İSTEMİN ÖZETİ: Muğla ili, Bodrum ilçesi, ... Mahallesi, 206 ada, 130 ve 131 parsel sayılı taşınmazların maliki olan davacı tarafından, Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın 28/02/2018 tarih ve 2018-02-08 sayılı Oluru ile onaylanan Bodrum ... Mahallesi (... Kesimi) 1/25.000 ölçekli Çevre Düzeni Plan Değişikliği ve 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı Revizyonu ve 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı Revizyonu'nun anılan parsellere ilişkin kısmının iptali istemiyle açılan davada; mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi üzerine düzenlenen raporun dosyada bulunan bilgi ve belgelerle birlikte incelenmesi sonucunda, Bodrum ... Mahallesi (... Kesimi) 1/25.000 ölçekli İlave - Revizyon Çevre Düzeni Planı Değişikliği'ne ilişkin olarak, dava konusu taşınmazlar için "Seyrek Yoğunlukta Kentsel Gelişme Alanı” kullanım kararı getiren 1/25.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı değişikliğinin üst ölçekli 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planına uygun olarak yapıldığı, anılan kullanım kararının korunması gerekli ve hassas koruma alanlarının (Zeytinlik, Tarım ve Orman alanları gibi) korunması suretiyle toprağın koruma-kullanma dengesini gözetilmesi ilkesine aykırı olmadığı, bu haliyle söz konusu planın planlama tekniklerine, şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine;1/5000 ölçekli Revizyon Nazım İmar Planı ile 1/1000 ölçekli Revizyon Uygulama İmar Planının ise, dava konusu 130 ve 131 sayılı parsellerin kök parsel olan 206 ada, 90 sayılı parselin 2016 yılında yola terk ve ifrazı işlemi sonucunda üç parsele bölünerek oluştuğu, anılan tarihte yürürlükte olan uygulama imar planında konut alanı kullanımında kalan uyuşmazlığa konu taşınmazların, dava konusu 1/5000 ve 1/1000 ölçekli planlarda yapılan revizyon ile kullanım kararın park alanı (yeşil alan) olarak değiştirildiği, ancak bu değişikliği zorunlu kılan nedenlerin ortaya konulamadığı ve ayrıca, bu revizyon kapsamında yakın çevresindeki park alanlarının küçültüldüğü ve davacı parsellerinde önerilen park alanının küçülen park alanlarına eşdeğer büyüklükte olmadığı görüldüğünden, dava konusu taşınmazlara ilişkin olarak Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin 26. maddesi hükmüne, şehircilik ve planlama ilkelerine uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle davacıya ait taşınmazlara ilişkin kısmının iptaline karar veren Muğla 1. İdare Mahkemesi'nin 03/10/2019 günlü, E:2018/1409, K:2019/1000 sayılı kararının; hükme esas alınan bilirkişi raporunun yasal dayanaktan yoksun olduğu, her ne kadar dava konusu parsel, 13.09.2019 tarih ve 30887 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Muğla Bodrum ... Turizm Merkezi Sınır Değişikliği ile turizm merkezi sınırları dışında kalmış ise de davanın açıldığı tarihte dava konusu işlemlerin mevzuata ve hukuka uygun olarak tesis edildiği ileri sürülerek, iptale ilişkin kısmının kaldırılması ve işin esası hakkında yeniden karar verilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: İstinaf yoluna başvurulan kararın kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı, usul ve kanuna uygun olan karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi Üçüncü İdari Dava Dairesince dava dosyası incelenerek işin gereği görüşüldü:
İdare ve Vergi mahkemeleri tarafından verilen kararların istinaf yolu ile incelenip kaldırılmaları, 2577 sayılı İdare Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 2. fıkrası ile göndermede bulunulan aynı Kanun'un 49. maddesinin 2. fıkrasında yazılı nedenlerin bulunmasına bağlıdır. Muğla 1. İdare Mahkemesi'nin 03/10/2019 günlü, E:2018/1409, K:2019/1000sayılı kararının dayandığı gerekçe ise usul ve hukuka uygun olup, kararın kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, istinaf başvurusunun reddine, aşağıda dökümü yapılan yargılama giderlerinin başvuranın üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin talep edilmesi durumunda derhal, talep edilmemesi halinde ise kararın kesinleşmesinden sonra mahkemesince başvurana iadesine, 2577 sayılı Yasa'nın 45. maddesinin 6. fıkrası kapsamında bulunmayan karara karşı tebliğini izleyen günden itibaren 30 gün içerisinde Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere, 11/11/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)