunun 45. maddesinin 5. fıkrası uyarınca yukarıda belirtilen gerekçe dikkate alınarak kaldırılan kısım yönü ile yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın kararı veren İlk derece Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4.Mahkemece yeniden verilecek kararla birlikte yargılama giderleri de hüküm altına alınacağından, bu hususta ayrıca hüküm tesisine gerek bulunmadığına,
5.2577 sayılı Kanunun 45. maddesinin 6. fıkrası uyarınca kararın taraflara tebliği için dosyanın ait olduğu mahkemeye gönderilmesine,
6.2577 sayılı Kanunun 45. maddesinin 5. fıkrası uyarınca kesin olarak 01/07/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)